Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Salgınla mücadele eden ünlü Türk profesörü Bülent Tutluoğlu da hastanelik oldu

Göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sosyal medya hesabından koronavirüsün neden olduğu zatürre yüzünden hastanede tedavi gördüğünü takipçileriyle paylaştı.

BOLD – Göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu da koronavirüs yüzünden hastanelik oldu. Tutluoğlu sosyal medya hesabından koronavirüsün neden olduğu zatürre yüzünden tedavi gördüğünü takipçileriyle paylaştı.

‘İYİLEŞİNCE KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM’

Tutuloğlu paylaşımında, ”Pazartesiden beri muhtemel Covid zatürresi nedeniyle hastanede yatıyorum. Hastalanmadan önce günde ortalama 5-6 adet olası Covid vakası görüyordum. Arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre olgu sayısı çok artmış durumda. İnşallah düzelince mücadeleye kaldığımız yerden devam edeceğiz” ifadelerini paylaştı.

Ünlü doktorun paylaşımına, kendisini takip eden siyasetçi ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu yüzlerce takipçisinden geçmiş olsun paylaşımları yağdı.

Fransa’daki ünlü Pasteur Enstitütüsü, koronavirüsü 2004’te icat ettiği iddiasını yalanladı

 

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Şehir şehir vaka sayılarını açıkladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın koronavirüs vaka açıklamalarını inandırıcı bulmayan Türk Tabipleri Birliği, il il vaka sayısı açıkladı. TBB’ye göre vaka sayısı İstanbul’da iki bini geçerken, hastalığa yakalanan sağlık çalışanı sayısı da 100’ün üzerinde.

BOLD – Türk Tabipleri Birliği(TBB), yeni tip koronavirüs salgınının etkileri hakkında bir rapor yayımladı. Raporda, İstanbul, İzmir, Şanlıurfa, Adana ve Diyarbakır’daki vakalar ve yaşamını yitirenlerin sayısı açıklandı.

BAKANLIĞIN VERİLERİ GERÇEK TABLOYU GÖSTERMEMEKTE

TTB’nin yayımladığı koronavirüs raporunda, ”Yapılan açıklamalarda PCR testi pozitif çıkan vakaların esas alındığı; hastanelerde yatan ya da ayaktan takip edilen “şüpheli/olası vaka” sayıları yer almadığı için gerçek tabloyu göstermekte çok eksik kaldığını ve bütün ısrarlarımıza rağmen Sağlık Bakanlığı toplam vakaların bölgelere, illere göre dağılımını açıklamamıştır” denildi.

İSTANBUL’DA 100’ÜN ÜZERİNDE SAĞIK ÇALIŞANINA VİRÜS BULAŞTI

Türk Tabipleri Birliği’nin açıkladığı koronavirüs raporuna göre İstanbul’daki kamu hastanelerinde kesin ya da şüpheli/olası Kovid-19 tanısıyla yatırılarak izlenen tedavi edilen hasta sayısı 2 binin üzerinde. Yoğun bakım ünitelerine yatırılan vaka sayısı 200’ün üzerinde. İstanbul’daki kamu hastanelerinde bugüne kadar enfekte olan hekim, sağlık çalışanı sayısı 100’ü geçti.

İZMİR’DE VAKA SAYISI 700

İzmirle ilgili raporda şu açıklamalar yapıldı: Son iki haftada İzmir genelinde kamu hastanelerinde (üniversite, Sağlık Bakanlığı ikinci ve üçüncü basamak hastaneleri) PCR testi pozitif ve klinik olarak şüpheli pozitif vakalar dâhil hasta sayısı 700 civarındadır. Yine bu süre içinde etkilenen hekim ve sağlık çalışanı sayısı da yaklaşık 75’tir. Bir ASM hemşiresi yoğun bakımda tedavi edilmektedir.

