Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Mustafa Boydak ilk kez konuştu: “İcap ettiğinde onlarla yine temasımız olacak”

Mustafa Boydak, kendisinin de bir KHK’lı olduğunu belirterek, KHK’lıların en yakınları tarafından, “zararlı insanlar” gibi terk edildiğini söyledi. Boydak, “Kayseri’de ciddi çevremiz vardı, yüzde 95’i kayboldu, yepyeni bir çevre yaptım” dedi. Kayserililere kırgın olmadığını açıkladı.

BOLD – Türkiye’ye en büyük yatırımları yapan iş insanlarından Boydak Holding ve Kayseri Sanayi Odası Eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak, KHK TV’den Ahmet Erkan Yiğitsözlü’ye konuştu.

Mustafa Boydak

İşte o röportajdan bazı bölümler:

BİZİMLE İLGİLİ SÜREÇ 2014 YILINDA BAŞLADI

“Anadolu sermayesinin sembol isimlerinden biri olan “Boydak Holding” elinizden alındı. Hacı ve Memduh Boydak tutuklandı bu süreci sizden dinleyebilir miyiz?

22 Temmuz 2016, 667 sayılı KHK ile Boydak Eğitim ve Kültür Vakfı kapatıldı, şirketlerimize kayyum atanması, gözaltı, tutukluluk sürecimiz bundan sonra başladı. Maalesef KHK denilince aklımıza bu geliyor. Ailemizden ziyade Türkiye’de yüz binlerce ailenin mağduriyeti var. Kardeşlerimden Hacı ve Memduh Boydak’ın tutuklulukları 4 Mart 2016 tarihinde başladı. Esasen bizimle ilgili süreç 2014 yılının şubat veya mart ayında başladı. Bu 6 yıllık süreç henüz tamamlanmadı, devam ediyor. Şu an Memduh, Hacı ve Şükrü Bey tutuklular.

MAĞDURLARIN HEPSİNİN AYRI AYRI HİKAYELERİ VAR

Bu süreçte sizi etkileyen unutamadığınız hadiseler oldu mu?

7 yılda Türkiye nerelerden nerelere savruldu, insanlar nerelere savruldu. İçimizde ne canavarlar varmış, içimizde ne güzel insanlar varmış onu gördük. Mağdurların hepsinin ayrı ayrı hikâyesi var. İstanbul’da bir lokantaya gidiyorum; eskiden tanıdığım başkonsolosluk yapmış biri kasada duruyor, başka bir yere gidiyorum eski İngilizce öğretmeni, bir otelde görevli, diğer tarafta eskiden baş komiser olan biri ön büroda bir eleman olarak karşıma çıkıyor. Bu yaşananlar yüz yıl geçse de yaşanmayacak derecede zor hadiseler! Bunları hayatım boyunca asla unutmayacağım! KHK’lıların en yakınları tarafından, “zararlı insanlar” gibi terk edildiğini gördük. Bir yandan üzülüyorum bir yandan da insanların azmi, kararlılığı, hayata tutunması, birbirleriyle dayanışması beni mutlu ediyor.

EKONOMİNİN DÜZELMESİ İÇİN GÜVEN SORUNUNUN AŞILMASI GEREK

Sanayici bir iş adamı olarak Türkiye ekonomisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu an önceliğimiz, hapishanedeki kardeşlerimiz. Kardeşim, kuzenim, bir sürü iş adamı, kadınlar ve çocuklar hala hapisteler. Diğer yandan Türkiye’nin en önemli problemlerinin başında, yüzde 15’e varan işsizlik geliyor, tarımda ve sanayide ciddi gerileme var. Bugün ülkemizin makroekonomik dengelerinde ciddi bozulma ve ekonomide ciddi borçlanma söz konusu. Esasen bu tablonun değişmesi için, öncelikle güven sorununun aşılarak; mağduriyetler giderilirse, düşünce özgürlüğüne saygı duyulursa Türkiye eski parlak günlerine kısa vadede dönebilir.

İNSANLAR PARALARINA EL KONACAĞI ENDİŞESİ YAŞAMAMALI

Mağduriyetlerin artışı ekonomiye yansıyor. Mağduriyetler çözülürse bunun kısa bir sürede ekonomiye olumlu anlamda yansıyacağını düşünüyor musunuz?

