Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Yusuf Kaplan’dan salâ ve dua iddiası: Bazı şehirlerde yuhalanıyor, endişe verici!

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, akşamları okunan salâ ve duaların bazı şehirlerde yuhalanıp ıslıklandığını iddia ettiği yazısında bunun ‘ülkedeki sosyal barış ve huzurun’ geleceği için endişe verici olduğunu söyledi.

BOLD – Koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası özellikle Avrupa ülkelerinde toplumun moral ve motivasyonunu yüksek tutmak için farklı adımlar atılıyor.

BATI’DAN ÖRNEK VERİP ‘BİZDEKİ RAHMET OKUTUR’ DEDİ

Öyle ki bazı ülkelerde ezan okunmasına, dua edilmesine izinler çıkıyor.

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan da “Bizdeki İslâm düşmanlığı Batı’dakine rahmet okutur!” başlıklı bugünkü yazısında benzer örnekleri köşesine taşıdı.

ÜLKEDEKİ SOSYAL BARIŞ VE HUZURUN GELECEĞİ İÇİN ENDİŞE VERİCİ

Kaplan, Türkiye’de ise tersi bir durum yaşandığını iddia ederek ‘Akşamları okunan salâ ve duaların bazı şehirlerimizde yuhalanması ve ıslıklanması ise ülkedeki sosyal barış ve huzurun geleceği açısından endişe verici hatta tehlikeli” ifadelerini kullandı.

SAYGI DUYMAK ZORUNDASINIZ DİYE BİTİRDİ

Okumak isteyenler için Yusuf Kaplan’ın “İnanmıyor olabilirsiniz ama saygı duymak zorundasınız” cümlesiyle biten yazısının tamamı:

“Koronavirüs, her şeyi allar bullak edecek! Genelde, küresel sistem, Batı uygarlığı, bütün kurum ve kurallarıyla silbaştan tartışmaya açılacak. Bir düğmeye basarak bütün insanlığı yok edecek biyolojik silahları geliştiren bir uygarlık elbette ki sorgulanacak.

Bu sorgulama sadece felsefî veya teorik olarak değil, pratik olarak da yapılacak…

Batı’da bu tür sorgulamalar çoktan başladı. Hem teorik hem de pratik olarak…

Hatta iş, bugüne kadar şeytanlaştırılan İslâm’ın aslında ne kadar insanı, hayatı önemseyen, bilimin, düşüncenin, sanatın, medeniyetin en önemli kaynaklarından biri olduğunu, bugün yaşanan, dünyayı kasıp kavuran virüs salgınıyla İslâmî ilkeler ışığında nasıl daha iyi mücadele edilebileceğinin anlaşıldığını gösteren İslâm’ı övücü açıklamalara kadar gelip dayandı.

Dün, camilere saldırılan Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ilk defa camilerden, açıktan ezanlar okundu, dualar yapıldı; bütün bunlar olurken halkın büyük ilgisi ve şaşkınlığı gözlerden kaçmıyordu.

Bazı Avrupa kentlerinde, meselâ Hollanda’da, bilboardlarda, “bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş, bir insanı yaşatan bütün insanlığı yaşatmış gibidir” âyeti yazıldı.

Dünyanın en çok okunan haftalık haber dergilerinden Newsweek dergisi, kapağına, büyük bir hayret, hayranlık ve şaşkınlıkla Hz. Peygamber’in (sav) “veba olan yere girmeyin, veba olan yerden de çıkmayın” sözünü kapak yaptı…

Dün terörle özdeşleştirilen İslâm, İslâm’ın öncü hekimlik anlayışı, virüsten korunmanın en temel yollarından biri olan muazzam temizlik anlayışı nedeniyle Batı’da ilgi odağı oldu.

Bunlar bugün yaşananlar Batı’da; virüsten sonra tanık olunan ilginç olaylar. Çok değil, 5 yıl öncesine ait benzer bir yaklaşımı da özellikle paylaşmak isterim burada sizlerle.

