Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Uluslararası Af Örgütü: Türkiye-Yunan sınırında iki sığınmacı öldürüldü

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye-Yunanistan sınırında Mart ayında Yunan güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu iki sığınmacının hayatını kaybettiğini açıkladı. Örgüt, olaylarla ilgili kapsamlı bir soruşturma talep etti.

BOLD – Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Ankara’nın Avrupa’ya gitmek isteyen sığınmacıları durdurmayacağını açıklamasının ardından Mart ayının başında Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan olaylara ilişkin bir rapor yayınladı.

Af Örgütü, Yunan güçlerinin sınırı geçmeye çalışan sığınmacı ve göçmenlere gerçek mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahalesi sonucu en az iki erkeğin hayatını kaybettiğini, bir kadının ise hâlâ kayıp olduğunu bildirdi.

KAYIP KADININ ÖLDÜĞÜ DÜŞÜNÜLÜYOR

Örgütün Avrupa Araştırma Direktörü Yardımcısı Massimo Moratti, “Güvende olmak için Türkiye’den Yunanistan’a yola çıktılar, ancak o kadar ciddi bir şiddetle karşı karşıya kaldılar ki en az iki kişi oldukça trajik bir biçimde katledildi” ifadelerini kullandı.

Hayatını kaybedenlerden birinin 43 yaşındaki Pakistan vatandaşı Muhammed Gülzarı, diğerinin ise 22 yaşındaki Suriyeli Muhammed El-Arab olduğu bildirildi. Söz konusu iki sığınmacının 2-4 Mart tarihleri arasında Pazarkule-Kastanies sınır kapıları arasındaki tampon bölgede Yunanistan’a geçmeye çalışırken öldürüldükleri kaydedildi. Kayıp olan kadının da hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bazı sığınmacı ve göçmenler de, Yunan sınır güçleri tarafından dövüldüklerini ve paralarına el konulduktan sonra Türkiye’ye geri gönderildiklerini kaydetmişti.

Yunanistan ise göçmenlerin üzerine ateş açıldığı iddialarını reddediyor.

EGE ADALARINDAKİ KAMPLAR BİRAN ÖNCE BOŞALTILMALI

Uluslararası Af Örgütü, sınırı geçmeye çalışan yüzlerce sığınmacının da Ege adalarında gözaltında tutulduğunu ve iltica başvurusunda da bulunamadığını belirtti.

Örgüt, Atina’ya sığınmacıları güvenli bir konaklama için gereken hijyen koşullarını sağlamayan bu kamplardan bir an önce tahliye etmesi çağrısı yaptı.

Yunanistan’da başkent Atina yakınlarında Ritsona göçmen kampında 20 kişide koronavirüs tespit edilmesinin ardından kamp dün karantinaya alınmıştı.

Yunanistan, Ritsona göçmen kampını karantinaya aldı

Dünya

Rusya açıkladı: İdlib’de Türk-Rus ortak devriyesine bombalı saldırı

Rusya, İdlib’de yapılan Türk-Rus ortak devriyesine uzaktan kumandalı bomba ile saldırı düzenlendiğini açıkladı. Rusya Haber Ajansı, “Saldırıda birkaç Türk ve üç Rus askeri yaralandı” dedi.

BOLD – İdlib’de Türk ve Rus askerlerin birlikte düzenledikleri devriyeye bombalı saldırı düzenlendi. Rusya Haber Ajansının Rus kaynaklara dayandırdığı habere göre saldırıda ‘birkaç’ Türk ve üç Rus askeri yaralandı. Bazı askeri araçların zarar gördüğü ve yaralanan tüm askerlerin olay yerinden uzaklaştırıldığı belirtildi. Reuters’a konuşan iki kaynağa göre uzaktan kumandalı bombanın patlatıldığı saldırıda hiçbir Türk askeri hayatını kaybetmedi.

ATEŞKES MUTABAKATI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İdlib’de 36 Türk askerinin şehit olmasının ardından 5 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Moskova’ya gitmişti. Burada yapılan görüşmeler sonucunda Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov İdlib’de yeniden ateşkes ilan edilmesini içeren mutabakat imzalamıştı. Söz konusu Moskova Mutabakatı’nda İdlib’de neler yapılacağı şöyle sıralanmıştı:

  • İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacaktır.
  • M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.
  • Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

Okumaya devam et

Dünya

Gölde kaybolan ünlü dizi oyuncusunun cesedi bulundu

ABD’de geçen hafta, 4 yaşındaki oğluyla birlikte Piru Gölü’ne açıldıktan sonra ortadan kaybolan, ödüllü Glee dizisini Santana Lopez’i Naya Rivera’nın cesedi bulundu.

