Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şule Çet’in avukatından infaz düzenlemesine tepki

Şule Çet davasının avukatı Umur Yıldırım, “Kadın katili, tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşacak. Fakat yazı yazan insanlar insanlar hapiste kalmaya devam edecek” dedi.

BOLD – Avukat Umur Yıldırım, infaz düzenlemesinde ‘terör’ ve düşünce suçlarına karşı büyük bir çifte standardın ortaya çıktığını belirtiyor. Yıldırım, “Kadın katili, tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı elini kolunu sallayarak dışarda dolaşacak. Fakat yazı yazdığı ya da sosyal medyada paylaşım yaptığı için insanlar hapiste kalmaya devam edecek. Bu; eşitlikten uzak, vicdanları yaralayan çok adaletsiz bir çelişki”

İnfaz değişikliği paketini değerlendiren Avukat Yıldırım, infaz kapsamında kasten öldürme suçunun kapsam dışı bırakıldığını ancak tasarının etrafından dolaşılacağı endişesini dile getirdi. Birgün Gazetesi’ne konuşan Yıldırum şunları kaydetti:

KEZZAP ATAN NE OLACAK?

“82’nci madde kasten öldürmenin nitelikli halini esas alıyor. Ama kadınlar sadece öldürülmüyor; yaralanıyor, yüzlerine kezzap atılıyor, sokak ortasında öldürülmekten daha kötü hale getiriyor. Yaralama ve ağırlaştırılmış yaralamayı ilgilendiren 81, 82 ve 83’üncü maddelerin ‘kırmızıçizgi’ dışında olması kadına karşı şiddeti önlemeyecek aksine bunun daha da önünü açacak. Bunlar suçluluğu kanıtlanmış insanlar. Mağdurlar, bu suçlularla belki de yeniden aynı ortamlarda yaşamak zorunda kalacak. Bu suçların işlenme potansiyeli çok yüksek. Sistem mağdurla değil suçlu ile empati kuruyor. Rehabilite altyapısı olmadan cezaevlerini bu suçlulardan arındırmak, aynı vakaların yaşanması ve hapishanelerin kısa zamanda aynı faillerle bir daha dolması demek.”

İSTİSMARI TARTIŞMAK BİLE UTANÇ

Avukat Yıldırım, bir diğer maddeyi ‘cinsel istismar’ suçunu değerlendiriyor: “Bundan 2 yıl önce de af kanunu tartışılıyordu. 15 yaşından küçük çocuklar ve çocuk gelinler ile ilgili olarak gündeme gelen ‘istismar’ tasarısı da kamuoyunun tepkisini çekmişti. Isıtıp ısıtıp önümüze getiriyor. Bir kez daha salgının arkasına sığınarak aynı şeyi yaptılar. Kamuoyu yine geri adım artırdı. Bu hali ile bir infaz yasası düşünmeleri bile utanç vericiydi.”

PEKİ, CİNSEL SUÇLAR NE OLACAK?

Yıldırım; “Burada da gözden kaçan bir nota var” diyor: “Cinsel istismar suçu, gelen tepkiler sonucu kapsam dışına çıkarılmış olabilir. Oysa ‘cinsel suçları’ bir üst başlık olarak ele almalıyız. Altında; 18 yaşından küçük olanlara ilişkin söz konusu ‘cinsel istismar’ suçunun yanı sıra, ‘cinsel saldırı’ ve ‘cinsel taciz’ suçları var. Çocuklara yönelik cinsel istismar suçları kapsama girmezken diğer alt başlıkların infaz kapsamına tabi tutulacağı endişesi var.”

Avukat Umur Yıldırım, bunu Şule Çet davası ile somutlaştırıp kaygılarını dile getiriyor: “Kadınlara tecavüz edip öldürenler bu af kapsamından yararlanacak mı? Kadınların, öldürülmeden ya da şiddete maruz kalmadan önce tecavüze uğradığı vakalar oldukça yüksek. Yakın tarih de bunun örnekleriyle dolu. Bizim kamu yarına gösterdiğimiz emek ve çabalar heba olacak. Faallerin hak ettikleri cezayı alması için uğraşıyoruz. Fakat etrafından dolanılmaya çalışılan maddeler ve afla, bunun da hiçbir anlamını bırakmıyorlar.”

