Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Koronavirüs Günlüğü 2: İspanya’da can kaybı 2 gündür yeniden artmaya başladı

İspanya’da koronavirüsten ölenlerin sayısı iki gün üst üste arttı. Bugün 757 ölüm bildirilirken, dünkü ölü sayısı 743 olmuştu. Bu sayılar 2 Nisan’da bildirilen 950 ölüden daha düşük, ancak ülkedeki krizin sona ermediğini gösteriyor.

BOLD – İspanya’da koronavirüs pandemisinin yol açtığı Covid-19 hastalığı nedeniyle ölenlerin sayısı 24 saat içerisinde 757 artarak, 14 bin 555’e yükseldi. Virüs 6 bin 180 kişiye daha bulaştı. Böylece ülkede toplam vaka sayısı 146 bin 690 olarak belirlendi.

Salı günü 743 kişi ölmüş, 5 bin 478 kişi de enfekte olmuştu. İspanya, Avrupa’da en çok vakanın görüldüğü ülke.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge, İtalya ve İspanya’daki salgında yavaşlama işaretleri görüldüğünü, ancak kıta genelinde kaydedilen ilerlemenin “çok çok kırılgan” olduğunu söylemişti.

ABD’DE REKOR CAN KAYBI

Amerikan Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre 7 Mart Salı, ABD’de bugüne kadar koronavirüsten en fazla can kaybının yaşandığı gün oldu.

Ülkede bir günde 1858 kişi koronavirüsün neden olduğu Kovid-19 hastalığı sonucu hayatını kaybetti.

Yaşamını yitirenlerin 806’sı New York’ta yaşıyor. ABD’de koronavirüs salgınının merkezine dönüşen kentte koronavirüs sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bini aştı.

New York’ta Pazartesi günü de 731 kişi yaşamını yitirmişti.

RUSYA’DA VAKA SAYILARI 3 GÜNDÜR YÜKSELİŞTE

Rusya’da koronavirüs vakalarının sayısı üç gündür düzenli olarak artıyor. Sağlık Bakanlığı ülkede vaka sayısının 8672’ye, ölü sayısının ise 63’e yükseldiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Rusya’da; Pazartesi günü 954, Salı günü 1154 ve bugün ise 1175 kişide koronavirüs görüldü.

Rusya’da koronavirüs vakalarının çoğu 12 milyon nüfuslu başkent Moskova’da.

Moskova’da halka ay sonuna dek evde kalnması çağrısı yapılmıştı.

FRANSIZ UÇAK GEMİSİNDE KOVİD-19 TESPİT EDİLDİ

Fransa, en büyük uçak gemisi Charles de Gaulle’ün, mürettebattan bazı kişilerde koronavirüs görülmesi üzerine ülkeye geri dönmek üzere yola çıktığını açıkladı.

Çarşamba sabahı Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 40’a yakın mürettebatın sıkı müşahade altında tutulduğu belirtildi.

Charles de Gaulle halen Atlantik Okyanusu’nda bulunuyor.

Uçak gemisinin 23 Nisan’da Fransa’nın Toulon Limanı’na ulaşması bekleniyor.

BİRLEŞİK KRALLIK’TA ÖLENLERİN SAYISI 938 İLE REKOR KIRDI

Birleşik Krallık’ta koronavirüs nedeniyle ölenlerin sayısı 938 artışla 7 bin 97’ye yükseldi.

Ülke genelinde test uygulanan kişilerin sayısı 232 bin 708’e, sonucu pozitif çıkanların sayısı da 60 bin 734’e yükseldi.

Kovid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılanların sayısı ise 19 bin 438 oldu.

Yetkililer, günlük verilerdeki artış veya azalışların test kapasitesine bağlı olabileceğini vurgulayarak bunlara fazla anlam yüklenmemesini tavsiye ediyor.