BOLD- Kaliforniya eyaletindeki Piru Gölüne, 4 yaşındaki oğluyla birlikte tekneyle açılan, Naya Rivera’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine harekete geçen ABD polisi, ünlü oyuncunun 4 yaşındaki oğlunu teknede yalnız bulmuştu.

Ventura bölgesindeki gölde, üzerinde can yeleği bulunan küçük çocuk, polislere yüzmek için göle gittiklerini, annesinin suya atladıktan sonra bir daha geri dönmediğini söylemişti.

HAYATINI KAYBEDEN 3. OYUNCU

Polis tarafından yapılan arama çalışmalarında Rivera’nın cansız bedeni bulundu. Rivera’nın cesedi 15 metre derinlikte bulundu ve ölüm nedenini kesinleştirmek için otopsi yapılacak. Glee dizisiyle yıldızı parlayan Rivera, dizi ekibinden hayatını kaybeden 3’ncü oyuncu oldu.

Ünlü oyuncu Rivera’nın oğlunu kurtardıktan sonra kendisini kurtarmak için enerjisinin kalmadığı bu sebeple hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Dünya

Dünya Sağlık Örgütünden ‘dobra’ uyarı: Kötünün kötüsü olacak!

Koronavirüs vakalarında dünyanın birçok ülkesinde tehlikeli tırmanış olduğunu açıklayan Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Ghebreyesus, “Dobra olmak gerekiyorsa kötünün kötüsü olacak. Eskisi gibi olmayacak” dedi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan merkezinde video konferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünya genelinde dün 230 bin yeni Kovid-19 vakası tespit edildiğini duyurdu. Bunların yüzde 80’inin 10 ülkeden bildirildiğini vurguladı. Virüse ilişkin büyük endişe taşıdıklarını anlatan Ghebreyesus, tüm ülkelerin risk altında olduğunu ve aynı şekilde etkilendiğini söyledi.

KAZANIMLAR KAYBEDİLDİ

Ghebreyesus, “Dünyanın birçok ülkesinde artık vakalarda tehlikeli artışlar görüyoruz ve hastane odaları tekrar doluyor. Birçok ülkenin riski azaltmak için kanıtlanmış önlemleri uygulamadığı veya takip etmediği için kazanımlarını kaybettiği görülmektedir” diye konuştu. Dünyadaki tüm vakaların yüzde 50’sinden fazlasının kaydedildiği Amerika kıtasının salgının merkez üssü olma özelliğini koruduğunu vurguladı. Ghebreyesus şöyle konuştu: “Dobra olmak gerekiyorsa çok fazla ülke yanlış istikamete gidiyor. Virüs bir numaralı halk düşmanı olmaya devam ediyor ancak birçok hükumet ve halkın eylemleri bunu yansıtmıyor. Virüse ilişkin tek amaç enfekte olmuş kişileri bulmak. Liderlerden gelen karışık mesajlar salgına ilişkin en önemli unsur olan güveni baltalıyor. Temel prensipler takip edilmezse, bu salgın gittikçe kötüleşecek, kötünün kötüsü olacak. Ama bu şekilde olmak zorunda değil.”

SALGINI KONTROL EDEBİLİRİZ

Ghebreyesus, liderleri, hükumetleri ve tüm insanları “salgının yayılması zincirini kırmak için” ellerinden gelen her şeyi yapmaya davet etti. “Sizinle dürüst olmak istiyorum; öngörülebilir bir gelecek için ‘eski normal’e dönüş olmayacak” uyarısı yapan Ghebreyesus, ancak salgını kontrol ederek hayatın sürmesini sağlayacak bir yol haritası olduğunu ifade etti. Ghebreyesus, bu yol haritasını ise ölüm oranlarının düşürülmesi, virüsün yayılma hızının bastırılması, bireysel tedbirlerin alınması ve geniş kapsamlı stratejiler uygulayacak güçlü iktidarlar olduğunu kaydetti.

Okumaya devam et

Popular