Bizimle iletişime geçiniz

Politika

İnfaz paketi, düşünceye af yerine hapis getiriyor; muhalefet ve medya suspus

AKP ve MHP’nin ortak hazırladığı infaz indirimi paketi, cezaevindeki düşünce suçluları ve gazetecileri kapsam dışı bırakırken tam tersine twit atanların ve gazetecilerin kabusu olacak. İfade özgürlüğünü kullananlar cezaevine girecek.

BOLD – Paketteki düzenlemeler yasalaşırsa daha önce ertelenen 18 ay ve altı hapis cezası alanlar, cezalarının yüzde 40’ını cezaevinde geçirecek. Yazı, sosyal medya paylaşımı ve haberinden dolayı çok sayıda vatandaş ve gazeteci daha önce erteleme kapsamına giren cezaları için cezaevine girecek. CHP Milletvekili Zeynel Emre, değişiklikle ilgili “Bir taraftan cezaevi dolu diye bir düzenleme getiriyorlar öte yandan aldığı ceza bir yılın altı da olsa herkesin cezaevine gireceği bir madde ekliyorlar. Bunu düşünce ve hakaret suçları gibi suç grupları için yapıyorlar” dedi.

Hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, Türkiye Cumhuriyetini ve kurumlarını aşağılamak gibi suçları işleyen binlerce vatandaş ile onlarca gazetecinin suçları ertelenmeyecek, cezaevine girecek. İfade özgürlüğünı kısıtlayacak düzenlemeye karşı başta CHP olmak üzere muhalefetin sessiz kalması dikkat çekiyor.

DÜŞÜNCEYE AF DEĞİL HAPİS GELİYOR

İnfaz indirimi paketi terör suçları denilerek şiddete bulaşmamış binlerce düşünce ve siyasi suçluyu cezaevine mahkum ediyor. İnsan hakları örgütleri, siyasetçi, sanatçı ve akademisyenin çağrılarına rağmen adam öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel istismar suçunu işleyenler paketle tahliye olurken, düşünce suçluları infaz indiriminden yararlanamayacak. Düşünce suçuna af beklenirken tam tersi şekilde düşünce ve ifade özgürlüğünü kullananlar hapse girecek. 18 ay hapis cezası aldığında cezaevine girmeyen gazeteci veya ifade özgürlüğünü kullanan vatandaşlar artık bu cezanın yüzde 40’ını ceza infaz kurumunda geçirmek zorunda kalacak. AKP ve MHP, düzenlemeyi ‘infazda adalet getiriyoruz’ diyerek savunuyor.

Cumhuriyet’e konuşan Avukat Ece Güner Toprak, gazeteciler ve ifade özgürlüğünü kullanan muhalifler için paketteki sakıncalı düzenlemeye dikkat çekti. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa’nın 105/A maddesinde yapılmak istenen değişikliğe işaret eden Toprak, şunları anlattı:

KALICI DÜZENLEME

“Mevcut infaz sistemimizde (koşullu salıverme oranı ve 1 yıllık denetimli serbestlik uygulandığında) 18 ay (veya altı) bir hapis cezası alan bir kişi pratikte hapis yatmıyor. Paket mevcut şekliyle yasalaşırsa artık 30 Mart 2020 sonrası işlenen suçlarda, herkes belli bir süre cezaevi kurumuna girecek. Basit bir örnek vermek adına, 18 ay hapis cezası alan biri (1/2 koşullu salıverme ve 1/5 denetimli serbestlik oranı sonrası) yaklaşık 7 ay hapis yatacak. Bu düzenleme genel bir düzenlemedir ve kalıcıdır.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ OLUMSUZ ETKİLENECEK

Bugün sosyal medyada veya basında, sert bir eleştiri yapana birçok mahkeme maalesef yanlış şekilde TCK 299 (Cumhurbaşkanına hakaret), 301 (Türkiye Cumhuriyeti’ni ve kurumlarını aşağılamak), 216 (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek) vb. maddelerden ceza veriyor, ancak bu cezaların süreleri nispeten kısa olduğundan (birçok kez 18 ay altı), en azından binlerce insan infaz kuralları sayesinde cezaevine hiç girmiyor. Bu yeni düzenleme yasalaşırsa ifade özgürlüğünü daha olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyorum.”

