Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Yurt dışında 32 Türk vatandaşı hayatını kaybetti

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle şu ana dek yurt dışında 32 Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini söyledi.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yurt dışında 32 Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini söyledi.

Çavuşoğlu, “Yurt dışında çoğunluğu Avrupa ülkeleri olmak üzere 32 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aileler bazı cenazeleri Türkiye’ye getirmek istedi. Bu ülkelerden uçuş yok ama kargo şeklinde olabilir. Gerekli tedbirler alınıyor ve gerekli destek veriliyor” dedi.

Çavuşoğlu ayrıca “Yurt dışında 32 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aileler bazı cenazeleri Türkiye’ye getirmek istedi. Gerekli tedbirler alınıyor ve gerekli destek veriliyor.” diye konuştu.

İtalya’nın koronayla mücadelede sembol ismi: Türkiye büyük rakamlara hazır olsun

Dünya

ABD iptal etti ama İngiltere Karadeniz’e savaş gemisi gönderiyor

İngiltere, Ukrayna ile Rusya arasında artan gerilimin ortasında Karadeniz’e savaş gemileri gönderme kararı aldı. NATO ise, Kerç Boğazı’nı Ekim ayına kadar kapatan Rusya’yı uyardı.

BOLD – Sunday Times gazetesinin üst düzey deniz kuvvetleri kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, İngiliz savaş gemileri mayıs ayında Karadeniz’e doğru yola çıkacak.

İngiltere’nin bu hareketle Ukrayna ve NATO müttefikleriyle dayanışma göstermeyi amaçladığı belirtiliyor.

Habere göre, Type-45 destroyer ile Type-23 fırkateyni Kraliyet Donanması’nın Akdeniz’deki taşıyıcı görev grubundan ayrılarak İstanbul Boğazını geçecek ve Karadeniz’e ulaşacak. Type 45 destroyerin uçaksavar füzeleri, Type 23 fırkateynin ise denizaltılara karşı savunma silahları ile donatılacağı kaydedildi.

Habere göre İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait F-35B savaş uçakları ve Merlin denizaltı avlama helikopterleri de Karadeniz’deki savaş gemilerine destek verecek.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE DESTEĞİMİZ SARSILMAZ”

İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili gazeteye verdiği demeçte, Londra hükümetinin durumu izlemek için Ukrayna ile yakın bir şekilde çalıştığını ve Rusya’yı gerginliği azaltmaya çağırmaya devam ettiğini söyledi.

Yetkili, ‘İngiltere ve uluslararası müttefiklerin Ukrayna’nın egemenliğe ve toprak bütünlüğüne desteğinin sarsılmaz’ olduğunu kaydetti.

ABD, KARADENİZ’E SAVAŞ GEMİSİ GÖNDERMEKTEN VAZGEÇMİŞTİ

ABD, Nisan ayında Türkiye’ye 2 savaş gemisinin Boğazlardan geçerek Karadeniz’e çıkacağı konusunda bildirimde bulunmuş ancak Washington geçen hafta gemilerin geçiş planının iptal edildiğini açıklamıştı. Gemilerin 4 Mayıs’a kadar Karadeniz’de kalması planlanıyordu.

Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemileri Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Karadeniz’de 21 gün süre ile kalabiliyor.

Sözleşmeye göre Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin Karadeniz’de bulundurabileceği savaş gemilerinin toplam tonajı da 45 bin tonu geçemiyor. Tek bir ülkenin bulundurabileceği toplam savaş gemisi tonajı ise bu 45 bin tonun 3’te ikisini yani 30 bin tonu geçemiyor.

ABD ve İngiltere’nin kullandığı modern bir destroyerin ağırlığı 10 bin tona kadar ulaşabiliyor.

Moskova ile Kiev arasındaki gerginlik, son dönemde sınır boyunca Rus askerlerinin konuşlanması ve Ukrayna’nın doğusunda ordu ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında çıkan çatışmalarla artmıştı.

