Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Ayşenur’un hücresindeki 30 serçe

Yaşadığı onca acıya rağmen, Ayşenur’un sesi bu kez, inci gibi cümlelerinin arasından o kadar neşeli, cıvıl cıvıl geliyordu ki sizinle de paylaşmak istedim.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Önceki akşam Ayşenur’dan mektup geldi. Aslında onun gönderdiği mektuplarla ilgili uzun zamandır bir şey yazmıyorum. Burada yazdığım bir cümle onu hücresinde belki incitir, üzebilir diye bu işlere girmiyorum.

Fakat son mektubunda anlattığı misafirlerini okuyunca dayanamadım. Herkes bilsin, ona dua etsin, içinden gelen bir mektup yazsın istedim. Sizi bilmiyorum ama gözaltına alındığı ilk günlerde söylediği “Bizi burada unutmayın” sözünün yankısı hala kalbimde ve kulağımda çınlıyor. Hiç geçmedi, geçmiyor.

26 yaşında gencecik bir kızın hayatı akıl almaz nedenlerle karartıldı. En güzel yaşlarını hapis köşelerinde geçiriyor Ayşenur. Çok ağır bir şey bu. 3 Nisan’da 30. yaşına yine hapiste girecek.

Yaşadığı onca acıya rağmen, bu kez sesi, inci gibi cümlelerinin arasından o kadar neşeli, cıvıl cıvıl geliyordu ki sizinle de paylaşmak istedim. Allah bir kulunu sevindirmek istiyorsa küçücük bir hücrede de olsa ona türlü türlü hediyeler gönderiyor. Ayşenur’un ifadesiyle yazıyorum, “hiç abartısız 20-30 serçenin” hücresine dolması gibi. Düşünebiliyor musunuz, hücrenize adım atıyorsunuz ve onca serçe sizi karşılıyor. Sonra da reverans yaparak, bugünkü gösterinin sonuna geldik edasıyla pıtı pıtı çıkıp gidiyorlar.

Bir görüş sonrası ‘oda’sına döndüğünde karşılaşmış Ayşenur onlarla. “Hayatımda bir daha böyle bir şey göreceğimi sanmıyorum” diye yazmış. Bir yavru serçeyi koynunda uyuttuğu geceyi anlatmış. Hayvanları çok seviyor Ayşenur. Neredeyse tüm mektuplarında “Keşke bir kedim olsa” cümlesi eksik olmuyor. Bazen gazete sayfalarında gördüğü kedi köpek resimlerini öperken buluyorum kendimi, diyor. Dolabına en son “mavi önlüklü köpek fındık’ın fotoğrafını asmış. İnşallah öldüğünü duymamıştır.

SERÇE DERESİ

Koronavirüsünün daha bu kadar kabusa dönmediği günlerde, 4 Mart 2020 sabahı yazdığı “Serçe Deresi’ni buyrun kendi cümlelerinden okuyun:

Sincan’a bahar geldi. Sabah erkenden kalktım, limonlu su içiyorum. Boğazlarım fena. Sinüzit bu kış beni üzdü. Hücrem sıcak sayılır ama bir duvar cam olduğu için sürekli bir hava akışı var oda içinde. Joy Fm dinliyorum sana yazarken. Dört mevsim beni terk etmeyen kuşlarım havanın ısınmasıyla birlikte didişmeye, tatlı tatlı ötüşmeye başladılar. Yavuz anlatmıştır, bir yırtıcı kuş dadandı. Belgesellerden edindiğim (!) engin bilgilerime göre bir doğan 🙂 Ama kerkenez olabileceğini de düşünüyorum. O avluda görününce bizim minikler nereyi açık bulurlarsa giriyorlar. Hiç abartmadan 20-30 tane serçenin ben görüşteyken içeri girmiş olduğunu gördüm. Odaya girince ikişerli sıralar halinde dışarı yürüyerek çıktılar. Hayatımda bir daha böyle bir şey göreceğimi sanmıyorum. Serçe deresi 🙂 Bir de yavru serçeyi koynumda uyuttuğum bir gece var ki unutulmazlara adını yazdırdı. Biliyorsun hayvanları çok seviyorum. Bazen gazete sayfalarını öperken buluyorum kendimi. Önlüklü köpek fındık’ın fotoğrafını dolabıma astım hatta. Keşke bir kedim olsa. En büyük isteğim.”