İslâm’la ilgili en ilginç açıklamalardan biri bu, film yönetmeni Fancis Ford Coppola’ya ait bir konuşma.

Coppola, “Baba” filmlerinin yönetmeni. Böyle tanınır dünyada. Ama onun asıl yanı, asıl öne çıkarılması gereken yönü, izleyiciyi pasifize ederek “sömüren”, filmin sonunda karakterle veya hikâyeyle özdeşleşerek düşünme melekelerini iptal eden klasik Hollywood’un film diline meydan okuyan Yeni Hollywood akımının önde gelen temsilcilerinden biri olması.

Yeni Hollywood, Avrupa sanat sinemalarından beslendi, izleyiciye saygı duyduğunu gösterdi ve izleyicinin konumunu güçlendirdi -Coppola’dan Scorsese’nin filmlerine kadar ortaya konan bütün ürünlerinde.

Ezber bozdu yani. Hollywood’un ezberini bozdu.

Coppola, sadece Hollywood’un ezberini bozan biri değilmiş demek ki.

Fas’ta düzenlerken Uluslararası Merakeş Film Festivali’nde 5 Aralık 2015 tarihinde yaptığı konuşmada bütün dünyanın İslâm halkındaki ezberlerini bozacak çok önemli bir konuşma yaptı. Türkiye’deki sözümona Müslüman bir ülkenin entelektüelleri olarak seküler aydınların aslâ yapamayacakları çapta, kalibrede, seviyede nefis bir konuşma bu. Şöyle diyor Coppola irticalî olarak yaptığı ilginç konuşmada:

“Dünyadaki sorunlar yürek burkuyor. Evet, yürek burkuyor ancak eğer Kur’ân’ı biliyorsanız, Kur’ân’ın ilk sözleri şu şekildedir: ‘Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla! Tüm övgüler ve minnet O’nadır. O ki, tüm varlık dünyalarının/ âlemlerinin Rabbidir. O ki, Rahman ve Rahim’dir. Hesap gününün sahibidir.’ Bu ayetlere göre merhametlilik ve rahmet ilk sayfada iki kez tekrar ediliyor.

‘Yalnız Sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Nimet verdiklerinin yoluna. Gazab(ın)a uğrayanların ve sapkınlarınkine değil.’ Bu sebeple kim bu güzel dini bilirse, hatta öyle güzel ki, 13. yüzyılda medeniyetin zirvesiydi, bize matematiği ve bilimi veren Arap medeniyetinin. Herkes bilir ki, bu dinin köklerindeki en önemli iki kelime şunlardır: Allah, Rahman ve Rahim’dir. Ve biz inanıyoruz ki, bizi bu dünyadaki anlamsızlıktan ve insanlara acı veren korkunç şeylerden kurtarsın. Allah, insanların acı çekmesini istemiyor. Çünkü Allah Rahman’dır ve Allah Rahim’dir. Söylemek istediklerim bunlar.”

Batı’da, daha düne kadar şeytanlaştırılan İslâm’ın, bir anda evrensel ilkeleri, önerileri nedeniyle yeniden cazibe merkezi haline getirildiği bir sırada, İslâm tarihinin en büyük aktörlerinden birinin çocukları olan bizim ülkemizde İslâm’ın, İslâmî değerlerin ülkenin sözümona aydınları tarafından aşağılanması ülkenin geleceği açısından düşündürücüdür.

Dahası, akşamları okunan salâ ve duaların bazı şehirlerimizde yuhalanması ve ıslıklanması ise ülkedeki sosyal barış ve huzurun geleceği açısından endişe verici hatta tehlikelidir.

İslâm düşmanlığının Batı’dakine rahmet okutacak boyutlarda olması çok üzücü.

Sözü uzatmak gereksiz. Bir Coppola kadar olun, hiç olmazsa! İnanmıyor olabilirsiniz, başka bir dine, ideolojiye vesaire inanıyor olabilirsiniz; ama bu toplumun kahir ekseriyetinin inandığı, dünyanın takdirle karşıladığı, ayakta alkışladığı, büyük saygı duyduğu İslâm’a, İslâmî değerlere hakaret edemezsiniz.

