Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Adalet Bakanı Gül: Cezaevlerinde koronavirüs vakası yok

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, cezaevlerinde koranavirüs testi pozitif çıkan kimse olmadığını söyledi.  “Hükümlü ve tutuklular devlete emanet, onların sağlığı için her türlü titizlik gösteriliyor” dedi.

BOLD – Gül, infaz düzenlemesiyle ilgili ise, “Tüm tarafları dinleyerek teknik çalışmalar yapıldı. Konu Meclis’in takdirindedir” ifadesini kullandı.

Bakanlık binası önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, cezaevlerindeki koronavirüs önlemlerine ilişkin bilgi verdi. Gül, “Hükümlü ve tutuklular devlete emanet, onların sağlığı için her türlü titizlik gösteriliyor. Bütün tedbirler alınmakta. Maskedir, eldivendir, tüm tedarikler de yapıldı. Mahkumlara dışarıdan risk olmaması için bütün tedbir alındı. Cezaevlerimizde pozitif rastlanan hiçbir vaka yoktur” diye konuştu.

HAKİM ARKADAŞIMIZIN SAĞLIK DURUMU İYİ

İstanbul Adliyesi’nde bir hakimin koronavirüse yakanlandığıyla ilgili iddialara cevap veren Gül, “Hakim arkadaşımızın sağlık durumu iyi. Bankada çalışan eşinde test sonucu pozitif çıkmıştı. Hakim arkadaşımızın test sonucu henüz çıkmadı. Tedbirler alındı ve yakından takip ediyoruz” dedi.

“Duruşmaları erteleyecek ve süreleri geriye dönük olarak durduracak genel bir düzenleme için çalışıyoruz” diyen Gül, “Çok zaruri olmadıkça adliyeye gitmenize gerek yok, yargısal süreçlerle ilgili herhangi bir hak kaybı yaşanmayacak” açıklamasında bulundu.

Başak Demirtaş’tan çağrı: “Hapishanelerde koronavirüs ölümleri yaşanmadan sesimizi yükseltelim”

Politika

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

AKP Milletvekili Ali Özkaya, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçları işleyenlerin açık cezaevine geçişini komisyonda savundu: “Hayvanlar, tavuklar, hepsinin bakımı var”.

BOLD – İnfaz yasasının görüşüldüğü TBMM’deki komisyon toplantısında ilginç diyalgolar oldu. Teklife eklenen maddeyle teklifin kanunlaştığı tarihten önce işlenmiş 10 yıl ve üzeri hapis cezası alınan suçlardan dolayı en fazla 3 aylık bir süre kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna alınacak. Terör suçları hariç olmak üzere kasten öldürme, uyuşturucu madde imal ve ticareti, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarını işleyenler de teklif yasalaştıktan sonra açık cezaevinden geçici süreyle de olsa tahliye olacak.

CEZAEVİNDEKİ HAYVANLAR, TAVUKLAR, HEPSİNİN BAKIMI VAR

Adalet Komisyonunda getirilen değişikliğe imza atan isimlerden AKP Afyon Milletvekili Ali Özkaya, açık cezaevlerinin değişiklikle boşalacağını, yerlerine kapalı cezaevinden geçiş için teklifi yaptıklarını söyledi. Özkaya, teklifi şu sözlerle savundu: “Malum, biz bu maddeyle açık cezaevinde olan 75 bin kişiyi izinli olarak gönderiyoruz. 31 Mayıs, gerekiyorsa 3 defa daha uzatmak. Cezaevlerini biliyorsunuz ki kapalı cezaevlerinin iş ve işlemlerini yürüten kişiler açık cezaevindeki hükümlüler. Onların hepsini birden gönderdiğinizde cezaevinin yemeği çıkacak, cezaevinin fırını çalışacak, tarım cezaevindeki hayvanlar, tavuklar, hepsinin bakımı var. Bir taraftan da bir kısım hükümlüler için hiçbir imkân getirilemiyor, onlara da bir nebze olsun erken açığa çıkma ihtimali veriyoruz. O bir yıllık süre içinde açıkta bulunsunlar, isteyenler buraya çıksınlar ve o hizmetlere yardımcı olsunlar.”

UYDURULMUŞ SUÇTAN MAHKÛM OLANLAR DA KAPSAMA ALINMALI

CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver de komisyonda siyasi suçlardan mahkum olanlarında düzenleme kapsamına alınması gerektiğini söyledi. Ünver, “Tüm muhalifleri susturmayı amaçlayan, uydurulmuş suçtan mahkûm olan, tutuklanan kişilerin “af” “infaz düzenlemesi” ne derseniz deyin, bu teklifin kapsamına alınması gerekmektedir” dedi.

