Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bakan yardımcısı duyurdu: O ülkelerdeki Türkler dönebilecek

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, koronavirüs sebebiyle uçuş yasağı kararı alınan 9 Avrupa ülkesindeki Türk vatandaşı öğrenci ve turistlerin 17 Mart 24:00’a kadar Türkiye’ye geri gelebileceğini açıkladı.

BOLD – Koronavirüsle mücadele için uçuş yasağı kararı alınan 9 Avrupa ülkesindeki Türk vatandaşı öğrenci ve turistlerin 17 Mart gece yarısına kadar Türkiye’ye dönebileceği duyuruldu.

BAKAN YARDIMCISI KARARI TWİTTER’DAN PAYLAŞTI

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında dün uçuş yasağı tedbiri kararı alınan 9 Avrupa ülkesinde bulunan Türk vatandaşı öğrenci ve turistlerimiz 17 Mart 2020 Saat 24:00’a kadar ülkemize dönüş yapabilecek” ifadelerini kullandı.

UÇUŞLAR BOŞ OLUYORDU, ONLARLA DÖNEBİLİRLER

Ayrıca bir kişinin sorusu üzerine Kıran, şunları belirtti:

“Yerli havayolu işletmelerimiz bu ülkelere yolcu uçuşu düzenleyebiliyor. Ancak uçuşların dönüşü boş oluyordu. Şimdi öğrenci ve turistlerimiz bu uçaklarla geri dönebilir. Tabii dönüşte gerekli tedbirleri almak koşuluyla. THY ve ilgili havayolu şirketleriyle temasa geçebilirsiniz.”

BUGÜN SAAT 08:00’DAN İTİBAREN GEÇERLİ HALE GELDİ

İçişleri Bakanlığı, bugün saat 08:00’dan itibaren Almanya, İspanya, Fransa, Avusturya, Norveç, Danimarka, İsveç, Belçika ve Hollanda’dan Türkiye’ye yolcu girişlerinin tüm hudut kapılarından durdurulduğunu açıklamıştı.

Yeni doğan bebekte korona tespit edildi: Virüsü anne karnında mı yoksa doğum sırasında mı kaptı?

BOLD ÖZEL

İkinci Ahmet Burhan vakası: Baba tutuklu, çocuk beyin kanseri, anne yalnız ve çaresiz…

İkinci bir Ahmet Burhan vakası Manisa’da yaşanıyor. Bir yıl önce beyin kanseri teşhisi konulan Selman Çalışkan, küçücük bedeniyle hem hastalığa hem de babasızlığa direnmeye çalışıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 37 aydır Manisa T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Rasim Çalışkan’ın 6 yaşındaki oğlu Selman Çalışkan’a bir yıl önce beyin kanseri teşhisi konuldu. Beyninde 5 cm büyüklüğünde tümör tespit edilen Selman, 28 Haziran 2019’da İzmir Atatürk Hastanesinde ameliyat edildi. Beyinciğin üzerinde, denge merkezinde çok küçük bir parça alınabildi. Selman o parça alındıktan sonra felç oldu. Sol kolu sol bacağı hiç oynamıyor, annesinin aldığı yürüteç ile yürümeye çalışıyor. Yüzünün de yarısı felç. Sıvı bir şey içemiyor, ağzının kenarından akıyor.

TEDAVİ İKİ YIL DAHA SÜRECEK

Manisa’da yaşayan Çalışkan ailesi, kemoterapi, radyoterapi ve fizik tedavisi için bir yıldır Manisa’dan İzmir’e eş-dostun arabasıyla, yardımıyla gidip geliyor. Ameliyattan sonra 30 gün ışın tedavisi gören Selman, eş zamanlı olarak kemoterapi hapı kullandı. Teşhisten 6-7 ay sonra tekrar film çekildi. Doktorlar tümörde, küçülme değil, büyümenin olduğunu söyledi. İlaç değişikliği yaptılar. Küba’dan damardan yapılan bir ilaç getirttiler. 3 aylık ilacın toplam fiyatı 78 bin lira. Selman’ın bu tedavisi iki yıl, yani 104 hafta daha devam edecek.