NATO’DAN UKRAYNA’YA ‘KERÇ BOĞAZI’ UYARISI

Bu arada NATO, Rusya’nın Azak Denizi’ne girişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nndan sivil ve askeri gemilerin girişini 31 Ekim’e kadar yasakladığı haberlerine tepki gösterdi.

Haberlerden dolayı endişeli olduklarını belirten NATO Sözcüsü Oana Lungescu, böyle bir hamlenin gayrimeşru olacağını, Rusya’nın istikrarsızlaştırıcı tutumunun daha geniş bir örneğini teşkil edeceğini kaydetmişti.

Lungescu, “Rusya’nın Kırım’da, Karadeniz’de ve Azak Denizi’nde devam eden askeri mevcudiyetini artırma çalışmaları Ukrayna’nın bağımsızlığına daha büyük tehdit oluşturmakta ve bölgenin istikrarını baltalamaktadır.” dedi.

AZAK DENİZİ VE KERÇ BOĞAZI

Rusya anakarası ile Kırım’ı birbirine bağlayan Kerç Boğazı üzerindeki köprü

Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte Karadeniz’den Azak Denizi’ne geçişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nın denetimi tamamen Rusya’nın eline geçmişti. Azak Denizi’nde Rusya’nın yanı sıra Ukrayna’nın da limanları bulunuyor.

Rusya, 2014’ten sonra zaman zaman Ukrayna gemilerinin Azak Denizi’ne girişlerini engelledi ve 2018 yılında iki ülkenin askeri botları karşı karşıya geldi. Ukraynalı 24 denizci Rusya tarafından tutuklandı ve 11 ay cezaevinde tutuldu.

Rusya, ilhak ettiği Kırım ile Rus anakarasını birbirine bağlayan 19 kilometre uzunluğunda ülkenin ve Avrupa’nın en uzun köprüsünü inşa etti. Köprüdeki araç trafiği 2018 yılında, demiryolu trafiği ise 2019 yılında ulaşıma açıldı.

Kırım yarımadasının, Rusya anakarası ile karadan direkt bir bağlantısı bulunmuyor.

Rusya’dan karşı hamle: Çekya’nın 20 diplomatı sınır dışı ediliyor

Okumaya devam et

Dünya

Batı’dan Rusya’ya ‘Navalny’ uyarısı: Ölürse sonuçları olur

Rusya’da cezaevindeki muhalif lider Alexey Navalny’nin birkaç gün içinde ölebileceğinin belirtilmesinin ardından ABD, AB ve Almanya’dan Rusya’ya art arda uyarılar geldi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Navalny cezaevinde ölürse bunun sonuçları olur” dedi.

BOLD – Doktorlar, Rusya’da cezaevinde ‘tedavi hakkı’ isteğinin karşılanmaması üzerinde açık grevine başlayan muhalif lider Aleksey Navalny’nin birkaç gün içinde ölebileceğini açıklamasının ardından ABD, ABD ve Almanya Rusya’yı uyardı.

Sanat, edebiyat ve akademi dünyasından 78 isim de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e hitaben bir mektup kaleme alarak Navalny’nin ivedilikle tedavi edilmesi için çağrıda bulundu.

BEYAZ SARAY RUSYA’YI UYARDI

ABD Başkanı Joe Biden’ın ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, Rus hükümetiyle iletişime geçtiklerini ve Navalny’e cezaevinde ne olursa kendilerinin sorumlu olacağını ve uluslararası toplum tarafından sorumlu tutulacaklarını söyledi.

Sullivan, “Navalny cezaevinde ölürse bunun sonuçları olur” dedi.

