Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

“Oğlum ve gelinim tutuklu, biz evden çıkamıyoruz, torunlar ne olacak?”

Zeynep ve İdris Eker çifti, koronavirüs sebebiyle yaşlılara getirilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle zor durumda… Yozgat’ta yaşayan ve iki torununa bakmak zorunda kalan Zeynep Eker, “Biz ne yapacağız” diye soruyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Evinin salonunda kendi kendine bir video çekip Bold Medya’ya gönderen babaanne Zeynep Eker (59), yetkililere ve vicdan sahibi insanlara seslendi. “Eşim 65 yaşında, dışarı çıkamıyor. Şeker hastası. Ben 59 yaşındayım. İki torunuma bakıyorum. Onları bırakamıyorum. Evde kaldık. Ekmek alacak dahi gücümüz yok. Biz ne yapacağız” dedi.

Yozgat’ta yaşayan Zeynep Eker’in oğlu Hamit Eker ve gelini Emine Eker, 24 aydır Kırıkkale Keskin Cezaevinde tutuklu.

İki yıldır torunları İdris Halit (8) ve Ali Hamza (6) ile ilgilenen Zeynep Eker, “Çocuklarımı serbest bırakmanızı ve onların yavrularını bağrına basmasını istiyorum. Anneden babadan başka torunlarımı emanet edecek kimsem yok” diye konuştu.

İKİSİ DE ÖĞRETMEN

Cemaat soruşturmaları kapsamında 9 Mart 2018’de tutuklanan Eker çifti, 8,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyaları Yargıtay tarafından onaylandı. Özel okullarda çalışan Hamit Eker sınıf, Emine Eker ise matematik öğretmeniydi.

Emine Eker, çocuklarıyla birlikte, Keskin Cezaevinde.

ZEYNEP EKER’İN 9 DAKİKALIK VİDEODAKİ KONUŞMASI

Bir mahpusun yaşlı annesinin feryadı: Damadım gelinim tutuklu, biz evden çıkamıyoruz, torunlar ne olacak?

Koronavirüs sebebiyle yaşlılara getirilen evden çıkma yasağına uyan Eker çifti, maddi ve manevi zor durumda. Evinin salonunda kendi kendine bir video çekip Bold Medya'ya gönderen Zeynep Eker (59), yetkililere ve vicdan sahibi insanlara çağrıda bulundu: "Eşim 65 yaşında dışarı çıkamıyor. Şeker hastası. Ben 59 yaşındayım. İki torunuma bakıyorum. Onları bırakamıyorum. Evde kaldık. Ekmek alacak dahi gücümüz yok. Biz ne yapacağız?"Yozgat merkezde yaşayan Zeynep Eker'in oğlu ve gelini Emine-Hamit Eker, 24 aydır Kırıkkale Keskin Cezaevinde tutuklu. İdris Halit (8), Ali Hamza (6) adlı torunlarıyla ilgilenen Zeynep Eker, "Çocuklarımı serbest bırakmanızı ve onların yavrularını bağrına basmasını istiyorum. Anneden babadan başka torunlarımı emanet edecek kimsem yok." diyor.

Gepostet von Bold Medya am Freitag, 27. März 2020

 

“Ben 61 doğum bir anneyim. Oğlum ve gelinim iki yıldır tutuklu. İki yavrusu var. Biz bakıyoruz. Biz mağduruz. Eşim yaşlı, 65 yaşında, şeker hastası. Üzüntü nedeniyle göz arkaları kanama yaptı. Benim bir gözüm hiç görmüyor, öbürü hafif görüyor. Ama görme şekli daha bozuldu.

BİR GÖZÜM GÖRMÜYOR

Geçen görüş gününde cezaevine gitmiştim. Cezaevinden çıkamadım, mağur kaldım (göz tarama makinesi gözünü okumadığı için otomatik kapı açılmıyor). Cezaevi müdürü bana kızdı, neden bu halde geldin, dedi. İki senedir her ay geliyorum ama ilk defa böyle bir şey yaşadım. Gözümün böyle olmasının nedeni nedir? Bunun nedeni düşüncedir, üzüntüdür. İki yavru annesiz, babasız, sevgisiz, şefkatsiz… Bakıma muhtaç. Bir ekmek bulamayıp… Torunum “Babaanne açılan bir şey vardı, onu neden almıyorsunuz” diye soruyor. Yavrum onun adı muz, diyemedim.

