Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Hapis yatmaması gerekenler kapsam dışı! Zimmet, gasp, rüşvet, irtikap affediliyor”

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis’te görüşmeleri devam eden ‘İnfaz Yasası’ değişikliği teklifine tepki göstererek “Hapis yatmaması gerekenler kapsam dışı! Zimmet, gasp, rüşvet, irtikap affediliyor” ifadesini kullandı.

BOLD-Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet davutoğlu, Karar TV’de Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un sorularını cevapladı. TBMM’de görüşmeleri süren infaz düzenlemesine tepki gösteren davutoğlu “İlke yok, gizli af var. Devlete karşı suçlarda değil, rüşvet, çete, yolsuzluk suçları için tahliye var. Bunun yanında düşünce açıklamış bir gazeteci, bir siyasi, bir bilim adamı, şiddete bulaşmadan düşüncesini açıklayanlar, zaten hapis yatmaması gerekirken, kapsam dışında bırakılıyor. Bu yasada zimmet, gasp, rüşvet, irtikap affediliyor” dedi.

“YASA TEKLİFİ KORONAVİRÜS TEDBİRLERİNİ KARŞILAYACAK NİTELİKTE DEĞİL”

Meclis’te görüşmeleri süren ve 90 bin mahkum ve tutukluya tahliye yolunu açan infaz düzenlemesinin ise yöntem ve ilke olarak yanlış hazırlandığını belirten Davutoğlu, “Mevcut düzenleme kimlerin çıkacağını, kimlerin içeride kalacağını düşünüyor. Bu yasa Koronavirüs ile mücadele kapsamında bir tedbir mi yoksa örtülü bir af mı? Bir af yapılacaksa da ayrı bir denklemle sağlıklı şekilde yapılması lazım. Bu infaz yasası Koronavirüs’e yönelik bir tedbir ise kesinlikle bunu karşılayacak nitelikte değil” sözleriyle tepki gösterdi.

“Eğer buysa ölçü, virüsten etkilenmesi muhtemel tutuklu ve hükümlüler kimlerdir, onlara çözüm bulunmalı” diyen Davutoğlu, “Suçun mahiyetine bakılmaksızın. O yüzden biz yaşlılar, çocuklu kadınlar, sağlık sorunları olanların tahliye edilmesi gerektiğini söyledik.” dedi.

“CUMHURBAŞKANI FİKİR Mİ DEĞİŞTİRDİ?”

Koronavirüs nedeniyle hazırlanan ‘İnfaz Yasası’ değişikliğinin eşitlikçi, ayrımcı olmayan, objektif kriterlere göre yapılması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “İlkesel olarak tutuklu yargılanmaya karşıyız. Çok özel bir neden yoksa tutuklu yarılananlar serbest bırakılabilir. Birlikteyken Sayın Cumhurbaşkanı, ‘kişisel suçları affedemeyiz, devlete karşı işlenen suçları affedebiliriz’ şeklinde bir ilke açıklamıştı. Bunun mantığı var. Bu yasada devlete karşı işlenen suçları dışarıda bıraktı, kişilere karşı işlenen suçları kapsama aldı. Sayın Cumhurbaşkanı fikir değiştirdiyse, bunu kamuoyu ile açıklaması lazım. Eğer kişilere karşı işlenen suçlarda esnek davranırsanız mağdurların vicdanını yaralamış olursunuz.” uyarısında bulundu.

“DEVLETİN KAYNAKLARINI ZİMMETİNE GEÇİREN DIŞARI ÇIKACAK”

“Bir de kamu vicdanını rahatsız etmemesi lazım” diyen Davutoğlu,  “Bu yasada zimmet, gasp, rüşvet, irtikap affediliyor. Birisi rüşvet almışsa 4 yıl, zimmete 5 yıl, gasp varsa 6 yıl hüküm giyiyor. Yasa diyor ki bu suçlar yüzde 50 indirime tabi. Sonra diyor ki 3 yıl cezası olanlar bunu dışarda adli kontrolle geçirebilir. Yani yolsuzlukla ilgili kişiler 6 yıl ceza almışsa yarın bu yasa ile dışarı çıkacaklar. Bunu kamu vicdanı kabul eder mi? Yolsuzlukla mücadele edilmesi gereken bir dönemde üstelik.” dedi.

