Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hayatını kaybeden kişi sayısı 59’a yükseldi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısının 59’e yükseldiğini belirtti. Toplam vaka sayısının ise 2 bin 433 kişi olduğunu açıkladı.

BOLD-Bakan Koca Twitter’dan yaptığı açıklamada, “SON 24 SAATTE 5.035 test sonuçlandı. 561 tanı kondu. 15 hastamız hayata veda etti. Bugüne dek kaybettiğimiz hasta sayısı 59. Toplam hasta sayımız 2.433. SAYILAR, KAYIP ACISINI, ENDİŞEYİ İFADE EDEMEZ. Sıfır riskle yaşamaya çalışalım. Bizi hayata tedbir bağlar” dedi.

BM’den hükümetlere tutuklular için çağrı: herkesi serbest bırakmalı

Gündem

Helikopterden atıldığı iddia edilen köylülerden ilk fotoğraf

Van’da tarlada çalışırken gözaltına alındıktan birkaç saat sonra yoğun bakıma yatırıldığı ortaya çıkan iki köylüden Osman Şiban’ın fotoğrafında işkencenin izleri görülüyor.

BOLD – Askerler tarafından gözaltına alındıktan 2 gün sonra ağır yaralı biçimde yoğun bakımda ortaya çıkan iki kişiden Osman Şiban’ın gördüğü işkence fotoğraflandı. Şiban, işkenceden kaynaklı hafıza kaybı yaşıyor. HDP Milletvekili Murat Sarısaç’ın gündeme getirdiği “iki köylü gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldılar” iddiasını ise hastane raporundaki “yüksekten düşme” vurgusu güçlendiriyor.

Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de gözaltına alındıktan 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde oldukları ortaya çıkan Servet Turgut(55) ve Osman Şiban’ın (50) tedavileri sürüyor. Askeri helikopterden atıldığı iddia edilen Turgut, yaşam mücadelesi verirken Şiban yoğun bakımdan çıkartıldı. Ailelere iki gün boyunca yaralı yakınlarıyla görüşmeleri için izin verilmedi. İznin çıkmasının ardından Şiban ailesinin çektiği fotoğrafta Osman Şiban’ın gözleri ve yüzündeki izler ilk kez kamuoyuna yansıdı.

Yoğun bakımdan çıkartılan Şiban’ın gözleri kan ve morluklar içinde. Şiban, hafıza kaybı yaşadığı ve henüz kendisine tam olarak gelemediği için olayın nasıl gerçekleştiğini anlatamadığı öğrenildi.

GÖZALTINA ALINDIKTAN SONRA HASTANEYE YARALI BİÇİMDE GÖTÜRÜLDÜ

11 Eylül’de askerler tarafından gözaltına alındıktan birkaç saat sonra özel bir hastaneye götürülen Şiban için darp raporunun hazırlandığı ortaya çıktı. Özel hastanede Şiban için hazırlanan darp raporunda, genel durumu bölümüne “orta kötü” ifadesi yazıldı. Raporda, Şiban’ın her iki gözünde morluk, baş, boyun ve yüz bölgesinde travmaya bağlı şişlik olduğu belirlendi. Ayrıca Şiban’ın kanlı kustuğu bilgisi de yer aldı. Şiban, raporda yoğun bakım ihtiyacı olduğunun belirlenmesi üzerine Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.

“YÜKSEKTEN DÜŞME NEDENİYLE ENTÜBE”

Halen yoğun bakımda olan ve hayati tehlikesi devam eden Servet Turgut’un ise askeri helikopterden atıldığı iddiası var. Bu iddiayı destekleyen ise Turgut’un hastane raporundaki bilgiler…

Raporda “İsimsiz hasta yüksekten düşme sebebiyle getirildi. Entübe hasta” notu yer aldı. “Yüksekten düşme” bilgisinin, bilinçleri kapalı bir şekilde 2 kişiyi hastaneye getiren askerler tarafından verildiği tahmin ediliyor.

Hastane raporunda ayrıca her iki gözde ve her iki kulakta deri altındaki kılcal damarların zarar gördüğü, kanın deri altına sızdığı, her iki el ile göğüs ön duvarında derinin en üst tabakasının kalktığı ifadelerine yer verildi.