SALGIN ÖNLEMİ ALMAYAN BELARUS’TA VAKA SAYILARI ARTIYOR

Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko’nun koronavirüs salgınını psikolojik olarak nitelemesi ve herhangi bir önlem almamasının ardından ülke genelindeki vaka sayısı bin 66’ya yükseldi.

Belarus’ta salgın nedeniyle bugüne dek 13 kişi de hayatını kaybetti. Şu ana kadar ülke genelinde hastalığın günlük yayılma hızının yüzde 20 ila 25 olduğu görülüyor. Lukaşenko, daha önce yaptığı açıklamada, koronavirüsle savaşmak için votka içilebileceğini, saunaya girilebileceğini ve traktöre binip tarım yapılabileceğini söylemişti. Belarus ayrıca sınırlarını da kapatmamıştı. Ülkede sadece halkın sosyal mesafe uygulamasına dikkat etmesi isteniyor.

DSÖ’DEN TRUMP’A YANIT

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Covid-19 salgınında “Çin yanlısı davranmakla” suçladığı ve verdikleri fonları askıya almayı düşündüklerini duyurduğu Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) yanıt geldi.

Çin yanlısı bir tutumun kesinlikle güdülmediğinin altını çizen DSÖ, pandeminin en zorlu evresinde mali yardımları kesmenin doğru bir zamanlama olmadığını açıkladı.

Başkan Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük finansörü olduğu DSÖ’yü salgın sırasında sınırların kapanması gibi bazı çağrıları yapmakta geç kalmakla itham etmişti.

DSÖ, Amerikan Başkanın eleştirilerine yanıt olarak Çin’in vakaların erken tespiti ve kimlerle bağlantıya girdiği konusunda çok yoğun şekilde çalıştığını ve salgının ülke sınırlarının dışına çıkmaması için bu kişilerin yolculuk yapmalarını engellediğini belirtti.

ABD DSÖ’ye 2019’da 4 yüz milyon dolar, ikinci sıradaki Çin ise 44 milyon dolar mali yardım aktardı.

BU YIL KÜRESEL TİCARETTE BÜYÜK DARALMA BEKLENİYOR

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bu yıl uluslararası ticarette 2008 mali krizi sırasında yaşanandan daha büyük bir daralma meydana gelebileceğini tahmin ediyor.

DTÖ tarafından yayınlanan son raporda bu yıl küresel ticaretin bir önceki yıla göre yüzde 13 ila yüzde 32 arasında daralabileceği kaydediliyor.

Tahmin aralığının geniş olması, yaşanan koronavirüs kriziyle ilgili belirsizlikleri yansıtıyor.

Dünya Ticaret Örgütü başkanı Roberto Azevedo rakamları “çirkin” diye tanımladı ve “Bundan kaçınmak mümkün görünmüyor” diye konuştu.

SALGIN AVRUPA EKONOMİLERİNİ ETKİLEMEYE BAŞLADI

Yeni veriler, Avrupa Birliği’nin en büyük iki ekonomisi Fransa ve Almanya’da büyük bir ekonomik durgunluk yaşanmaya başlandığını gösteriyor.

Fransa Merkez Bankası, ülke ekonomisinin 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 6 daraldığını gösterdi. Bu oran, 1945’den bu ayna görülen en büyük daralma.

Almanya’da ise, önde gelen beş ekonomik kurumun hükümet için hazırladığı raporda, Gayrı Safi Yurtiçi hasılanın Nisan-Haziran arasında neredeyse yüzde 10 daralacağı tahmin ediliyor.

Bu oranı, üç aylık verilerin kayıtlarının tutulmaya başlandığı 1970’den bu yana, en kötü daralma olduğu belirtiliyor.

“AB’YE GİRİŞLERİN KISITILANMASI UZATILSIN”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, AB ülkelerine büyük ölçüde giriş kısıtlaması getiren uygulamanın 15 Mayıs’a dek uzatılmasını önerdi. Komisyonun bu tavsiyesi üye ülkelerin onay vermesi halinde yürürlüğe girebilecek.

