Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Verem aşısı koronaya karşı etkili olabilir iddiası

Koronavirüse karşı aşı çalışmaları devam ederken bilim dünyası verem aşısı BCG’nin Kovid-19’a karşı korucu etkiye sahip olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Avustralya bu yönde klinik araştırmalar başladı.

BOLD – Dünyayı kuşatan koronavirüs (Kovid-19) salgınından en fazla etkilenen ülkelerden biri İspanya iken İber Yarımadası’nı paylaştığı komşusu Portekiz’de can kaybındaki düşüklük dikkat çekiyor.

İSPANYA’DAKİ CAN KAYBI KOMŞUSU PORTEKİZ’DEKİ VAKA SAYISINDAN FAZLA

Öyle ki İspanya’da 140 bin 510 vakaya karşılık Portekiz’de 12 bin 442 enfekte kişi var. Can kaybı sayısında ise İspanya 13 bin 798’ken Portekiz 345.

Euronews’ten Faruk Can ve Marta Rodriguez Martinez’in haberine göre iki ülkedeki verilerin niçin bu düzeyde farklılık gösterdiği henüz tam bilinmiyor. Ancak ülkelerin aşı politikalarının sonuçlar üzerinde etkili olması ihtimali değerlendiriliyor.

TÜBERKÜLOZ AŞISI İLE KORONA VAKA SAYISI ARASINDA BAĞLANTI OLABİLİR

Elbette şimdilik Kovid-19’a karşı aşı bulunabilmiş değil ama on yıllardır kullanılan tüberküloz (verem) aşısı gizeme cevap sunabilecek nitelikte.

Yeni bir bilimsel çalışma tüberküloz aşısının, diğer adıyla BCG’nin, zorunlu olduğu ülkelerle korona vaka sayıları arasında bağlantı olabileceğini ortaya koydu.

ZORUNLU OLAN ÜLKELER DAHA AZ ETKİLENDİ

New York Teknoloji Enstitüsü araştırmacılarından Gonzalo Otazu, BCG’nin zorunlu olmadığı İtalya, Hollanda ve ABD gibi ülkelerin koronavirüs salgınından aşının zorunlu olduğu yerlere oranla daha fazla etkilendiğini belirtti.

Gonzalo Otazu

Sosyal medya hesabından BCG’nin solunum yolu rahatsızlıklarına karşı koruma sağlayabileceği yönünde çalışmalar olduğunu, verilere bakıldığındaysa aşının zorunlu olmadığı ülkelerde kişi başına yaşanan can kaybı oranın yüksek seyrettiğini gördüklerini ilan etti.

İTALYA’DA HİÇBİR ZAMAN ZORUNLU OLMADI

Verem aşısının İtalya’da hiçbir zaman zorunlu olmadığını vurgularken can kayıplarının göreceli düşük kaldığı Japonya’da zorunlu olduğunu hatırlattı.

Araştırmacılar aşının zorunlu olduğu fakat bunu farklı zaman dilimlerinde uygulayan İran ve Japonya’yı da karşılaştırdı.

İRAN 1984’TE JAPONYA 1947’DE ZORUNLU HALE GETİRDİ

Japonya BCG’yi 1947’de zorunlu hale getirirken İran da 1984’ten itibaren zorunlu tatbik edilmeye başlandı.

Araştırma virüsün doğu ve batı Avrupa ülkeleri arasındaki yayılma hızında görülen farklılığın da aşı politikalarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

ALMANYA’NIN DOĞU EYALETLERİNDE VAKA SAYISI DÜŞÜK

Zorunlu verem aşısı eski Sovyet bloğu ülkelerinde batı Avrupa ülkelerine göre daha sıkı bir biçimde uygulanmıştı.

Robert Koch Enstitüsü verilerine göre 1990’a kadar doğu bloğundaki Almanya’nın doğu eyaletlerinde 100 bin kişiye düşen vaka sayısı ülkenin diğer bölgelerine göre daha düşük.

