Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Mete Yarar’ın profesörü isyan ettiren virüs tartışması: ‘Özgüvene bakar mısınız!’

Mete Yarar’la gazeteci Deniz Zeyrek’in koronavirüs ile sars virüsünün yüzeyde yaşama süresi konusunda canlı yayındaki tartışması doktor Oktay Banlı’nın tepkisini çekti.

BOLD- Gazeteci Deniz Zeyrek ile emekli asker Mete Yarar, dün akşam Habertürk ekranlarında koronavirüsü tartıştı. Yine Çin’de 2002 yılında ortaya çıkan ve binlerce insanı etkileyen sars virüsü ile koronavirüsü karşılaştıran Mete Yarar ile Zeyrek arasında tartışma çıktı. Zeyrek ve Yarar sars ile koronavirüsün yüzeyde yaşama süreleri konusunda anlaşamadı. İkilinin anlaşamadıkları ve sert tartışmaların yaşandığı konu yüzünden sunucu Veyis Ateş söz alarak tarafları sakinleştirmeye çalıştı.

‘BOŞUNA OKUMUŞUZ’

Tartışmaya Genel Cerrahi Uzmanı Profesör Doktor Oktay Banlı sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Banlı ‘Boşuna tıp okumuşuz’ diyerek eleştirdiği ikili hakkında şu ifadeleri kullandı, ”Mete Yarar’la Deniz Zeyrek sars virüsüyle koronavirüsün yüzeyde yaşama süresini tartışıyor. Aynı yüzler her konuda bilgileri var. Boşuna tıp okumuşuz, boşuna bu kariyer için bir ömür vermişiz. Viroloji uzmanı olmuş gazeteciler güvenlikçiler. Özgüvene bakar mısınız!”

 

 

İddialar doğruysa bu imam Bayburt’u yakacak

Okumaya devam et
Reklamlar

Medya

Ayasofya ve AKP’nin barutu: “Bunların hepsi tezgâh…”

Karar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Kiras, AKP içindeki Ayasoyfa’nın yeniden ibadete açılması tartışmasını yorumladı. Kiras, “Ayasofya’nın ibadete açılmasının yeniden gündeme getirilmesi AKP’nin barutunun bittiğinin ilanıdır” ifadesini kullandı.

BOLD – Kiras, “Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek” başlıklı yazısında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla ilgili çalışma yapılması talimatını değerlendirdi.

AKP’yi ekonomik sorunlara çözüm bulmak yerine kimlik siyaseti yapmakla eleştiren Kiras, “Yıllar boyunca kimlik siyaseti karşısında hizmet siyaseti yapmakla övünen ama son yıllarda yönetme zaafının yol açtığı yönetim krizine çare bulamayan iktidar partisi açısından ise gelinen nokta “barut tükendi” ilanıdır” dedi.

Kiras, Erdoğan’ın ‘Ayasofya’yı cami yapalım’ diyenlere söylediği “Önce Sultanahmet’i bir doldurun… Bu işin siyasi boyutu var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, Ayasofya’yı dolduralım diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgâh…” sözlerini hatırlattı.

Kiras, yazısında şunları kaydetti:

AYASOFYA’NIN İHTİYAT AKÇASI MUAMELESİ GÖRMESİ…

“Ne yazık ki iktidar işsizlik için, enflasyon için, tarımdaki veya dış politikadaki sorunlar için ve bir bütün olarak yaşanan yönetim krizi için anlamlı bir çözüm iddiası ortaya koyamıyor. Bu alanlarda özellikle son birkaç yılda dile getirilen iddialar da boş çıktığı için telaffuz edilen çözüm önerilerinin ciddiye alınma ihtimali de iyice azaldı. Bunun üzerine AK Parti birçok başka sahada olduğu gibi vaktiyle başkalarında eleştirdiği bir pozisyona çekildi. “Biz hizmet yapıyoruz ve yaptığımız hizmetin karşılığı olarak vatandaştan destek alıyoruz”, diyordu AK Partililer, “Ama muhaliflerimiz kimlik üzerinden, sembolik ve manevi değerler üzerinden siyaset yapıyorlar. Dolayısıyla şu anda oturup konuşmamız gereken konu iktidarın gündeme getirdiği “Ayasofya’nın statüsü” değildir, tam aksine bu konunun neden şimdi gündeme geldiğidir. Tam da “erken seçim” veya “baskın seçim” konuları tartışılırken bu meselenin gündeme getirilmesinin gönüllerde uyandırdığı rahatsızlıktır. Bu toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan muhafazakâr, dindar, milliyetçi kitlelerin nesillerdir “milli/İslami kimliğimizin dirilişinin sembolü” olarak benimsedikleri Ayasofya’nın adının seçimle birlikte anılıyor olması karşısında hissettikleri derin hayal kırıklığıdır. Ayasofya’nın zor günde bozdurulan “ihtiyat akçası” muamelesi görmesidir.