Önceki gün oğlu ile birlikte yine İzmir’de hastanede olduklarını söyleyen anne Çalışkan “Ayağından damar yolu açıldı. Yarım saat kadar ilaç verdiler. Ayaktaki damar hassaslıktan patladı, şişmeye başladı. Tekrar çıkardılar, elinden açtılar. Bu sabah altından beri cayır cayır yanıyor. Her kemoterapi sonrası 3 gün ateşi devam ediyor.” dedi.

Emine Çalışkan, ilacın yan etkisinin çok olduğunu ve oğlunun damarlarını yaktığını söylüyor.

“YÜZDE 17 YAŞAMA ŞANSI VAR”

Emine Çalışkan, Doktorların “Oğlunuzun yüzde 17 yaşama şansı var” raporunu eline aldıktan sonra yıkılmış durumda. Eli kolu bağlı bir şekilde bekliyor. Eşinin ve oğlunun tek başına mücadelesini, hapisten takip etmek zorunda kalan, her telefon görüşünde “Artık dayanacak gücüm kalmadı” diyen bir annenin çaresizliği karşısında bir şey yapamayan Rasim Çalışkan sesini duyurmak için son çareyi HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazmakta buldu.

4. EVRE KANSER

Rasim Çalışkan, 1 Mayıs 2020’de yazdığı mektubunda “Eşim hasta olan oğluma refakat etmek zorunda olduğundan işini bırakmak durumunda kaldı. Oğlum yaklaşık 2 hafta yoğun bakımda kaldıktan sonra tedavisinin devamı için İzmir Tepecik Hastanesine nakledildi. Ameliyattan iki ay sonra tedavisinin evde devam etmesi uygun bulunup 4. evre (son aşama) kanser hastası olarak taburcu edildi.”

OĞLUNU SADECE BİR KEZ GÖREBİLDİ

Rasim Çalışkan, oğlunun bu zorlu hastalık sürecinde sadece bir kez yanında olabildi ve onu sadece bir kez kucağına alabildi, 5 Ağustos 2019.

Rasim Çalışkan’a bu süreçte oğlunu görmesine 1 kez izin verildi. Ameliyattan sonra savcılık izniyle evinin kapısına kadar elleri kelepçeli götürülen Çalışkan sadece 5 saat oğlunun yanında kalabildi. Çalışkan mektubunda çocuğunun hastalığından dolayı ceza infaz ertelemesi için Manisa 3. ve 4. Ağır Ceza Mahkemesine 4 kez dilekçe yazdığını ve hepsinin reddedildiğini söylüyor. En son yazdığı dilekçelere ise henüz cevap verilmediğini belirtiyor:

BÜTÜN DİLEKÇELERİ REDDEDİLDİ

“Yeni infaz kanununda belki bizi sevindiren gelişmeler olur diye bekledim ama olmadı. 14 Nisan 2020’de Manisa İnfaz Hakimliğine hem oğlumun hastalığını hem de koronavirüs tedbirlerini içeren bir dilekçe yazdım. Daha önce defaatle sunduğum raporlara atıfta bulunarak infazımın evde tamamlanmasını istedim, henüz cevap gelmedi. 6 Nisan 2020’de Cumhurbaşkanına mektup yazdım, henüz cevap gelmedi.”

HER HAFTA MANİSA’DAN İZMİR’E

Rasim Çalışkan mektubunda eşinin ve oğlunun tedavi sürecinde yaşadıkları ‘yol’ sıkıntısını ise şöyle anlattı:

“Taburcu olduktan sonra oğlum ve ona refakat eden eşim 2 ay boyunca radyoterapi tedavisi almak için özel araçla her gün Manisa’dan İzmir’e gidip geldiler. Radyoterapi seanslarından sonra yaklaşık 6 ay süren kemoterapi tedavisi için her hafta yine özel araçla Manisa’dan İzmir’e gidip geldiler. Şu anda da tedavisi tam 2 yıl sürecek. Kendi aracımız yok, eşim araç kullanmayı bilmiyor. Bu tedaviler boyunca her defasında eşim bir tanıdık veya bir komşumuza rica ederek aracıyla hastaneye götürmesini istedi? Taşıma suyla değirmen ne kadar döner ki?”