KİŞİYE GÖRE AF

İnfaz paketindeki, topluma karşı işlenen ve kamunun bütününü ilgilendiren ‘uyuşturucu suçu’ maddesi de kafa karıştırıcı. Böyle bir suçta, ‘baron’ ve ‘satıcı’ ayrımı yapmak doğru mu ya da bu sınırı ayrıştırabilmek mümkün mü? Avukat Umur Yıldırım, çarpıcı ifadeler kullanıyor: “Bu suçlar kapsamında kimler var, bunlardan kim yararlanacak, araştırılması gerekiyor. Çünkü infaz kapsamındaki maddelerin kişi bazlı olduğunu düşünüyoruz. Belli kişilerin çıkarılması için belli suç tiplerinin tasarıya dahil edildiği şüphesini taşıyoruz.”

Cezaevinde ihmalle ölüme sürüklenen Nesrin Gençosman’ın ablasından çağrı

Gündem

81 gündür Siverek’te dolaşan katil ihbarlara rağmen yakalanamıyor!

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 12 Marta’ta kendisini sollayan Sidar Uygurlar’ı vurarak öldüren uyuşturucu taciri Yılmaz Geyik, gelen tüm ihbarlara rağmen bir türlü yakalanamıyor.

BOLD – Şanlıurfa’nın Siverek İlçesinde Yılmaz Geyik (50) adlı kişi, 12 Mart’ta kendisini solladığı için aracıyla, Sidar Uygurların kullandığı otomobilin önü kesti. İddiaya göre, lüks aracıyla uyuşturucu ticareti yapan Yılmaz, olay gecesi kendisini sollayan genç Sidar’ı önce polis zannetti. Yol ortasında bir süre tartışan ikilinin arasına çevredekiler girmek istedi. Sidar Uygurlar, Yılmaz’dan özür dileyerek aracına bindi. Genç adamın polis olmadığı anlayan Yılmaz, aracında oturan Sidar’ı önce silahının kabzasıyla darp etti, daha sonra da genç adamı başından vurarak öldürdü. Olay saniye saniye MOBESE kameralarına yansıdı. 23 yaşındaki Sidar Uygurlar’ı katleden, Yılmaz Geyik 81 gündür çeşitli ihbarlara rağmen bir türlü yakalanamıyor.

JANDARMA İLE ÇATIŞTI

O günden buyana bulunamayan Yılmaz Geyik’in hala Siverek’te olduğu ve uyuşturucu ticaretine de devam ettiği iddia edildi. Olayı araştıran BirGün gazetesinden Erk Acarer, olayın safahatına ilişkin sosyal medyadan bir video paylaştı. Yılmaz’ın yerel mercilerce korunduğunu iddia eden Acarer, Geyik’in bir ihbar üzerine evine gelen jandarma ekipleriyle çatıştığı ve Uygurlar ailesinin buna şahit olmasına rağmen jandarma tutanaklarında buna ilişkin bilgi yer almadığını da söyledi.

SİVEREK’TE OLDUĞUNA İLİŞKİN GÖRÜNTÜLER VAR

Acarer, Yılmaz Geyik’in uyuşturucu taciri olduğunu ve bölge nüfuza sahip olduğunu ileri sürdü. Acarer, Yılmaz’ın hala bölge olduğuna ilişkin Uygurlar ailesinden gelen bir de görüntü paylaştı.

SOSYAL MEDYADA KAMPANYA

Bu arada, küçük bir ilçede katilin 3 aya yakın bir süredir yakalanamaması sosyal medyada gündem oldu. Ünlü isimler genç Sidar’ı bir yol tartışmasında katleden Yılmaz Geyik’in yakalanması için İçişleri Bakanlığını göreve çağırdı

Üç çocuğunun önünde Guantanmo tarzı köpekli işkence yaptılar

Kardeşimin katilini kim koruyor, neden bulunamıyor?

 

Okumaya devam et

Gündem

Üç çocuğunun önünde Guantanmo tarzı köpekli işkence yaptılar

Diyarbakır’da polis yanlış evin kapısını kırdı, içeriye köpekler salıp, babaya üç küçük çocuğunun önünde köpeklerle işkence yaptılar. Baba şikayetçi oldu…

BOLD – Bağlar ilçesinin 5 Nisan Mahallesi’nde 30 Mayıs’ta polis memuru Atakan Arslan’ın yaşamını yitirmesinin ardından faillerin başlatılması sonrası başlatılan operasyonda, polisler onlarca eve baskın düzenledi.

