Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Habertürk yazarı: AKP-MHP anlaştı, yüzde 50 indirim ve 3 yıl denetimli serbestlik uygulanacak

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, infaz değişikliği paketi ile 1 Mart 2020 önceki suçlarda infaz süresinin 1/2 oranında indirileceğini ve bir defaya mahsus 3 yıl denetimli serbestlik uygulanacağını söyledi.

BOLD – Koronavirüs salgınına tedbir amacıyla tutuklu ve hükümlülerin infaz değişikliğiyle erken tahliyesi gündeme geldi. AKP’li isimler, infaz paketinin haftaya Meclis’e sunulacağını belirtirken Habertürk yazarı Sarıkaya, infaz paketinin detaylarını yazdı. AKP ve MHP’nin uzlaştığı pakete CHP’nin de destek verme eğiliminde olduğunu belirtti.

Sarıkaya, “Cezalarda indirim yapan 3. Yargı Paketi, AK Parti’nin ittifak ortağı MHP ve muhalefetle yaptığı görüşmeler sonrası dün itibarıyla kesinleşti. Düzenleme ile 1 Mart 2020’den önceki suçlarda infaz kurumunda geçirmesi gereken süreden ½ oranında indirim yapılacak ve denetimli serbestlik de bir defaya mahsus olmak üzere 3 yıl uygulanacak” dedi.

Uyuşturucu kullanma ve ticaretini yapma suçlarının da kapsama alındığını belirten Sarıkaya, ‘terör suçları, kasten adam öldürme, cinsel istismar, kadına ve çocuğa şiddet’ gibi suçların ise kapsam dışı bırakıldığını öne sürdü.

Sarıkaya, ‘İşte İnfaz Paketi’ başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“…Böylece MHP’nin 5 yıllık önerisi de Cumhur İttifakı arasında yapılan uzlaşı ile denetimli serbestliğin 3 yıla indirilmiş oldu.

Ayrıca yine MHP’nin önerisi ile istisna suçlar arasında daha önce yer bulan, Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma ile Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçu da kapsam içine alındı.

Bu suçu işleyenler de indirimden yararlanacak.

Yapılan bir diğer yeni düzenleme ile örgüt lideri olmamak kaydıyla 60 yaşından büyük hasta her mahkum denetimli serbestlikten yararlanacak ve bu kişilere 4 yıl olarak uygulanacak.

Ayrıca yargılamada reform yapılarak evde infaz uygulamasına geçilecek ve yaşlılar ile hamileler cezalarını evlerinde çekebilecek.

Pakette daha önce yer alması beklenen bazı maddeler de ayıklandı; Terörle Mücadele Yasası’nın 7’nci maddesinin 2. fıkrasında yer bulan terör örgütlerini övme suçuna ilişkin cezaların da temyize götürülmesine olanak sağlayan düzenleme paketten çıkarıldı.

Kapsam içine alınmayan mükerrer suçlara ilişkin indirim oranı da tüm eleştirilere karşın düzenlemede aynı kaldı.

İNDİRİM NASIL HESAPLANACAK

Adalet Bakanlığı ve AK Parti’nin üzerinde çalıştığı üçüncü yargı paketi, Covid-19 salgını nedeniyle hızlandırıldı.

Kapasitesinin 100 bin üzerine çıkan cezaevlerinde boşalmayı sağlamak amacıyla infaz kurumunda kalma süresini indirmeyi hedefleyen düzenleme üzerinde Cumhur İttifakı bileşenleri AK Parti ve MHP dün itibarıyla uzlaştı.

MHP’nin daha önce getirip, AK Parti soğuk baktığı için geri çektiği cezadan infaz hükümlerine göre, çekmeleri gereken toplam ceza süresinden 5 yıl indirilmesini öngören öneri pakette farklı şekilde düzenlendi.

Bu kapsamda mevcut yasada infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreden 2/3 oranında yapılan indirim, ½’ye yükseltildi.

Mevcut kanunda 1 yıl olan denetimli serbestlik süresi de MHP’nin önerisi dikkate alınarak 1 Mart 2020’den önceki cezalarda 3 yıl uygulanacak.

1 Mart 2020 sonrası suçlarda ise bir kişinin infaz kurumunda geçirmesi gereken süresinin ½’si düştükten sonra, geri kalan cezasının 1/5’i denetimli serbestlik olarak düşülecek, 4/5 hapiste kalacak.

Örneğin 1 Mart 2020 öncesi hüküm almış kişinin infaz kurumunda geçirmesi gereken süre 6 yıl ise cezası önce yarıya indirilip 3 yıla düşecek, 3 yıl da denetimli serbestlik olduğu için hapisten salınacak.