15 Temmuz 2013 doğumlu Selman Çalışkan’ın 6. yaşına girdiği doğum günü.

“EŞİM KALP VE PSİKOLOJİK İLAÇLAR KULLANIYOR”

3 yıldır eşinden ayrı olan, bu zaman zarfında evin hem annesi hem babası olan eşinin çok yıprandığını ifade eden Rasim Çalışkan sözlerini şöyle tamamladı: “… herhangi bir maddi geliri bulunmayan, biri ağır hasta üç çocukla hayatın zorluklarıyla boğuşan, çocuğunun tedavisi için her hafta bir tanıdık veya komşuya yüz suyu döken, kendisi hem psikolojik hem kalp ilaçları kullanan, buna rağmen onurlu ve namuslu bir hayat sürmek için çabalayan bir anne daha ne kadar bu zorlukların üstesinden gelebilir ki!

“ÇARESİZ VE YALNIZIM”

3 yıldır cezaevinde olan, başvurduğu resmi kurumlardan ret cevabı alan bir baba olarak, elimden bir şey gelmediğinden çaresiz ve yalnızım. Daha başka ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum, affınıza sığınarak, vicdanınıza güvenerek derdimi size açtım. Çaresizliğimin çaresi, sessiz çığlığımın sesi olmanızı talep ediyorum. Yaralı eşim ve hasta oğlum vicdan sahibi bir gönlün yardımını bekliyorlar.”

KHK’LI EDEBİYAT ÖĞRETMENİ

672 sayılı KHK ile ihraç edilen Rasim Çalışkan Cemaat soruşturmaları kapsamında 17 Mayıs 2017’de tutuklandı. 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çalışkan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor. En son bir imam hatip lisesinde görev yapan Çalışkan 17 yıllık öğretmendi.

RASİM ÇALIŞKAN’IN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ 1 MAYIS 2020 TARİHLİ MEKTUP

Selman hastalandığı ilk dönemlerde.

Okumaya devam et

Gündem

Üniversiteki kız arkadaşlarını taciz ve tehdit eden öğrenci okuldan uzaklaştırıldı

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde kız öğrencileri sosyal medyadan taciz ve tehdit eden kişinin aynı üniversitede okuyan Talha G. olduğu anlaşılınca tacizci öğrenci okuldan uzaklaştırıldı.

BOLD – Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde (SBÜ) okuyan kız öğrenciler, sosyal medyadan taciz ve tehdit mesajları aldıkları kişinin yakalanması için kampanya başlatmıştı. Taciz mağduru öğrencilerin sosyal medyada ‘#sbüdetacizvar‘ etiketi ile kampanya başlatmasıyla, kendilerine tehdit ve taciz mesajı gönderenin aynı üniversitede çocuk gelişimi okuyan Talha G. olduğu ortaya çıktı.

OKULDAN UZAKLAŞTIRILDI

Sosyal medyadaki tepkilerin ardından SBÜ, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklama da şu ifadeler kullanıldı, ”Sosyal medyadaki iddialara konu öğrenci ile alakalı şikayetler, 2019-2020 Güz Dönemi sonunda idaremize ulaşmış olup Disiplin Kurulumuz tarafından konu incelenmiş ve Bahar Dönemi başlamadan, ‘YÖK Öğrenci Disiplin Yönetmeliği MADDE (7} 1/a’ya göre’ ilgiliye bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma cezası verilmiştir.

DAVA AÇMAK İSTEYENLERE HUKUKİ DESTEK

Taciz suçlamasının adli boyutu TCK Madde 105’e göre mağdurun şikayetini gerektirdiğinden, savcılığa suç duyurusunda bulunmak isteyen öğrencilerimize Hukuk Müşavirliğimiz tarafından hukuki yardım sağlanmış, suç duyurusunda bulunan öğrencilerin dosyasına müdahil olmak üzere yine Hukuk Müşavirliğimiz tarafından savcılığa dilekçe verilmiştir. İlgili, disiplin cezası aldıktan sonra yerleşkelerimize girmesi yasaklanmış, güvenlik görevlilerimiz bu doğrultuda uyarılmışlardır.