TWİT VE HABERE ARTIK CEZAEVİ YOLU GÖZÜKECEK

Toprak, bundan sonra insanların “sert eleştirel bir tweet veya bir yazı/haber yüzünden 18 ay altı bir ceza alsam dahi artık cezaevi yolu gözükecek” diyeceğini ifade etti. Bu durumun “oto-sansürü” daha da artırabileceğini belirten Güner, şunları kaydetti: “Evet, 3 yıl altı (terör suçları hariç) hapis cezaları prensip olarak açık cezaevinde geçirilecektir (ve 1 yıl altı hafta sonu uygulama imkânları vs. olacaktır), ancak yine de cezaevi kurumudur. Basın ve ifade özgürlüğü bir demokrasinin temel taşıdır. Bu pakette kısmen fayda sağlayabilecek hükümler var, ama yeterli değil. İki önemli sorun var: Birçok gazetecinin ceza aldığı veya şu an yargılandığı bazı maddeler tamamen paket dışında tutulmuştur ve geleceğe yönelik de bu bahsettiğim sorunu görüyorum. Paket, basın ve ifade özgürlüğü konusunda daha net ve cesur bir mesaj vermelidir, doğru formül bulunursa ülkemizin önemli bir yarasını onarma fırsatı olur, Meclis’te ilerleme kaydedileceğini umuyorum.”

1 YIL ALTINDA CEZA ALAN HERKES CEZAEVİNE GİRECEK

Adalet Komisyonu Üyesi CHP Milletvekili Zeynel Emre, infaz değişikliği paketiyle düşünce ve hakaret suçlarını işleyenlerin cezaevine gireceğini söyledi. Düşünce suçlarından cezaevine girenlerin kapsam dışı bırakılmaması için komisyondaki çabalarının Genel Kurulda da süreceğini ifade eden Emre, şunları söyledi: “Cezaevleri dolu diye bir düzenleme ihtiyacı hissetti AKP. Ortağı MHP’nin başka motivasyonu da vardı. Ancak bunu yanlış bir yolla yapmaya çalışıyorlar. Bir taraftan cezaevi dolu diye bir düzenleme getiriyorlar öte yandan aldığı ceza bir yılın altı da olsa herkesin cezaevine gireceği bir madde ekliyorlar. Bunu düşünce ve hakaret suçları gibi suç grupları için yapıyorlar. İçinde bulunduğumuz koşullarda yapılan en mantıksız iş.”

Ceza Hukukçusu Özgenç’ten ‘İnfaz Yasası’ eleştirisi: Katiller, uyuşturucu tacirleri ve cinsel istismar suçluları tahliye olacak

Politika

Soylu Meclis’e darbeyi savundu: Siyasete en büyük darbe terördür

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP’li Enis Berberoğlu ile HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğlulları’nın milletvekilliklerinin düşürülmesiyle ilgili açıklama yaptı: “Bir kaç gündür ‘darbe’ sözü üretmeye çalışıyorlar. Siyasete en büyük darbe terördür” dedi.

BOLD Süleyman Soylu, biri CHP’li 2’si HDP’li milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesiyle ilgili konuştu. Soylu, şu yorumu yaptı: “Birkaç gündür Meclis’teki milletvekillerinin hukukun gereği milletvekili statüsünün üzerinden alınması sebebiyle ‘darbe’ sözü üretmeye çalışıyorlar. Allah’ınızı severseniz, siyasete en büyük darbe terördür. Ülkeye en büyük darbe terördür. Terörü, darbeyi meşrulaştırmak için hukukun, demokrasinin, kardeşliğin yolunu tıkamakla eş tutmayınız.”

Demirtaş’tan ittifak çağrısı: Daha cesur ve büyük siyasi hamleler yapabilmeliyiz

Okumaya devam et

Politika

Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya ‘adalet ve özgürlük’ yürüyüşü

Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu’nun milletvekilliklerinin düşürülmesi sonrası toplanan HDP yönetimi, adalet ve özgürlük temalı yürüyüş başlatma kararı aldı.

BOLD – HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun Meclis üyeliklerinin düşürülmesi sonrası HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) olağanüstü toplandı.

PERVİN BULDAN VE MİTHAT SANCAR ÖNCÜLÜK EDECEK

AKP ve MHP koalisyonunun, seçmen iradesine darbe vurduğu değerlendirilmesinin yapıldığı toplantıda 3 aşamalı eylem planı kararı alındı. Bunlardan biri, Ankara’ya başlatılacak ‘adalet ve özgürlük’ vurgulu yürüyüş.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın yürüyüşe öncülük edeceği bildirildi.

