Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tır şoförü Baran: Yoksulların isyanını dile getirdim

“Beni virüs değil, bu düzen öldürür” dediği için gözaltına alınıp serbest bırakılan TIR şoförü Malik Baran Yılmaz, “Yoksulların isyanını dile getirdim” dedi.

BOLD – AKP’nin koronavirüse (Kovid-19) dair aldığı tedbirlere sosyal medyadan eleştiren ve “Beni virüs değil, bu düzen öldürür” dediği için Hatay’da gözaltına alınan TIR şoförü Malik Baran Yılmaz, ifade işlemleri ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

BirGün Gazetesi’ne konuşan Yılmaz, ezilenlerin virüs gerçeği kadar geçim derdi sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirten “Ben yoksulların isyanını dile getirdim. Kimseyi galeyana getirme derdim yok. Bunlar bizim gerçeğimiz. Söylediklerimin arkasındayım. Bizim dışarıda olmamız halk sağlığına tehdit. Emniyette ve savcılıkta bunları anlattım” dedi.

DÜZEN YOKSULLARI ÖLDÜRÜYOR

Koronavirüs tehlikesi karşısında evde ve ailesiyle oturmak istediğini ama bunun mümkün olmadığını anlatan Yılmaz, “Bugün hangi TIR şoförüne, hangi emekçiye sorsanız ailesiyle oturmak ister. Ancak ailemin sağlığı için hem çalışmak zorundayım. Hem de onların sağlığı için onların yanında oturmam gerekiyor. Bu nasıl olacak? Bu düzenden kastım bu. Bu düzen yoksulları öldürüyor. Bu düzene karşı tedbir alınması virüs önlemleri kadar önemlidir” diye belirtti.

SOYLU HEDEF GÖSTERDİ

Hatay Barosu Başkanı Avukat Ekrem Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarıyla Yılmaz’ın gözaltına alındığına değindi. Dönmez, “Biz avukatlar devreye girmesek, toplumsal dayanışma olmasa Malik Baran tutuklanabilirdi. Soylu ve iktidar sosyal medyada ve toplumda bu tür itirazların, çıkışların yayılmasını istemiyor. Bunun için sopa gösterdiler. Yapılması gereken sopa göstermek, toplumu korkutmak değildir. Gerekli tedbirleri almaktır” dedi.

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, videonun “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici” olduğunu savunuldu.

Dünya Sağlık Örgütü: Korona virüsü hava yoluyla bulaşmıyor

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Kanser hastası Ümit Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek borusuna stent takılacak. Gökhasan kanunlara rağmen tahliye edilmediği gibi tek başına hastane hastane dolaştırılıyor.

BOLD – Cezaevinde mide kanseriyle mücadele eden Ümit Gökhasan’ın şimdi de yemek borusuna stent takılacak. Korona salgını nedeniyle bir süre kemoterapi için hastaneye götürülmeyen Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek yiyemiyor.

“HASTA ADAMI SÜRÜYORLAR”

Eşi Şükran Gökhasan, “Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka yerlere sıçramış. Tedavi ağır olduğu için yemek yiyemiyor. Yemek borusu daralmış, operasyon gerekiyor. Afyon’da mahkum koğuşu olmadığı için Eskişehir’e götürecekler. Sonra kemoterapi için geri getirecekler. Adam hasta, sürüyorlar resmen. Oradan oraya getir götür, hepten hasta oldu.” dedi.

Şubat 2020’de midesinin tamamı, yemek borusunun yarısı alındıktan sonra tekrar Afyon Cezaevine gönderilen Ümit Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi salgın nedeniyle geciktirildi. Tahliye için gerekli sağlık kurulu raporu alınmak üzere 23 Mart 2020’de Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kuruluna götürülen Gökhasan’a “şu an koronavirüs salgını nedeniyle yeni başvuru alınmadığı ve ne zamana kadar süreceğinin belli olmadığı” cevabı verildi.

Şükran Göhasan, “Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor kurul toplanıp raporu vermiyor. Allah bize yardım etsin inşallah” ifadelerini kullandı.

HASTA TUTUKLULAR HAKKINDAKİ KANUN

Cezaevinde hayatını devam ettiremeyen ağır hastaların cezalarının infazının ertelenmesiyle ilgili iki kanun bulunuyor. 6411 Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 3. maddesinin 6. bendine göre, “Maruz kaldığı ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı Hakkında kanunun 16. maddesi 2. bendine göre “diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile cezanın infazına hapis cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

Bu iki kanun, kanser gibi ölümcül hastalığa yakalanan tutuklular için bile uygulanmıyor. Cezaevi koşullarında sağlık hizmetlerine ulaşmak oldukça zor. Tedaviler geciktiriliyor, resmi işlemler uzun sürüyor, salgın nedeniyle bu süreçler daha da zorlaşmış durumda.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ, GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan komiser Ümit Gökhasan’ın şikayetleri 8 ay önce başladı. Ancak süreçler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’te teşhis konuldu. 13 Şubat’ta Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderildi. Koronavirüs salgını nedeniyle ise kemoterapisine henüz başlanmadı. En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Okumaya devam et

Gündem

Prof. Dr. Tezer: “Salgının alevlenme riski her zaman var”

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tezer, salgının her zaman yeniden alevlenme riski olduğunu belirtti. Yeni normal süreçte tedbirlere riayet etmenin bu anlamda fayda sağlayacağını vurguladı.