DİLİM SÖYLEMESE DE İÇİM AH EDİYOR

1,5 sayfalık mektubunun bundan sonraki bölümünde okuduğu kitaplardan, aramızda konuştuğumuz bazı özel konulardan bahsetmiş Ayşenur. Sonra da dostlarına bol bol selam göndermiş. Tek tek isimlerini sayıyor, mutlu olduğunda genelde böyle yapıyor. Bazılarının vefasızlığına üzüldüğünü yazmış. Haklı. Yerden göğe kadar. Bu dünyada özgür olanın özgür olmayana, mutlu olanın mutsuz olana borcu var. O merhamet değil, acıma değil, dostluk ve vefa bekliyor:

“… hala oralarda bile korkan insanlar var. … selamı çok görenler var. Bu neymiş arkadaş? Korku ne güçlü hismiş. Machiavelli de korkunun en baskın his olduğunu, toplumların bununla kolayca yönetilebileceğini savunuyordu. Doğruymuş. İçindeki merhameti, korkusunu bastıran insanlara ne mutlu! … ama biliyor musun dilim söylemese de içim ah ediyor bir noktada. Vefasızlık edenlerin başına elbet dengeleyici bir dert gelecektir diye düşünüyorum. İşte o gün anlaşılacak çekilen acılar. Burada bu kadar uzun süre kalmak bir insana verilebilecek en büyük acılardan biri. Süresi ve cezaevi şartlarının çetinliği. Bazen bir renkli kağıda yazılan seni özledim cümlesi yetiyor, her şeyi birkaç saatliğine de olsa unutuyorsun… Çekecek çilem varmış…”

Ayşenur mektubunu, “4 Mart 2020, bir bahar sabahı, Sincan Cezaevi” diye bitiriyor. Mektuptaki bazı cümlelerini özel olduğu için kapattım.

Ayşenur Parıldak mesleğine yeni başlamış bir gazeteci, gencecik bir hukuk öğrencisiydi. Temmuz 2016’da son sınıf bütünleme sınavına girmek üzere gittiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde gözaltına alındı. KHK ile kapatılan Zaman Gazetesinde çalışması, sosyal medya hesabından hükümeti eleştirmesi, Fuat Avni denen twitter belasının onu takip etmesi, kendi adına kayıtlı olmayan ve içeriği bulunmayan Bylock gibi akıl almaz nedenlerle 4 yıldır Ankara Sincan Cezaevinde kalıyor.

İlk aylarda hücrede tutuldu. Kimseyle görüştürülmedi. Mektup yazma hakkı dahi yoktu. Daha sonra günde 1 saat bahçeye çıkmasına izin verildi. Şimdi yarı hücre uygulamasına tabi. Akşam 17.00’den sonra yine hücreye gönderiliyor. O hücrelerde geçen bir gecesini 2 Mayıs 2017’deki duruşmada şöyle anlatmıştı:

“Akşam olunca kapılar üzerimize kilitleniyor. Geceleri kaç kere çamaşır ipini düğümleyip geri çözdüğümü biliyor musunuz?” Kimse bilmiyor Ayşenur.

Koronavirüsü nedeniyle yeni yargı paketi yine gündemde. ‘Terör’ suçlarından yargılananların bu pakete dahil edilmeyeceğine dair bir iddia var. Yani Ayşenur gibi düşünce ‘suçlu’ları, siyasi tutuklular, gazeteciler, yazarlar… İnşallah öyle olmaz. Terörist dedikleri insanlar, bir serçe deresinden kendine dünya kurup mutlu olan ‘Ayşenur’lardan ibaret.

Hukukçular: İnfaz paketine terör suçundan yargılananlar da alınmalı, ayrım yapılmamalı

BOLD ÖZEL

3. dalga mı?: Korona hasta sayıları patladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haftalık korona hasta sayılarını gösteren haritayı paylaştı. Türkiye’nin 81 ilinde de Kovid-19 hasta sayısı arttı.

BOLD – Bütün şehirlerde korona hasta sayısı arttı. En fazla artış ise Sinop’ta oldu. 100 bin kişide 160 hastanın görüldüğü Sinop’ta 27 Şubat-5 Mart haftasında 314,15 vaka tespit edildi. Bu oranla Sinop yüksek riskli şehirler kategorisinde yer aldı.

İSTANBUL VE ANKARA’DA DA ARTTI

Bold, Bakan Koca’nın paylaştığı 27 Şubat-5 Mart tarihli İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Haritasını bir önceki haftayla karşılaştırdı. Buna göre İstanbul’da 100 bin kişide 99,18 vaka görülürken yeni haritada 117,57’ye yükseldi. Ankara’da ise 100 bin kişide testi pozitif çıkan kişi sayısı 33,84’ten 54,83’e tırmandı. İzmir’de de tablo değişmedi ve bir haftada vaka sayıları hızlıca tırmandı.

Mavi kategorideki düşük riskli Doğu ve Güneydoğu illerinde de hasta sayılarında hızlı bir artış yaşandığı haritaya yansıdı.