HDP’Lİ MİLLETVEKİLİ HELİKOPTERDEN ATILMA İDDİASINI GÜNDEME GETİRDİ

Hastane raporunda yer alan “yüksekten düşme” ifadesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Murat Sarısaç’ın görgü tanıklarına dayandırarak yaptığı “helikopterden atıldı” iddiasını güçlendiriyor.

HDP’li Sarısaç, olaya dair yaptığı paylaşımda, “Ailelerle hastanede yaptığımız görüşmede, Servet Turgut ve Osman Şiban’ın tarlalarında çalışırken askerler tarafından tartaklanarak helikoptere bindirilmiş ve iki gündür de haber alınamıyordu. Ailelerin yoğun çabaları sonucu ikisinin de Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde, birinin entübe olduğu diğerinin de bilincinin açık olduğunu ve görgü tanıklarına göre bu iki kişinin helikopterden atıldığını aktardılar. Helikopterden atılsın veya atılmasın gerçek şu ki, ikisi de köyünde,arazilerinde çalışırken askerler tarafından alınıp, işkenceyle bilinçlerini kaybedip yoğun bakıma alınacak hale getiriliyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

KARDEŞİ: GÖZALTINA ALDIKLARINDA SAĞLIKLIYDI

Osman Şiban’ın kardeşi Cengiz Şiban, kardeşinin gözaltına alındığı sırada yanında olduğunu, gözaltına alındığında hiçbir sağlık sorunu olmadığını söylüyor:

“Önce tarlada çalışan Servet’i alıp, köye geldiler. Sonra kardeşim Osman’ı da alıp helikopterle götürdüler. İkisinden de uzun süre haber alamadığımız için ben kent merkezine geldim ve askeriyeyi aradım. Bana ağabeyimin yoğun bakımda olduğunu söylediler. Onlara ‘Ağabeyim götürdüğünüzde sağlamdı nasıl oldu da yoğun bakıma düştü?’ dedim ama bana cevap vermediler. Kardeşimi gözaltına aldıklarında hiçbir şeyi yoktu.”

Van Cumhuriyet Savcılığı tarafından gözaltı kararı kaldırılan 2 kişinin durumu halen ciddiyetini korurken, yaralılarla avukatların görüşmesine ise izin verilmiyor.

Helikopterden atma yöntemi Türkiye’de 90’lı yıllarda çok sayıda davaya konu olmuştu. Resmi olmayan yollarla gözaltına alınan kişilerin, dağlık alanda helikopterden atılarak öldürüldüğüne ilişkin soruşturmalar yıllardır devam ediyor.

Okumaya devam et

Gündem

‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek’ hamile eşini katletti: Benden helallik istedi!

Konya’da 19 yaşındaki hamile eşini hortum ve sopayla döverek öldüren Mahmud El Hüseyin, “Aldatıldım” diyerek ceza indirimi istedi. Cani adam, karısının son nefesinde kendisinden helallik istediğini söyledi.

BOLD – Konya Meram ilçesi Tırılırmak Mahallesi Papatya Sokak’ta 15 Kasım 2019 gecesi Mahmud El Hüseyin (33), dini nikahlı ikinci eşi Halidiye El Hamid’i (19) çocuklarının gözü önünde hortum ve sopayla dövdü. Halidiye El Hamid, başına aldığı sopa darbesiyle yere yığıldı. Eşinin baygınlık geçirdiğini zanneden Mahmud El Hüseyin, polisi arayarak yardım istedi. Eve gelen sağlık ekibi, Halidiye El Hamid’in hayatını kaybettiğini belirledi. Konya Numune Hastanesinde yapılan otopside, genç kadının saatlerce işkenceye maruz kaldığı, kafatasında çatlak olduğu ve beyin kanaması geçirdiği, 2 aylık da hamile olduğu saptandı.

