Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Koronavirüs salgını nedeniyle eğitime verilen ara 30 Nisan’a uzatıldı

Bakan Ziya Selçuk, Bilim Kurulu toplantısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Koronavirüs önlemleri kapsamında eğitime verilen aranın 30 Nisan’a kadar uzatıldığını açıkladı.

BOLD-Türkiye’de devam eden koronavirüs salgını nedeniyle Bilim Kurulu ile bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Liselere Giriş Sınavı’nın (LGS) ne şekilde yapılacağına dair üç senaryo olduğunu belirterek “Sınavların ertelenmesi ya da ertelenmemesi bilimsel metodoloji sonucunda ortaya çıkacak kararlara bağlı olacak. YKS’nin kararını YÖK ve ÖSYM verir. Bu anlamda orasıyla da istişaremiz devam ediyor” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca (solda) ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk (sağda) ortak toplantı düzenledi.

“ÇIKAN İHTİYAÇLARI TESPİT ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan bir durum ile mücadele ettiklerini belirten Bakan Selçuk, “Bu bağlamda biz bakanlık olarak meseleye pedagojik olarak bakıyoruz ama çocuklarımızın sağlığı birinci referans noktamız. Eğitimsel olarak ortaya çıkan ihtiyaçları da bütün ülkeleri günlük olarak izleyerek tespit etmeye çalışıyoruz. Bakanlık uzaktan eğitime televizyon yoluyla başladı, bu hafta test haftamızdı. Önümüzdeki haftadan itibaren çok daha dolu programlarla yapmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Yüz-yüze eğitimle ilgili telafi çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Bakan Selçuk, “Telafinin ne zaman olacağı Bilim Kurulu’nun önerileriyle doğrudan ilgili. Eğitimde elbette kayıplar olacaktır ama vatandaşlarımızın müsterih olmasını isterim. Her türlü eğitsel ihtiyaçların tamamlanması ve sınavlar konusunda her türlü senaryoya hazırız. Eksik bırakmadan bu yolculuğu yürüteceğiz” dedi.

Bilim Kurulu’nun da önerisiyle eğitime verilen aranın uzatıldığını vurgulayan Bakan Selçuk, “Evde eğitim süresini bir müddet daha uzatma ihtiyacı oldu. 30 Nisan tarihi ortaklaşa kararla ortaya konuldu. 30 Nisan’a kadar okullarımızın tatil olması, uzaktan eğitim devam etmesi konusunda karar söz konusu.” ifadesini kullandı.

Çocukların ruhsal sağlığı da çok önemli olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Bizim televizyon yoluyla ulaşmaya çalıştığımız içeriklerde çalışmalarımız artacak. Bugünkü çalışmalardan dolayı bütün heyetlere teşekkür ederim. Gereken her türlü tedbirin alınacağını ifade etmek isterim.” dedi.

“ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER TELAFİ DERSLERİNE GİRECEK”

Ayrıca çokça sorulan ücretli öğretmenlerin durumu ile ilgili de açıklama yapan Selçuk, “Ücretli öğretmenler konusundaki mevcut mevzuat derse giren öğretmenlerimizin ücretini alması konusunda çok açık, bizim telafi eğitim olarak planladığımız bütün eğitim çalışmalarında derslerimizi ücretli öğretmenlerimizin girmesi söz konusu olacak. Mevzuat ve teknik çalışmalar devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sınavlar konusu gündemimizde. Sınavın zamanında yapılmasını önemseriz” diyen Bakan Selçuk,  “LGS’nin ne şekilde yapılacağına dair bizim üç senaryomuz var. Sınavların ertelenmesi ya da ertelenmemesi bilimsel metodoloji sonucunda ortaya çıkacak kararlara bağlı olacak. YKS’nin kararını YÖK ve ÖSYM verir. Bu anlamda orasıyla da istişaremiz devam ediyor. Önemli olan çocuklarımızın streslerini en asgari düzeye indirebilecek tedbirleri almaktır. Bizim öğrencilerimizin yüz yüze gördükleri konulardan sınava gireceklerini söyleyerek bu rahatlamayı sağlamıştır. 8 ve 12. sınıfta olan öğrencilerimize çalışmalarımız artarak devam edecektir” dedi.