21-26 Şubat İllere Göre Vaka Sayısı Haritası

BAKAN DETAY VERMEDİ

Bakan Koca, “Kontrollü normalleşme için illerimizin 100.000 nüfusa karşılık gelen haftalık vaka sayılarını içeren insidans haritasının güncel hali ektedir. Yüksek riskli illerimiz risklerini düşürmek için daha tedbirli olmalı. Normalleşme kontrollü gerçekleşmeli” çağrısında bulundu.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

PTT, sıvı yağa 32 lira zam yaptı

Vatandaşa ucuz yağ satma vaadinde bulunan Posta Telgraf Teşkilatı (PTT) 32 lira zam yaptı. PttAVM.com 5 litrelik Ayçiçek yağını geçen ay 57,90 liraya satarken şimdi 89,95 liraya çıkardı.

BOLD – Üst üste gelen zamlarla vatandaşın mutfağına almakta zorlandığı sıvı yağa yine zam geldi. BİM, Şok ve A-101 gibi indirim marketlerinde 59,50 liraya satılan 5 litrelik sıvı yağın fiyatı 62,50 liraya yükseldi.

İNDİRİMLİ HALİ BİLE PİYASADAN PAHALI

Asıl zam ucuz yağ satma sözü veren PTT’de oldu. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Ayçiçek yağı 57,90 TL’den 99,96 liraya fırladı. PttAVM.com internet sitesi üzerinden satışa sunulan yağa yüzde 10 indirim yapılarak 89,95 liraya düşürüldü. İndirimli haliyle bile PTT’nin sattığı yağ piyasadaki Ayçiçek yağlarından 27,45 lira daha yüksek fiyatta.

VATANDAŞIN GÜNDEMİ ZAM

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 15,61’e yükselen enflasyonda gıda zamları önemli yer tutuyor. Zam üstüne zam gelen Ayçiçek yağındaki fiyat artışları sosyal medyada da vatandaşın tepkisini çekiyor. Yurttaşlar, çektiği videolarda marketten aldıkları sıvı yağı törenle evine getiriyor. Son olarak Güldür Güldür Show programında da sıvı yağa gelen zamlar iğneleyici bir dille eleştirildi.

 

Ayçiçek yağına gelen zamlar herkesin gündeminde.

Sıvı yağda ithalatçı firmaya 7 milyon dolar, yerli çiftçiye 4 lira

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

AKP Hükumeti koronavirüs cezalarını yeni bir vergi kalemine çevirdi. İçişleri Bakanlığı 42 günde sokağa çıkma yasağına uymayan 214 bin 83 kişiye ceza kesti. Vatandaşlar 674 milyon 361 bin 450 TL para cezası ödeyecek. Bu parayla Çin aşısı bedelinin önemli kısmı karşılanmış oldu.

BOLD ÖZEL – Zonguldak Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu’nun sert üslubuyla yaptığı denetimler koronavirüs cezalarını gündeme getirdi. 23 Kasım 2020-4 Ocak 2021 arasında gece ve hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasaklarına uymayanlara kesilen ceza dudak uçuklattı. Salgınla işini kaybeden ve yoksullaşan milyonlarca vatandaş cezaları ödemekte zorlanacak.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI CEZALARI

Bold’un İçişleri Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre 4 Ocak 2021 haftasında 35 bin 544 vatandaşa kişi başına 3 bin 150 lira para cezası uygulandı. 21 Aralık haftasında ise 40 bin 591 yurttaşa aynı miktarda ceza yazıldı. 14 Aralık haftasında da sokağa çıkan 38 bin 874 kişiye koronavirüs cezası kesildi. 7 Aralık haftasında gece boyunca ve cumartesi pazar gün boyunca sokağa çıkma yasağını delen 39 bin 146 yurttaş cezadan nasibini aldı.

ASGARİ ÜCRET 2 BİN 825 LİRA, CEZA 3 BİN 150 LİRA

Kovid-19 cezaları 1 Aralık haftasında da durmadı. 37 bin 614 vatandaşa kişi başına 3 bin 150 lira sokağa çıkma yasağına uymamaktan ceza yazıldı. 28 Kasım haftasında da kısıtlamalara uymayan 12 bin 671 kişiye ceza uygulandı. 23 Kasım haftasında ise 9 bin 583 vatandaş 3 bin 150 lira cezayla yüz yüze kaldı.

MASKE VE DİĞER CEZALAR DAHİL DEĞİL

ABD, İngiltere, Almanya gibi ülkeler koronavirüs döneminde vatandaşına para desteği verirken, Türkiye’de kesilen cezalar tepki topluyor. AKP hükumeti Kovid-19 cezalarını gelir kapısına dönüştürdü. Sokağa çıkma yasağını delenlere 3 bin 150 lira ceza kesiliyor. Maske takmayanlara 900 lira para cezası uygulanıyor. Vali ve kaymakamlıkların belirlediği alanlarda sigara içenlere de 900 lira ceza yazılıyor.

Sadece sokağa çıkma yasağına uymayanlara verilen 674 milyon liralık cezaya maske ve diğer cezalar eklendiğinde rakam 1 milyar lirayı geçiyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0