Bu kişi 1 Mart 2020 sonrası hüküm almışsa, 6 yıl yarıya inecek, kalan 3 yılın 1/5’i olan 7 ay 6 gün denetimli serbestlik olarak inecek; 2 yıl 4 ay 24 gün hapis yatacak.

Veya 20 yıl cezası olan mahkum eğer1 Mart 2020’den önce hüküm almışsa, infaz kurumunda kalması gereken süreden ½ oranında indirilecek, ceza 10 yıla inecek; bundan da 3 yıl denetimli serbestlik düşülecek ve yatması gereken süre 2 yıla inecek.

Bu tarihten sonraki suçlarda ise denetimli serbestlik 1/5 olarak uygulanacak.

Buna göre 20 yıl ceza alan kişinin cezası ½ indirilip 10 yıla düşecek, bunun denetimli serbestlik için getirilen 1/5’i olan 2 yıl düşülecek, 8 yıl hapiste kalacak.

HER SUÇLU CEZAEVİNİ GÖRECEK

Düzenlemenin bu hale gelmesindeki amaç, mahkeme kapısından salıverilme olayına son vermeyi amaçlıyor.

Buna göre diyelim ki bir kişi bir ay bile hapis alsa cezaevinde kalacak; önce cezası ½ oranında düşürülüp 15 güne inecek, bunun da 1/5’i olan 3 gün denetimli serbestlik olarak uygulanacak ve 12 gün hapis yatacak.

Oysa daha önce bir yıldan az ceza alanların hepsi paraya çevriliyor ve hapishane yüzü görmeden mahkeme kapısından ayrılıyordu.

İYİ HAL İÇİN DE YENİ DÜZENLEME

Paket iyi hale ilişkin de düzenleme getiriyor.

Daha önce mahkeme sırasında eğer adli, ancak iyi hal uygulamasını baştan indirilmek yerine, 6 aylık denetimler sonucu yerine getirilecek.

Bu amaçla kurulan ancak çalışmayan infaz hakimlikleri kapsama alınacak, ayrıca Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun “dışarıda yeniden suç işlemeye yatkınlığını içeren” raporları da iyi hal için geçerli olacak.

Daha yargılama safhasında adli ve idare disiplinsizliği yoktur diye iyi hal indirimi uygulanmayacak.

HAMİLE VE 60 YAŞ ÜSTÜNE EV HAPSİ

Düzenleme reform niteliğinde bazı yeni düzenlemeleri de getiriyor.

En yeni düzenleme de terör örgütü yönetici olmamak kaydıyla 60 yaş üstünde bakıma muhtaç durumda olan veya sürekli hastalığı bulunanlar tam teşekküllü hastaneden rapor almak kaydıyla cezalarını evlerinde çekebilecek, bu kişiler için denetimli serbestlik bir defaya mahsus olmak üzere 4 yıl uygulanacak.

Ayrıca 65 yaş için 1 yıl, 70 yaş için 2 yıl, 75 yaş üstü ve hamileler için 4 yıla kadar kalan cezanın evde çekmesi hükmü de getirildi.

Eğer cezasının bitmesine 4 yıl kalmış ve 75 yaşına ulaşmış ise infaz süresini evinde tamamlayacak.

Bunun için elektronik kelepçe yöntemi uygulanacak.

Bir yeni düzenleme de infazın geriye bırakılmasına ilişkin; mahkumiyeti 10 yılın altında ise 6 ay infaza ara verilebiliyordu, bu süre bir yıla çıkacak.

KAPSAM DIŞI SUÇLAR:

Paket ile getirilen infaz indiriminden yararlanamayacak suçlar ise şöyle:

“Terör suçları, örgütlü terör suçları, kasten adam öldürme, cinsel istismar, kadına ve çocuğa şiddet, soykırım suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, insan üzerinde deney suçu, organ ve doku ticareti, reşit olmayana cinsel istismar, çocukların cinsel istismarı suçu, devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik fiiller, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs, TCK’nın 76’ncı maddesinde düzenlenen (Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, eziyet veya köleleştirme, kişi hürriyetinden yoksun kılma, bilimsel deneylere tabi kılma, zorla hamile bırakma, zorla fuhşa sevk etme) suçların tamamı her türlü eziyet, işkence, Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve Orman Kanunu’na aykırı suçlar…”

Hukukçular: İnfaz paketine terör suçundan yargılananlar da alınmalı, ayrım yapılmamalı

Gündem

Türkiye’de hayatını kaybeden kişi sayısı 812’ye vaka sayısı 38 bin 226’ya yükseldi

Koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişi daha hayatını kaybetti. 24 bin 900 test sonuçlarından 4 bin 117’sinin enfekte olduğu öğrenildi.