Yıllar boyunca kimlik siyaseti karşısında hizmet siyaseti yapmakla övünen ama son yıllarda yönetme zaafının yol açtığı yönetim krizine çare bulamayan iktidar partisi açısından ise gelinen nokta “barut tükendi” ilanıdır. “

KONDA: AKP çözülüyor! Oy oranı yüzde 45’ten 30’lara düştü

Okumaya devam et

Medya

Metin Uca’ya 24 Haziran cezası: 1 yıl 2 ay 17 gün hapis

Gazeteci Metin Uca’ya, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde, Anadolu Ajansı’nın önceden açıkladığı verilerle sonuçların uyuşmasına dair paylaşımı sebebiyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi.

BOLD – Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdürü Şenol Kazancı ve Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya’nın Metin Uca aleyhine açtığı davada, İstanbul 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Uca’ya ‘görevli memura görevi nedeniyle hakaret’ suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. Mahkeme, ilgili sosyal medya paylaşımının ‘ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını’ savundu. Mesajın, ‘aleni ortamda yapıldığı’ ve ‘birden fazla kişiye yönelik olduğu’ gerekçesiyle ceza artırımına gitti.

ALGI OPERASYONUNA TEPKİ İÇİN MESAJ ATTIM

Gazeteci Uca ise savunmasında kendisine yöneltilen suçu reddedip şunları söyledi: “24 Haziran seçimlerinden önce rastlantısal olarak seçim sonuçlarıyla örtüşecek şekilde seçim sonuçları ekrana yansıdı. O dönemde hazırlık çalışması olduğu söyledi. Ancak seçim gecesi sonuçların ekrana yansıyan yüzdelerle aynı olduğunu görünce ben de ilk tweeti attım. Burada amacım algı operasyonuna tepkimi dile getirmek ve sandık başında görevli olanların sandık başından ayrılmalarını engellemekti.”

Meral Akşener: Enis Berberoğlu’ndan terörist çıkmaz

Okumaya devam et

Medya

AYM’den gazeteci Acar’a 30 bin lira manevi tazminat!

15 Temmuz’dan sonra tutuklanan Gazeteci Cihan Acar’ın 31 Mart 2017’de ikinci kez tutuklanmasına AYM, hak ihlali kararı verdi.  

BOLD – Cemaat soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan 17 gazeteciden Cihan Acar, 1 Mart 2017’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ilk duruşma tahliye edilmiş ancak tahliyeye yapılan itiraz sonucu cezaevi çıkışında, “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” iddiasıyla tekrar gözaltına alınıp tutuklanmıştı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ikinci iddianame nedeniyle cezaevi çıkışında yeniden tutuklanan 17 gazeteci, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde bir hafta gözaltında kaldıktan sonra yeniden tutuklanmıştı.  

17 gazeteci ile birlikte Cihan Acar haklarında açılan “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlamasından beraat etmişti. İkinci kez tutuklanmalarına neden olan suçlama da hak ihlali yaşandığı gerekçesiyle Cihan Acar, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.  

AYM, Cihan Acar’ın başvurusunu değerlendirerek “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal” kararı verdi.  

Türkiye’deki ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip eden expressioninterrupted.com sitesindeki habere göre, Acar’ın ikinci kez tutuklanmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlâl ettiğine oy çokluğuyla karar veren AYM, Acar’a 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. AYM, Acar’ın başvurusundaki diğer iddiaları ise oy birliğiyle reddetti. 

Başvuruyu 22 Şubat 2020 tarihinde yaptığı toplantıda inceleyen AYM Birinci Bölümü, 27 Şubat 2020 tarihli kararında Acar’ın yeniden tutuklanmasının hak ihlâli olduğuna hükmetti. Oy çokluğuyla alınan kararda iki üye yargıç karşı oy kullandı. 

2018 yılında “terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilen gazeteci Cihan Acar’ın dosyası Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı. 18 Ağustos 2018’deki karar duruşmasında tahliye olan Acar, tutuklu kaldığı sürenin düşülmesiyle 2 yıl daha cezaevinde kalacak.  

Af yasasıyla tahliye olan Alaattin Çakıcı’dan Bahçeli’ye iadeiziyaret!

Okumaya devam et

Popular