DÜN MAKBUL DEDİĞİNİZE BUGÜN TERÖRİST DİYORSUNUZ

Ünver, teklifle ilgili konuşmasında şunları kaydetti: “Teklif sahiplerinden açıklama yapan Sayın Ali Özkaya, “Siyasi suç diye bir suç yoktur, terör suçu vardır. Ayrıca Avrupa’daki terörle mücadeleyle Türkiye’yi bir tutmamak gerekir” dedi. Bu değerlendirme karşısında hayrete düşmemek gerçekten mümkün değil. Kendisi; lideri zamanında, konjonktür gereğince, o günkü siyasi koşullarda mahkûm edilmiş bir partinin mensubu. Güç ele geçince insan geçmişte yaşadıklarını unutmamalı, siyasi hareketler de geçmişlerini unutmamalı. Geçmişlerinde yaşadıklarını bugün, başkalarına özellikle de muhaliflere yaşatmamalı. Bu konuda sizden daha tutarlı bir siyasi duruş beklemek tüm toplumun hakkı. Hani, hep  vesayetle mücadeleden bahsedersiniz ya, bugün, vesayet makamı maalesef siz oldunuz, bundan vazgeçerseniz ülkemiz açısından daha isabetli olur. Mesela daha önce de söylendi, dün ‘terör’ dediğinize bugün demiyorsunuz. Örneğin, Ergenekon yargılamaları. Dün ‘makbul hareket’ dediğiniz FETÖ’ye bugün ‘terörist’ diyorsunuz. Devlete karşı işlenen suçlarda, özellikle siyasi suçlarda ve özellikle ‘Örgüt üyesi olmamakla birlikte…’ diyerek başlayan bir nitelemeyle tüm muhalifleri susturmayı amaçlayan, uydurulmuş suçtan mahkûm olan, tutuklanan kişilerin ‘af’ ‘infaz düzenlemesi’ ne derseniz deyin, bu teklifin kapsamına alınması gerekmektedir.”

CİSST: Genel af kaçınılmaz

Okumaya devam et

Politika

Soylu emniyetteki zorla bağış skandalını doğruladı: Ben buna karışmam

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, polislerden rütbelerine göre Erdoğan’ın kampanyasına bağış yapmaları istendiğine ilişkin iddiaları ‘kendi aralarında yaptıkları şeyler’ diyerek doğruladı.

BOLD- Polislerden rütbelerine göre imza karşılığı Erdoğan’ın başlattığı ‘Biz bize yeteriz kampanyasına bağış toplandığı iddialarını Fatih portakal dün gündeme getirmişti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çok tartışılan uygulamaya ilişkin konuştu.

İMZALAMAK ZORUNDA DEĞİLLER

Soylu açıklamasında, ”İllerin hatta bölümlerin de kendi aralarında yaptığı şeyler. Devletin yasal bir kampanyası var ve teşkilat içinde bu şekilde destekte bulunmak isteyen arkadaşlar olabilir. Ben buna karışmam. Ancak hiçbir polis de bunu imzalamak zorunda değil” dedi.

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

 

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükumetinin başlattığı yardım kampanyasının Hazine’nin durumunu gösterdiğini söyledi. “Hazine tamtakır. Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısında bulundu.

BOLD – Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelede sağlık açısından bir başarı elde edebileceğini, ancak ekonomideki sorunlar nedeniyle başarıyı yakalama şansının olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, “Siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

Gazeteci Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, koronavirüs, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı bağış kampanyası ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

İKTİDAR TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞIYOR

Yoksullar için 2 milyar lira ayrıldı… Daha önce yoksulluk envanterinde yer alan 2.111.000 aileye 1.000 lira ödenecek. Peki, Bakanlığın yoksulluk listesinde olmayıp, işinden olan simitçi, sokak satıcısı, kahvede ücretli çalışan ne olacak? Bunların işyerleri kapandı. Milyonlarca kişi işsiz kaldı… Bunlarla ilgili bir önlem alındı mı? Hayır… İşsizliğin doğal olarak yoksulluğu artıracağını hepimiz biliyoruz. Yoksullukla mücadele için “Aile Yardımları Sigortası Yasası”nı çıkaralım dedik. Kabul etmiyorlar. Yılın ikinci yarısı artan ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Yine üzülerek ifade edeyim, siyasal iktidar sorunların arkasından sürükleniyor… Sorunları çözme yerine adeta sorunlara kaynaklık yapan hale geldi…Siyasal iktidarın bir anayasal kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamamasının asıl nedeni de sorunları dinleme tahammülünü artık gösterememesidir. İktidar bir tükenmişlik sendromu yaşamaktadır.