BOLD-Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama da yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişinin hayatını kaybettiği ve toplam vefat sayısının 812’ye çıktığını belirtildi.

Yapılan müdehaleler sonucunda 264 kişinin iyileştiği ifade edilen açıklamada son 24 saat içersinde 4 bin 117 kişinin koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıktığı aktarıldı. Toplam vaka sayısının 38 bin 226’ya tırmandığı vurgulandı.

Sağlık Bakanı Koca yaptığı paylaşımda “Hastalarımızdan 264’ü daha iyileşti. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımızdaki artış hızı düşme eğiliminde. Başarımız izolasyona bağlı. Virüs, gücünü temas ortamından alıyor. Virüse bu fırsatı tanımayalım. Evde kalalım” uyarısında bulundu.

İstanbul Tabip Odası: Enfekte olan hekim sayısı bini aştı!

Okumaya devam et

Gündem

Karantinadan kaçanlar, GSM ile takip edilecek

Korona ile mücadele için hazırlanan ‘Pandemi İzolasyon Takip Projesi’ne göre evde izole kişiler dışarı çıkarsa telefonlarına uyarı mesajı gelecek. Kendileri ile hemen irtibat kurulup yerlerine dönmeleri istenecek.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı ‘Pandemi İzolasyon Takip Projesi’nin ayrıntılarına ilişkin açıklama yaptı.

SAĞLIK BAKANLIĞI VE GSM OPERATÖRLERİ İŞİN İÇİNDE

Proje için kanuni yetki çerçevesinde gerekli izinler alınarak Sağlık Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ile tüm GSM operatörlerinin uygulamaya alındığı açıklandı.

Özellikle pozitif vakaların, kendilerinin, yakınlarının ve bütün toplumun sağlığı için gerekli izolasyon kuralına uyup uymadıklarının takibi planlanıyor.

YOL KONTROLÜ YAPAN POLİSLER İHLAL SORGULAMASI YAPABİLECEK

İletişim Başkanlığı’nın konuyla ilgili açıklamasında şu noktalar öne çıktı:

Risk sebebiyle evde izolasyon altında bulunması gereken kişiler evi terk ederse, telefonlarına uyarı mesajı gelecek. Otomatik çağrı teknolojisi ile anında iletişime geçilecek ve geri dönmeleri istenecek. Uyarıya riayet etmeyip ihlali sürdürenler ilgili emniyet birimleriyle paylaşılacak, gerekli idari önlem ve yaptırım uygulanması sağlanacak. Yol kontrolü yapan emniyet ekipleri, kişinin bilgilerini sorgulayarak izolasyon ihlali yapıp yapmadığını öğrenebilecek.

VERİLER RİSKİN SONA ERDİĞİ TARİHTE İMHA EDİLECEK SÖZÜ

Karantina altındakilerin ve bölgelerin hareketliliği gözlemlenebilecek, salgının yayılmasının bu yolla önüne geçilecek.

Proje kapsamında elde edilen veriler, salgınla mücadele dışında hiçbir amaçla kullanılmayacak ve salgın riski sona erdiği tarihte imha edilecek. Verilerin başka amaçla kullanılamaması devlet güvencesinde ve sistemin güvenliği sıkı şekilde kontrol edilecek.

Katar uçakları Türkiye’ye ne taşıyor? Turhan Bozkurt yorumladı

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul Tabip Odası: Enfekte olan hekim sayısı bini aştı!

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, sahadan aldıkları bilgilere göre İstanbul’da Koronavirüs’ten enfekte olan sağlık çalışanı ve hekim sayısının bini geçtiğini açıkladı.

BOLD-Geçen hafta Bilim Kurulu Toplanıtısı sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye genelinde enfekte sağlık çalışanı sayısının 601 olduğunu söylemişti.

Sağlık Bakanlığı’nın ayrıntılı verileri kamuoyu ile paylaşmamasını eleştiren İstanbul Tabip Odası’ndan yapılan açıklamada, “Pandemiye karşı yersiz, yanlış, hatalı politikalarınızın, başarısızlığınız apaçık ortadayken ‘başarı hikayesi yazma’ çabalarınızın kurbanı olmak istemiyoruz! Hayatlarımız politikalarınızdan değerlidir!” ifadesine yer verildi.

İstanbul Tabip Odası’ndan yapılan açıklama şöyle:

Covid-19 pandemisi ne yazık ki yüzlerce insanımızı hayattan kopararak devam ediyor.

