Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Netflix Türkiye Dünya Savaşı Z filminde “İsrail” kelimesini sansürledi

Başrolünde Brad Pitt’in yer aldığı Dünya Savaşı Z filminin Netflix’teki Türkçe dublajında “İsrail” kelimesinin sansürlendi. Film dünyayı mahveden salgın hakkında.

BOLD– En iyi salgın filmlerinden biri olan ve koronavirüsten dolayı bu günlerde yeniden çok izlenen Dünya Savaşı Z filmi daha önce birçok kez TV’lerde yayınlandı. Fakat Netflix’teki Türkçe dublajda bir değişiklik hemen dikkat çekiyor.


İSRAİL YERİNE ORTADOĞU

Dünya Savaşı Z salgın filmlerinin en iyilerinden. Tayvan’dan tüm dünyaya yayılan ve insanları saldırganlaştıran bir virüse karşı verilen mücadeleyi anlatan filmde Brad Pitt, BM için çalışan bir saha müfettişi olan Gerry Lane rolünde.

Salgının korkunç bir hızla yayılması üzerine müfettiş Lane, “sıfır noktası” olan Tayvan’a gider. Oradaki bir üste bulunan Amerikan askerlerinin de yardımıyla ilk vakalardan birine tanık olan eski bir CIA ajanını sorgular. Silah kaçakçılığı dolayısıyla tutuklu olan eski ajan müfettişe bilgi verirken “Neden İsrail kazanıyor?” diye sorar. İkili arasında bunun üzerine bir konuşma geçer. Ancak, Netflix’teki Türkçe dublajda bu konuşma şöyle veriliyor:

Eski CIA ajanı: Bu salgını durdurabilmek için neden hastalığa yakalananları yakmak gerekiyor? Neden yakıp kül etmen gerekiyor? Neden veba gibi yayılıyor? Ortadoğu neden kazanıyor?
BM araştırmacısı Gerry Lane : Ortadoğu nasıl kazanıyor?
Eski CIA ajanı: Bütün o bölgeyi kapattılar. Zombiler insanoğluna saldırmadan önce. Önce öğrenen önce davranır.
Gerry Lane: Orada iki bin yıldır surlar inşa ediliyor
Gerry Lane: Evet doğru ama binlerce yılın işi, tesadüfen bir hafta önce mi bitti? Mükemmel bir zamanlama. Cevap mı istiyorsun, Jurgen Warmbrunn. Ortadoğu’da görmek isteyeceğin kişi odur.

Gerry Lane bu konuşmadan sonra adamlarına dönüp ‘‘Ortadoğu’ya gidiyoruz’’ diyor.

Atarot Airport

Gerry Lane ve ekibi İsrail semalarında kuleye seslenirken ‘Ortadoğu Kule’ diyerek Kudüs havalimanı kuleden iniş izni istiyor ve Mossad’dan Jurgen Warmbrunn’la görüşmek istediğini belirtiyor.

Oysa havalimanına inildiğinde ekranın sağ altında burasının Kudüs’teki Ararot havalimanın olduğuna dair bir bilgilendirici yazı beliriyor.

Helikopter sahnelerinde geçilince de bu kentin Jarussalem – Kudüs olduğu belirtiliyor ve de bolca İsrail bayrağı gösteriliyor.

ONUNCU ADAM?
Sonrasında Mossad ofisindeki sahne başlıyor ve burada G.Lane yine o ünlü soruyu soruyor: Ortadoğu nereden biliyordu? Daha sonra Jurgen Warmbrunn, İsrail’in inşa ettiği dev surların kontrol kapılarını gösterdiği sahne geliyor ve burada da iki kez ‘‘İsrail’e güvenli giriş kapıları’’ yerine ‘‘Ortadoğu’ya güvenli giriş kapıları’’ ibaresi kullanılıyor.

Jurgen Warmbrunn burada G.Lane’e İsraillilerin “Onuncu Adam” uygulamasından bahsediyor. Buna göre on kişilik bir heyette onuncu adamın görevi en imkansız görünen seçeneği araştırmaktır. Onuncu adam, salgınla ilgili söylentiler ilk çıktığında “zombie” olasılığını mümkün kabul edip araştırmış ve bunun sonunda güvenlik tedbirleri aldırmıştır.

ALT YAZIDA DA İSRAİL DENİYOR
Netflix platformunda aynı filmi altyazılı izlemek isterseniz orada da ‘İsrail’in alenen kullanıldığını görüyorsunuz. Filmin Türkçe dublajında İsrail’den neden sürekli ‘Ortadoğu’ şeklinde bahsedildiğini anlamak zor. Zira film yapımcıları İngilizce orjinalinde açık açık ‘İsrail’ ifadelerini, İsrail bayraklarını, Kudüsteki havalimanının adını, gidilen kentin Jarussalem – Kudüs olduğunu hiç saklamamış, her yerde açıkça kullanmış.