Koronavirüs salgınının yayılma hızını yavaşlatmak amacıyla, İrlanda dışındaki tüm AB ülkeleri ile İsviçre, Norveç, Liechtenstein ve İzlanda gibi AB’ye üye olmayan ülkeler, çok zorunlu olmadıkça sınırlarında 30 günlük bir giriş kısıtlaması uygulamaya başlamıştı.

İngiltere Başbakanı Johnson’un durumu iyiye gidiyor

Dünya

VIP koronavirüs aşısı istifa getirdi

İtalya’nın Sicilya adasında aşı için bekleyenlerin önüne geçen ve sırası gelmeden aşı yaptıran bir belediye başkanı, gelen tepkiler üzerine istifa etti.

BOLD – İtalya’nın Sicilya adasında, sırası gelmeden daha önce aşı yaptıran Corleone Belediye Başkanı Nicolo Nicolosi, gelen tepkiler üzerine istifa etti. Nicolosi, “Bu kararı düşünmekten geceleri uykusuz kaldım ve görevi bırakmamın en doğrusu olduğuna kanaat getirdim” dedi. Yerel yönetimdekilerin de sağlık görevlileri gibi salgınla ön cephede mücadele edenler olduğunu savundu.

Yerel basın, polisin 78 yaşındaki belediye başkanı ile sırasından önce aşı yaptıran belediye meclis üyeleri hakkında soruşturma başlattığını ve dosyanın savcılığa intikal ettiğini aktardı.

Nicolosi’nin Kovid-19 aşısının her iki dozunu da yaptırdığı belediyenin sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaşılmıştı. Belediyenin Facebook hesabından yapılan açıklamada başkanın aşı olmasıyla ilgili, “Virüsü kapması durumda görevini icra edememe ihtimalini ortadan kaldırmak için alınmış bilinçli bir karardı” ifadeleri kullanıldı.

İTALYA’DA VIP AŞI OLAN TEK POLİTİKACI O DEĞİL

Beş Yıldız Hareketi senatörlerinden Nicola Morra, Nicolosi’nin yetkisini suistimal eden tek politikacı olmadığını söyleyerek, aşı sırasını delen diğer siyasilere de istifa çağrısında bulundu.

Toplu aşılamaya 80 yaş üzeri vatandaşlar ile sağlık çalışanlarına öncelik verilerek aralık ayında başlayan İtalya’da şu ana kadar 5.3 milyon kişi Kovid-19 aşısının ilk dozunu aldı. 60 milyon nüfuslu ülkede her iki dozu yaptıranların sayısı ise 1.6 milyon civarında. Avrupa Birliği’nin aşı programında yaşanan tedarik sıkıntısı nedeniyle istenilen sayılara henüz ulaşılamadı.

Koronavirüs salgını İtalya’da 100 binden fazla insanın hayatına mal oldu.

VIP aşı skandalı birçok Latin Amerika ülkesinde de görüldü.

Almanya’da maske skandalına karışan milletvekili siyaseti bırakıyor

Okumaya devam et

Dünya

İbrahim Kalın Ankara’nın ABD ile Rusya arasında kaldığını itiraf etti

Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemleri dolayısıyla Biden yönetimi ile ciddi kriz yaşayan AKP hükumeti, Türkiye’nin bu sistemi kullanmaması durumunda bunun ters teperek Ankara’ya zarar vereceğini söyledi.

BOLD –  Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, geçen ay Ankara tarafından dile getirilen teklifi bir kez daha tekrarladı ve ABD’nin Suriye’deki YPG’ye desteğini çekmesi durumunda Türkiye’nin de S-400 hava savunma sistemlerinden vazgeçebileceğini ifade etti. Bloomberg’e konuşan İbrahim Kalın, “ABD tarafı, Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarını anlamalı. Müttefiklerimin somut eylemlerini görmek istiyoruz” dedi. Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin kullanılmaması dolayısıyla Moskova ile sorun yaşanacağını ifade eden Kalın, Türkiye’nin bu sistemi kullanmaması durumunda bunun ters teperek Ankara’ya zarar vereceğini söyledi.