GENİŞ ÇAPLI KLİNİK DENEMELERE BAŞLANDIĞI DUYURULDU

Avrupa’da en çok ölüm sayısının görüldüğü ikinci ülke İspanya’da ise verem aşısı sadece Bask bölgesinde zorunlu uygulanmıştı.

Öte yandan Avustralya tüberküloz aşısının sağlık çalışanlarını koronavirüse karşı korumada etkili olup olmayacağını anlamak için geniş çaplı klinik deneme başlatıldığını duyurdu.

YAKLAŞIK 4 BİN HASTANE ÇALIŞANININ KATILACAĞI İLAN EDİLDİ

Melbourne Murdoch Enstitüsü araştımacıları 4 bine yakın hastane çalışanının BCG’nin korona semptomlarını azaltmada etkili olup olmadığını test için denemelere katılacağını açıkladı.

Hollanda, Almanya ve İngiltere’de de benzer çalışmalara başlanacak.

Klinik testler olumlu netice verirse koronaya karşı risk grubundaki yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlara gelecekteki olası koronavirüs salgınlarına karşı verem aşısı yapılabilecek.

İLK DEFA FRANSIZ BİLİM İNSANLARINCA 1908’DE GELİŞTİRİLDİ

Almanya merkezli bir çalışmada da sonuçların pozitif çıkması halinde Kovid-19’a özel geliştirilene kadar boşluğun verem aşısıyla doldurulabileceği vurgulandı.

BCG aşısı ilk 1908’de Fransız bilim insanlarınca geliştirildi ve insan üzerindeki ilk denemeler 1921’de başladı.

HAPŞIRMA VE ÖKSÜRME YOLUYLA GEÇİYOR

BCG yani Bacillus Calmette-Guerin ismi aşının geliştirilmesinde rol oynayan bakteriyologlar Albert Calmette ve Camille Guerin’den geliyor.

Tüberküloz, ciğerlere saldıran bir bakteriden kaynaklanıyor ve hasta insanlarla yakın temasta bulunan kişilere hapşırma ve öksürme yoluyla bulaşıyor.

HER YIL 1,5 MİLYON KİŞİNİN HAYATINA MAL OLUYOR

Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşan vereme karşı BCG aşısının kullanımı 1950’lerde büyük verem savaş hastanelerinin kurulmasıyla arttı.

Oldukça bulaşıcı verem, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl 19 milyon insana bulaşıyor ve 1,5 milyon can kaybına yol açıyor.

Ruslar, korona ilaçlarının klinik araştırmasına başladı

Dünya

Dünyada koronavirüs vaka sayısı 5.6 milyonu geçti: Ölü sayısı 350 bine yaklaştı

Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında, dünya genelinde virüs kapan kişi sayısı 5.6 milyonu aştı. Can kaybı ise 350 bine yaklaştı.

BOLD – Worldometers sitesinin derlediği verilere göre dünya genelinde vaka sayısı 5 milyon 611 bin 496, can kaybı ise 348 bin 328.

Hastalığa yakalanan 2 milyon 388 bin 34 kişi de virüsü yenmeyi başardı.

Vaka sayısının 1 milyon 706 bini aştığı ABD’de 99 bin 805 kişi de hayatını kaybetti. ABD, salgından en çok etkilenen ülke.

ABD’yi 376 binden fazla vaka ile salgının Latin Amerika’daki yeni merkezi olan Brezilya izliyor. Ülkede 23 bin 522 kişi de hayatını kaybetti.

ABD ardından en fazla ölüm ise İngiltere’de görüldü. 36 bin 914 kişi İngiltere’de hastalık nedeniyle can verdi.

Rusya 362 binden fazla vakayla hastalığın en çok yayıldığı 3. ülke konumunda. Ancak Rusya’da can kaybı oldukça az. Rusya’da toplam 3 bin 807 kişi hastalık nedeniyle öldü.