2 LİRA İLE NASIL GEÇİNEBİLİRİZ?

Virüs geldi, bu nedenle çok perişanız. Eşim sokağa çıkmıyor. Ben de yavrularımı bırakamıyorum. Maddi-manevi yeterli imkanımız yok. Her ay çocuklara maaş gönderiyoruz. Bizim maaşımız belli, saklayacak değiliz, banko dekontlar var. 800 lira arıyoruz, evimize 780 lira kesiliyor. Elimize aldığımız 2 lirayla nasıl geçinebiliriz? Bu şekilde yaşamak zorundayız.

KANALLARI ARADIM, DÖNMEDİLER

Her tarafı aradım. Kanalları aradım. Dediler ki eve getiririz. Ararız dediler dönmediler. Benim çocuklarımın orada kalması, bu şekilde yatmaları bizi endişelendiriyor. Oğlum pazar günü aradı. Baba-anne size bir şey olursa o yavrular nerede kalır, ne yaparsınız? Bu bizim içimizi çok acıtıyor. Bu nedenle yavrularımızın bir an önce oradan kurtulmalarını istiyorum.

OĞLUMU YOKLUKLA OKUTTUM

Hamit Eker.

Yavrumu ben yoksullukla okuttum. Hiç imkanımız yoktu. Beş çocuk annesiyim. Ta Ankara dağlarında, Kayaş’ın tepelerinde susuz ve ekmeksiz kalarak. Ben çocuk bakıcılığı yaptım. Oğlum hamallık yaparak okudu. Neler çekti, buzdolapları, eşyalar sırtında… Bizim suçumuz, günahımız neydi bu ızdırabı çekiyoruz. O kadar anne baba mağdur oldu, ölenler oldu, trafik kazaları geçirenler oldu.

OĞLUMUN SUÇU NEYDİ?

Ben 59 yaşındayım. 60 yaşında bir babanın kızıydım. Su çekerek, çamaşır yıkayarak, bulaşık yıkayarak büyüdüm. Okula 2 gün gittiysem 3 gün gitmedim. Benim namazla, abdestle, Kuran’la hiçbir bilgim yoktu. Şu an okuyorum ama Sübhaneke, ve celle diye okuyorum. Yeni dört günlük namaz kılıyorum. Benim oğlum namazlı abdestliydi. Suçu neydi? Böyle mi olmak lazımdı. Hakkını nasıl verebilirler? Tutacak dalım kalmadı. Sade istiyorum ki, benim yavrularımı bu virüs durumunda çıkarsınlar, bağırlarına bassınlar.

TÜRKİYEMİZ KURTULSUN

Bizim yaşımız geldi geçti. Bizim için Türkiyemiz önemli. Türkiyemiz kurtulsun. Şu virüs belasından da kurtulalım. Allah her şeyi verir. İnancımız sonsuz, inanıyoruz, güveniyoruz, ama ekmek alacak daha gücümüz yok. Bulaşığı elimde yıkıyorum, ilaç alamıyorum. Çocuklarıma giysi alamıyorum.

BU YAVRUMU KİME EMANET EDEYİM?

Yavrum okudu öğretmen oldu. Kızlarımın hiçbiri okumadı. Keşke oğlum da okumasa da dışarıda koyun gütseydi, çoban olsaymış, daha gurur duyardım. İşte bir torunum geldi (Ali Hamza videoda yanına geliyor). Ali Hamza gel seni Türkiye görsün. Babaanne sen beni doğurdun, ben senin yavrunum diyor. Bu yavruyu kime emanet ederim. Beni virüs alırsa, eşim ölürse hangi kapıyı çalarım. Anneden babadan başka emanet edecek kimsem yok benim.

İdris Halit (8), Ali Hamza (6).

“POLİSLER GELDİ, EVİMİZİ ARADI”

Hepinize teşekkür ediyorum. Benim sesimi Türkiye duysun. Büyük olan sabaha kadar korkularla uyuyor. Polisler geldi, evimizi aradı. Benimle yatıyorlar. İki yıldır bir gün ayrılmadı. Virüs nedeniyle yatağımı yere koydum, yerde yatıyorum. 4 gün oldu. Ama öncekinde 40 gün gözüme uyku girmedi. Yavrularımı bağrıma bastım, gözlerine bakarak sabaha kadar gözyaşı döktüm. Bunun hesabını kim verecek. Bana cevap verin. Benim sesimi duyun.

VİCDANINIZ NASIL EL VERİYOR?

Biz mektep, medrese, cami görmedik, Kuran bilmedik, Yasin okumadık. Benim oğlum her şeyi okuyor ama maalesef içeride. Eşim dostum akrabam arkasını döndü. Kuran okuyanlar, namaz kılanlar, hepsi dört duvar arasında kalıyor. Buna vicdanınız nasıl el veriyor.