BİR GRUP EDİRNE’DEN DİĞERİ HAKKARİ’DEN YOLA ÇIKACAK

15 Haziran’da başlatılması planlanan yürüyüş iki koldan yola çıkacak. Bir grup Edirne’den bir başkası Hakkari’den Ankara’ya gelecek. Etkinlik CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlattığı Adalet Yürüyüşü gibi kesintisiz olmayacak.

“İktidar, istediği vekili cezaevine koyar! Hukuksuzluk süreci devam ediyor”

Okumaya devam et

Politika

KONDA: AKP çözülüyor! Oy oranı yüzde 45’ten 30’lara düştü

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, AKP’nin oy oranının yüzde 45’ten yüzde 30’lara gerilediğini belirtti. ”Bu bir alamettir. Su kaynıyor. Çayın altı açık, buhara döndüğü gün fark edeceğiz” dedi.

BOLD – Araştırma şirketi KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Koronadan önce yaptığımız ankete göre 100 kişiden 29’u ya borçlanarak ya yardımlarla veya aile-komşu dayanışması ile karnını doyuruyor” ifadesini kullandı.

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kurduğu yeni partilerin AKP’den oy alacağını belirten Ağırdır, “Davutoğlu ve Babacan’ın partilerinin ölü doğduklarını sanmıyorum. İkisi de Tayyip bey için zorlu rakip olacak ve 2 oydan birini AK Parti seçmeninden alacak” dedi.

Bekir Ağırdır

Ağırdır, Karar TV’de son yaptıkları araştırmalarla ilgili şunları söyledi:

KENDİNİ PARTİSİZ HİSSEDEN YÜZDE 36

“30 yaşın altında 19 milyon seçmen var. Bu gençlerin yarısı mevcut siyasi aktörlerden umudunu kesmiş durumda. 2023’te de ilk kez oy kullanacak 4 milyon genç seçmen de mevcut siyasileri reddediyor. Kendini şu anda partisiz, boşlukta, umutsuz hisseden yüzde 36 civarında bir kitle var.

İYİ PARTİ TABAN BULDU

Yeni partilerin kitleyi yakalama potansiyeli var. En iyi örnek İyi Partinin vücut bulması. Sadece Meral hanımın başarısı değil. Ülkem-bayrağım diyen ve farklı kimliklerle iç içe olan seçmen İyi Parti’de, muhafazakar kesime yakın olan geleneksel seçmen ise MHP’de kaldı. İktidar bloğu, İyi Parti’ye engelleyemedi. Sosyolojik bir taban var.

AKP oy kaybediyor, kaybetmiyor meselesi değil. Çözülüyor, gidecek yer bulamıyor. Yüzde 45’ten 30’lara düştü. Bu bir alamettir, ama gidecek yer bulamadı. Su kaynıyor, çayın altı açık, buhara döndüğü gün fark edeceğiz. Şubat ayı ölçümümüzde AK Parti yüzde 30’un altında idi.

YENİ PARTİLER AKP’DEN OY ALACAK

Davutoğlu ve Babacan’ın partilerinin ölü doğduklarını sanmıyorum. İkisi de Tayyip bey için zorlu rakip olacak. Mücadeleden kaçmıyorlar, ‘Tırsmışlar, vazgeçiyorlar’ gibi halleri de yok. Tayyip Bey’in beklediğinden de öte mindere davet etmeye çalışan dil karşısında AK Parti bocalıyor. İki oydan birini AK Parti seçmeninden alacaklar. Her bir puan AKP’nin iktidar gücünü etkiler. Futbol jargonu ile müthiş maç oldu ama golsüz bitti diyeceğimiz bir tablo oluşacak. Kimse de ringlerden kaçmıyor.

İNSANLARIN ELİNDE BİR AYLIK ERZAĞI YOK

Koronadan önce yaptığımız ankete göre 100 kişiden 29’u ya borçlanarak, ya yardımlarla veya aile-komşu dayanışması ile karnını doyuruyor. Ocak ayı itibariyle her 100 kişiden 47’si çalışma hayatında. Çalışan her 38 kişiden 30’u ise işini kaybederse geçinemeyecek düzeyde. Yüzde 55’i gelecek kaygısı yaşıyor. İnsanların elinde bir aylık erzak ya da geçimini temin edecek paraları yok.”

Demirtaş’tan ittifak çağrısı: Daha cesur ve büyük siyasi hamleler yapabilmeliyiz

Okumaya devam et

Popular