DİYARBAKIR’DA 5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Şanlıurfa’daki kamu hastanelerinde servis ve yoğun bakımlarda 70’e yakın şüpheli hasta takip edilmekte olup 6 pozitif hasta izlenmektedir. Korona günlerinde Diyarbakır’da, yaklaşık 150 hasta Kovid-19 teşhisi veya şüphesiyle yatıyor. 6 yoğun bakım hastası mevcut. Korona nedeniyle 5 yurttaşımız yaşamını yitirdi.

ADANA’DA VAKA SAYISI 550

Korona günlerinde Adana’da, yaklaşık 550 hasta Kovid-19 teşhisi veya şüphesiyle yatıyor. 63 yoğun bakım hastasından 15’i entübe. 2’si taburcu olmuş 4 hekim ve 12 sağlık çalışanı korona şüphesi ile takip edilmekte.

Meclis Adalet Komisyonu ‘İnfaz Değişikliği’ yasa teklifi toplantısını erteledi

Okumaya devam et

Gündem

Koronaya karşı internetten dua satışı!

Dünya geneli 37 bini aşkın insanın canına mal olan koronavirüs salgını, fırsatçılara gün doğurdu. ‘banaduaoku.com’ adlı sitede 20 liraya ‘korunma duası’ satıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Her yeni gelişmeyi paraya çevirmeye çalışan fırsatçılar koronavirüs (Kovid-19) salgınını da pas geçmedi.

İNSANLARIN KORKULARINI KULLANIYORLAR

Yüz binlerce insanın canıyla uğraştığı, 40 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği küresel ölçekteki salgının korkusu da milyonlarca insanı her an tedirgin ediyor.

Şimdiye kadar nice benzer büyük vakalarda olduğu gibi bunda da fırsatçılar, insanların endişelerini istismar ederek para kazanma derdine düştü.

KUR’AN KURSLARINA VERECEĞİZ İDDİASI

Öyle ki ‘banaduaoku.com’ adlı sitede 20 liraya ‘koronavirüs duası’ satıldığı ortaya çıktı.

Para talebinin ‘bağış’ adı altında yapıldığı sitede, alınan meblağların Kur’an kursalarına ve ihtiyaç sahiplerine verileceği iddia ediliyor fakat buna dair herhangi bir veri paylaşılmıyor.

BAĞIŞIN KADAR VİRÜSTEN KORUN

Sitede satışa çıkarılan ‘koranavirüs duası’ için şu açıklama yapılıyor:

“Bağışın kadar virüsten korun ve sevdiklerin de korunsun! Corona Virüsü ülkemizde de görülmeye başlandı. Eğer korunmak ve aileni korumak istiyorsan bu duaya ihtiyacın var. Ne kadar çok bağış seni o kadar korur ve diğer hastalıklardan da arındırır.”

CİNSEL PERFORMANS DUASINDAN CENNETE GİRME DUASINA

Sitede ayrıca ‘Cinsel performans artırma duası, İş bulma duası, Araba sahibi olma duası, Bel ağrısı duası, Beladan kurtulma duası, Borçtan kurtulma duası ve Cennete girme duası’ başlığı altında satışlar yapıldığı da görülüyor.

‘Katarla devam eden uçuşların Kanal İstanbul’la ilgisi mi var?’

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Kocasını hapiste kaybeden Ayşe Dilber: “Bana ve eşime 4 yıl virüs muamelesi yaptılar”

Cezaevinde ölüme sürüklenen Cemil Dilber’in vefatının üzerinden bir yıl geçti. Acılı eşi, bir yıl sonra konuşmaya karar verdi, BOLD’a anlattı..

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Ziraat mühendisi Cemil Dilber, 22 Mart 2019’da Dinar Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Hapse girmeden önce kalbine 4 stent takılmıştı. 6 ayrı ilaç kullanıyordu. 2,5 yıllık süre içinde cezaevinde gün geçtikçe eridi. Eşi Ayşe Dilber, “Her ziyarete gittiğimde onu biraz daha erimiş görüyordum.” diyor.