ÇOK DAHA ACI TABLOLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ

“(Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüste ikinci dalga uyarısı) Gerçekçi, olmak gerekirse ikinci dalgada hem Türkiye hem de dünya daha tutarlı bir mücadeleyi sürdürecektir. Çünkü kısa bir süre önce yaşadığı gerçeklerden edindiği deneyimler, dersler vardır. Doğal olarak Türkiye’de, ikinci dalgada sağlık açısından bir başarı elde edebilir. Ancak ekonomide derin sorunların yaşandığı bir süreçte ekonomik ve sosyal yaşamda maalesef başarıyı yakalama şansı yoktur. Hele hele siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse… Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz. Bilim insanlarının yeni bir dünya, ya da düzenden söz etmeleri, sosyal patlamalara dikkat çekmelerinin özünde bu var…Yapılması gereken öncelikle mevcut politikaların değişmesidir. İktidarla vatandaş arasındaki güven büyük yara almıştır. Devlette liyakat sistemi tümüyle çökmüştür. Tarımda ciddi sorunlarımız var. Önümüzdeki süreçte bir kıtlıkla karşılaşırsak şaşırmamak gerekiyor. 11 Ağustos 2018’de Türkiye’nin ekonomik krizden nasıl çıkacağını 13 madde halinde açıklamıştım. O maddeler bugün için de geçerli.”

 BELEDİYELERİN KAMPANYASI ERDOĞAN’I RAHATSIZ ETTİ

Sayın Erdoğan’ın ‘Millî Dayanışma’ adıyla bir bağış kampanyası başlatmasının öncelikli nedeni CHP’li belediyeler. Çünkü CHP’li belediyeler, genel merkezin de koordinasyonunda salgına ve salgının yarattığı mağduriyetlere karşı gerçek bir sosyal devlet anlayışıyla mücadele başlattı. Kimseyi ötekileştirmeyen, bir elin verdiğini diğer bir elin görmediği, bilimsel, vicdani ve ahlaki bir yardım kampanyası yürütüyor, arkadaşlarımız. Bu kampanyalar, Ak Partili kardeşlerimiz de dahil herkes tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Bu durum Sayın Erdoğan’ı rahatsız etti.

HAZİNE TAMTAKIR

Ama bir başka gerçek daha var. Hazinenin durumu… Bu bağlamda bağış kampanyasının bir diğer amacını da anlıyorum… Çünkü Hazine tamtakır… Sayın Erdoğan’ın “tekalifi milliye emirleri”ne yollama yapmasının da nedeni bu… “Memleket yanıyor, hazine tamtakır, para yok, para verin…” Halkın bu kampanyaya geniş katılımını ben de arzularım… En azından işsizlere ihtiyaç sahibi ailelere katkı olsun diye… Ama siyasal iktidar halka bu güveni verebilir mi bilmiyorum. Göreceğiz. Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil… Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil…

ACINACAK DURUM

Öte yandan, aynı amaçla CHP’li belediyelerin bağış kabul etmelerinin yasaklanması tamamiyle hukuk dışı, açıkça Belediye Yasasına aykırı… Bazı sivil toplum örgütleri hiçbir yerden izin almaksızın bağış kampanyası açabiliyorken, CHP’li belediyelerin bankadaki bağış hesaplarının bloke dilmesi siyasal iktidar açısından acınacak bir durumdur. Önyargıya, çaresizliğe, çözümsüzlüğe teslim olmaktır, acizliktir.

BAĞIŞLAR VERGİDEN DÜŞÜLÜYOR, KARŞILIKSIZ DEĞİL

Toplanan para, Türkiye’yi yaşadığı açmazdan kurtaramaz. Bu, siyasal iktidarın sorunların derinliğinin farkında olmadığını da göstermektedir. Zaten bağışı yapanların büyük bir kısmı kamu kurumlarıdır. Ayrıca bu bağışların vergi matrahından düşüleceğini de unutmamak gerekiyor… Yani gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri verildiğinde, yapılan bağışların tamamı vergi matrahından indirilecektir. Dolayısıyla vergi yükümlüleri tarafından yapılan bağışlar, gerçek yani karşılıksız bir bağış değildir…”

Akşener: Virüs bizim eve de girdi ama merak etmeyin iyiyim

Okumaya devam et

Popular