BOLD – Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, Türkiye’de salgının 180 günde yok olacağına dair simülasyon çalışmasını değerlendirdi. Simülasyonda, her toplumun iç dinamiklerinin dikkate alındığını, ülkenin sosyal, ekonomik ve coğrafi yapısının pandemi süresine etki ettiğini kaydetti.

SALGIN NİTELİĞİNİ KAYBETMESİ 2021 ORTALARINI BULUR

Normalleşme sürecindeki vaka sayılarının daha belirleyici olacağını ifade ederek “Genel anlamda pandemilere baktığımızda 180 gün, 1 veya 2 yıl zaten öngörülebilen süreler. Projeksiyonlar toplumun uyduğu kurallara göre verilerle yapılır. Ama bu bir pandemi, domuz gribi örnek. 2009’da çıkmıştı, şu an hala domuz gribi etkenini görüyoruz, 11 yıl geçti. Belki bu virüs uzun yıllar hayatımızda olacak ama mevsimsel bir virüs olacak, onu şu an hiç kimsenin kestirme şansı yok. Pandemi niteliğini kaybetmesi benim şahsi öngörüme göre 2021’in ortalarına doğru olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

KIŞ TEKRAR ORTAYA ÇIKABİLİR AMA KURALLARA UYARSAK ETKİSİ AZ OLUR

Kontrollü normalde neler yaşanacağını, kurallara uyulup uyulmadığını 10 gün sonraki verilerle görme şansı yakalanacağını dile getiren Tezer, “Maske, sosyal mesafe ve hijyen şartlarına uyarsak 15-20 günde geçmemiz gerekiyor 500’lü rakamlara. Takip eden 15 günde 100’ün altına inme durumumuz olacaktır. 500’ün altı için Haziran sonu diyebiliriz. 100’lü rakamların altına herhalde Temmuz ortasına doğru ineriz ama yine söylüyorum kurallara uyarsak. Kışın tekrar ortaya çıkabilir mi? Kış virüsü olduğu için çıkabilir. Yazın ödevimizi ne kadar iyi yaparsak, kurallara uyarsak kışın daha az karşılaşırız. Tekrar altını çiziyorum, dünyada vaka olduğu, bitmediği sürece her zaman tekrar alevlenme riski vardır” dedi.

SES YÜKSELTMEKLE BİLE DAMLACIKLAR ETRAFA YAYILABİLİR

Kalabalıktan sakınmak gerektiği tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Hasan Tezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Daha az konuşulmalı, konuşmakla, ses yükseltmekle bile damlacıklar daha fazla etrafa yayılabilir.”

Üç çocuğunun önünde Guantanmo tarzı köpekli işkence yaptılar

Okumaya devam et

Gündem

Özel okulların Milli Eğitim Bakanlığı!

Korona gerekçesiyle nakilleri durduran MEB, devlet okullarının yazın telafi eğitimi yapmayacağını ilan etti. Özellerin, 15 Ağustos itibarıyla yüz yüze yapabileceğini duyurdu. Kimi veliler “Ücretleri istemeyelim diye mi bu kararı aldınız” diye sordu.

BOLD – Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre salgın sebebiyle devlet okullarını kapatan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), özel okullara telafi eğitimi izni verdi. Eğitimciler, bu yolla velilerin okul yönetimlerinden ücret talep etmesinin önüne geçildiğini savundu.

DEVLET GÜCÜNÜ KULLANARAK PARANIN ÜSTÜNE OTURMA

MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Muammer Yıldız, özellerin 19 Haziran’a kadar uzaktan eğitime devam edeceğini, 15 Ağustos’tan sonra 3 haftadan az olmamak kaydıyla yüz yüze telafi eğitimi yapacağını açıkladı. Eğitimci Yazar Ünal Özmen, gelişmeyi “Velilerin okulların kapalı olduğu süreye ilişkin iade talebinde bulunduğu paranın üstüne devlet gücünü kullanarak oturmadır” diye yorumladı.

ÖZELLERİN KAR ETMESİ ÖNCELİKLİ HALE GELDİ

Eğitim-Sen Yönetim Kurulu üyesi Özgür Bozdoğan, özel okul sahiplerinin talepleri doğrultusunda bu kararın alındığını ileri sürdü ve “Özel okulların kar etmesi öncelik haline geldi” dedi. 15 Ağustos’ta telafi eğitimine hazırlanan çok sayıda özel okul ise öğrenim ücretlerine yüzde 20’lere varan zam yaptı. Ortaöğretimde yıllık ücreti 30 bin lira olan bazı özel okulların ücreti 36 bine çıktı. MEB’in, koronavirüs salgını kaynaklı, nakil işlemlerini durdurması sebebiyle çocuğunu devlet okuluna alamayan ve özel okulun telafi eğitimini kaçırmak istemeyen veliler, zamlı fiyatlara tepki gösterdi.

Prof. Dr. Tezer: “Salgının alevlenme riski her zaman var”

Okumaya devam et

Popular