Kesinlikle, insanlar yatırımını serbestçe yapabilmeli, tasarrufunu bankaya götürebilmelidir. Bankaya yatırdığım parama el konabilir mi? Kurduğum işletmeye (siyasi-dünya görüşümden dolayı) el konulabilir mi gibi şeyler insanın aklına asla gelmemeli! Baktığınızda bizim süreçte; 1. Sulh Ceza Hâkiminin kararıyla malınıza, mülkünüze, şirketinize bindiğiniz arabaya kadar her şeyinize el konabiliyor! Ben böyle değilim demeniz yıllar sürüyor. Nitekim bizim mahkeme sürecimiz 6 yıldır devam ediyor. Adaletin sağlanmasının gecikmesi dahi inanılmaz mağduriyettir. “Devletin dini adalettir.” Adalet olursa devletin en önemli ekonomik parametrelerinden biri olan güven sorunu aşılır. Bu da Türkiye’nin önünü kısa sürede açacaktır.

BU SÜREÇTE HERKES ZARAR GÖRDÜ

Kayserili bir iş adamı olarak Boydak ailesini, milliyetçi, muhafazakâr olarak tanıdık. Şu an İslami referanslı siyasi partiler ile laikliği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şahsım olarak, bakış açım laik kesime hep daha yakındı. Laiklik ilkesinin ne kadar önemli olduğunu hep birlikte gördük. Bu süreçten sadece muhafazakâr cenah değil, herkes bir şekilde zarar gördü ve görecek, öyle görünüyor. Bizim arzumuz ülkemizin çocukları öncelikle iyi eğitim alsın, bilim ve akla inansın, yönümüz batıya dönük olsun. AB standartlarını yakaladığımızda yönetim öyle mi olsun, İslamcı mı olsun gibi bir problem kalmaz; sadece insanların düşüncesinde özgür olabileceği alan yaratılması gerekir.

ERDOĞAN ARAR TALEPTE BULUNURDU

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve eski Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ile geçmişte ilişkiniz var mıydı?

Elbette ki. Türkiye’de siyasi partilerin çoğunu, partilerin liderleri de dâhil tanımadığım kimse yoktur. 12 yıl boyunca Kayseri Sanayi Odasının başkanlığını yaptım. Zaman zaman bölgemizde bizim çözmemiz gereken, işle alakalı konular olduğunda, o zamanın Başbakanı Sayın Erdoğan arardı; “Başkanım şöyle bir konu var şunu halledelim” der biz de yapardık. Tabi bu ilişkimizi farklı alanlara çekmek durumu söz konusu olamaz, onlar büyüğümüz hala da büyüklerimiz. İcap ettiğinde yine temasımız olacaktır.

YALAN İFADE VERENLERE KIRGINIM

Kayseri halkına kırgın mısınız?

Kayseri’nin üzerimizde emeği çok, kimseye kırgın olamam. Benim kırgınlığım bizimle ilgili gerçek olmayan bilgileri, doğru olmayan hususları, yalan ifade vermek suretiyle yapan kişi; gizli tanık ve kurumlaradır. Zaten birçoğu da ifşa oldu. Yargılama sürecinde, mahkemede, birçok insan ifadelerinin yanlış yazıldığını söyleyerek düzeltmek istedi. Fakat çok ilginç bir şekilde, Kayseri ikinci Ağır Ceza Mahkemesi, bu kişilere “Biz sizin poliste verilen ifadelerinizi kabul ediyoruz, mahkemedeki ifadenizi etki altında verdiniz, kabul etmiyoruz!” dedi. Böyle bir hukuksuzlukla hakkımızda ceza verdi.

HUKUKUN KIRINTISI VARSA YARGITAY’DAN DÖNECEKTİR

Boydak Holding davası ne aşamada AİHM’den ne bekliyorsunuz?

Yerel mahkemedeki cezalarımız geçtiğimiz günlerde istinafta onandı. Şu an Yargıtay aşamasında itirazımızı yapacağız. İnancım o ki Türkiye’de hukukun kırıntısı dahi varsa, AİHM’e gerek kalmadan yargılamalar ile ilgili hatalardan Yargıtay da dönülecektir. Ancak o dönemde şirketlere Kayseri Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Kayyum atanması kararını, AİHM’e götürdük. Ve bugünlerde “hak ihlali kararı vardır” deneceğini düşünüyorum.