Özel önlemler çerçevesinde uygulayacakları çeşitli seçenekleri değerlendirdiklerini söyleyen Sullivan, bunu açıkça dile getirmeyeceğini fakat Navalny’nin ölmesi durumunda sonuçları olacağını Rus tarafına ilettiklerini söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden da Navalny’nin sağlık durumunun ağırlaşmasına sessiz kalmadı. Kremlin’e tepki gösteren Biden, Navalny’nin gördüğü muamele için “Tamamen haksızlık” dedi.

AVRUPA BİRLİĞİ: ENDİŞELİYİZ

AB adına açıklama yapan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell, Navalny’nin sağlık durumundan endişe duyduklarını ifade etti.

Borrell, “Rus makamlarına Navalnıy’ın güvendiği sağlık profesyonellerine erişimine acilen izin vermesi çağrısında bulunuyoruz. Rum makamları, Navalny’nin cezaevindeki güvenliği ve sağlığından sorumludur.” ifadesini kullandı.

Navalny’nin serbest bırakılması için AB’nin çağrılarını yineleyen Borrell, Rus muhalifin tutukluluğunun Rusya’nın muhalefete, sivil topluma ve özgür seslere daha az alan tanımasının bir örneğini teşkil ettiğini belirtti.

Borrell, konunun pazartesi günü yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında tekrar ele alınacağını kaydetti.

BERLİN’DEN ÇAĞRI: TEDAVİ HAKKINI VERİN

Alman hükümetinden gelen tepkide de Navalny’nin bir an önce tedavi edilmesi talebi yinelendi. Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Bild gazetesine verdiği demeçte Rus muhalifin güvendiği doktorlarla görüşmesi için Kremlin’e çağrı yaparken “(Navalny’nin) tıbbi tedavi hakkı daha fazla vakit kaybedilmeden güvence altına alınmalıdır” dedi.

AYDINLARDAN PUTİN’E ÇAĞRI

Cuma günü 80’den fazla aktör, yazar, gazeteci, yönetmen Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e bir mektup yazarak Navalny’ye uygun tedavinin yapılmasını istemişti.

Yazarlar Elif Şafak ve Orhan Pamuk’un da imzasının bulunduğu The Economist’te yayınlanan mektupta, “Sayın Devlet Başkanı, Aleksey Navalny’nin ihtiyacı olan tedaviyi bir an önce görmesi için size çağrıda bulunuyoruz. Bu, onun yasal hakkı. Kanunları uygulamaya ant içen biri olarak bunu yerine getirmek zorundasınız” denildi.

NAVALNY DESTEKÇİLERİ YENİDEN SOKAKLARA İNİYOR

Navalny’nin destekçileri de Rusya’da 21 Nisan çarşamba günü ‘Hayatını Kurtar’ sloganıyla düzenlenecek protesto gösterisi için bir kez daha meydanlara inecek.

Eylem çağrısında bulunan Rus muhalifin sağ kolu olarak bilinen Leonid Volkov, sosyal medya hesabındaki paylaşımında “Vakit kalmadı. Artık mesele sadece Navalny’nin özgürlüğü değil, hayatı söz konusu. Mahkum ettikleri yerde öldürülüyor. Daha fazla vakit kaybedemeyiz” dedi.

NAVALNY AÇLIK GREVİNDE

44 yaşındaki Navalny cezaevinde sağlık rahatsızlıklarına uygun tedavi yapılmadığı için iki haftadan fazladır açlık grevinde.

Doktorlar muhalif liderin böbrek yetmezliği riskiyle karşı karşıya olduğunu ve görme duyusunun kötüleştiğini kaydettiler. Doktorlara göre Navalny birkaç gün içinde ölebilir.

Rusya, Şubat ayında Navalny’i şartlı tahliye ihlali nedeniyle iki buçuk yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Muhalif lider sinir gazı zehirlenmesi tedavisi gördüğü Almanya’dan Rusya’ya dönüşte havaalanında tutuklanmıştı.

