Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kamu kurumlarında virüse karşı nasıl önlem alınacağı belirsiz

Koronavirüs her gün işe gitmek zorunda olanların hayatlarını kabusa çevirdi. Kalabalık iş yerlerinin tuvaletlerinde hijyenik ortam ve malzeme yetersiz. Yemekhane-ortak dinlenme alanları da hijyenden uzak. İş yerlerine ulaşımın sağlandığı toplu taşıma araçları ise tıklım tıklım.

BOLD – İş yerleri tuvaletlerinde hijyenik ortam ve malzeme yetersiz. Yemekhane-dinlenme alanları ortak ve kalabalık. Okullar ve kreşler tatil edildiği için çalışan anne ve babaların çocuklarına kimlerin bakacağı sorun oluşturuyor. Uzmanların önerdiği 1 metrelik mesafe toplu taşıma araçlarında yok.

KURUMLARDA VİRÜSE KARŞI ALINACAK TEDBİRLER BELİRSİZ

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre hükumet koronavirüse karşı bir dizi önlem aldı. Ancak fabrikalar ve kamu kurumları başta olmak üzere çalışanların toplu olarak bulundukları iş yerlerinde nasıl önlem alınacağı belirsiz. Memurlar devlet dairelerinde kalabalık ortamlarda çalışıyor. Yurttaşlara hizmetler de yine kalabalık ortamlarda veriliyor. Kamu kurumlarında gün boyu yoğunluk yaşanıyor. Memurların çalışma düzenleriyle ilgili şimdilik bir değişiklik yapılmadı. Kalabalık kamu kurumlarında virüse karşı nasıl önlem alınacağı belirsiz.

TUVALETLER HİJYENDEN UZAK

Ayrıca tuvaletlerle ilgili eleştiriler de dile getiriliyor. Türk Büro-Sen Genel Başkanı Osman Eksert, “Kamu kurumlarında alınan tedbirlere ilaveten kurumlarda tuvaletlerde maalesef sabun, tuvalet kâğıdı ve antiseptik gibi hijyenik malzemeler bulunmamaktadır. Kamuda kesintisiz hizmetin sağlanabilmesi için tüm kamu çalışanlarına hijyenik bir ortam ve malzeme sağlanmak zorundadır” dedi. Eksert, önlemlerin kamu çalışanları açısından yetersiz olduğunu belirtti.

TOPLU ORTAMLAR VİRÜSE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Diğer yandan kamuda ve özel sektörde çalışan işçiler için de yine benzer sorunlar söz konusu. İşçiler de kalabalık ortamlarda üretim yapıyor. Yemekhane-dinlenme alanları da ortak ve kalabalık. Tuvaletlere yönelik hijyen konusunda benzer eleştiriler özel sektöre ait iş yerleri için de dile getiriliyor. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, virüse karşı işçilerin korunmasını isterken, “Tuvaletlerinde sabun ve peçete dahi bulunmayan, yemekhanelerinde böceklerin gezdiği iş yerlerinin yarattığı tehdit bugün tüm ülkeyi, hatta dünyayı tehdit edecektir” dedi.

TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI TIKLIM TIKLIM

Çalışanlar, işlerine gidip gelebilmek için toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Uzmanlar virüsten korunmak için 1 metre mesafe öneriyor. Ancak özellikle büyükşehirlerde metro, otobüs ve dolmuşlarda sabah-akşam saatlerinde kalabalık nedeniyle 1 metre mesafe kuralına uyabilmek olanaklı değil. Çalışanlar kalabalık nedeniyle toplu taşıma araçlarında tutunacak yer bulmakta bile zorluk çekiyor. Bu şekilde virüsün yayılması nasıl önlenecek? Tüm bu sorular yanıt bekliyor.

Trump’tan Kovid-19’a karşı ‘ulusal acil durum’ ilanı

Gündem

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var: Sistematik işkenceyle soykırım

Silivri Cezaevinde 44 koğuş arkadaşıyla birlikte koronavirüse yakalanan bir mahkum, gazeteci Bünyamin Güler’e yazdığı mektupta kendilerine reva görülen insanlık dışı tedavi ve yaşam şartları anlattı.