ŞİRKETİMİZ 1957’DE KURULDU

Medya ve basında hakkınızda nasıl bir algı yürütülüyor?

7 yıldır denetimler yapılıyor acaba cemaatin parası var mı diye. Maalesef ana medya, basın, bizzat tanıştığımız, her zorlukta yardımcı olduğumuz kişiler ve ekipleri, bizim şirketleri cemaatin adamları kurmuş gibi algı yaptılar. Oysaki şirketlerimiz 1957’de beri var, alın teri ile babalarımız kurdu, sonra da bizler bugüne getirdik.

İNANIYORUM Kİ BİR GÜN DÖNECEĞİZ

Boydak Holding, Bellona, İstikbal, sizin için ne ifade ediyor, o dönem kaç kişi çalışıyordu? Devrederken ne hissettiniz?

Yönetim Kurulu Başkanı olduğum şirketten Ağustos 2016’da kapı dışarı edildim. Kayyum ve bir kamyon polis şirkete geldiler, hoş geldiniz dedim teslim ettim ve çıktım. İnanıyorum ki bir gün döneceğiz. Babamızdan kalan küçük bir işti, kardeşlerimizle beraber çocuğumuz gibi büyüttük, tırnaklarımızla kazıdık. Ardından “Anadolu Finans” bünyemize girdi. Türkiye Finans Katılım Bankası’ndaki hissemize dokunmadılar. Markalarımız geride kaldı, birçok rakip bizi geçti, şu anki manzara iç açıcı değil. 13 bin çalışanımız, bankada ise 4500 çalışanımız, kardeşimiz vardı. Biz kısa zamanda gelip, şirketlerimizi hak ettiği yere getireceğiz.

TÜRKİYE ÖNEMLİ SİYASİ GELİŞMELERE GEBE GÖRÜNÜYOR

Türkiye’de son zamanlarda siyasi arayışlar gündemde, yeni partiler kuruluyor bu partileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim siyasetim mağduriyetlerin önlenmesi, siyasetin içerisinde asla olmadık. Türkiye uluslararası toplumun bir mensubu olduğunu, kurum ve kurallarıyla ispatlamak zorundadır. Türkiye önemli siyasi gelişmelere gebe görünüyor.

TOPLUMSAL BARIŞA İHTİYAÇ VAR

Mağduriyetlerin tek çözüm merkezi siyasi partiler midir? Bir toplum bilinci de gerekiyor mu?

Yasama, yürütme ve yargı organlarının daha keskin çizgilerle ayrılması lazım. Toplumsal barışa ihtiyacımız var. Dini inancımız, görüşlerimiz, entellektüel anlayışımız farklı olsa da ortak noktamız Türkiye’mizdir. İnsanımızın sağduyusu, aklı, fikri ile problemleri aşacağız. Gelişime daha açık, eğitim seviyesi daha yüksek bir Türkiye olarak kendi bölgemizde medeniyetimizi tekrar yaygınlaştıracağız.

KARDEŞLERİMİ ÇOK ÖZLÜYORUM

Kardeşlerinizi özlüyor musunuz, görüşlerde neler konuşuyorsunuz?

Ankara Sincan’a 3 haftayı geçirmemek kaydıyla görüşe gidiyorum. Mektuplaşıyoruz. Kardeşlerimi çok özlüyorum. Gittiğimde aynı havayı solumak için bir gece kalıyorum. Onlar, Türkiye’nin en girişimci insanlarından bir kaçı. Onlar gibi birçok insan atıl vaziyette, hapiste, işinden edilmiş, zorluklarla mücadele ediyor. Türkiye’nin özellikle siyasi iktidarın bunları görüp, süratle tedbir almasını canı gönülden diliyorum.

ÜLKEMİZİ KALKINDIRMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ

Anadolu sermayesini temsil eden bir iş adamı olarak, bu girişimci kültürü, bu yönetim gücünü nasıl elde ettiniz?

Girişimcilik ruhumuz Kayserili olmamızdan da kaynaklanıyor. Rahmetli Özal Başbakan olunca, Anadolu insanının önü açıldı. 2002 yılında bugünkü iktidar olan AK Partinin iktidara gelmesiyle Anadolu sermayesinin önü daha da açıldı. Bunu söylememiz lazım. Biz 2013 sonuna kadar Anadolu’da yatırımlar yaptık, girişimcilik ruhunuzu geliştirdik, bundan sonraki süreçte de ülkemizi kalkındırmak için var gücümüzle çalışacağız.

