Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Marketler koronaya karşı ne kadar güvenli?

Dünya geneli yarım milyon insanı etkileyen koronavirüs salgınına karşı bilhassa kabalık yerlerden uzak durmak gerekiyor. Süpermarketler de ‘yayılma için ideal ortam’ olduğundan kaçınılması elzem ortamların başında geliyor.

BOLD – Koronavirüs, hastalığı taşıyan bir kişinin öksürerek havaya zerrecikler saçmasıyla yayılıyor. Zerrelerin solunması veya indiği yüzeylere dokunulması enfeksiyona yol açabiliyor.

VİRÜSÜN YAYILMASI İÇİN İDEAL BİR ORTAM

BBC Bilim Muhabiri Victoria Gill’in haberine göre Londra Hijyen ve Tropikal Hastalıklar Fakültesi’nden Prof. Sally Bloomfield, süpermarketlerin virüs yayılımı için ‘ideal ortam’ olduğunu belirtiyor.

RAFLARA, KREDİ KARTLARINA, ATM TUŞLARINA, FİŞLERE HEP DOKUNULUYOR

“Birçok insan raflardaki ürünlere, kasada alışveriş malzemelerinizi koyduğunuz banda, kredi kartlarına, park biletlerine, ATM tuşlarına, fişlere dokunuyor. Burada diğer insanlara çok yakın bir mesafede (ideali en az iki metre) olduğumuzdan söz etmiyorum bile” diyor.

ELLERİ SU VE SABUNLA 20 SANİYE YIKAMA ŞART

Uzmanlara göre riski azaltmanın bazı yolları var:

– Alışveriş öncesi ve sonrası elleri 20 saniye sabunla yıkama veya  dezenfekte etme,

TEMASSIZ ÖDEME TERCİH EDİLMELİ

– Dokunulan her yerde virüs varmış gibi düşünüp alışveriş arabaları ve sepetlerine, paketlere ve ürünlere temas sonrası elleri yüze sürmeme,

– Temassız ödemeyi tercih etme,

YEMEKLER 70 DERECEDE PİŞİRİLMELİ

Öte yandan virüsün yemekle bulaştığına ve yemeklerin iyi pişirilmesinin virüsü öldüreceğine dair bir bulgu yok. Bu yüzden yemek pişirme kurallarına dikkat edilmesi tavsiye ediliyor.

İngiltere Gıda Standartları Kurumu internet sitesinde yiyeceklerin 70 dereceye kadar pişirilmesi ve en az 2 dakika bu sıcaklıkta tutulması öneriliyor.

72 SAAT BEKLETİN VEYA SULANDIRILMIŞ ÇAMAŞIR SUSUYLA YIKAYIN

Prof. Bloomfield’a göre ‘sıfır risk’ diye bir şey yok ve en büyük kaygı, diğer insanların elinin değdiği paketlere dokunmak.

Kutulardaki veya paketlerdeki ürünler için de şu tavsiyede bulunuyor:

‘Bu ürünleri ya 72 saat sonra tüketin ya da plastik ve cam kapları sulandırılmış çamaşır suyuyla temizleyin. Dokunulmuş olabilecek paketsiz gıdaları iyice yıkayın ve kurumaya bırakın.”

SİPARİŞ GETİRENLERE NOT BIRAKIN

Alışverişi eve getirtmek süpermarkete gitmeye kıyasla daha az riskli. Burada tek risk gıdanın ya da paketin üzerinde virüs olması veya teslimatı yapan kişiden virüs kapma ihtimali.

Gıda güvenliği uzmanı Dr. Lisa Ackerley bunun için teslimatı yapacak kişiye, zile basma sonrası geri çekilmesi istenecek bir not bırakılması fikrini veriyor.

Riske açık ya da yaşlı kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması için oluşturulan gönüllü grupları için de aynı risk söz konusu.

PLASTİK POŞETLER SADECE BİR DEFA KULLANILMALI

Warwick Tıp Fakültesi’nden Dr. James Gill, “Sulandırılmış çamaşır suyuyla yüzeyler silinirse virüs bir dakika içinde etkisizleşir” diyor.