“EĞİTİMİ TELAFİ EDERİZ AMA BİR HASTALIĞI TELAFİ EDEMEYİZ”

Bakan Ziya Selçuk’un açıklamasının devamı şu şekilde;

“Bugün dünyada 1,5 milyara yakın öğrenci evde ve okullar kapandı. Bu anlamda bizim bütün velilerimize önerimiz bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak olan bir husus. Özel okullarla ilgili temsilcilerle görüştüğümüzde de gündeme geldi. Muhakkak surette şimdi yapılmayan eğitim hizmeti tamamlanacağı için bu konuda bir problem çıkacağını sanmıyorum. Bunun ötesindeki problemler elbette sağlıkla ilgili, eğitimsel olarak velilerimiz lütfen bizim için önemli olanın çocuklar olduğunu, çocuklar için çalışıyoruz, bu yüzden moralimiz yüksek ve umutluyuz, gereken her şeyi yapacağız. Bütün bu durumda beklenti içinde olan velilerimize de gerekli açıklamaları yapacağız.

 

Özel kurslar vs. tabii ki kapalı olacak. Biz eğitimi telafi ederiz ama bir hastalığı telafi edemeyiz, bunun için her koşulda uğraşıyoruz. Bizim ihtiyacımız olan şey daha çok sabır, gayret ve umut. Çocuklara verdiğimiz mesajlara biraz dikkat edersek… 1 milyon öğretmenimiz var, her biri çocuklarımızın eğitimini nasıl geliştirebileceğimize dair emek harcıyorlar. Toplumun desteğine ihtiyacımız var, evde kalın çocuklar diyoruz.

 

Solunum cihazı üretimiyle ilgili bir altyapımız var, yapabiliriz, AR-GE çalışmalarımız bitmek üzere. Online eğitimle ilgili şunu yapabilen 2-3 ülkeden biri Türkiye, bunu televizyon yoluyla yapabiliyor olmamız her eve ulaşma amacı güdüyor.”

Tutsak gazetecilerin çocuklarından infaz yasasına tepki: Babalarımızı bize geri verin!

Gündem

Emniyet’in cepten yaptığı siyaset kokan skandal paylaşımına tepki yağdı

Emniyet Müdürlüğünün, son bir ayda 9 kadının daha az öldürülmesini başarı olarak kabul ederek, bunu İstanbul Sözleşmesine bağladığı skandal paylaşımı tepki topladı.

BOLD – Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından kadın cinayetlerine yönelik skandal bir paylaşıma imza attı. Paylaşımlarda Türkiye’deki kadın cinayetlerinin İstanbul Sözleşmesi öncesi ve sonrasının istatistikleri yer aldı.

Verilen tabloda, İstanbul Sözleşmesinin yürürlükte olduğu 13 Şubat-19 Mart tarihlerinde 34 kadının , yürürlükte kaldırıldıktan sonraki bir aylık dönemde ise 25 kadının katledildiği yer aldı.

Tayyip Erdoğan’ın bir gece yarısı kararnamesi ile çekildiği uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi muhalefet ile iktidar arasında büyük tartışmalara yol açmıştı.

KATLEDİLENLER İÇİN TEPKİ ÇEKEN İFADE

Polisin bu paylaşımla siyaset yaptığı savunan sosyal medya kullanıcıları skandal paylaşıma tepki gösterdi.

Polisin hayatını kaybeden kadınlar için ‘rakam’ ifadesi kullanması da eleştirilerin hedefi oldu.

Paylaşımı alıntılayan Türk Feminist Hareketi, “Türk Polis Teşkilatı’nın görevi cinayetler üzerinden kıyas yapıp övünmek değil hayatını kaybeden kadınların bu topraklarda güvenli bir şekilde yaşayamamasına yönelik topluma hesap vermektir. Vazgeçmiyoruz, haykırıyoruz: İstanbul Sözleşmesi kadın haklarının teminatıdır!” ifadeleriyle paylaşıma tepki gösterdi.