KAPALI GÖRÜŞTE YERE YIĞILDI

11 Mart 2019’da eşi ve kızıyla yaptığı kapalı görüş sırasında “Arkama bir ağrı girdi” dedi ve yere yığıldı. Mosmor olmuştu. Kriz geçiriyordu. Afyon ParkHayat Hastanesine kaldırıldı. Anjiyo yaptılar ve bir gün bile hastanede kalmasına izin verilmeden hapse geri gönderildi.

Eşi izin alıp cezaevine koştu. İki gardiyan gelip “Eşiniz gelemeyecek durumda. Arkadaşları bakıyor.” dediler. Cemil Dilber o gece tekrar fenalaştı. Adam ölüyor diye acil butonuna defalarca basan koğuş arkadaşlarını gardiyanlar “Bir daha basarsanız size görüş yasağı veririz.” diye tehdit etti. Ölümünden sonra sırf bu yüzden arkadaşlarına kantin yasağı verilecekti.

HASTANE KAPISINDA SİLAH DOĞRUTTULAR

O akşam Cemil Dilber’in durumunun ciddiyeti anlaşılınca tekrar hastaneye götürüldü. Ayşe Dilber, yoğun bakıma yanına gittiğinde kapıda 8 asker, bir çavuş, bir de polis görünce şok oldu. Askerler silahlarını iki gözü iki çeşme kadına doğrultup giremezsin dediler. Cemil Dilber ise parmağını kıpırdatamayacak olduğu halde yatağa kelepçeliydi.

4 YIL VİRÜS MUAMELESİ YAPTILAR

Dilber, görüş izni için savcıya gitti, “fetö ise kimse gelmesin” diyen savcının kapısından eli boş döndü.

“Eşim tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi… 30 sene Türkiye Cumhuriyetine hizmet etti benim eşim. Herkes sırtını döndü. Bana ve eşimi 4 yıl virüs muamelesi yaptılar. Kapıdan çıkamıyordum. Cezaevi, avukat ve market arasında yaşadık. Şimdi herkes pişman tabi ama iş işten geçti.” diye haykırıyor acılı eş.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Ekim 2016’da tutuklanan Cemil Dilber (57), 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası Anayasa Mahkemesi’ndeydi.

AİLESİNİ SADECE 4 GÜN GÖREBİLDİ

Doktorlar hastanın kalbe giden ana damarının yırtıldığını söylediler. Ameliyat olması gerekiyordu. Başında bekleyen komutan, hastanede mahkum odası olmadığı için Dilber’i götürmeye kalktı, ama doktor izin vermedi. Son günlerini yaşayan hasta tutuklu bir gün sonra ameliyat edildi. 11 gün gözlem altında tutulan Cemil Dilber’e ailesini görebilmesi için sadece 4 gün izin verildi, bir dizi engel çıkartılarak. Ayşe Dilber eşiyle son kez ölümünden bir gün önce konuşabildi.

“BEN ÇÜRÜYORUM, BENİM BİR SUÇUM YOK”

Ayşe Dilber: “Eşim her ay savcılığa dilekçe yazmış, ben burada çürüyorum, benim hiçbir suçum yok, diye. Revire çıkmak için çok bekledi. Cezaevinde o kadar zayıfladı ki, 3 dişi düştü. Yollarda, cezaevi aracının içinde kelepçeli çok zor oluyor diye yaptırmadı, bizi buraya hayvan gibi teptiler, derdi. Her gittiğimde hasta olduğunu söylüyordu. O bir tavuk bile kesemez. Öyle merhametliydi. Kapımıza geleni çevirmezdi. Başarı belgeleri evimin birinci katında kolilerle dolu. Zulüm ya zulüm, zulüm yaptılar eşime. Her şeyimiz yarım kaldı.” diyor.