İnanmıyor olabilirsiniz ama saygı duymak zorundasınız.

Vesselam.”

İnfaz düzenlemesinin ilk 10 maddesi geçti

Medya

A Haber’de Cemil Barlas faciası: Türkiye’deki enflasyonu bakın ne zannetti!

Tek haneli enflasyona sahip 8 batı ülkesinin altına yerleştirilen yüzde 36’lık Türkiye enflasyonunu bu ülkelerin toplamı sanan Cemil Barlas sosyal medyanın gündemine oturdu.

BOLD – Yüksek enflasyon nedeniyle son birkaç ayda Türkiye’de halk, iğneden ipliğe hemen her şeyi 2-3 katına alıyor. AKP’nin, uzmanların başarısız dediği ekonomi yönetimine savunması ise krizin tüm dünyada aynı seviyede hissedildiği.

Havuz kanalları aylardır bu minvalde haberler yaparken, AKP’li başbakanlık yapmış en üst düzey isimler de onlara eşlik ediyor. Binali Yıldırım, 7 puan artan ABD enflasyonunu yüzde 700 arttığına dair yanıltıcı bilgilerle kamuoyunun karşısına çıktı.

A Haber’de yaşanan bir an ise AKP’li isimlerin dünyada ve Türkiye’deki enflasyondan bihaber olduklarını gözler önüne serdi.

A Haber’de yayınlanan “Canan Barlas ile Gündem” programında Cemil Barlas, Türkiye’nin enflasyon oranını 8 ülkenin toplam enflasyonu sandı.

Cemil Barlas’ın A Haber canlı yayınındaki enflasyon gafı sosyal medyanın gündemine oturdu.

Programın devamında Cemil Barlas yorumlarına devam etti.

Enflasyonun küresel bir sorun haline geldiğinin vurgulandığı programda Türkiye’deki yüzde 36’lık enflasyon en az artanlardan biri olarak anlatıldı.

BİR ELAKETLER

Barlasların durumunu felaket olarak özetleyen ekonomist Mustafa Sönmez, “Bu da babası Mehmet’ten beter. Dedeleri Cemil Sait Barlas iyi ki bu günlerini görmedi bunların. Bir felaketler!” ifadelerini kullandı.

Soylu iddiasını yineledi: Herkes Türkiye modelinin arkasından gidecek

Okumaya devam et

Medya

Peker susturulunca Özışık yeniden sahneye çıktı

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in hakkında yayınladığı videolar sonrasında gazeteciliği bırakan Süleyman Özışık, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Peker’in susturulması sonrası mesleğine geri döndü.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarından sonra gazeteciliği bıraktığını açıklayan Süleyman Özışık, Peker’in paylaşım yapamayacak hale getirilmesinin ardından kaldığı yerden devam kararı aldı.

KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDELİM

YouTube kanalında yayınladığı video ile geri döndüğünü belirten Özışık, videoyu, “Şimdi yeniden savunduğum ve inandığım liderin ve davanın yanında yer alarak kaldığım yerden devam kararı aldım. Buyrun hep beraber kaldığımız yerden devam edelim” ifadeleriyle mesleğe geri döndüğünü twitter hesabından duyurdu.

“BIRAKMADIM, ARA VERDİM”

Yayınladığı videonun altına yazdığı metinde mesleği bırakmadığını ara verdiğini öne süren Özışık, “Yaklaşık 8 aydır hiçbir mecrada yer almıyorum. Kimileri bunu mesleği bıraktı olarak yorumlasa da, bırakmadığımı, etik değerlerim doğrultusunda bir süre ara vereceğimi belirtmiştim. Şimdi yeniden savunduğum ve inandığım liderin ve davanın yanında yer alarak kaldığım yerden devam kararı aldım. Buyrun hep beraber kaldığımız yerden devam edelim” dedi.

