Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Dört tıp öğrencisi iki aydır Elazığ’da tutuklu: Terörist damgası vurdular

Türkiye koronavirüsle mücadele ederken KHK ile ihraç edilen sağlık emekçileri, hemşireler, acil tıp teknisyenleri ve mezun olmak üzere olan tıp öğrencileri cezaevinde tutuluyor. İşte terörist yaftası yapıştırılan 4 tıp öğrencisinin hikayesi…

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 18 Ocak 2020’de gözaltına alınıp, Elazığ depreminin olduğu gün, 24 Ocak’ta tutuklanan Muhammed Alperen Demirel (24) ve 3 arkadaşı iki aydır Elazığ Cezaevinde kalıyor. Elazığ Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Demirel doğum günü sabahı gözaltına alındı. 7 gün emniyette tutulduktan sonra hapse gönderildi. Fırat Üniversitesi Hastanesindeki stajını bitirmesine 6 ay kalan Muhammed ve arkadaşları terörist diye damgalandı. Birlikte kaldıkları, gece gündüz ders çalıştıkları ev ise ‘örgüt evi’ ilan edildi.

Muhammed Alperen Demirel, Fırat Üniversitesi Hastanesindeki stajını bir an önce bitirip mesleğine başlamak için sabırızlıkla bekliyordu.

ÇOCUKLARI OKULLARINDAN, MESLEKLERİNDEN ETTİLER

Annesi Saliha Demirel, “36 saat nöbet tutup, 12 saat ders çalışan bir çocuktu oğlum. Bu kadar yoğun çalışıyorlardı. Arkadaşlarıyla merkezde ev tuttular. Biz orada yaşamıyoruz. Bu çocuklar nerede kalacaktı? İki kişiyi yan yana görseler terörist diyorlar. Dosyası bomboş. Arkadaşının dosyası daha boş. Ev taşıdığını söylüyorlar. Çocukları okullarından, mesleklerinden ettiler” dedi.

HAKİMİN ODASINDAN BOYUNLARI BÜKÜK ÇIKTILAR

Oğlunun doktor olmasına az kaldığı halde ve ülkenin doktora ihtiyacı olmasına rağmen çıkartmadıklarını belirten Saliha Demirel, “18.30’da tutuklandı oğlum, 21.00’e doğru deprem oldu. Bu günahsız çocuklara yapılan haksızlıktır. Hiçbir suçu olmayan çocukların tutuklanması bize çok dokundu.” ifadelerini kullandı.

Demirel şöyle devam etti: “Çocuk 4 yıldır kendi başına okuyor. Yarı aç yarı tok. Durumumuz zaten belli. Samsun’dan Elazığ’a bir kere gidip ziyaret bile edemedik. Dersini aksatmadan son senesine kadar getirdi. Çocuklar o kadar masum bir şekilde hakimin odasından çıktılar ki, boyunları bükük tutuklandık deyince şok olduk.”

“BABANI ALAMADIK, ÇOK ŞÜKÜR SENİ ALDIK!”

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Muhammed Alperen Demirel ve arkadaşları 17 Nisan 2020’de Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez duruşmaya çıkacak. Muhammed Alperen Demirel’in babası Tekin Demirel de 33 aydır Samsun Cezaevinde tutuklu. 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Tekin Demirel’i Elazığ’da gözaltına alamayan polis memuru, tıp öğrencisi oğluna “Babanı alamadık, çok şükür seni aldık” demişti.

ACİL TIP TEKNİSYENİYDİ

14 Şubat 2018’den bu yana Erzurum Cezaevinde tutuklu bulunan Feriha Zeynep Yüce, Tortum İlçe Devlet Hastanesi’nde Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yapıyordu. Babasının Bylock şifresinde adı yazdığı için tutuklandı ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf mahkemesi kararı 5 günde, Yargıtay 2 ayda onayladı. Yargıtay’daki savcı, ‘babasını dinlememişsiniz, bilirkişi raporu yok, bu kararı bozun’ demesine ve cep telefonunun incelemesi bitmemesine rağmen bu ceza verildi.

Feriha Zeynep Yüce

Gergerlioğlu öncülüğünde “SiyasiMahpusaDa Eşitİndirim” kampanyası başladı

BOLD ÖZEL

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

25 gündür karantina hücresinde kalan 84 yaşındaki Nusret Muğla, bu sabah ailesine telefonda “Kaloriferler yanmıyor. Battaniyeye sarılıp oturuyoruz. Kahvaltıda çay bile vermediler.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kalp, tansiyon, romatizma, prostat, böbrek sorunları, beyinde denge bozukluğu olmasına ve günde 14 ilaç kullanmasına rağmen 11 ay önce tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderilen 84 yaşındaki hasta ve yaşlı mahpus Nusret Muğla, cezaevinde zor günler geçiriyor.

Ayakları ve karnı şiştiği için doktora götürülen ve 25 gündür karantinadan çıkamayan Muğla’ya doktor böbreklerinin yüzde 40 çalıştığını ve şişliklerinin de kalp yetmezliğinden kaynaklandığını söyledi.