ESKİ ÇEVREMİZİN YÜZDE 95’İ KAYBOLDU

Süreç sona ererse nasıl bir duruş sergileyeceksiniz?

Benim duruşum hiçbir zaman değişmedi. Alnımız açık, suçumuz memleketimizi çok sevmek. Süreç biterse yine aynı olacağım. Kayseri’de ciddi çevremiz vardı, yüzde 95’i kayboldu, yepyeni bir çevre yaptım. Firmaların mali rehberliğini yaptım, insanlarda öyle sevgi var ki anahtarlarını, fabrikalarını veriyorlar. Bugün Boydak Holdingden daha büyük yapıların işini yapacak durumdayız; fakat önceliğimiz şu anda kardeşlerimizin hapisten çıkması, suçsuzluğumuzun ispatlanmasıdır.

EKONOMİSİ GÜZEL BİR TÜRKİYE HAYAL EDİYORUM

KHK’larla mağduriyet yaşamış insanlar için gerçekten bir ümit var mı? Sizin Ümidiniz var mı?

Kesinlikle ümidim var. Hakkında beraat- takipsizlik verilmiş on binlerce KHK’lı var. Acilen yarın sabah görevlerine döndürülmesi lazım! Diğer KHK’lı kardeşlerimizin yüzde 99’unun herhangi bir suçu yok. Eline silah almamışsa, irtibat-iltisak diyerek, oturmaya gitti, çocuğunu okula gönderdi diyerek ceza vermek ülkemize yakışmıyor. Bir kararname ile bütün mağduriyetler giderilebilir. O günkü şartlarda devlet refleksi bu yanlışları yaptı ama bugünün şartlarında düzeltmesi lazım, düzeltileceğini ümit ediyorum. Moralimi hiç bozmuyorum. Bu yaşadığımız geçici bir durumdur. Anadolu insanının iş hayatına geri dönmesi lazım, hapishanedeki çok sayıda insanımızın artık aramıza katılması gerekiyor. Türkiye yaşadığı bu zorlukları aşarken, bizim tekrar ülkemize hizmet etmemiz gerekecek ki bunu da seve seve yapacağız. Barışçıl, aydınlık yarınları olan ekonomisi güçlü, güzel bir Türkiye hayal ediyorum.

“Oğlum ve gelinim tutuklu, biz evden çıkamıyoruz, torunlar ne olacak?”

Gündem

AKP’li üye liyakatsizliğe böyle isyan etti: Bari kadrolaşıyoruz adam akıllı kadrolaşalım

AKP’nin işçi bulma kurumuna döndürüldüğünü söyleyen Sevinç Erol adlı AKP’li üye,  partiye katılanların dava için değil cebini doldurmak için geldiğini söyledi.

BOLD – Manisa’da Osmanlı Ülkü Ocakları Şehzadeler İlçe Başkanlığı görevinde bulunan ve AKP üyesi olan Sevinç Erol, sosyal medya üzerinden paylaştığı video ile partisinin geldiği hale isyan etti.

PARTİMİ KULLANIYORLAR

Çalışmayanların teşkilatlarda tekrar göreve gelmesinden rahatsız olduğunu söyleyen Erol: “AK Parti yeterince kullanılabilen bir parti. Kullanılabilir hale getirdiler. Parti her türlü kullanılıyor. Gerek nam salmak, gerek müşteri toplamak için gerekse sağa sola askıntılık yapabilmek için. Gerekse azarlayabilmek için benim partim kullanılıyor” diye konuştu.

HERKES KENDİ CEBİNİ DOLDURUYOR

Erol eleştirilerinin devamında: “Benim davamı hak etmeyen insanlar kaldığı yerden devam ediyor. Bu benim çok zoruma gidiyor. Bu insanlar yüzünden davasına gönül vermiş insanlar soğudu. Artık AK Parti ile ilgilenmiyorlar. Kimse çalışmak istemiyor. Dava dediğin zaman herkes gönüllü çalışır. Her dava adamıyım diyenden ayrı bir darbe yedik biz. Görüyoruz ki el altından herkes kendi işlerini düzene sokuyor.Kendi işlerini rayına koyuyor. Kendi ceplerini dolduruyor. Dava adamı olmak bu değil. Kendi cebini doldurmak değil. Şikayetlerimizi kime göndersek ‘Tamam, tamam’ deyip geri çevriliyoruz. Bir şekilde oyalanıyoruz” dedi.