BÜTÜN DAİRELERİN KAPILARINI KIRDILAR

31 Mayıs gecesi, Körhat Mahallesi’nde bulunan M.E.C.’in nenesinin kiracılarının bulunduğu bina da polisler tarafından basıldı. M.E.C.’yi arayan polislerin, binada bulunan tüm dairelere kapılarını kırarak baskın düzenlediği öğrenildi. Binada bulunan M.E.C.’nin ninesinin kiracısı Ş. Yılmaz ve eşi M. Yılmaz’ın evlerinin kapısı da polisler tarafından kırıldı. Polislerin, baskın sırasında götürdükleri köpeklerle evde bulunanlara işkence yaptığı ortaya çıktı.

Polislerin evden ayrılmasının ardından Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne giderek darp raporu alan Yılmaz çifti, daha sonra Bağlar Polis Merkezi’ne giderek polislerden şikayetçi oldu. Yılmaz çiftine ait darp raporu ve emniyet ifadeleri, kendilerine uygulanan işkenceyi gözler önüne serdi. Yılmaz çiftinin 31 Mart gecesi Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nden aldığı raporda, vücutlarının çeşitli bölgelerinde birçok köpek ısırığı olduğu tespitine yer verildi.

‘KORUNMAK İÇİN ODAYA SAKLANDIM’

1 Haziran’da yapılan şikayete ilişkin ulaştığımız ifadelerde M. Yılmaz, olay gecesi yaşadıklarına dair şunları anlattı: “Olayın şüphelisi olarak tutuklanan M.E.C.’nin ninesinin kiracısıyız. Ninesi de bizim karşı dairemizde ikamet eder. Biz M.E.C.’i daha önce hiç görmedik ve tanımayız. 31 Mayıs günü saat 00.30 sıralarında polisler şahsın evlerimizde saklanmış olabileceğine dair karşı komşumuz ve bizim evimize baskın yaptı. Binada polislerin olduğunu gördüm. Silah patlamasına benzer iki üç el patlama sesi duyunca hemen çocukları alarak arka odaya gitmek istedim. Birkaç adım atmamla kapımız kırıldı. Kapıya baktığımda 3 köpeğin içeriye doğru bırakıldığını görünce çocukları alarak hemen odaya saklandım. Kapıyı kapatarak arkasına saklandım.

KÖPEKLERİN SALDIRMASINA GÜLDÜLER

Peşinden polislerle köpekler eve girdiler. Polisler kapı önüne gelerek kapıyı aç diye bağırdılar. Ben kendilerine ‘köpekler var bizi ısıracak, çocuklar var yanımda onları tutun kapıyı açacağım’ dedim. Polisler bağırmaya devam ederek kapıyı açmamı istediler. Kapıyı açar açmaz içeriye 2 köpek girdi. Bu esnada diğer odada uyumakta olan eşim uyandı. Odada ayakta beklerken köpeklerden bir tanesi üzerime doğru hareketler yapmaya başladı. Patileriyle karnıma doğru saldırdı. Odadaki polislere ‘köpek beni ısırıyor, geri çekin’ desem de ‘lan o seni ısırmaz’ diyerek dalga geçer gibi sözler söylediler. Ve gülüştüler. Yere doğru çöktüm, köpek beni tırmalamaya devam etti. Köpekler çocuklarıma doğru yönelince polisler köpekleri tuttu.

ÇOCUKLARIM ‘KÖPEKLER GELDİ’ DİYE UYANIYOR

Bütün bunlar yaşları 7, 9 ve 11 olan 3 çocuğumun gözleri önünde yaşandı. Çocuklarımın o günden beri psikolojileri bozuldu. Gece yatırmaya çalıştığımda ‘anne o polisler tekrar gelecek mi, köpekler gelecek mi’ diye soruyorlar. Gece rüyalarında ‘köpekler geldi’ diye bağırarak uyanıyorlar. Çocuklarım bu olay nedeniyle çok korktular. Yaşana olaya sebep olan ve evime gelen polislerden şikayetçi ve davacıyım.”