Bu sabah ailesiyle haftalık telefon görüşmesi yapan Muğla, kaloriferlerin yanmadığını, battaniyeyle oturduklarını, çay verilmediği için sıcak bir şey bile içemediklerini ifade etti.

ÇAY BİLE VERMEDİLER

Nusret Muğla’nın oğlu Mustafa Said Muğla babasının söylediklerini Bold Medya’ya şöyle aktardı: “Babam 25 gündür karantinada. İki kişiler. Kış gelmesine rağmen koğuş içi sıcaklığının yeterli olmadığından bahsetti. Kaloriferler yanmıyormuş, battaniyeye sarılarak oturuyorlarmış. Kahvaltıda çay bile vermemişler. Karantinada hep bu sorun var.”

BÜLENT ARINÇ’IN LİSE ARKADAŞI

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Nusret Muğla, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 6 Ocak 2021’de tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine konuldu. Muğla daha önce de aynı cezaevinde 7 ay kalmıştı. Eylül 2016’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 31 gün gözaltına kaldıktan sonra tutuklanan Muğla, o dönemde kalp rahatsızlığı geçirmiş ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde anjiyo olmuştu.

Uzun yıllar Manisa’da ayakkabıcılık yapan Nusret Muğla, Bank Asya’ya para yatırdığı, Manisa’daki Feza Derneği’ne üye olduğu ve Nevbahar adlı grup kurdukları için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce Bold Medya’ya konuşan Nusret Muğla, “Bülent Arınç’ı liseden beri tanırım. Yakın ilişkilerimiz vardı. Ailece tanışıyorduk. Ben siyasete girmedim, çok teklif ettiler, düşünmedim. Çok bahsetmek istemiyorum aslında. Kimseyi incitmek istemiyorum. Rabbim hayırlısını versin kızım. Dua edin. Allah’tan gelen her şeye razıyım. Mühim değil benim için.” demişti.

2016’da gözaltına alınan ve 31 gün nezarette kalan Nusret Muğla, emniyete böyle götürülmüştü.

Bülent Arınç’ın 84 yaşındaki arkadaşı Nusret Muğla tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babası tutuklu olan kalp hastası, otizmli Ömer Faruk hayatını kaybetti

4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Türkçe öğretmeni Murat Turan’ın oğlu Ömer Faruk vefat etti. Otizmli dünyaya gelen ve kalp yetmezliği tedavisi gören Ömer Faruk’un son günlerinde babasını görmesine izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Babası 4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Ömer Faruk Turan, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Otizmli doğan 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan ağustos ayından bu yana Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Ömer Faruk Turan’ın babası Murat Turan’a durumu kritik olmasına rağmen son günlerinde oğlunun yanında bulunmasına izin verilmedi.

İKİ KEZ BYPASS OLDU

Doğduktan iki ay sonra kalp rahatsızlığından şüphelenilerek hastaneye kaldırılan Ömer Faruk’a hem bebekken hem de 2-3 yaşlarında iki kez bypass yapıldı. Ömer Faruk otizmli dünyaya gelmişti ama otizmi ağır değildi. Okuma yazmayı öğrenmişti. Okula gidip geliyordu.

4,5 yıl önce babasının tutuklanması ise onu ve ailesini çok etkiledi. O zaman 6 yaşında olan Ömer Faruk, ağustos ayında Manisa’daki köylerinde birdenbire rahatsızlandı. Güneş çarpması sanılarak hastaneye kaldırılan Öer Faruk kalp yetmezliği tanısıyla İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar hayati tehlikesi olduğunu ve çok fazla ömrünün olmadığını söyledi.

SALGIN GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Bu süreçte Murat Turan’ın oğlunu görebilmesi için Manisa Savcılığı’na başvuru yapıldı ancak Kovid-19 tedbirleri gerekçe gösterilerek Turan’a izin verilmedi. Hatta iki ayrı başsavcı vekili ile görüşen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun girişimleri de sonuçsuz kaldı.

“CEZASI ERTELENEBİLİRDİ”

Bold Medya’ya konuşan bir aile yakını, “Bu süreçte aile olarak bizim en çok canımızı yakan; evet ölüm haktır, gelecektir, vakti vardır ama annesi 4,5 yıldan beri çok fazla fedakarlıkta bulundu. Babasının yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. hem sağlık tedavileri, hem eğitimiyle yakından ilgilendi. Ve anne gerçekten çok yıprandı. Vefatını da tek başına yaşamak zorunda kaldı. Otizmli çocukların hayati zaten hep çilelerle dolu oluyor. Ama keşke babasına izin verilseydi, cezası ertelenebilirdi. Çocuk gitti. Babası tutuklandığında Ömer Faruk 6 yaşındaydı. Bu anne için de baba için de çok zor.” dedi.

CENAZESİNE KATILACAK

Hayattayken oğlunu göremeyen Murat Turan’ın oğlunun cenazesine katılmasına ise izin verildiği öğrenildi. 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan’ın cenazesi bugün ikindi vaktinde Balıkesir Sındırgı Düğüncüler Köyü’nde defnedilecek.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Babaları cezaevine atılan hasta çocuklar ölüme mahkum ediliyor

Okumaya devam et

Popular

Shares