AKP ve MHP’nin hazırladığı yasa değişikliği teklifine itirazlarını dile getiren Davutoğlu, “Bunun yanında düşünce açıklamış bir gazeteci, bir siyasi, bir bilim adamı, şiddete bulaşmadan düşüncesini açıklayanlar, zaten hapis yatmaması gerekirken, kapsam dışında bırakılıyor. Bir gazeteci tutuklandı. O istifade etmeyecek de devleti kaynaklarını zimmetine geçiren dışarı çıkacak. Bunu kabul etmek mümkün mü?” diye sordu.

Cezaevinde koronadan babasını kaybeden Ferhat Yeter: Ders çıkarılsın!

Politika

Demirtaş’tan ittifak çağrısı: Daha cesur ve büyük siyasi hamleler yapabilmeliyiz

Tutuklu muhalif lider Selahattin Demirtaş, HDP ve muhalefete ittifak çağrısı yaptı. “Geçmişten ders çıkararak demokrasi, özgürlük, barış ve ekonomik refah için daha cesur ve büyük siyasi hamleler, geniş ve açık ittifaklar yapabilmeliyiz” dedi.

BOLD – Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, 7 Haziran 2015 genel seçiminin 5’inci yıl dönümü nedeniyle bir yazı kaleme aldı.

Yazısında geniş ittifaklar kurulması gerektiğini belirten Demirtaş, “Geçmişteki başarılarla gurur duymak iyi bir şeydir. Ama daha iyi olan, o başarıların formülünü yeni başarıları mayalamak için kullanmaktır… HDP yönetimi her türlü eleştiri ve öneriyi, kurumsal çerçevede ve kurumsal yapıya saygılı kalmak suretiyle kabul edecek bir yapıdadır. İçinde bulunduğumuz dizginsiz saldırı dalgasında, HDP’de kenetlenmekten de geri durmayalım” ifadelerini kullandı.

Selahattin Demirtaş, HDP’li Leyla Güven, Musa Farisoğulları ile CHP’li Enis Berberoğlu’nun vekilliklerinin düşürülmesinden önce kaleme aldığı ve Mezopotamya Ajansı’na gönderdiği yazıda şu mesajları verdi:

HER TÜRLÜ KARALAMAYA RAĞMEN

“7 Haziran 2015 seçimleri mücadelemiz ve ülkemiz için son derece önemli seçimlerdir. Öncelikle, o görkemli başarının sağlanmasında emeği olan herkesi sevgiyle selamlıyorum. Seçim yarışının eşitsiz koşullarına, AKP’nin bütün devlet imkanlarını sonuna kadar kullanmasına, Adana ve Mersin il binalarımız ile Diyarbakır mitingimize yönelik bombalı saldırılar başta olmak üzere çeşitli mitinglerimize yapılan irili ufaklı tacizlere ve saldırılara, partimize yönelik her türlü karalamaya rağmen seçimi kazanma başarısını göstermiştik. Bu başarının kaynağında parti programımızın, seçim bildirgemizin, ilkeli duruşumuzun etkisi ve tabii ki tüm çalışanlarımızın, gönüllü katkı veren herkesin üstün çabası vardı.

7 HAZİRAN’DA AKP İLK KEZ YENİLDİ

7 Haziran 2015 seçimleri esas olarak tekçiliğe karşı çoğulculuğun başarısıydı. Bununla birlikte, seçim sonuçları pek çok açıdan değerlendirilebilir. Bunlardan biri de o seçimlerin, AKP’nin yenilmez olmadığını göstermesidir. Gerçekten de o güne kadar girdiği her seçimi kazanan AKP, seçimden birinci parti olarak çıkmışsa da ilk kez olarak yenilmiş, iktidardan düşmüştü. Dolayısıyla 7 Haziran seçimleri, AKP’ye karşı nasıl kazanılabileceğinin güzel bir örneğiydi.