Koronavirüsün yaygın bir paranoyaya yol açtığı, virüsün laboratuvarda üretildiğine dair komplo teorilerinin havadalarda uçuştuğu bugünlerde İsrail’e yönelik bir tepkiden de çekinilmiş olabilir.

Gündem

Türkiye’de hayatını kaybeden kişi sayısı 812’ye vaka sayısı 38 bin 226’ya yükseldi

Koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişi daha hayatını kaybetti. 24 bin 900 test sonuçlarından 4 bin 117’sinin enfekte olduğu öğrenildi.

BOLD-Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama da yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişinin hayatını kaybettiği ve toplam vefat sayısının 812’ye çıktığını belirtildi.

Yapılan müdehaleler sonucunda 264 kişinin iyileştiği ifade edilen açıklamada son 24 saat içersinde 4 bin 117 kişinin koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıktığı aktarıldı. Toplam vaka sayısının 38 bin 226’ya tırmandığı vurgulandı.

Sağlık Bakanı Koca yaptığı paylaşımda “Hastalarımızdan 264’ü daha iyileşti. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımızdaki artış hızı düşme eğiliminde. Başarımız izolasyona bağlı. Virüs, gücünü temas ortamından alıyor. Virüse bu fırsatı tanımayalım. Evde kalalım” uyarısında bulundu.

İstanbul Tabip Odası: Enfekte olan hekim sayısı bini aştı!

Okumaya devam et

Gündem

Karantinadan kaçanlar, GSM ile takip edilecek

Korona ile mücadele için hazırlanan ‘Pandemi İzolasyon Takip Projesi’ne göre evde izole kişiler dışarı çıkarsa telefonlarına uyarı mesajı gelecek. Kendileri ile hemen irtibat kurulup yerlerine dönmeleri istenecek.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı ‘Pandemi İzolasyon Takip Projesi’nin ayrıntılarına ilişkin açıklama yaptı.

SAĞLIK BAKANLIĞI VE GSM OPERATÖRLERİ İŞİN İÇİNDE

Proje için kanuni yetki çerçevesinde gerekli izinler alınarak Sağlık Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ile tüm GSM operatörlerinin uygulamaya alındığı açıklandı.

Özellikle pozitif vakaların, kendilerinin, yakınlarının ve bütün toplumun sağlığı için gerekli izolasyon kuralına uyup uymadıklarının takibi planlanıyor.

YOL KONTROLÜ YAPAN POLİSLER İHLAL SORGULAMASI YAPABİLECEK

İletişim Başkanlığı’nın konuyla ilgili açıklamasında şu noktalar öne çıktı:

Risk sebebiyle evde izolasyon altında bulunması gereken kişiler evi terk ederse, telefonlarına uyarı mesajı gelecek. Otomatik çağrı teknolojisi ile anında iletişime geçilecek ve geri dönmeleri istenecek. Uyarıya riayet etmeyip ihlali sürdürenler ilgili emniyet birimleriyle paylaşılacak, gerekli idari önlem ve yaptırım uygulanması sağlanacak. Yol kontrolü yapan emniyet ekipleri, kişinin bilgilerini sorgulayarak izolasyon ihlali yapıp yapmadığını öğrenebilecek.

VERİLER RİSKİN SONA ERDİĞİ TARİHTE İMHA EDİLECEK SÖZÜ

Karantina altındakilerin ve bölgelerin hareketliliği gözlemlenebilecek, salgının yayılmasının bu yolla önüne geçilecek.

Proje kapsamında elde edilen veriler, salgınla mücadele dışında hiçbir amaçla kullanılmayacak ve salgın riski sona erdiği tarihte imha edilecek. Verilerin başka amaçla kullanılamaması devlet güvencesinde ve sistemin güvenliği sıkı şekilde kontrol edilecek.

Katar uçakları Türkiye’ye ne taşıyor? Turhan Bozkurt yorumladı

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul Tabip Odası: Enfekte olan hekim sayısı bini aştı!

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, sahadan aldıkları bilgilere göre İstanbul’da Koronavirüs’ten enfekte olan sağlık çalışanı ve hekim sayısının bini geçtiğini açıkladı.

BOLD-Geçen hafta Bilim Kurulu Toplanıtısı sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye genelinde enfekte sağlık çalışanı sayısının 601 olduğunu söylemişti.

Sağlık Bakanlığı’nın ayrıntılı verileri kamuoyu ile paylaşmamasını eleştiren İstanbul Tabip Odası’ndan yapılan açıklamada, “Pandemiye karşı yersiz, yanlış, hatalı politikalarınızın, başarısızlığınız apaçık ortadayken ‘başarı hikayesi yazma’ çabalarınızın kurbanı olmak istemiyoruz! Hayatlarımız politikalarınızdan değerlidir!” ifadesine yer verildi.