Kimi uzmanlar, salgın sırasında plastik poşetlerin sadece bir defa kullanılmasını öneriyor.

Diğer taraftan birçok lokanta, işleyişini paket servise göre yeniden düzenledi.

Güvenilir zincir ve lokantaların yiyecekleri profesyonel ve hijyenik koşullarda hazırlama ihtimalinin yüksek olması sebebiyle paket serviste riskin çok az olacağı düşünülüyor.

BOŞ KAPLARI HEMEN ATIN VE ELLERİ YIKAYIN

Prof. Bloomfield paketlerden kaynaklanabilecek riskin asgariye indirilmesi için şunları söylüyor:

“Yiyecekleri temiz bir kaba boşaltın. Boş kapları hemen atın ve ellerinizi yıkayın. Yemeği kaptan tabağa çatal ve bıçak kullanarak aktarın, yemeğe elinizi sürmeyin.

Soğuk ya da çiğ yiyecekler sipariş etmeyin. Örneğin pizza sipariş ettiyseniz ve iyice güvende olmak istiyorsanız, pizzayı birkaç dakika mikrodalgada ısıtabilirsiniz.”

“Sağlık Bakanı Koca’nın verdiği sayılar buzdağının görünen kısmı”

Gündem

Sağlık camiasından Erdoğan’a yasak tepkisi: Bilim Kurulunun rolü olmadığını gördük!

Ankara ve İzmir Tabip Odası başkanları, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce getirdiği sonra iptal ettiği sokağa çıkma yasağıyla ilgili konuştu. Bilim Kurulunun rolünün olmadığı belirtildi. CHP’li Alpay Antmen ise “AKP sağlığımızla alay ediyor” dedi.

BOLD – İktidar, koronavirüsle mücadele kapsamında, bugün ve yarın, 15 ili kapsayan sokağa çıkma yasağı uygulanacağını dün ilan etmişti. Ancak gün içinde, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı önerisiyle alınan kararı, ‘vatandaşlardan gelen değerlendirmeler’ doğrultusunda, ‘farklı sosyal ve ekonomik’ sonuçları sebebiyle iptal ettiğini duyurdu.

ÖNLEMLER GEVŞETİLMESEYDİ ÖLÜM SAYISI 2 VEYA 3’LE SINIRLI KALACAKTI

Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’e konuşan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bulut, İzmir Tabip Odası Başkanı Funda Barlık Obuz ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Alpay Antmen, gelişmelere tepki gösterdi. Bulut, “Başta AVM’lerin açılması, önlemler gevşetilmeseydi vaka sayısı 100’ün altına düşecek, ölüm sayısı 2 ya da 3 ile sınırlı kalacaktı. Normale dönüş erken oldu” dedi. Son 3 günde hasta sayısının arttığına dikkat çeken Obuz, “Karardan vazgeçilmesi, böylesine önemli bir konuda nasıl kolayca karar alınabildiğini gösterdi. Bilim Kurulunun hiçbir rolü olmadığını gördük” diye konuştu. CHP’li Antmen ise şunları söyledi: “İki buçuk ay evlerde boşuna kalmışız. Burada bir algı operasyonu var. Bana göre yaşananların hepsi, planlı. AKP ve AKP Genel Başkanı, sağlığımızla alay ediyor. İnsan hayatı söz konusu ise nereden baskı gelirse gelsin iktidarın buna direnmesi gerekiyordu.”

SAĞLIK KURUMLARINDAKİ EKSİKLİKLER AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR

Öte yandan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), normalleşmenin başladığı 1 Haziran itibarıyla sağlık kurumlarındaki eksikliklerin aynı ‘yakıcılık’la sürdüğünü açıkladı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi de, henüz ilk dalga atlatılmamışken başlatılan ve adına ‘normalleşme’ denilen hızlı açılma sürecinden endişe duyduklarını ilan etti.