DSÖ: İKİNCİ ZİRVE YAŞANABİLİR

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkelerin koronavirüs önlemlerini ‘çok erken’ kaldırması halinde, salgının ilk dalgasında ikinci kez zirve yaşanabileceği uyarısını yaptı.

DSÖ’nün Acil Durum Komitesi Başkanı Dr. Mike Ryan, Pazartesi günü yaptığı basın toplantısında, dünyanın henüz salgının ilk dalgasının tam ortasında olduğunu belirtti.

Dr. Ryan, virüsün hâlâ yayılmakta olduğunu, bu nedenle ülkelerin, vakaların yeniden artabileceği ihtimalinin farkında olmaları gerektiğini söyledi.

Dr. Ryan vaka sayılarının düştüğü ülkelerin bu süreci etkili takip ve test yöntemlerini geliştirmek için kullanması gerektiğine dikkat çekti.

Uzmanlar da yeni tip koronavirüse karşı bağışıklık kazandıracak bir aşı geliştirilmeden, sosyal mesafe kurallarının gevşetilmesinin bulaşma sayısını artıracağı uyarısını yapıyor.

Hollanda Başbakanı Rutte yasaklar nedeniyle ölmeden önce annesini ziyaret edemedi

Okumaya devam et

Dünya

Komşu ile Meriç gerilimi: Oldubittiye izin verilmeyecek!

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı oluşturan Meriç Nehri’nde son günlerde yaşanan gelişmeler iki ülke arasında tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.

BOLD – Türkiye, Yunanistan’ı sınırın Ferre Kupürü bölgesinde tel çit inşa etme çalışmaları kapsamında “ahdi kara hududunu ihlal etmekle” suçladı. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sınırda “bir oldubittiye hiçbir şekilde” izin verilmeyeceği belirtildi. Son dönemde Yunanistan, Almanya ve İngiltere basınında, Ferre Kupürü bölgesinde Türkiye’nin bir kara parçasına asker çıkararak burayı “işgal ettiği” yönünde haberler çıktı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, söz konusu haber ve iddiaların “kesinlikle yanlış” olduğunu söyledi.

SINIR HATTI İNSAN MÜDAHALESİ OLMADAN SÜREKLİ DEĞİŞİYOR

Türkiye ile Yunanistan arasındaki doğal sınır hattını Meriç Nehri oluşturuyor. Sınır hattı, herhangi bir insan müdahalesi olmadan sürekli değişime uğruyor. Nehir yatağı zaman içinde değişim gösteriyor. Bu olağan durum nedeniyle sınırda ufak tefek değişiklikler olabiliyor. Kış aylarında nehir suyuyla kaplı olan bu bölge, yaz döneminin yaklaşması ve suların çekilmesiyle bataklık bir alana dönüşüyor. Ayrıca geçtiğimiz aylarda hava şartlarına bağlı olarak Meriç Nehri’nde oluşan bataklık daha sonra kuruyarak yaklaşık bir hektar büyüklüğünde bir adacığa dönüşüyor. Oluşan adacığın sınırın hangi tarafında kaldığını tespit etmek ise mümkün değil. Yunanistan, bu alanın sınırdan yasa dışı geçişler için sıkça kullanılan bir yer olmasından dolayı önlem almak istediğini söylüyor.

YUNAN TARAFI HABERLERİ YALANLADI

Yunan Genelkurmay’ı, medyada çıkan Türk askerlerinin oluşan adacığa çıktığına taarruzuna dair haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Yunan Dışişleri’nin hafta sonunda yaptığı açıklamada ise “Yunan toprakları üzerinde yabancı bir güç bulunmuyor” ifadesi kullanıldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da, Türk askerlerinin Yunan toprağını işgal ettiği yönündeki haberleri “saçmalık” olarak nitelendirdi.