BOLD – Gazeteci Bünyamin Güler, sosyal medya hesabından Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan bir mahkumdan kendisine gelen mektubu paylaştı. İsmi paylaşılmayan mahkum, mektupta 51 aydır tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşadığı insanlık dışı yaşam şartlarını anlatıyor. 7 mahkum için tasarlanan koğuşlarda yer yokluğundan 35-40 kişi kalmak zorunda kaldıklarını anlatan mahkum mektubunda, “İnsafsızca, hayvandan daha aşağılık bir muameleyle, zalimane zorla sıkıştırılarak, aşırı kalabalık, yaşama/ölüme maruz bırakılarak…” ifadelerini kullandı.

BESLENME SIKINTISI

Beslenme sıkıntısına da değinen mektup sahibi, koğuşlarda 7 kişilik yemekle 40 kişinin doymaya çalıştığını söyledi. Kalabalık koğuşlarda 2 tuvalet ve banyo ile bir mutfağın kullanım sırası yüzünden mahkumlar arasında sinir harbinin yaşadığını belirten mahkum, hijyenik olmayan ortamlar yüzünden cilt hastalıkları başta olmak üzere birçok rahatsızlığın baş gösterdiğini sözlerine ekledi.

ULUSAL VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE GÖRE SUÇTUR

Mahkumların, aşırı kalabalıktan kaynaklı gürültü ve uğultular yüzünden uyku sorunun yaşadığı, sık sık mahkum arasında buna bağlı gerginlik yaşandığı, yıpratıcı, intihara sürükleyici, acil olmadan hiç bir tedavinin yapılmadığı bir durum içinde bulunduğunu belirten mektup sahibi, “Tüm bu şartlara bağlı halen tutuklu bulundurulma ulusal ve uluslararası sözleşmeler kapsamında hem suçtur hem de hayati tehlike yaşatmaktadır” ifadelerini kullandı.

TOPLU TIBBİ DENEY

Koronavirüs salgınından sonra tedbir bahanesiyle aileleriyle görüşmeleri engellenen, spor ve çeşitli diğer aktiviteleri askıya alınan mahkumlar için hayatın daha da çekilmez hal aldığını yazan mahkum, cezaevinde 44 koğuş arkadaşıyla birlikte yakalandığı koronavirüsü tedavi için cezaevi yönetiminin uygun gördüğü yöntemi şöyle anlattı: “Doktor onaysız, reçetesiz, kutusuz, tabletsiz, ambalajsız tamamı açılmış olarak plastik torbada verilen, isimsiz 12 adet hap ile gayri resmi kimyasalla tedavi (!) Toplu tıbbi deney, toplu ölüm, sistematik ve nitelikli işkenceyle öldürmeye soykırım yapmaya çalışmıştır.

CEZAEVLERİNDE NELER OLUYOR

Gazeteci Güler mektubu şu not ile takipçileriyle paylaştı: ” Silivri Cezaevi’nden mektup var! Sadece 2 dakikanızı ayırıp okumanızı istiyorum…Cezaevlerinde neler yaşanıyor?”

Sütünü lavaboya sağan tutuklu anne: Doğum yaparken komutan ‘kapıyı açın’ dedi

Okumaya devam et

Gündem

Deniz Kuvvetleri’nde 8 aylık karantinaya ‘Saray’lı isyan

Mart ayından beri gemilerde karantinada bulunan deniz kuvvetleri personelinin yakınları Saray’ı işaret ederek tepki gösterdi: “Birilerine her gün test yapılırken deniz kuvvetlerine neden test yapılmıyor!”

BOLD – Dünyayı saran koronavirüs salgınının Türkiye’de görülmesiyle beraber Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çalışan personel gemilerinde karantinaya alındı. Personeller yaklaşık 8 aydır ailelerine hasret yaşıyor.

