Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’den infaz düzenlemesine şerh: Anayasa’ya aykırı

CHP, Adalet Komisyonunda kabul edilen infaz düzenlemesine şerh düşerek, Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Değişikliğin af kapsamında olduğunu belirten CHP, indirim ve affın öncelikle siyasal suçlara tanınması gerektiğini belirtti.

BOLD – CHP’nin muhalefet şerhinde, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), infaz düzenlemesinde değişiklik öngören ve Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. CHP, düzenlemenin hukuki açıdan tartışmalı istisnalar konularak çok sayıda hükümlünün tahliyesini planladığını ve af niteliği taşıdığı görüşünü paylaştı. Düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulanan şerhte, “Cezaevlerinin doluluğunu gerekçe göstererek yola çıkılan ve ‘eşitlik ilkesi’ni yok edercesine gerçekleştirilecek bir düzenlemenin, hukuki açıdan sorunlu olmasının yanı sıra toplumsal açıdan da ciddi sorunlar doğuracağı kesindir” ifadelerine yer verildi.

VÜCUDA VERİLMİŞ KORTİZON GİBİ

Cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve suç oranındaki artışların önüne geçilmesi gibi beklentilerin toplumda yaygın olduğuna dikkat çekilen şerhte, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevlerine ilişkin kaygının daha arttığı belirtildi. Aftan ziyade sistemsel işleyişteki temel sorunların çözümüne odaklanılması gerektiği vurgulanan şerhte, “Bu dönemlerde af düzenlemelerine bir çözüm olarak sarılar ancak affın, vücuda verilmiş bir kortizon olduğu unutulmamalıdır. Nasıl ki tedavisi amaçlanan hastalığa ilişkin sonuçlar doğurması beklenirse, yan etkiler de ortaya çıkmaktadır” denildi.

ANAYASA’YA AYKIRI

Yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı, yargıya güvenin yüzde 20’nin altında olduğuna işaret edilen şerhte, talimatla tutuklamaların yapıldığı görüşü yer aldı. Muhalif gazetecilerin ve sosyal medyada siyasi eleştiri sunanların tutuklandığına dikkat çekilen şerhte, teklifin birçok yönden Anayasa’ya aykırı olduğu kaydedildi. Şerhte, bu aykırılıkların başında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılması olduğu ifade edildi. Şerhte, “Mahpuslar lehine yapılan bir infaz düzenlemesinin ilk ve öncelikli muhatabı tutuklular olmalı; özellikle suçüstü hali olmayan adi suçlular başta gelmek üzere, bütün tutukluların tahliyesi öngörülmeli idi” denildi.

ÖNCELİK SİYASAL SUÇLARA TANINMALI

Teklifte “siyasal suçlular” ile “gerçek suçlar” bakımından da Anayasa’ya aykırılığın söz konusu olduğunun altı çizilen şerhte, devamla şu ifadelere yer verildi: “Hırsızlık, dolandırıcılık, insan yaralama ve öldürme vb. suçlar, toplum üyelerinin malına ve canına ya da çevresel suçlarda olduğu gibi ortak yaşam mekânına zarar vermeye yönelik olduğundan bütün hukuk sistemlerince suç sayılır. Buna karşılık siyasal suçların muhatabı, ilke olarak yöneticiler olup, bu suçların yelpazesi, siyasal rejimlerin demokratik olma derecesini de ortaya koyar. Şu halde, siyasal suçlar, ilgili devlette yürürlükte olan siyasal rejim veya sisteme bağlı olarak değişen suçlardır. Bu nedenle, ‘düşünce suçları’, siyasal niteliklidir. Bu nedenle, indirim ve afta öncelik siyasal suçlara tanınmalı; zaten demokratik hukuk devletinde, şiddet çağrısı içermedikçe ve ırkçı söyleme dönüşmedikçe düşünce suçuna yer yoktur. AKP önerisi, siyasal suçlular ve adi suçlular ayrımını derinleştirmektedir.”

ŞİDDETE BULAŞMAYAN SUÇLAR

Şerhte, “şiddete bulaşmayan suçlar” ile ilgili görüş de yer aldı. Teklifte, siyasi tutukluların kapsam dışında tutulmasının da Anayasa aykırı olduğu ifade edilen şerhte, AKP’nin muhaliflere “terörist” nitelemesi yaptığı ve “terör” kavramının belirsizliğine işaret edildi. CHP şerhinde şu öneride bulunuldu: “Terör suçlarında asıl ölçüt, şiddet öğesi olmalı; şiddet kullanmayan ve şiddete bulaşmayan söz, yazı, slogan ve eylemler, şiddet ve silah kullanımından ayrı tutulmalıdır. Genel olarak, mevzuatın terör suçlarının kapsamının fazla geniş ve belirsiz tutulmuş olması nedeniyle, suç ölçütlerini belirginleştirmek ve hukukileştirmek için 2013, 2015 ve 2019’da TMK’de iyileştirmeler yapıldı. Buna rağmen, uygulamanın yasal sınırları zorlaması ve aşması, bu alanın istisna kategorisinde tutulmayıp, düzenleme kapsamına alınmasını gerekli kılmaktadır.”

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

Politika

’10 bin dolar alan AKP’linin ismini savcıya Soylu değil polis verdi’

Herkesin bildiği sır haline dönüşen Sedat Peker’den 10 bin dolar alan AKP’li ile ilgili yeni bilgi ortaya çıktı. Gazeteci Deniz Zeyrek, 10 bin dolar alan AKP’linin ismini savcıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun vermediğini, siyasetçinin ismini savcıya polisin verdiğini yazdı.