DAKİKALARCA DÖVDÜLER

Ş. Yılmaz ise, eşinin “durun köpekleri çekin” şeklindeki bağırışları üzerine uyuduğu odadan çıktığını belirterek, ifadesinde şunları kaydetti: “Odadan çıkar çıkmaz ‘tutun, vurun, şahıs buradadır’ sözlerini duyar duymaz darbe alarak yüz üstü yere yığıldım. 15-20 tane özel harekat polisi tekme ve yumruklarla saldırdılar. Burnuma, dudağıma ve karın kısmına tekmeler vurdular. Uzun namlulu silahın ucuyla sağ dirseğime darbe aldım. Bu esnada bana ‘sen E.’sin, vurun’ diye kendi aralarında bağırıyorlardı. E., değilim diyerek adımı söylüyordum. 4-5 dakika boyunca, tekme, yumruk ve silahla darp edildim.

Köpekli işkence Amerikan Ordusu tarafından Irak’ta ve Guantanamo’da kullanılmış, bütün dünyada tepki çekmişti.

KÖPEKLERİ ‘YAKALA OĞLUM’ DİYE SALDIRTILAR

Polislerin geri çekilmesiyle 3 köpekten ikisine ‘yakala oğlum saldır’ diyerek üzerime doğru bıraktılar. Köpeklerden biri yerdeyken sağ kolumun omuz hizasını ısırdı. Diğeri sol kulağımın arka kısmını ısırdı. Can havliyle ‘Abi ben değilim. Benim adım Ş., kimliğimi getireyim, köpekleri çekin’ diye bağırdım. Köpekler yerde yüz üstü olduğum için sırtımı ve sol arka bacağımı ısırdı. Köpeklerin saldırısı 2-3 dakika sürdü. Kimse müdahale etmedi ve tutmaya çalışmadı. Daha sonra özel harekat polisleri köpekleri alarak evimizden çıktılar. Eşim ve çocuklarımın olduğu odaya gittim hemen. Eşim ve çocuklarım korkmuş halde oturuyorlardı.”

Yılmaz çifti, ayrıca polislerin 112 Acil servisini ve akrabalarını aramalarına izin vermediğini de kaydetti.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Yılmaz Çifti’nin avukatı Selameddin Varol, müvekkillerinin emniyette ifade vermeleri ardından darp raporuyla birlikte polisler hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına işkenceye dair suç duyurusunda bulundu. Hukuk devletinde suç işleyen şahsa karşı dahi böylesi bir muamele edilemeyeceği ifadeleriyle müvekkillerinin uğradığı işkenceye tepki gösteren Varol, çocukların ömürleri boyunca yaşadıkları travmadan kurtulamayacağını söyledi. Varol, çocukların yaşadığı psikoloji ve travmaya dair ayrıntılı rapor aldırarak, suç duyurusu dosyasına ekleyeceğini kaydetti.

Okumaya devam et

Gündem

Muhalif medyaya reklam yok!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yaptırdığı kamu spotunun yayınlayacağı medya kuruluşlarının listesini açıkladı. Bakanlığın listesinde muhalif medyadan hiçbir kuruluş yer almadı.

BOLD – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 30’ar saniyelik 2 bin 750 adet kamu spotu, reklam ve tanıtımlarını yayınlayacağı medya kuruluşlarının listesini açıkladı. Bakanlığın listesinde sadece iktidar yanlısı medya kuruluşları yer aldı.

KAMU SPOTUNDA YAPILAN HİZMETLER ANLATILACAK

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2020 yılı içerisinde gerçekleştireceği, yatırım, hizmet ve faaliyetlerinin duyurulması amacıyla ihaleye çıktı. 10 Haziran’da yapılacak ihalenin şartnamesinde, bakanlığın kamu spotu, reklam ve tanıtımlarının yayınlayacağı medya kuruluşlarının listesi yer aldı. Bunlar arasında TRT, AHaber, Akit TV, TGRT Haber, TVNet, Ülke TV, Bloomberg HT, Ekoturk, Bengütürk, Kanal M, Uçankuş TV, A Spor gibi kurumlar ve çok sayıda gazete ile internet sitesi bulunuyor.

MUHALİF MEDYA LİSTEDE YOK

Listede Suzcü, Cumhuriyet, Yeniçağ, Birgün gibi gazeteler ile Fox TV, Halk TV, KRT, Ulusal Kanal ve Tele 1 gibi TV kanallarına yer verilmedi. Listede yer alan kanallara 30’ar saniyelik 2 bin 750 adet (toplam 82 bin 500 saniye) spot reklam verilecek. Bakanlık dijital medya platformlarında tanıtım videosu yayınlamak için de iktidar yanlısı gazete ve kanalların internet sitelerini tercih etti.

AYM’den gazeteci Acar’a 30 bin lira manevi tazminat!

Okumaya devam et

Popular