TÜRKİYE TAVİZE HAZIR OLDUĞUNU ABD’YE İLETTİ

ABD yönetiminin sert tutumu karşısında Şubat ayı başında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ilişkileri yumuşatmak için Washington’a bir öneri sundu. Akar, S-400 füze savunma sistemi için “Girit formülü uygulanabilir” görüşünü dile getirdi. Aynı gün Bloomberg’e konuşan Türk yetkililer, Ankara’nın S-400 konusunda tavize hazır olduğunun mesajını verdiler. Türk yetkililer, bunu ABD’nin Suriye’de işbirliği yaptığı PYD/YPG yapılanmasını Türkiye gibi “terörist örgüt” ilan etmesi ve bu örgütlere desteği çekmesi şartına bağladı. ABD yönetimi, Hulusi Akar’ın teklifine ret cevabı verdi.

“TÜRKİYE’NİN S-400 KARARI BİR GECEDE ALINMADI”

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması kararını değerlendiren İbrahim Kalın, “Bu sorunları yapıcı diyalog yoluyla, açık ve samimi olarak çözebiliriz, ancak ABD politika yapıcılarının bu sorunların bizim için ne kadar ciddi olduğunu anlamaları gerekiyor. Ulusal güvenlik endişelerimizin tam merkezine gidiyorlar. Türkiye’nin S-400 kararı bir gecede alınmadı” dedi. Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin kullanılmaması dolayısıyla Moskova ile sorun yaşanacağını ifade eden Kalın, Türkiye’nin bu sistemi kullanmaması durumunda bunun ters teperek bumerang gibi Ankara’ya zarar vereceğini söyledi.

Türkiye’nin Rusya ve ABD ile ilişkilerini karşılaştıran Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, “Rusya ile bazı anlaşmazlıklar vardı ama tüm bu sorunları yapıcı diyalog yoluyla konuşarak yönetebildik, neden aynı şeyi ABD ile yapamıyoruz? Başka bir ülke bize maksimalist bir konumla gelir ve bilmenizi isterse, bu tür bir tutum sizi başka yönlere iter ifadelerini kullandı.

Türkiye S-400’leri depoya kaldırınca Rusya ne yapacak?

Okumaya devam et

Dünya

Kraliyette ırkçı rezalet: Oğluma ten rengi nedeniyle prens unvanı verilmedi

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in torunu Sussex Dükü Prens Harry’nin eşi Meghan Markle, oğluna ‘ten renginin koyu olacağı’ endişesi ile “prens” unvanının verilmediğini açıkladı. Açıklamaların İngiliz Kraliyet ailesinin imajına büyük zarar vereceği belirtiliyor.

BOLD – Sussex Dükü Harry ve Düşesi Meghan, ünlü televizyon sunucusu Oprah Winfrey’e verdikleri ve CBS kanalında yayınlanan özel söyleşide, Kraliyet Ailesi’nden ayrılma gerekçelerini anlattı. Meghan Markle, İngiliz Kraliyet ailesini ırkçılık, yalancılık ve kendisini intiharın eşiğine sürüklemekle suçladı.

Siyahi bir anne ve beyaz bir babanın kızı olan Meghan Markle, oğluna ‘ten renginin koyu olacağı’ endişesi ile “prens” unvanının verilmediğini açıkladı. Prens Henry ise babası Prens Charles’ın telefonlarına artık yanıt vermediğini söyledi.