PAYLAŞIM CEP TELEFONUNDAN YAPILDI

Emniyet teşkilatının cinayetlerle ilgili son paylaşımını Iphone’ndan yapması da dikkatlerden kaçmadı. Paylaşımın kimin cep telefonundan yapıldığı da merak konusu.

https://mobile.twitter.com/karaoglanbey/status/1385243216346234880

https://twitter.com/Samet52Sar/status/1385264548647739394

Beyaz sandalyede ölüme savcılıktan takipsizlik

Okumaya devam et

Gündem

Beyaz sandalyede ölüme savcılıktan takipsizlik

Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevi’nde konulduğu tek kişilik karantina hücresinde beyaz plastik sandalyede ölü bulunan KHK’lı komiser yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmada savcılık takipsizlik kararı verdi. Avukat Çiğdem Koç, taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek, “Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

BOLD – Hükümlü bolundu Gümüşhane Cezaevinde bir sandalyenin üstünde ölü bulunan komiser yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmada savcılığın takipsizlik kararı verdiği belirtildi.

Karara tepki gösteren Avukat Çiğdem Koç, “İncelenmesini talep ettiğimiz hiçbir hususun dikkate alınmadığı ve hiç bir somut açıklama olmadan tekrarla doldurulmuş bu karara itiraz edeceğiz” dedi. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün olayın araştırılması için müfettiş görevlendirdiğini kaydeden Koç, Ortada bir rapor olmadığını da belirteyim. Bu işin peşini bırakacak değiliz” ifadelerini kullandı.

Beyaz sandalye üzerinde hayatını kaybeden Mustafa Kabakçıoğlu’nun olay yeri fotoğrafı.

KARANTİNA HÜCRESİNDE ÖLÜME TERK EDİLDİ

Giresun Emniyet Müdürlüğü’nde Komiser Yardımcısı’yken 1 Eylül 2016 tarihli KHK ile ihraç edilen Mustafa Kabakçıoğlu, 7 yıl 6 aylık hapis cezası nedeniyle Gümüşhane E Tipi Cezaevinde hükümlü bulunuyordu. Kabakçıoğlu, 29 Ağustos 2020’de tek başına tutulduğu karantina hücresinde plastik beyaz sandalye üzerinde hayatını kaybetmişti. 44 yaşındaki ihraç polisin öldüğü gün çekilen olay yeri fotoğrafları, cezaevi doktoruna yazdığı son dilekçe ve 4 yıldır tuttuğu günlükler ortaya çıkmıştı. Bold Medya’nın yayınladığı günlüklerde astım ve şeker hastası Kabakçıoğlu’nun, hastaneye sevki için cezaevi idaresine defalarca dilekçe yazdığı, sağlık durumunu anlattığı ancak tedavisinin ve sevkinin yapılmadığı kaydediliyordu. Ölüm olayının haber olmasının ardından Gümüşhane Başsavcılığı, Kabakçıoğlu’nun, 27 Ağustos 2020 tarihinde durumunun kötü olması üzerine hastaneye sevk edildiği ancak kendisinin gitmek istemediğini iddia eden bir açıklama yaptı. Başsavcılığın açıklaması soruları daha da artırırken tepkiler üzerine Adalet Bakanı Gül, sorumluların araştırılması için iki müfettiş görevlendirmişti.

Karantina hücresinden cenazesi çıktı: Plastik sandalyede ölüm!

Okumaya devam et

Gündem

Amiraller Bildirisine imza atan 5 amiral daha savcılığa sevk edildi

Amiraller Bildirisine imza attıkları gerekçesiyle başlatılan soruşturmada ifadeye çağrılan 5 emekli amiral ile TESUD Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan savcılığa sevk edildi.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, emekli amirallerin Montrö açıklamasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 isim adliyeye sevk edildi.

104 emekli amiralin imzaladığı bildiriyle ilgili ifadeye çağrılan 7 kişiden 5 amiral ile bir general işlemler için Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne geldi.

Emekli amiraller Alper Tezeren, İlker Güven, Metin Açımuz, Nurhan Kahyaoğlu ve Ali Önel Yüksel ile Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan’ın Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı. 6 isim sağlık kontrolünün ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara Adliyesine getirildi.

Emekli amiral Işık Biren’in hastanede tedavi gördüğü için ifadeye gelemeyeceği öğrenildi.

SORUŞTURMA SÜRECİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 104 emekli amiralin yayımladığı “Montrö bildirisi” hakkında, TCK’nın “Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma” iddiasıyla resen soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, söz konusu bildiriyi hazırlayan ve yayımlanma sürecinde aktif faaliyet gösteren 14 emekli amiralden  Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Ramazan Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Türker Ertürk, Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal gözaltına alınmıştı. Emekli amiraller adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Erdoğan’ın atadığı rektör, Bilal Erdoğan’a teşekkür etti

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0