Polisteki sorgusunda eşinin kendisini aldattığını ileri süren Mahmud El Hüseyin, “Eşim beni aldatıyordu. Eve erkek alıyordu. Akşamları evin kapısını kilitliyordum. Sabah kalktığımda ise kapıyı hep açık buluyordum. Gece kavga ettik. Önce hortumla dövdüm, sonra da başına sopayla vurdum. Yere düşünce baygınlık geçirdi sandım. Bir süre başında bekledim. Hareket etmeyince polisi aradım. Onlar gelince öldüğünü öğrendim” dedi. Mahmud El Hüseyin, tutuklandı ve hakkında ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Cezada tahrik indirimi uygulanmaması talep edilen iddianamede, El Hüseyin 2 aylık hamile eşinin ölmeden önce kendisinden helallik istediğini iddia etti.

 

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye Kayak Federasyonunda yeni yönetimden eski yönetime 4 milyon liralık dava

Gençlik ve Spor Bakanlığının kayak malzemesi alım ihalesini kazanan firmanın, malzemeleri Türkiye Kayak Federasyonu deposundan temin ettiği ortaya çıktı. Federasyon yöneticilerinin, kurumu 4 milyon lira zarara uğrattıkları belirlendi.

BOLD – Gençlik ve Spor Bakanlığı 2017’de kayak malzemesi alım ihalesi açtı. İhaleyi alan Er-ta Soyak Şirketi bakanlığa teslim ettiği malzemeleri Türkiye Kayak Federasyonu deposundan temin etti. Yeni yönetim, federasyonu 4 milyon lira zarara uğratan eski yönetim hakkında dava açtı.

FEDERASYONUN MALZEMELERİNİ BAKANLIĞA VERDİ

Cumhuriyet’ten Kayhan Ayhan’ın haberine göre Türkiye Kayak Federasyonunun Eylül 2018’de yapılan genel kurulu ile yönetimi değişti. Dava dosyasında yer alan bilgiye göre yeni yönetim geçmiş dönemlerde federasyon kayıtlarının usule uygun tutulmadığını belirterek söz konusu kayıtların incelenmesi, envanterlerin çıkarılması için çalışmalara başladı. İddiaya göre yapılan inceleme sonucu federasyonun deposunda bulunması gereken kayak malzemeleri ve ekipmanlar depoda bulunamadı. İncelemeler devam ederken Gençlik ve Spor Bakanlığının 2016’da bir malzeme alım ihalesi açtığı ve ER-TA SOYAK firmasının bu ihaleyi aldığı görüldü. Ancak ihaleyi alan ER-TASOYAK’ın bakanlığa teslim ettiği kayak malzemelerinin Kayak Federasyonunun deposundan karşılandığı tespit edildi.

MAL VARLIKLARINA TEDBİR KONULMASI İSTENDİ

Kayak Federasyonunun zarara uğratıldığını belirten yönetim, eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkanvekili Prof. Dr. Fatih Kıyıcı, eski Genel Sekreter Prof. Dr. Necip Fazıl Kishali, Satın Alma Sorumlusu Ahmet Cemalettin Gülenay ve ihaleyi alan firma hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ayrıca yeni yönetim şüphelilerin, federasyonun zararını karşılamaları için Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtı. Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde tüm usulsüzlükler sıralanırken şüphelilerin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulması talep edildi. Ayrıca Necip Fazıl Kishali, Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı olarak şu an görev yaparken, Fatih Kıyıcı’nın ise aynı üniversitede antrenörlük eğitimi bölüm başkanı olduğu öğrenildi.

4 MİLYON LİRALIK ZARAR OLUŞTU

Gençlik ve Spor Bakanlığı müfettişleri ise yeni yönetimin iddialarını hazırladıkları raporda doğruladı. Söz konusu raporda, tüm iddiaların dışında milli takıma verilmesi gereken kayak malzemelerinin Türkiye Kayak Federasyonuna teslim edilmiş gibi işlem yapıldığı ancak bu malzemelerin teslim edilmediği de aktarıldı. Söz konusu raporda şüpheli isimlerin federasyon içerisinde konumlarını araç olarak kullandıkları ve Türkiye Kayak Federasyonunu yaklaşık 4 milyon lira zarara uğrattıkları tespit edildi.

Okumaya devam et

Popular