Oprah Winfrey’in Prens Harry ve eşi Meghan Markle ile röportajı Pazar akşamı CBS kanalında yayınlandı

“BEBEĞİMİN PRENS YA DA PRENSES OLMASINI İSTEMEDİLER”

Markle, programda yaptığı açıklamada, oğluna hamilelik süreci hakkında, “Ben hamileyken, bebeğimin prens ya da prenses olmasını istemediler. Bebeğime güvenlik tanınmayacağını söylediler. Oğlum doğduğunda ten renginin ne kadar koyu olacağına dair konuşmalar oluyordu ve bundan endişeleniyorlardı” diye konuştu

Markle, bu soruları kimin gündeme getirdiğini açıklamazken, kendisinin de susturulduğunu belirtti.

“ARTIK YAŞAMAK İSTEMİYORDUM”

Markle, düğünden önce Cambridge Düşesi Kate’i ağlattığına dair gazetelerde çıkan haberleri de yalanlayarak, “Aslında bunun tam tersi oldu. Düğünden birkaç gün önce Kate bir şeye üzülmüştü ve beni ağlattı” açıklamasında bulundu.

Kraliyet ailesi içinde çok mutsuz olduğunu ve intiharı düşündüğünü vurgulayan Markle, “Artık yaşamak istemiyordum” ifadesini kullandı.

İngiliz Kraliyet Ailesi

“PERİ MASALLARINA DAYANAN ALGI GERÇEKLİKTEN ÇOK FARKLI”

Winfrey, Meghan Markle’a İngiltere Kraliyet Ailesi’ne katılırken beklentilerinin ne olduğunu sordu.

Markle, İngiltere Kraliyet Ailesi’ne katılmanın ne anlama geldiğini anlamadığını ve peri masallarına dayanan algının gerçeklikten çok farklı olduğunu söyledi. Markle, “Algıyla yargılanıyorsun ama gerçeği yaşıyorsun” dedi.

BABA PRENS CHARLES OĞLU HARRY’NİN TELEFONLARINI AÇMIYOR

Prens Harry ise kraliyet ailesindeki görevlerinden ayrılmasında aile içindeki anlayışsızlığın etkili olduğunu belirtti ve annesi Prenses Diana’nın 1997’deki ölümünü anımsatarak, tarihin tekerrür etmesinden korktuğunu dile getirdi.

Babası Prens Charles’ın kendisinin telefonunu açmadığını ifade eden Harry, “Babaannem Kraliçe Elizabeth ile bugüne kadar 3 kez telefonda konuştuk, babamla da 2 kez konuştuk ancak sonra telefonlarıma cevap vermemeye başladı.” diye konuştu.

KRALİÇE ELİZABETH’E ÖVGÜ

Kraliçe Elizabeth’in kendisine hep iyi davrandığını söyleyen Markle, Kraliyet Ailesi ile ‘kurum’ olarak tanımladığı yapı arasındaki farkı vurguladı.

“Onun yanında olmayı çok sevdim” diyen Markle, “Her zaman sıcak, davete açık ve gerçekten misafirperverdi” dedi ve Kraliçe’nin kendisine inci küpeler ile ona uygun kolye hediye ettiğini söyledi.

SARAY TARAFINDAN VERİLEN MALİ YARDIM TAMAMEN KESİLDİ

Ailesinin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade eden Prens Harry, kendilerine Buckingham Sarayı tarafından verilen mali yardımın tamamen kesildiğini sözlerine ekledi.

Harry, ikinci çocuklarının cinsiyetini de ilk kez duyurarak, “İlk bebeğimiz erkekti, şimdi de bir kızımız olacak” açıklamasında bulundu. Çift, geçen ay ikinci çocuklarını bekledikleri haberini kamuoyuyla paylaşmıştı.

Sussex Dükü Prens Harry ve Meghan Markle, İngiliz Kraliyet ailesindeki görevlerinden ayrılmış ve geçen yıl başında unvanlarını bırakmışlardı. Aile daha sonra ABD’nin California eyaletine yerleşmişti.

Papa Francesco, IŞİD, korona ve Aylan Bebek

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0