“ÇOCUKLARIMIZ BABALARININ YÜZÜNÜ UNUTTU”

Sözcü’den Fatma Vurgun’un haberine göre “pandemi” gerekçesiyle yollanmayan personellerin aileleri sosyal medya üzerinden seslerini Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a duyurmaya çalışıyor. Gemide tutulan personelin aileleri, “Çocuklarımız, babalarının yüzünü unuttu. Birilerine her gün test yapılırken deniz kuvvetleri personellerine neden test yapılmıyor?” diyerek duruma isyan ediyor.

YANLIŞLIKLA BİR GÜN HATIRLARSINIZ

Sosyal medya üzerinden yetkililere yollanan mesajlardan bazıları ise şöyle:

D.A: Deniz kuvvetleri personeli eşim korona yüzünden aylardır eve gelmiyor. Öğretmenim. Kızımla bir başıma kendimi koruyacağım diye aklım çıkıyor. Ama okullar açılıyor, aklım almıyor!

H.K: Ne zaman döneceği belli olmayan eşlerimizi bekliyoruz.

M.B: Beklemeye devam ediyoruz. Sizlerin evinize gittiğiniz eşlerinizi, çocuklarınızı gördüğünüz gibi belki olur da bir gün yanlışlıkla hatırlarsanız aileleri vardı diye eşlerimizi gönderirsiniz…

“VİRÜS SADECE GEMİLERDE Mİ BULAŞIYOR?”

B.S: Gemideki personele de esneklik gelsin. Bir ay sonra doğum yapacağım ve eşimin yanımda olup olamayacağını bile bilmiyorum. Bu psikolojiden kurtarın bizi.

G.B: Limana yanaşılıyor ama gemiden inmek yasak! Onların da bir ailesi var! Bunaldı hepsi! Virüs sadece gemilerde mi bulaşıyor? Diğer kuvvetler neden serbest?

Z.K: Çocuğumun gözyaşı hakkını helal etmiyorum. Yazıklar olsun!

“DENİZCİLİĞİN FITRATI BU”

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları ise personellerin gemiden çıkarılmadıklarını doğruladı. Yaptıkları açıklamada, “Tüm gemilerde dahili havalandırma olduğu için herkes aynı havayı soluyor. Bir kişinin korona olması fırkateyndeki 300 kişinin korona olması demek. Olağanüstü bir hal yaşanıyor. Ailelerimiz çok kıymetli fakat denizciliğin fıtratı bu” denildi.

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var! Sistematik ve nitelikli işkenceyle soykırım yapılmaya çalışıldı

Okumaya devam et

Gündem

Anıtkabir’deki Erdoğan sevgisinden ince detay: “Seni seviyoruz reis” diyenler listeyle içeri alınıyor

FOX TV, 29 Ekim törenleri için Anıtkabir’e gider AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Seni seviyoruz reis” diye bağıran kişinin nasıl içeri alındığını açıkladı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Törende mozole önünde saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından, heyet Misak-ı Milli Kulesi’ne doğru hareket etti. Heyetin merdivenlerden indiği sırada bir grup Erdoğan’ı alkışlarken bir kişi ise “Seni seviyoruz reis” diye bağırdı.

FOX Haber Anıtkabir’de slogan atan isimlerin içeriye daha önceden belirlenmiş bir listeyle içeriye alındıklarını görüntüledi. Listeleri kontrol eden kişiler de Erdoğan’ın korumaları. Görüntülerde korumalar içeriye girmek isteyen fakat ismi listede olamayan vatandaşlara durumu izah etmeye çalışıyor.

Anıtkabir kapısında çekilen görüntülerde slogan atanların listeye göre belirli sayıda içeriye alınması tepki çekti.

Son olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’de düzenlenen resmi törende AKP Ankara İl Başkanlığına üye bir grup “Recep Tayyip Erdoğan” sloganı attı. Hemen her resmi bayramda benzer olayların yaşanması bir çok kesimin tepkisini çekiyor.

A Haber muhabiri Levent Eke Emniyet’te daire başkanı oldu

 

Okumaya devam et

Popular