İstanbul Tabip Odası’ndan yapılan açıklama şöyle:

Covid-19 pandemisi ne yazık ki yüzlerce insanımızı hayattan kopararak devam ediyor.

Baştan beri ısrarla talep etmemize rağmen Sağlık Bakanlığı pandemiyle ilgili ayrıntılı verileri kamuoyuyla paylaşmamakta ısrar ediyor. Türkiye’deki vakaların yüzde 56’sının İstanbul’da olduğunu, İstanbul’un göz göre göre nasıl vahim bir duruma sürüklendiğini ancak 1 Nisan tarihinde öğrenebildik.

BAKANLIK SADECE POZİTİF VAKALARI AÇIKLIYOR

Dünya ve Türkiye tıbbı bu süreçte Covid-19 teşhis ve tedavisinde sadece PCR testine dayanarak karar verilemeyeceğini çoktan öğrendi. Oysa Sağlık Bakanlığı sadece, hala daha yeterli sayıda yapılmayan PCR testlerinde pozitif çıkan vakalarla ilgili rakamları açıklıyor. Yapılan açıklamalarda toplam test, vaka, vefat, yoğun bakımda yatan hasta, entübe hasta sayıları verilirken hastanelerde Covid-19 teşhisiyle tedavi edilen hasta sayıları bile açıklanmıyor. Bu arada test yapıl(a)madan ya da test sonucu pozitif gelmeden hayatını kaybeden hastalara istatistiklerde yer verilmiyor. (Oysa Dünya Sağlık Örgütü COVID-19 pandemisi sırasında ölüm kayıtları için “U07.1: COVID-19, virüs tanımlanmış (laboratuvar testi (PCR) ile kesinleştirilmiş olgular”) ve “U07.2: COVID-19, virüs tanımlanmamış” şeklinde iki farklı uluslararası kod önermektedir.)

VEFAT SAYILARI DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR

Netice itibarıyla, Covid-19 vaka ve vefat sayılarını olduğundan çok daha düşük gösteren bu yaklaşıma karşı İstanbul Tabip Odası olarak sahadan topladığımız verilerle gerçek tabloyu raporlaştırıyor ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Covid-19 vakalarının yüzde 80’inin hastalığı semptomsuz olarak ya da ayakta geçirdiğini, ancak yüzde 20’sinin hastaneye yatırıldığını dünya ve ülke deneyimlerimizden biliyoruz.

İSTANBUL’DA COVİD-19’LU SAĞLIK ÇALIŞANI SAYISI BİNİ GEÇTİ

İstanbul’da Covid-19 teşhisiyle hastanelerde takip ve tedavi edilen hastaların sayısı çoktan binleri geçti. (İstanbul’da 45 gün içinde iki hastanenin yapılacağının açıklanması da durumun vahametini gösteriyor.) Hastanelerimiz Covid-19’lu hastalarla dolup taşıyor, artık aynı odada iki hasta birlikte yatırılmak zorunda kalınıyor. İstanbul’da eskiden bu yana çok sıkıntılı olan yoğun bakım yataklarıyla ilgili sıkıntı da hızla kendini gösteriyor.

Öte yandan Sağlık Bakanı 1 Nisan 2020 tarihindeki basın toplantısında Türkiye’de Covid-19’lu sağlık çalışanı sayısını 601 olarak açıkladı. (Sonraki açıklamalarında yeni bilgiye yer vermedi.) Oysa bizim sahadan topladığımız bilgiler sadece İstanbul’daki Covid-19’lu hekim, sağlık çalışanı sayısının çoktan 1.000’i geçtiğini gösteriyor.

KURBAN OLMAK İSTEMİYORUZ

Daha önceki raporlarımızda açıkladığımız gibi, Covid-19 pandemisi göz göre göre gelmesine rağmen maske, önlük, eldiven gibi gerekli kişisel koruyucu malzemelerin bile yerinde ve yeterli miktarda temin edilmemesi, triyaj uygulamasının birçok sağlık kurumunda yapılmaması, sağlık çalışanlarının sağlığını koruyucu tedbirlerin -başta düzenli test yapılması olmak üzere- alınmaması; kısacası İstanbul’daki sağlık kurumlarında gerekli hazırlığın zamanında yapılmamış olmasının bedelini ne yazık ki hekimler, sağlık çalışanları ödüyor. Salgınlara karşı mücadelede en önemli faktörün hızlı davranmak olduğu bilindiği halde Sağlık Bakanlığı yöneticilerinin yapılması gerekenleri haftalarca gecikmeyle yapmaları ise tabloyu kurtarmıyor.

Pandemiye karşı yersiz, yanlış, hatalı politikalarınızın, başarısızlığınız apaçık ortadayken ‘başarı hikayesi yazma’ çabalarınızın kurbanı olmak istemiyoruz!

Hayatlarımız politikalarınızdan değerlidir!

Cezaevinde koronadan babasını kaybeden Ferhat Yeter: Ders çıkarılsın!

Okumaya devam et

Popular