BASKICI REJİMİN DEĞİŞMESİ İÇİN HERKES EL ELE VERMELİ

7 Haziran 2015 seçimleri bir başarıydı ama geçmişe saplanıp da kalmamak gerekir. Geçmişteki başarılarla gurur duymak iyi bir şeydir. Ama daha iyi olan, o başarıların formülünü yeni başarıları mayalamak için kullanmaktır. Dolayısıyla bu açıdan bakılınca, 7 Haziran seçimlerinin bir başka önemi de ülke olarak nasıl kazanacağımızın ipuçlarını içermesidir. Ülkemizin sorunlarına çözümler içeren kapsayıcı bir programla, cesaretle ve kararlılıkla, çok sesli ve çok renkli bir şekilde, bu baskıcı rejimin değişmesini isteyen herkesin el ele vermesiyle iktidarın yenilgiye uğratılması mümkündür.

İLKESEL BİR ÇERÇEVE

Nitekim bunun bir benzeri, son yerel seçimlerde görüldü. O seçimlerde her ne kadar yukarıda belirtmeye çalıştığım şekilde bir çerçeve oluşmadıysa da AKP iktidarı önemli bir şekilde geriletildi. Bu demek oluyor ki, önümüzdeki ilk seçimde iktidarı değiştirerek demokrasi, özgürlük, barış ve ekonomik refah sağlamanın yolu, 7 Haziran 2015 seçimlerini hatırlayarak, 30 Mart 2019 yerel seçimleri pratiğinin daha geniş, daha net, daha ilkesel bir çerçeveye dönüştürülmesinden geçiyor.

GENİŞ İTTİFAKLAR YAPABİLMELİYİZ

Öte yandan, 7 Haziran başarısını kalıcı hale getirememiş olmak, her ne kadar iktidarın baskıcı politikaları nedeniyle ise de, elbette bizim de eksikliklerimiz oldu. Geçmişten ders çıkararak demokrasi, özgürlük, barış ve ekonomik refah için daha cesur ve büyük siyasi hamleler, geniş ve açık ittifaklar yapabilmeliyiz. Bu konuda tüm Kürt hareketinin HDP’nin önünü açacak bütünlüklü desteği sunacağına inanıyorum.

KENETLENME ZAMANI

Ayrıca belirtmek isterim ki, HDP yönetimi her türlü eleştiri ve öneriyi, kurumsal çerçevede ve kurumsal yapıya saygılı kalmak suretiyle kabul edecek bir yapıdadır. Önerilerimizi, varsa eleştirilerimizi uygun yol ve yöntemlerle parti yönetimimize iletelim. Bunu yaparken, içinde bulunduğumuz dizginsiz saldırı dalgasında, HDP’de kenetlenmekten de geri durmayalım.

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ ZAMANI

7 Haziran 2015 seçimlerinin sonucu gerçekten de büyük bir başarıydı. Şimdi hedefimiz, 7 Haziran başarısının tekrarı değil, onu kat be kat aşmak olmalıdır. Bu hedef için gerek ülkede gerekse de sürgünde mücadele yürüten tüm arkadaşlarımı bir kez daha, coşkuyla ve kararlılıkla HDP’de kenetlemeye çağırıyorum. Önceki dönemlerde ve bu dönemde görev yapan bütün arkadaşlarımız birbirinden kıymetlidir. Zaman, yıpratıcı tartışmalardan uzak durarak özgürlük mücadelesinde bütünleşme zamanıdır. Bunu başaracağımıza olan inancım tamdır. Zindanda, yurt dışında ve sahada mücadele eden bütün yoldaşlarıma büyük hasret ve selamlarımı gönderiyorum.”

“İktidar, istediği vekili cezaevine koyar! Hukuksuzluk süreci devam ediyor”

Okumaya devam et

Politika

“Fikir Devlet Bahçeli’den icraat Tayyip Erdoğan’dan”

Leyla Güven’le Demokratik Toplum Kongresi eşbaşkanlığı yapan HDP Ağrı vekili Berdan Öztürk’e göre Güven ve Musa Farisoğulları’nın Meclis’ten atılıp tutuklanması için düğmeye Devlet Bahçeli bastı.

BOLD – HDP Hakkâri Milletvekili Leyla Güven ve Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları’nın, TBMM üyeliklerinin düşürülüp tutuklanmaları ile ilgili konuşan HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi işaret etti. Vekilliklerin düşürülmesi için bizzat Bahçeli’nin düğmeye bastığını savunan Berdan Öztürk, MHP ne istiyorsa AKP’nin verdiğini söyledi. “Fikir Bahçeli’nin, icraat Erdoğan’ındır. Zaten gizli-saklı değil. Bahçeli, geçen hafta açıkça fezlekelerin gereğinin yapılmasını istemişti ve yapıldı” dedi.