Rus doktorlardan açlık grevindeki Navalny için uyarı: Her an ölebilir

 

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’dan karşı hamle: Çekya’nın 20 diplomatı sınır dışı ediliyor

Çekya’nın 2014 yılında bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamadan Rusya’yı sorumlu tutarak, 18 Rus diplomatı sınır dışı etmesine misilleme olarak Moskova da 20 Çek diplomatı istenmeyen kişi ilan etti.

BOLD – Rusya ile Çekya arasında süren diplomat geriliminde Moskova, Çekya’nın 20 diplomatını sınır dışı etme kararı aldı. Çekya da Cumartesi gün 18 Rus diplomatı, 2014’te ülkedeki bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamayla bağlantılı oldukları ve istihbarat faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle, sınır dışı etmişti.

Açıklamada, Çek Büyükelçi Vitezslav Pivonka’nın Pazar günü Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı belirtilerek, Rus diplomatların sınır dışı edilmesi ‘düşmanca eylem’ olarak nitelendirildi. Çek Büyükelçi’nin bakanlığa çağrılması öncesinde yapılan açıklamada da, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘temelinin yıkılmasına’ yol açan bu ‘provokasyonun sorumlularına’ yönelik misillemede bulunulacağı belirtildi.

Rusya, Çekya’nın Rus diplomatları sınır dışı etmesinde ABD’nin etkisinin bulunduğunu da iddia etti. Rus Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ‘Rusya’ya yaptırım uygulayan ABD’yi memnun etme isteği’ ile Prag’ın bu tutumu izlediği ifade edildi.

Moskova Çekyalı diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 1 gün süre verirken, Çekya Rus diplomatlara 72 saat süre tanımıştı.

MÜHİMMAT DEPOSUNDA PATLAMA

Prag, 16 Ekim 2014’te ülkenin güneydoğusunda bulunan Vrebetice köyü yakınlarında bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamadan Moskova’yı sorumlu tutuyor. Patlama sonucu askeri tesisleri kullanan özel bir şirkette görevli iki kişi yaşamını yitirmişti.

Çekya Başbakanı Andrej Babis Cumartesi günü yaptığı açıklamada, yaklaşık yedi yıl önce meydana gelen patlamadan Rusya’yı sorumlu tutarak, Rusya’nın Prag Büyükelçiliği’nde çalışan 18 diplomatın istihbarat görevlisi olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Babis, Rus askeri istihbarat servisi GRU’nun Vrbetice yakınlarındaki mühimmat deposundaki patlama ile bağlantılı olduğuna dair ‘belirgin kanıtların’ bulunduğunu belirtti.

Çek medyası, söz konusu depoya saldırının o dönemde yurt dışına planlanan mühimmat sevkiyatı ile bağlantılı olduğunu iddia etti. Haftalık Respekt dergisi, mühimmatın Bulgar bir aracı ile Rusya yanlısı ayrılıkçı milislere karşı mücadele eden Ukrayna’ya gönderilmesinin planlandığını öne sürdü. Seznamzpravy.cz haber portalı ise sevkiyatın Suriye’deki direnişçilere yapılmasının planlandığı iddiasında bulundu.

SKRİPAL BAĞLANTISI

Dışişleri Bakanlığı görevini vekaleten yürüten Jan Hamacek ise 2018 yılında çifte ajan Sergei Skripal ve kızının zehirlenmesi olayı ile patlama arasında bağlantı bulunduğuna işaret etti. İngiltere, eski ajan Skripal’in sinir gazı Noviçok ile zehirlendiğini iddia etmiş ve bundan Rusya’yı sorumlu tutarken, Moskova bu iddiaları reddetmişti.

Rus askeri istihbaratı GRU’ya çalıştığı belirtilen iki ismin Aleksander Petrov ve Ruslan Boshirov takma adları ile düzenlenmiş pasaport taşıdıkları belirtildi. Aynı isimler 2018 yılında İngiltere’de eski ajan Segei Skripal ve kızı Yulia’nın zehirlenmesi olayında da öne çıkmıştı.