Erdoğan’ın kaldırdığı yasağın gerekçesi ‘artan vaka sayıları’ydı

Okumaya devam et

Gündem

Kürt’ün Kürt’ten başka dostu yok! Asıl Türkler sarışın, mavi gözlüdür

Sosyal medyada dün kadınlara yönelik aşağılayıcı kalıpların erkekler için kullanılması büyük ilgi gördü. Bugün ise aynı kampanyanın Türk-Kürt versiyonu başladı.

BOLD – Kürtlere yönelik ayrımcı klişelere tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, bu tür kalıplardaki Kürt sözcüğü yerine Türk’ü koydu. HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Ayhan Bilgen gibi siyasiler de kampanyaya katıldı. Bazıları ise “İroni mironi dinlemeyiz deyip hepsini suç sayabilirler” uyarısında bulundu. Ortaya da işte bu manzara çıktı:

  • Benim eniştem de Türk.
  • Asıl Türkler sarışın ve mavi gözlülerdir.
  • Benim de Türk komşularım, arkadaşlarım var.

  • Bunda Türk inadı var.

  • Aslında Türk diye bir şey yoktur.
  • Türküm ama terörist değilim.

  • Türk komşularımız da vardı. Ama çok iyi insanlardı.

  • Eskiden Türkçe isim koyamazdık kardeşimin Berkecan olan ismini nüfus memuru baran olarak kaydetmiş…

  • Bizim bir akrabamız Türk’le evli.

  • Kürt’ün Kürt’ten başka dostu yoktur.

  • Türk’ten olsa evliya koyma kapıya.

  • Bizim Türklerle problemimiz yok, MHP’lilerle problemimiz var.

Erkekler çiçektir! Kocam isterse çalışabilir…

Okumaya devam et

Gündem

“Gerçek adaletin gereği” dedi, masum insanların ‘aleni idam edilmelerini’ istedi!

Adalet Bakanlığı personeli Hakim Selami Turabi, cemaat soruşturmalarına yönelik kitap hazırladı. Tutuklanan binlerce masum insanı işaret ederek “İdamla cezalandırılmalı ve ibreti alem için aleni infaz edilmeliler” dedi.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra yürütülen cemaat soruşturmalarında binlerce masum insan ‘örgüt üyesi’ olmak suçlamasıyla tutuklandı ve cezaevine gönderildi. AKP’nin ‘prototip’ hâkim ve savcılarına emanet adalet, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinde çıtayı yükseltti.  

AKP döneminde yıldızı parlayan ve kritik görevlere getirilen Doç. Dr. Hâkim Selami Turabi’nin ‘Terör Örgütleri ve Terör Suçları’ başlık kitabında skandal bir ifade kullandığı ortaya çıktı. Hakim Turabi kitabında cemaat soruşturmalarına yönelik “FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmalarıyla ilgili slogan haline getirdiğimiz duruş şöyledir: ‘Ne merhamet, ne eziyet illa adalet, illa adalet.’ Bu örgütün panzehirinin adalet olduğunu düşüncesindeyiz. Ne küçümseyerek azılı üyelerinin cezasız kalması, ne de eziyet edilerek haksız konuma düşülmesi taraftarız” ifadesini kullanıyor. 

Hukukçu kimliğiyle yazdığı kitabında zihnindeki adalet duygusunu paylaşan Hakim Turabi, Nazilere özenircesine “Hatta yeri olmamakla birlikte bu tarz devletine ve milletine ihanet edenlerin behemehâl ‘idam cezasıyla cezalandırılması’ ve ibreti alem için aleni infaz edilmesinin ‘gerçek adaletin’ gereği olduğu düşüncesindeyiz.” sözleri dikkat çekti.  

Adalet Bakanlığında Genel Müdür Yardımcısı, Dış İlişkileri ve AB Genel Müdürlüğü, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Doçenti, Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü titrine sahip olan Hakim Selami Turabi’nin skandal ifadesi sosyal medyada eleştiri konusu oldu.  

 

Okumaya devam et

Popular