Baştan beri ısrarla talep etmemize rağmen Sağlık Bakanlığı pandemiyle ilgili ayrıntılı verileri kamuoyuyla paylaşmamakta ısrar ediyor. Türkiye’deki vakaların yüzde 56’sının İstanbul’da olduğunu, İstanbul’un göz göre göre nasıl vahim bir duruma sürüklendiğini ancak 1 Nisan tarihinde öğrenebildik.

BAKANLIK SADECE POZİTİF VAKALARI AÇIKLIYOR

Dünya ve Türkiye tıbbı bu süreçte Covid-19 teşhis ve tedavisinde sadece PCR testine dayanarak karar verilemeyeceğini çoktan öğrendi. Oysa Sağlık Bakanlığı sadece, hala daha yeterli sayıda yapılmayan PCR testlerinde pozitif çıkan vakalarla ilgili rakamları açıklıyor. Yapılan açıklamalarda toplam test, vaka, vefat, yoğun bakımda yatan hasta, entübe hasta sayıları verilirken hastanelerde Covid-19 teşhisiyle tedavi edilen hasta sayıları bile açıklanmıyor. Bu arada test yapıl(a)madan ya da test sonucu pozitif gelmeden hayatını kaybeden hastalara istatistiklerde yer verilmiyor. (Oysa Dünya Sağlık Örgütü COVID-19 pandemisi sırasında ölüm kayıtları için “U07.1: COVID-19, virüs tanımlanmış (laboratuvar testi (PCR) ile kesinleştirilmiş olgular”) ve “U07.2: COVID-19, virüs tanımlanmamış” şeklinde iki farklı uluslararası kod önermektedir.)

VEFAT SAYILARI DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR

Netice itibarıyla, Covid-19 vaka ve vefat sayılarını olduğundan çok daha düşük gösteren bu yaklaşıma karşı İstanbul Tabip Odası olarak sahadan topladığımız verilerle gerçek tabloyu raporlaştırıyor ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Covid-19 vakalarının yüzde 80’inin hastalığı semptomsuz olarak ya da ayakta geçirdiğini, ancak yüzde 20’sinin hastaneye yatırıldığını dünya ve ülke deneyimlerimizden biliyoruz.

İSTANBUL’DA COVİD-19’LU SAĞLIK ÇALIŞANI SAYISI BİNİ GEÇTİ

İstanbul’da Covid-19 teşhisiyle hastanelerde takip ve tedavi edilen hastaların sayısı çoktan binleri geçti. (İstanbul’da 45 gün içinde iki hastanenin yapılacağının açıklanması da durumun vahametini gösteriyor.) Hastanelerimiz Covid-19’lu hastalarla dolup taşıyor, artık aynı odada iki hasta birlikte yatırılmak zorunda kalınıyor. İstanbul’da eskiden bu yana çok sıkıntılı olan yoğun bakım yataklarıyla ilgili sıkıntı da hızla kendini gösteriyor.

Öte yandan Sağlık Bakanı 1 Nisan 2020 tarihindeki basın toplantısında Türkiye’de Covid-19’lu sağlık çalışanı sayısını 601 olarak açıkladı. (Sonraki açıklamalarında yeni bilgiye yer vermedi.) Oysa bizim sahadan topladığımız bilgiler sadece İstanbul’daki Covid-19’lu hekim, sağlık çalışanı sayısının çoktan 1.000’i geçtiğini gösteriyor.

KURBAN OLMAK İSTEMİYORUZ

Daha önceki raporlarımızda açıkladığımız gibi, Covid-19 pandemisi göz göre göre gelmesine rağmen maske, önlük, eldiven gibi gerekli kişisel koruyucu malzemelerin bile yerinde ve yeterli miktarda temin edilmemesi, triyaj uygulamasının birçok sağlık kurumunda yapılmaması, sağlık çalışanlarının sağlığını koruyucu tedbirlerin -başta düzenli test yapılması olmak üzere- alınmaması; kısacası İstanbul’daki sağlık kurumlarında gerekli hazırlığın zamanında yapılmamış olmasının bedelini ne yazık ki hekimler, sağlık çalışanları ödüyor. Salgınlara karşı mücadelede en önemli faktörün hızlı davranmak olduğu bilindiği halde Sağlık Bakanlığı yöneticilerinin yapılması gerekenleri haftalarca gecikmeyle yapmaları ise tabloyu kurtarmıyor.

Pandemiye karşı yersiz, yanlış, hatalı politikalarınızın, başarısızlığınız apaçık ortadayken ‘başarı hikayesi yazma’ çabalarınızın kurbanı olmak istemiyoruz!

Hayatlarımız politikalarınızdan değerlidir!

Cezaevinde koronadan babasını kaybeden Ferhat Yeter: Ders çıkarılsın!

Okumaya devam et

Popular