LÜTFEN BİZE YARDIM EDİN

Lütfen bize bir yardım. Bize el uzatın. Rica ediyorum, bütün Türkiye’den, bütün devletten. Devlet de bizim, millet de bizim, insan da bizim. Hepimiz birbirimize bağlı olmalıyız. Hepinize teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun.

“Komadaki bir insandan farksızım”

BOLD ÖZEL

Hamile kadınlar tutuklandı: 3 çocuk annesiz babasız kaldı

Dün gözaltına alınan hamile kadınlar Sehat Sarı ve Ümmiye Kara eşleriyle birlikte tutuklandı. Üç yıl önce 3 aylık bebeğini düşüren Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor.

BOLD ÖZEL – Hamile kadınlar, çekirdek aileler hep birlikte tutuklanmaya devam ediyor. Ankara’da dün sabah yapılan baskınlarda birçok ev hanımı ve 2 hamile kadın gözaltına alınmıştı. 5 aylık hamile Sehat Sarı ile 7 aylık hamile Ümmiye Kara bugün eşleriyle birlikte tutuklandı. Anne-baba tutuklu ailelere böylece iki aile daha eklendi. Sehat Sarı (28) ve eşi Samet Sarı (29) çiftinin 1 yaşındaki Mustafa Vedat adlı oğulları, Kara çiftinin ise 1 kız, 1 erkek çocukları bir anda hem annesiz hem babasız kaldı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Sarı çifti, Ankara Sulh Ceza Mahkemesinde saat 15.00’te görülen duruşmadan sonra tutuklanıp Aksaray Cezaevine gönderildi. 5 yıllık evli olan Sehat Sarı kimya, eşi ise beden eğitim öğretmeniydi. Üç yıl önce 3 aylık bebeğini kaybeden Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor. Daha önce tutuklanan hamile kadınlardan bazıları cezaevinde bebeğini kaybetmişti.

Gözaltına alınanlar arasında bulunan 6 aylık bir bebeği ve 3 yaşında oğlu olan Bircan Erdem dün akşam üzeri serbest bırakıldı. Yine gözaltına alınanlar arasında bulunan 16 aylık bir kız çocuğu sahibi olan Özlem Ağsak da serbest bırakıldı.

Sarı çiftinin 1 yaşındaki oğulları Mustafa Vedat babaannesine kaldı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Görevden uzaklaştırma, gözaltı, sürgün… Kanser hastası öğretmen yoğun bakımda

Beş ay önce cilt kanserine yakalanan Türkçe öğretmeni Ömer Günerigök, tedavi gördüğü hastanede bu akşam üzeri yoğun bakıma kaldırıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Yaşadığı sıkıntılar nedeniyle Şubat 2020’de cilt kanserine yakalanan Türkçe öğretmeni Ömer Günerigök’ün durumu ağırlaştı. Doktorların “Bugün kaybedebiliriz, yoğun bakıma da alabiliriz.” dediği Ömer Günerigök, 26 Mart 2020’den bu yana Erzurum Atatürk Üniversitesi Hastanesinde tedavi görüyor.

KPSS’DE DERECE YAPTI, ÖĞRETMEN OLDU, HUKUK DA OKUYORDU

2015 yılında girdiği KPSS sınavında Türkiye 12. olan Ömer Günerigök (31) aynı yıl memleketi Bingöl’ün Çavuşlar Köyüne öğretmen olarak atandı. 15 Temmuz’dan sonra önce görevinden uzaklaştırıldı. Üç ay geçmeden iade edildi ama başka bir okula sürgün edildi. Daha sonra gözaltına alınan Ömer Günerigök, Cemaat soruşturmaları kapsamında hakkında açılan davadan geçen yaz beraat etti. Ancak sıkıntıları bitmedi. Abisi tutukluydu. Kuzeni, gazeteci Hamza Günerigök de 4 yıldır hapiste.

Ailece zor günler geçiren Ömer Günerigök bir yandan öğretmenliğe devam ediyor, bir yandan ikinci üniversitesini okuyordu. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıfta olan Günerigök, şubat ayında sınavlara girmek üzere Erzurum’a gittiğinde hastalığı ortaya çıktı.

Ömer Günerigök, 5 Haziran 2020, Erzurum Atatürk Üniversitesi Hastanesi.