KONU DİSİPLİN KURULUNA YÖNLENDİRİLDİ

Uzaklaştırma cezası sonrası, ilgili öğrenci hakkında aynı şikayetler gelmeye devam edince, müşteki öğrencilerimiz, idaremize yeniden dilekçe vermeleri hususunda bilgilendirilmişlerdir. Öğrencilerimizin dilekçeleri, Disiplin Kurulumuza yönlendirilmiş olup konu Disiplin Kurulumuzun gündemindedir. Öğrencilerimizin huzur ve güvenliği önceliğimizdir!

İLK VUKUATI DEĞİL

Talha G’nin, Çukurova Üniversitesi’nde okurken de kız öğrencileri taciz ettiği ve hakkında çok sayıda dava açıldığı öğrenildi.

Türkiye’nin karantina bilançosu: Yarım milyon kişiye ceza, yüzlerce gözaltı, 18 tutuklama

 

Okumaya devam et

Gündem

Salgın rehberi güncellendi: Sınıflar 10 kişiyi geçmeyecek

Sağlık Bakanlığı, Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’ni yeniledi. Kreşler, gündüz bakımevleri ve okul öncesi eğitim kurumlarında sayı, sınıf, grup odası büyüklüğüne göre belirlenecek, 10’u aşmayacak.

BOLD – Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’ni güncelleyen Sağlık Bakanlığı, yeni başlıklar ekledi. Önlem alınması gereken yerler şöyle sıralandı: Çay bahçeleri, dernek lokalleri, yürüme alanları, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı kamplar, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik merkezleri, millet kıraathaneleri, mesleki eğitim merkezleri, olgunlaşma enstitüleri, halk eğitim merkezleri, kreşler, okul öncesi eğitim kurumları, gündüz bakımevleri, müzeler, ören yerleri, kaplıcalar, hamamlar, saunalar, buhar odaları, kapalı havuzlar, jakuziler, giyim, süs eşyası pazarları, deniz kenarları, plajlar.

ATEŞ ÖLÇÜM SONUÇLARI KAYIT ALTINA ALINACAK

Kreşlerde, gündüz bakımevlerinde ve okul öncesi eğitim kurumlarında, gruptaki çocuk sayısı, sınıf ve grup odası büyüklüğüne göre belirlenerek, 10’un üzerinde olmayacak. Her gün girişte, çıkışta ve gün içinde çocukların ateş ölçümü yapılacak. Çocuk ve aile bireylerinin Kovid-19 belirtisi olup olmadığı sorgulanacak. Çocukların ateş ölçüm sonuçları hazırlanan çizelge ile kayıt altına alınacak. Ateşi 38 dereceden yüksekler, boğaz ağrısı, burun akıntısı, konjonktivit, öksürük, iştahsızlık, kırgınlık, kas ağrıları, ciltte döküntü, karın ağrısı, kusma, ishal, nefes darlığı olan, Kovid-19 vakası veya temaslısı çocuklar içeri alınmayacak. Tıbbi maske takılıp değerlendirilmek üzere sağlık kurumuna yönlendirilecek. Okulun, kuruluşun giriş ve çıkışlarında çocukların el hijyenini sağlayabilmeleri için el antiseptiği bulundurulacak. Yutma riski sebebiyle çocuklar, antiseptik kullanırken mutlaka denetlenecek.

KLİMA VE VANTİLATÖR KULLANILMAYACAK

Servislerde, sürücüler, görevliler ve 2 yaş ve üzeri öğrenciler maskeli olacak. Alkol bazlı el antiseptiği bulundurulacak. Konuşma, öksürme, hapşırma kaynaklı bulaşmayı azaltmak için çocukların, yüz yüze oturması engellenecek. Klima ve vantilatör kullanılmayacak. Çocukların, saat başı en az 10 dakika temiz havaya çıkması sağlanacak, sınıflar/grup odaları mutlaka havalandırılacak. Uygun havalarda, açıkta yapılan etkinlikler ve geçirilecek zaman artırılacak. Uyku odalarında yataklar olabildiğince birbirinden uzak, en az 1 metre (mümkünse 2 metre) uzaklıkta yerleştirilecek. Baş-ayak ucu şeklinde yatış olacak.

DSÖ: “Mutasyon yok ama daha tehlikeli olma riski var”

Okumaya devam et

Popular