İNSANLAR ARTIK PARTİNİN ÖNÜNDEN GEÇMİYOR

Erdoğan’a seslenen Erol: “Sayın Cumhurbaşkanım teşkilatların durumu çok vahim. Bu teşkilatlarla kesinlikle 2023 seçimlerinde bir şeyler elde edemeyiz. Bir adım öteye gidemeyiz. Yok mu benim sesimi duyurabilecek bir insan. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu kadar çabasına ve davasına karşı gerçekten ‘devletim, milletim, benim arkamda milletim var’ diyen bir insana bu yapılır mı? Milletvekili de aynı, teşkilat başkanları da aynı, il başkanları da aynı. Kendinize gelin kendinize. Yarabbim nasıl bir kısır döngüye düştük. Yok mu başka kimse bu teşkilatlarda çalışabilecek. Yok mu başka başkanlık yapabilecek insanlar? Var. Ama küstürdüler. İnsanlar artık partinin önünden geçmek istemiyor” ifadelerini kullandı.

ÇOK SİNİRLİ VE TEPKİLİYİM

Partinin işçi bulma kurumuna döndüğünü söyleyen AKP’li Erol sözlerini şöyle noktaladı: “Gerçekten işe ihtiyacı olan insanları ötelediler. Nerede lüzumsuz nerede ek ve keyfi iş arayan insan var onlarla doldurdular. Bari kadrolaşıyoruz, adam akıllı kadrolaşalım. Parti işçi bulma kurumuna dönüştüğü için öyle pislikler var, ben artık utanıyorum. Gelen insanlara asılanlar var. Bizim Aydın’daki başkandan geri kalan yanı olmayanlar var. Çok sinirliyim ve tepkiliyim.”

Tayyip Erdoğan’ın maaşına 3 asgari ücretlik zam!

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüslü yeni hasta sayısı resmi rakamlara göre 2 binin üzerinde

Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük koronavirüs verilerine göre, bugün 68 kişi hayatını kaybetti, yapılan testlerde ise 2 bin 13 yeni hasta tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre bugün hayatını kaybeden 68 kişiyle beraber toplam can kaybı 9 bin 513’e yükseldi. Bugün yapılan 117 bin 943 test sonucuna göre ise 2 bin 13 yeni hasta tespit edildi.

Son rakamlarla toplam hasta sayısı da 353 bin 426’ya çıktı. Toplam iyileşen hasta sayısı bin 507 artarak 308 bin 446’ya ulaştı. Öte yandan ağır hasta sayısının bin 504, hastalardaki zatürre oranının da yüzde 5.6 olduğu açıklandı.

Verilere göre Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 48.1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65.2 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 32.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede yeni hasta sayısındaki artışa dikkat çeken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı: “Bugün 2.000’den fazla yeni tespit edilmiş hastamız var. Toplam ağır hasta sayımız 1.504. Sağlık çalışanlarımızın en çok emek çektiği hastalar ağır hastalarımız. Onların yükünü azaltmak tedbirlere birlikte uyarak mümkün. Mücadeleye destek verin.”

Sonunda neden Bilim Kurulu toplantılarına katılmadığı belli oldu

Okumaya devam et

Gündem

Sonunda neden Bilim Kurulu toplantılarına katılmadığı belli oldu

Bir süredir toplantılara katılmayan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel’in, koronavirüse yakalandığı ve tedavi görerek hastalığı yendiği öğrenildi.

BOLD – Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel’in bir süredir Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığındaki Bilim Kurulu toplantılarına katılmaması merak konusuydu.

Yamanel’in koronavirüse yakalandığı ve bir süredir tedavi altında olduğu öğrenildi. Hastanede 15 gün süren tedavinin ardından hastalığı yenen Yamanel’in, kısa süre sonra Kovid-19 yoğun bakım servisindeki görevine döneceği öğrenildi.

Test sonucunun negatife dönen ve evinde istirahat eden Yamanel’in, bir hafta içinde Koronavirüs Bilim Kurulundaki görevine de dönmesi bekleniyor.

Diyanet: Koronavirüsü umreciler değil Avrupa’dan gelen turistler yaydı

 

Okumaya devam et

Popular