SOYLU’YA BİNLERCE KHK’LININ DOSYASINI GÖTÜRDÜM

Özışık, daha önce yaptığı bir açıklamada KHK’yla mesleklerinden ihraç edilmiş kişilerin dosyalarını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya götürdüğünü itiraf etmişti. Özışık, “Gerek Süleyman Soylu’ya gerek OHAL işlemleri komisyonuna, gerek diğer mercilere, masum olduğuna inandığım binlerce insanın dosyasını götürdüm. Dedim ki; ‘bu insanlar masum çıkmazsa hesabını benden sorun’ ve araştırmalar yapıldı. Hepsinin bir iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı” demişti.

HELALLEŞME DE KALDI HEDİYE DE

Geçen haziran ayında ABD Başkanı Joe Biden ile yapacağı görüşme sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile helalleşeceğini, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ise TBMM’nin açıldığı 1 Ekim’de “güzel bir hediye” vereceğini söyleyen organize suç örgütü lideri Sedat Peker, bu sözlerini yerine getiremedi. Kendisine engel olunması halinde başka bir ülkeye geçip bu açıklamalarını sürdüreceğini öne süren Peker, Birleşik Arap Emirlikleri’nin elektronik iletişimden uzaklaştırması nedeniyle uzun süredir sosyal medya hesabından paylaşım da yapamıyor.

İşkence gören KHK’lı öğretmenler ve kaçırılanlar HRW’nin 2021 Türkiye hak ihlalleri raporuna girdi

Okumaya devam et

Medya

Demirören’e son uyarı! Tespit edersek lisans iptal

Dolar vurgunu yaparak kamuyu zarara uğratmakla suçlanan Demirören grubuna bir darbede CNN International’dan. Newsweek’te yer alan habere göre ABD merkezli kanalın yönetimi, gelen şikayetlerin doğrulanması halinde CNN Türk’ün lisansını iptal edecek.

BOLD – CHP’nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan’ın şikayetini incelemeye alan CNN International’ın gözü CNN Türk’ün üzerinde. CHP, iktidar yanlısı çizgi izlemekle suçladığı CNN Türk’ü aynı zamanda boykot ediyor. İktidar yanlısı çizgi izlemekle suçlanan kanal için ABD’den heyet geldi.

LİSANSI İPTAL EDECEĞİZ

CNN Türk hakkında inceleme başlatıldığını söyleyen CNN Genel Başkan Yardımcısı Ken Jautz, yaptığı açıklamada, “Eğer, kanalın yeni sahiplerinin gazetecilik politikasını tehlikeye atacağına inandığımız herhangi bir durumunu tespit edersek, kanalın lisansını iptal edeceğiz” dedi.

Haberin yer aldığı Newsweek’te ayrıca, CNN Türk’ün ırkçı ve iktidar yanlısı propaganda içerikli haberler yaptığı yönünde bir değerlendirme yapılırken, kanalın 2018’de ‘hükümete yakın holdinge zorla satışının’ ardından daha da yoğunlaşarak kötüye gittiği yorumu yapıldı.

PEŞ PEŞE SKANDALLAR

CNN Türk son olarak, canlı yayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiren AKP’li Tevfik Göksu’ya yanıt için kanalı arayan İBB Sözcüsü Murat Ongun’a cevap hakkı vermeyerek tepkilerin odağı oldu.

Yakın zamanda öldürülen bir PKK’lı haberinde muhalif sanatçı Ferhat Tunç’un resmini kullanan kanal, Ferhat Tunç ile de mahkemelik oldu.

Ana muhalefet partisi CHP, CNN Türk’ü “iktidarın reklam ajansı gibi çalışmakla” suçluyor. Parti yönetimi 2 yıl önce CHP’lilerin CNN Türk yayınlarına katılmalarını yasakladı.

“Mahmut Bakanlığı” teftişte : Siz ne biçim adamsınız ya!

Okumaya devam et

Popular

Shares