Bizimle iletişime geçiniz

Genel

‘Koğuşlar tıklım tıklım, mahkumlar güneş görmüyor, cezaevlerinde salgın başlarsa katliama dönüşür’

Koronavirüs tüm dünyada salgına dönüşürken, Türkiye’de cezaevlerinde alınan tedbirlerin yetersizliğine dikkat çekiliyor. Hukukçular ve gazeteciler, çocuklar ve düşünce suçluları başta olmak üzere tutukluların tahliyesinin sağlanması çağrısında bulundu.

BOLD –  Türkiye’de koronavirüs vaka sayısı artmaya başladı. Hukümet tedbir olarak milyonlarca öğrencinin bulunduğu üniversite ve okulları tatil etme kararı aldı. İçişleri Bakanlığı dün gece eğlence mekanlarının kapatılmasına karar verdi. Hakimler ve Savcılar Kurulu, tutuklu dosyalar dışında davaların ertelenmesi yönünde genelge yayınladı. İstanbul Adliyesinde tutuksuz davaların 14 Nisan’a kadar ertelendi. Ancak 300 binden fazla tutuklu ve hükümlünün kaldığı cezaevleriyle ilgili alınan tedbirler ateş ölçme ve açık görüşleri iptal etmekle sınırlı kaldı.

300 binden fazla tutuklu ve hükümlünün bulunduğu tıka basa dolu bulunan cezaevleriyle ilgili Adalet Bakanlığı, koronavirüse karşı tedbir olarak açık ve kapalı görüşlerin 2 haftalığına ertelenmesine, infaz koruma memurları ve ziyaretçilerin infaz kurumlarına girişte ateşlerinin ölçülmesi karar aldı. Bakanlığın koronavirüs için açıkladığı tedbirler, 30’ar kişilik kalabalık koğuşlar nedeniyle sürekli temas ve risk altında bulunan, yetersiz beslenen, sağlığa erişim hakkı kısıtlı tutuklu ve hükümlüler için yetersiz bulundu. Hukukçular, hukümetin af veya ceza indirimini hayata geçirmesini yada mahkemelerin adli kontrol kararıyla tahliye kararı vermesi çağrısında bulundu. Sosyal medyadan paylaşım yapan çok sayıda isim ise tüm tutukluların acilen tahliye edilmesini istedi.

İNSAN HAYATI ÇOK KIYMETLİ, ACİLEN TAHLİYE

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Ceza ve tutukevleri aşırı dolu. Kasten öldürme ile kadın ve çocuklara karşı işlenen suçların sanıkları dışında tüm tutukluların acilen tahliyesi, Corona tehlikesine karşı alınması doğru bir önlemdir” dedi. Avukat Uğur Poyraz ise, “Cezaevleri ağzına kadar dolu. Tutuklu, hükümlü, cezaevi personeli büyük risk altında. Hükümet bir an önce af veya ceza indirimi yapmalı. Mahkemeler önüne geleni tutuklamamalı, adlî kontrol dahil tüm şartları dikkate alarak tahliye kararı vermeli. Çünkü, İNSAN HAYATI ÇOK KIYMETLİ” ifadelerini kullandı. Avukat Kemal Uçar ise, “Cezaevi aile görüşlerini erteleyenler; İKM (İnfaz Koruma Memuru) hergün sayım yapmak için koğuşlara giriyor. Onlar hiç dışarı çıkmıyor mu, kalabalıklarda bulunmuyor mu? Tutukluları ailelerden ayırıyorsanız, İKM’leri de cezaevlerinde yatıracaksınız o zaman!” dedi.

SALGIN BAŞLARSA KATLİAMA DÖNÜŞÜR

Yazar ve akademisyen Prof. Dr Mehmet Altan, “Mahkemeler bile duruşmaları ertelemeye başlamışken; devletin kendi raporları hapishaneleri sağlıksız, aşırı kalabalık buluyorken; ülkede insanlar toplanmasın diye bar-pavyon kapatılıyorken; ağır koşullarda yaşamaya zorlanan tutuklular için bir önleminiz var mı?” dedi. Eski Milletvekili ve Yazar Nesrin Nas, “Cezaevleri çok riskli. Görüşleri sınırlamak bir önlem olmaz. Birçok cezaevinde su yok. Koğuşlar tıklım tıklım. Mahkumlar güneş görmüyor, iyi beslenmiyor. En azından siyasi mahkumlar, çocuklar cezaevi dışına çıkarılmalı. Eğer bir salgın başlarsa katliama dönüşür” paylaşımı yaptı.

Sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar şöyle:

Gergerlioğlu: “Cezaevleri hastalıkların yayılması için uygun!”

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Kozmik Oda’da casusluk yoksa kozmik sırlara ne oldu?

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, Saray yargısının bile casusluk yapılmadığına hükmettiği Kozmik Oda olayının perde arkasını anlatıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hizmet Hareketi’ne yönelik en büyük suçlamalarından olan ‘Kozmik Oda’daki kozmik bilgilerin ABD’ye servis edildiği iddiası içeren yargılama sona erdi. Yargılama sonunda casusluk yapılmadığı anlaşıldı. Saray yargısı, Kozmik Oda’dan çalınan belge olmadığına ve sanıklara yönelik casusluk suçlamalarının delillendirilemediğine hükmetti.

Kozmik Oda olayı ve perde arkasında neler oldu?

Gerçekten Kozmik Oda’ya girildi mi?

Kozmik Oda’dan oradan belge çıkarıldı mı?

İşte gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın anlatımıyla Kozmik Oda gerçeği…

Okumaya devam et

Genel

TTB’den acı haber: Bir günde 5 sağlık çalışanı koronavirüsten hayatını kaybetti

Türk Tabipler Birliği (TTB), son 24 saat içinde, 5 farklı ilde çalışan 5 sağlık çalışanının Kovid-19 yüzünden yaşamını yitirdiğini açıkladı.

BOLD – Türk Tabipler Birliği (TTB) son 24 saatte 5 sağlık çalışanının daha koronavirüsten yaşamını yitirdiğini sosyal medya hesabından duyurdu. Hayatını kaybedenlerin isim, unvan ve görev yerleri şöyle: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde otomasyon görevlisi olarak çalışan Ferhat Gencer, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi personeli Harun Dönmez, İstanbul’da iş yeri hekimi olarak çalışan Dr. Salih Kanlı, Elazığ Eğitim Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Turan Yıldırım, Batman’ın Sason ilçesinde ebe olarak çalışan Yasemin Çolak.

SON 8 GÜNDE 13 SAĞLIK ÇALIŞANI YAŞAMINI YİTİRDİ

TTB ‘Yönetemiyorsunuz’, ‘Tükeniyoruz’, ‘Ölüyoruz’ etiketleriyle paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı: “Bir günde 5 sağlık çalışanını KOVID-19 nedeniyle yitirdik. ”

Geçtiğimiz hafta içinde yitirilen 8 sağlık çalışanı ile birlikte, 8 günde yaşamını yitiren sağlık çalışanı sayısı 13 oldu.

Kovid-19 yasakları geri mi dönüyor?

Okumaya devam et

Genel

Kız öğrenci online derste mikrofonu açık unutunca olanlar oldu: Mal mıdır nedir

Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Daşlı’nın ders anlattığı sırada bir kız öğrenci açık unuttuğu mikrofondan Daşlı’ya hakaret etti.

BOLD – Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde verilen uzaktan eğitim sırasında mikrofonunu açık unutan Tuba isimli kız öğrencinin hakareti yayına yansıdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Daşlı, uzaktan eğitimle verdiği ders sırasında öğrencilerine kendi yazdığı ‘Sosyal Sorunlarda Güncel Tartışmalar’ adlı kitabı tavsiye etti.

Bu sırada mikrofonunun açık olduğunu unutan üniversite öğrencisinin hakaret içeren, “Kendi yazdığı kitabını istedi bir de ya.. Mal mı nedir” sözleri yayına girdi.

EVET MALIM

Bu sözlere “Evet malım” diyerek karşılık veren öğretim üyesi, öğrencisine mikrofonunun açık olduğu hatırlatarak terbiyeli olması konusunda uyarıda bulundu. Diyaloğun ardında Daşlı ders anlatmaya devam etti.

Okumaya devam et

Popular