Çekya polis yetkilileri tarafından Cumartesi günü yapılan açıklamada patlama ile bağlantılı olarak pasaportlarında isimleri Aleksander Petrov ve Ruslan Boshirov olarak belirtilen iki Rus vatandaşının arandığını bildirdi.

Çekya polisi, Rus askeri istihbaratı GRU görevlisi olan bu kişilerin İngiltere’de Skripal’e yönelik suikast girişiminin şüphelisi olarak arandığını da ifade etti.

İngiltere, Aleksander Petrov adına düzenlenmiş sahte pasaportu kullanan kişinin GRU personeli Aleksander Mishkin olduğunu; Ruslan Boshirov adına düzenlenmiş sahte pasaportu kullanan kişinin ise GRU’da Albay rütbesinde bulunan Anatoly Chepiga olduğunu açıklamıştı.

Çekya bu şüphelerini NATO ve Avrupa Birliği’ne de ileteceklerini ve bugün yapılacak olan Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında konunun gündeme getirileceğini belirtti.

RUSYA VE BATI ARASINDA DİPLOMAT KRİZİ

Geçen hafta ABD ve Rusya arasında da karşılıklı olarak 10’ar diplomatın sınır dışı edilme kararı ile gerilim yaşanmıştı. İki ülke ayrıca karşılıklı olarak üst düzey devlet yetkililerine yaptırım kararı almıştı.

Ardından Polonya, 3 Rus diplomatı sınır dışı etmek kararı aldı.

Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının Ukrayna krizi gündemiyle Pazartesi günü yapacağı toplantı öncesinde Moskova ve Kiev karşılıklı olarak birer diplomatı sınır dışı etti.

Önce Rus iç istihbarat servisi FSB Ukrayna’nın St. Petersburg Konsolosu Aleksander Sosonyuk’u casusluk şüphesiyle geçici olarak gözaltına aldı. Bir Rus vatandaşından gizli bilgi temin ettiği ileri sürülen Sosonyuk serbest bırakıldıktan sonra kendisinden Perşembe gününe kadar ülkeyi terk etmesi istendi. Ukrayna da buna karşılık olarak yüksek düzey bir Rus diplomatı ülkeden sınır dışı etti.

SERGEİ SKRİPAL’IN ZEHİRLENMESİ

Eski Rus ajanı Sergei Skripal ve kızı Yulia, 2018’in Mart ayında İngiltere’nin Salisbury kentinde bir sinir gazıyla zehirlenmişti. Saldırı, Moskova ile Batı arasında Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük diplomatik sınır dışı dalgasına yol açmıştı.

İngiltere ile birlikte hareket eden toplam 28 ülke ve NATO, 153 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı aldı. Rusya da bu sınır dışı kararlarına mütekabiliyet ilkesi gereği karşılık verdi ve 29 ülkenin 146 diplomatını sınır dışı etti. NATO’nun Rusya’da temsilcisi bulunmadığı için Rusya, ittifakın 7 diplomatı istenmeyen kişi ilan etmesine karşılık vermedi.

‘PERSONA NON GRATA’

Devletler arası ilişkilerde persona non grata (Latince: “istenmeyen kişi”) bir ülkeye girmesi veya o ülkede kalması ülkenin yerel hükumeti tarafından yasaklanan yabancı bir kişi için kullanılıyor.

Yabancı bir diplomat ev sahibi ülke tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edildiğinde diplomata ev sahibi ülke tarafından tanınan siyasi dokunulmazlık hakkı sayesinde tutuklama ve herhangi bir kovuşturmadan korunma hakkı kaldırılmış oluyor.

Bu durum bir diplomata herhangi bir ülkenin uygulayabileceği en ciddi kınama biçimi olarak kabul ediliyor.

Rusya ve Batı arasında diplomat restleşmesi: Yeni bir Skripal krizi kapıda

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0