GÜVEN VE FARİSOĞULLARI KARARI AYLARDIR MECLİS’TE BEKLİYORDU

Leyla Güven ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanlığı yapan Öztürk, Duvar’dan İrfan Aktan’a, son gelişmeleri değerlendirdi. Güven ve Farisoğulları ile ilgili kararın yaklaşık 3-4 ay önce onaylandığını ve uzun süre önce Meclis’e bildirildiğini hatırlatarak, “Fakat karar Genel Kurul’da okunmuyordu. Bir hafta kadar önce Bahçeli’nin, ‘Milletvekilleri dokunulmazlığı ile ilgili beklentiler karşılanmalıdır’ açıklaması üzerine düğmeye basıldığı anlaşılıyor. Artık deneyim ve gözlemle sabittir ki, Bahçeli ne zaman bir şey söylerse, talep ederse, beklentileri çok kısa süre içinde karşılanıyor. Bahçeli ne istiyorsa, iktidar onu yapıyor. Hem de harfiyen!” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’A DEĞİL BAHÇELİ’YE ODAKLANMAK GEREK

İktidarın yapabileceklerine ilişkin öngörüde bulunmak isteyenlerin, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan ziyade MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin sözlerine odaklanması gerektiğini belirterek şunları dile getirdi: “AKP-MHP iktidarı tüm Türkiye’yi büyük bir yıkıntı haline getirdi. Irkçı saldırılar artıyor. Bunlar halkta biriken ve giderek büyüyen öfkeye neden oluyor. Bu öfke Türk halkına veya farklı etnik yahut inanç gruplarına yönelik değil. Halkımız devlete ve onu yöneten yeşil milliyetçi ideolojinin uygulamalarına öfkelidir. Yaşanan öfkenin muhatabı devlettir, AKP-MHP iktidarıdır.”

Kürt’ün Kürt’ten başka dostu yok! Asıl Türkler sarışın, mavi gözlüdür

Okumaya devam et

Politika

Akar’dan 11 soruya tek cevap: Mevzuata uygun!

HDP Milletvekili Gergerlioğlu, Milli Savunma Bakanlığına, Burdur’daki bir kışlada, askerler arası ayrımcılık, uyuz hastalığı, hijyen sıkıntısı yaşandığı iddialarını sordu. Bakanlık, tek cümlelik cevap verdi: “İşlemler mevzuata uygundur.”

BOLD – İnsan hakları savunucusu ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Burdur’daki bir kışlayla ilgili, Mart’ta, kendine ulaşan iddiaları Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a sordu. İddialar arasında alay komutanının Milliyetçi Hareket Partili (MHP) bir vekilin yeğenine diğer askerlerden farklı davrandığı ve uyuz vakaları da vardı. Akar, Gergerlioğlu’nun 11 soruluk önergesine, işlemlerin mevzuata uygun olduğu karşılığını vermekle yetindi.

ŞARTLARDAN DOLAYI DEFALARCA FİRAR EDEN OLDU

HDP’li vekile iletilen mektupta, şu ifadeler kullanıldı: “Teslim olduktan 10 gün sonra duş alabildik. Bizim bölükte 500 asker vardı. Sıcak su sadece beş dakika akardı. Yatak örtüleri sapsarı olmuştu. Şartlardan dolayı defalarca firar eden oldu. Alay komutanı herkese eşit davranmıyordu. Çünkü orada MHP’li bir vekilin yeğenine bile farklı davrandılar…”

HULUSİ AKAR’IN TEK CÜMLELİK CEVABI 2,5 AYDA GELDİ

Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hulusi Akar’a, konuyu sorduktan 2,5 ay sonra şu cevabı alabildi: “Belirtilen iddialar hakkında yapılan idari tahkikat neticesinde tüm işlemlerin mevcut mevzuata uygun yürütüldüğü tespit edilmiştir.”

“Gerçek adaletin gereği” dedi, masum insanların ‘aleni idam edilmelerini’ istedi!

Okumaya devam et

Popular