SINIRA TEL ÇİT İNŞASI

Türkiye, Şubat ayının sonunda sığınmacıların Avrupa’ya geçişini engellemeyeceğini açıklanmış, Mart ayında binlerce sığınmacı Türkiye-Yunanistan sınırına yığılmıştı. Yunanistan, 15 Nisan’da Türkiye’ye sınırın Ferre Kupürü bölgesinde tel çit inşa edeceğini bildirdi. Türkiye, 11 Mayıs’ta Yunanistan’a bir nota vererek, kara hududunu ihlal etmemesi gerektiğini belirterek, bunun için de inşaat alanının koordinatlarını paylaşmasını istedi. Türkiye, Yunanistan’ı kendisiyle görüşmeden ve işbirliği önerisini kabul etmeden 13 Mayıs’ta arazi tesviye çalışmalarına başladığını belirtti.

DIŞİŞLERİ, ATİNA’YI SINIR İHLALİYLE SUÇLADI

Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi günü de yazılı bir açıklama yaparak, Yunanistan’ı sınır ihlaliyle suçladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yunanistan’dan sınırı ihlal etmemesini, inşaat alanının koordinatlarını paylaşmasının ve sınır komisyonunun toplanmasının talep edildiği belirtildi. Açıklamada, “Yunanistan’a aynı zamanda ahdi hududumuzu teşkil eden Meriç Nehri yatağının, hududun belirlendiği tarih olan 1926’dan beri doğal ve yapay nedenlerle önemli ölçüde değiştiği, hududun bu bölgesinde iki ülke arasında mutabık kalınmış hassas koordinatların mevcut olmadığı, bu nedenle iki ülke heyetleri arasında teknik koordinasyon yapılmadan çalışmalara başlanmaması gerektiği bildirilmiştir” denildi. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın “ahdi karar hududunu ihlal ettiğini” ve bu ihlalin gerekli tedbirler alınarak “anında önlendiğini” ifade etti. Açıklamada, “İki ülkenin teknik heyetleri arasında yapılmasını teklif ettiğimiz görüşmeler gerçekleştirildiği takdirde sorun aşılabilecektir. Sınırlarımızda bir oldubittiye hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecektir” denildi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırın Meriç Nehri boyunca çizilmesinin kökeni 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’na dayanıyor. İki ülke arasındaki sınırın toplam uzunluğu 212 kilometre. Başlangıç noktasını da Meriç Nehri’nin ağzı oluşturuyor. Sınır, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki Kapıkule Sınır Kapısı’na yakın bir noktada son buluyor. Bu sınırın, 191 kilometrelik kısmı Meriç Nehri boyunca uzanıyor.

Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için Batılı operasyon timleri kuruldu

Okumaya devam et

Dünya

Hollanda Başbakanı Rutte yasaklar nedeniyle ölmeden önce annesini ziyaret edemedi

Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin koronavirüs salgınında uygulanan ziyaret yasağı nedeniyle, bir bakımevinde kalan ve iki hafta önce ölen annesini görmeye gidemediği açıklandı.

BOLD – Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin ölen annesini son günlerinde ülkede yürürlükte olan koronavirüs tedbirleri nedeniyle ziyaret etmediği öğrenildi.

96 yaşındaki Mieke Rutte-Dilling’in Lahey’deki bir bakımevinde 13 Mayıs tarihinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Başbakanın annesinin kaldığı bakımevinde koronavirüs vakaları görülmesine rağmen Rutte-Dilling’in bu hastalıktan ölmediği belirtildi.

Hükumet salgın nedeniyle 20 Mart’ta bakımevlerine ziyaret yasağı getirmişti. Ülkede pazartesi günü yeniden bakımevlerinde kalan yaşlıların ziyaret edilmesine izin verildi.

Başbakanlık sözcüsü, Mark Rutte’nin yasak nedeniyle ölümünden önce annesini ziyaret edemediğini söyledi. Sözcü, başbakanın koronavirüs salgınına karşı yürürlükte olan “tüm talimatlara” uyduğunu açıkladı.

Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için Batılı operasyon timleri kuruldu

Okumaya devam et

Popular