BOLD – Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, ‘Sıcak patates yargının kucağında kaldı’ başlıklı yazısında “Soylu’nun savcılara herhangi bir bilgi vermediğini öğrendim” dedi. Zeyrek, “Peki Soylu savcılara isim vermemişse savcılar o ismi nereden öğrendi ve Şentop neden ‘O isim savcıda’ dedi?” diye sordu.

MESAJDA PEKER’İN AKP’Lİ İSME ÖDEDİĞİ PARA YAZIYOR

Araştırırken bu sorunun yanıtını öğrendiğini ifade eden Zeyrek, şunları yazdı: “İsmi savcıya veren Bakan Soylu değil, kolluk kuvvetleri. Polis Peker ve örgütüyle ilgili birkaç soruşturma yürütüyordu. Bu soruşturmalardan birinde, ellerine bir elektronik mesaj geçti. Mesajda Peker’in AKP’den bir isme para ödediği yazıyordu. Polis olsanız ne yapardınız? Tabii ki onlar da amirlerine, müdürlerine bildirdiler. Müdürler ise Bakan Soylu’ya. Bu noktada karar vermek gerekiyordu? O delil soruşturma evrakları içinde yer alacak mıydı? Yer alırsa bu AKP’ye zarar verir miydi? AK Parti’ye zarar verirse bunun faturası kime kesilirdi? Soylu televizyonda olayı açıkladıktan sonra başka seçenek kalmadı. O delil, soruşturma dosyasına girdi. Bakan Soylu da polis de kucağındaki sıcak patatesi yargının kucağına bıraktı…”

SICAK PATATES YARGI VE BAKAN GÜL’ÜN KUCAĞINDA

Zeyrek yazısının devamında, “Artık sıcak patates Soylu ve polisin değil, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve savcıların kucağında. Hukukun gereği yapılırsa o isim resmi olarak teşhir olur. Bu da olay yokmuş gibi hareket eden AK Parti’ye büyük zarar verir. O zararın faturası da Gül’e ve yargıya kesilir” dedi.

Sedat Peker’den 10 bin dolar alan ismin AKP MKYK üyesi Metin Külünk olduğu iddia ediliyor.

İstanbul savcısı Sedat Peker’in itiraflarına değil askeri öğrencilere operasyon yaptı: 52 gözaltı

Okumaya devam et

Politika

Oğuzhan Asiltürk Adnan Oktar’ın evinde yakalanmış

Saadet Partisi’ni AKP’nin ittifakına katmak için harekete geçen 86 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk ile ilgili dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Asiltürk’ün Adnan Oktar’ın evinde yakalandığını yazdı.

BOLD – ‘Asiltürk ve 30 yıllık anılar’ başlıklı yazı kaleme alan Fatih Altaylı, 1990’lı yıllarda polisin Adnan Oktar’ın evine yaptığı baskında Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk’le karşılaştığını belirtti.

Altaylı, yazısında “Oğuzhan Asiltürk partiyi ele geçirip Cumhur İttifakı’na sokmayı başarsa bile Saadet tabanının olduğu gibi oraya akacağını hiç zannetmem. Çünkü AK Parti’den rahatsızlık duyan Saadetli oranı, aynı rahatsızlığı duyan CHP’li orandan düşük değildir” dedi.

“Ama tanıdığım Asiltürk’ü biraz anlatabilirim. Kendisi ile ilk karşılaşmam 90’lı yılların ilk yarısına denk gelir.” diyen Altaylı, şunları kaydetti:  “Genç bir kızın ailesi, kızlarının Adnan Oktar ve müritleri tarafından kaçırılıp alıkonulduğunu bildirince ben de durumu İstanbul Emniyeti ile paylaştım. Aile ile emniyet temasa geçti ve savcılığın da devreye girmesi ile kızın alıkonulduğu Adnan Oktar evine baskın yapıldı. Daha sonra dönemin Emniyet Müdürü beni aradı ve “Fatih Bey, teessüf ederim. Evde alıkonulmuş bir kız var diye giden ekiplerimiz evde bir Bakan’la karşılaştı” dedi.”

ASİLTÜRK OKTAR’IN MÜRİDİ GENÇLERLE SOHBET EDİYORDU

Altaylı yazısını şu ifadelerle bitirdi: “Adnan Oktar’ın müritlerinin yaşadığı villada Oğuzhan Asiltürk misafirdi ve gençlerle sohbet ediyordu! Şaka maka üzerinden neredeyse 30 sene geçmiş.”

Sezgin Baran Korkmaz açıkladı: Veyis Ateş 10 milyon euro istedi

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın konvoyu “yok artık” dedirtti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan dönüşü Antalya Havalimanı’ndan çıkışını görüntüleyen CHP’li Berhan Şimşek, duruma isyan etti. Şimşek, “Dünyanın hiçbir yerinde gerçekten böyle bir koruma sistemi yok” dedi.

BOLD – Azerbaycan dönüşü Antalya Havalimanı’ndan çıkan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu “yok artık” dedirtti.

KORUMA ARACI SAYISI ŞAŞIRTTI

Eski CHP milletvekili Berhan Şimşek, Azerbaycan dönüşü Antalya Havalimanı’ndan çıkan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konvoyunu kayıt altına aldı. “Asrın lideri maşallah. Sayın Cumhurbaşkanının Azerbaycan dönüşü Antalya havaalanı çıkışı” adıyla video paylaşan Şimşek, uzun süren kalabalık konvoy görüntüsünü çekti. Konvoydaki araç sayısına ve alınan önlemlere dikkat çeken Şimşek, “Ahvalimiz budur sevgili halkım. Dünyanın hiçbir yerinde gerçekten böyle bir koruma sistemi yok” dedi.

 

 

Sezgin Baran Korkmaz açıkladı: Veyis Ateş 10 milyon euro istedi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0