YAŞADIĞI SIKINTILAR AĞIR GELDİ

Bold Medya’ya konuşan Ömer Günerigök’ün abisi Gıyasettin Günerigök, “Kardeşim Milli Eğitim Bakanlığında Türkçe öğretmeniydi. Memleketimiz Bingöl’de görev yapıyordu. Önce açığa aldılar. Üç ay geçmeden iade edildi. Okulunu değiştirdiler. Birkaç ay sonra gözaltına alındı. Bir hafta nezarette kaldı. Mahkemesi devam ediyordu. Sonra beraat etti. Yaşadıkları sıkıntılar ağır geldi. Şimdi hayatta kalma mücadelesi veriyor. Doktorlar durumunun kötüye gittiğini ve son günlerini yaşadığını söylüyor. Ve biz hiçbir şey yapamıyoruz. Son isteği abisini görebilmek.” dedi.

BELİNDEKİ KEMİK KIRILDI

Kardeşinin başarılı bir öğretmen ve öğrenci olduğunu söyleyen Gıyasettin Günerigök, “KPSS’de Türkiye 12. oldu. Ayrıca Erzurum’da Hukuk okuyordu. Görevine devam ediyordu. En son Erzurum’a sınavlara geldiği zaman, sanırım şubat ayıydı, hastalığı ortaya çıktı. Ondan sonra bir türlü toparlanamadı. Memlekete götürdük. Hastalığı en son belindeki kemiği kırdı. Malatya’da ameliyat ettiler. Tekrar kötü olunca Erzurum’a getirdim.” ifadelerini kullandı.

SON İSTEĞİ TUTUKLU ABİSİNİ GÖREBİLMEK

Ölüm döşeğindeki Ömer Günerigök’ün son isteği ise tutuklu abisi Taner Günerigök’ü görebilmek. Dört yıldır Elazığ Cezaevinde tutuklu olan polis memuru Taner Günerigök, kardeşini görebilmek için dilekçe yazdı ama henüz cevap verilmedi. Cemaat soruşturmaları kapsamında Ağustos 2016’da tutuklanan Taner Günerigök, 10 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından da onaylandı.

Taner Günerigök, 4 yıldır Elazığ Cezaevinde tutuklu.,

ÖMER GÜNERİGÖK’ÜN RAPORLARI

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Silivri’de bir koğuş daha komple Kovid 19

Silivri’de tutuklu Polis Akademisi öğretim üyesi Şükrü Tuğrul Özşöngül’ün testi pozitif çıktı. 8 Nolu’daki C35 koğuşundaki tutukluların durum iyi değil.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD – Silivri Cezaevinde Kovid 19 salgını yayılmaya devam ediyor. Tutuklu yakınlarından alınan bilgilere göre Silivri kampüsünde bulunan 8 Nolu Cezaevindeki C35 koğuşunda kalanların tamamı hastalığa yakalanmış durumda.

“HERKESE TEST YAPAMAYIZ 4 KİŞİ SEÇİN”

Koğuşta durumu ağırlaşan 3 kişinin hastaneye sevkedildiği ve testlerinin pozitif çıktığı belirtiliyor. Gelişmenin ardından koğuşta kalan 40 kişi test talep ederken, cezaevi yönetimi “Aranızdan 4 kişi seçin, herkese test yapamayız” cevabı verdi. 4 kişiye yapılan testte ikisi negatif, ikisi pozitif çıktı. Negatif çıkanlar ayrı bir hücreye alındı.

HÜCRE TEHDİDİ

Hastaneye gitmek isteyenlere ise “Hastaneye gidenleri dönüşte hücreye alırız, ona göre talep edin” denildiği, hücreye alınmak istemeyenler bu sebeple hastalık belirtilerine rağmen taleplerini geri çektikleri öğrenildi.

Koğuşta kalanların tamamının ateş, koku ve tat kaybı ile halsizlik yaşadığı belirtiliyor. Silivri Cezaevinde kapalı görüşler yeniden başlarken sözkonusu koğuşun kapalı görüşlerinin iptal edildiği belirtiliyor.

KORONA RİSK GRUBUNDAKİ ÖZŞENGÜL’ÜN TESTİ DE POZİTİF

Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Polis Akademisi öğretim üyesi Şükrü Tuğrul Özşengül’ün testinin de pozitif çıktığı öğrenildi. Daha önce açık kalp ameliyatı olan, yüksek tansiyon hastası Özşengül, birinci derece risk grubunda. Özşengül’ün hastaneye sevkinin yapılıp yapılmadığı bilinmiyor.

İkinci Ahmet Burhan vakası: Baba tutuklu, çocuk beyin kanseri, anne yalnız ve çaresiz…

Okumaya devam et

Popular