Cezaevinde ölüme sürüklenen eşine yapılanları bir yıl içine gömen 30 yıllık hayat arkadaşı Ayşe Dilber’in acısı hala çok taze. Kendisiyle bir yılda birkaç kez görüştük. Her seferinde sanki eşini bugün kaybetmiş gibiydi. Ölüm yıldönümü için tekrar aradığımda aşağıda izleyeceğiniz 8 dakikalık videoyu çekip gönderdi ve yaşadıklarını yine gözyaşlarıyla anlattı…

Eşimi göstermediler, tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi!

Ziraat mühendisi Cemil Dilber, 22 Mart 2019'da Dinar Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Hapse girmeden önce kalbine 4 stent takılmıştı. Günde 5-6 tane ilaç kullanıyordu. 2,5 yıllık süre içinde cezaevinde gün geçtikçe eridi. Eşi Ayşe Dilber, "Her ziyarete gittiğimde onu biraz daha erimiş görüyordum." diyor. 11 Mart 2019'da eşi ve kızıyla yaptığı kapalı görüş sırasında "Arkama bir ağrı girdi" dedi ve yere yığıldı. Mosmor olmuştu. Kriz geçiriyordu. Afyon ParkHayat Hastanesine kaldırıldı. Anjiyo yaptılar ve bi gün bile hastanede kalmasına izin verilmeden hapse gönderildi.Ertesi gün tekrar fenalaştı. Acil butonuna defalarca basan koğuş arkadaşlarını gardiyanlar "Bir daha basarsanız size görüş yasağı veririz" diye tehdit etti. Ölümünden sonra sırf bu yüzden kantin yasağı verilecekti. O akşam Cemil Dilber'in durumunun ciddiyeti anlaşılınca tekrar hastaneye götürüldü. Ayşe Dilber, yoğun bakıma yanına gittiğinde kapıda 8 asker, bir çavuş, bir de polis görünce şok oldu. Askerler silahlarını iki gözü iki çeşme kadına doğrultup giremezsin dediler. Cemil Dilber ise parmağını kıpırdatamayacak olduğu halde yatağa kelepçeliydi. Dilber, görüş izin için savcıya gitti, "fetö ise kimse gelmesin" diyen savcı beyin kapısından eli boş döndü. "Eşim tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi… 30 sene Türkiye Cumhuriyetine hizmet etti." diye haykırıyor acılı eş. Doktorlar hastanın kalbe giden ana damarının yırtıldığını söylediler. Ameliyat olması gerekiyordu. Başında bekleyen komutan, hastanede mahkum odası olmadığı için Dilber'i götürmeye kalktı, ama doktor izin vermedi. Son günlerini yaşayan hasta tutuklu bir gün sonra ameliyat edildi. 11 gün hastanede kalan Cemil Dilber'e ailesini görebilmesi için sadece 4 gün izin verildi. O da zorluklarla, binbir uğraşla. Ayşe Dilber eşiyle son kez ölümünden bir gün önce konuşabildi. Cezaevinde ölüme sürüklenen eşine yapılanları bir yıldır içine gömen 30 yıllık hayat arkadaşı Ayşe Dilber'in acısı hala çok taze. Kendisiyle bir yıl içinde birkaç kez görüştük. Her seferinde sanki eşini bugün kaybetmiş gibiydi. Ölüm yıldönümü için tekrar aradığımda aşağıda izleyeceğiniz videoyu çekip gönderdi ve yaşadıklarını yine gözyaşlarıyla anlattı…

Gepostet von Bold Medya am Montag, 30. März 2020

Uşaklı Cemil Dilber ve Ayşe Dilber çiftinin 17 yıl sonra dünyaya gelen Azra Nur (12) adında bir kızları bulunuyor. Dilber, anne-kız, uzun süre eşinin ceketine sarılıp uyuduklarını söylüyor.

Ayşe Dilber, eşinin eşyalarını mahkeme kararıyla cezaevinden aldı. Gelen poşetin içinden artık iyice beyazlaşmış bir iki parça kıyafet, iğne-iplik ve Kuran-ı Kerim çıktı.

Otizmli Hamza Tarık’ın annesinden feryat: Çok çaresizim, eşimi serbest bırakın!

Okumaya devam et

Popular