Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Prof. Ceyhan’dan ‘küçük şehir’ ve ‘evde izole kişi’ uyarısı

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, vaka sayısı az küçük şehirler için ‘potansiyel risk’ ikazı yaptı. Salgın kontrol edildikten sonra evde izole kalanların bağışıklık kazanamadığı için risk altında olduğunu belirtti.

BOLD – Posta yazarı Murat Çelik, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın salgına ilişkin iki önemli ikazını köşesine taşıdı. Çelik, ‘Mehmet Ceyhan uyarıyor’ başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

BAŞKA ÖNLEME GEREK YOK DEMEKTİR

Geldiğimiz noktayı, Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ile konuştum dün öğleden sonra. Ceyhan çok önemli iki uyarıda bulundu. Bakanlığın açıkladığı rakamlara bakıyorsunuz… Son 3 günde hızlı bir azalma var. Eğer azalma dönemine girdiysek, ekstra başka önlemlere de gerek yok demektir. Şu andaki tedbirlerle işi halledeceğiz anlamına gelir ki, bu iyi haber. Ama önlemleri sıkı şekilde uygulamaya devam etmek, vaka sayısını daha da azaltır.

ŞEHİRLERİN TAMAMI POTANSİYEL VAKA ARTIŞ ODAĞI

Ancak, Anadolu’ya bakıyorum ben… 47 şehrin vaka sayısı 100’ün altında… Bu tablo, şunu düşündürüyor insana… Yarın İstanbul azalınca rakamlar düşecek ama bu şehirlerin tamamı potansiyel bir vaka artış odağı olabilir. İstanbul kısa süre içerisinde azalacaktır çünkü çok vaka görüldü, bağışıklık belli ölçüde oluştu ve tedbirler de sıkı uygulanıyor. Ama o küçük şehirlerde, tedbirler büyükşehirler kadar sıkı olmamasına, hafta sonu sokağa çıkma yasağı uygulanmamasına rağmen vaka sayısı çok az.

BAĞIŞIKLIK KAZANMADAN HAYATINA DEVAM EDECEK DEMEKTİR

Yarın eğer oralarda bulaş hızlanırsa, henüz bir bağışıklık da gelişmemiş olduğundan vakalar bir anda artabilir. Esas oralara dikkat etmek lâzım şimdi. Prof. Mehmet Ceyhan’ın dikkat çektiği ikinci konu da şu: Diyelim ki biz salgını kontrol altına aldık. Rakamlar iyice düştü artık vaka görülmüyor. O aşamadan sonrasında da dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var. Normal hayata dönüldüğünde, bu dönemi evde, izole geçiren kesim, bağışıklık kazanmadan hayatına devam edecek demektir. Eğer virüs tamamen kaybolmamışsa, bu bahsettiğim insanlar yine risk altında olacaktır. Bu da salgında yeni bir dalga anlamına gelebilir.

Fatih Terim koronadan ders çıkardı: Artık ego yok, değişeceğim!

Gündem

Ünlü yazarlardan Kovit-19 değerlendirmeleri kitabı: Çivisi Çıkan Dünya

Felsefe, antropoloji, tarih ve biyoloji gibi farklı alanlarda çalışan önemli isimlerin pandemiye ilişkin değerlendirmeleri Çivisi Çıkan Dünya adlı kitapta toplandı.

BOLD– Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılarak on binlerce kişinin ölümüne yol açan koronavirüs pandemik salgınının nedenleri hâlâ tartışma konusu. Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten önemli yazarlar ve bilim insanlarının konuya ilişkin görüşlerini içeren Çivisi Çıkan Dünya seçkisi bu alandaki değerlendirmeleri bir araya getiriyor.

SALGINA VE NEDENLERİNE BAKIŞ

Her biri kendi alanında tanınmış isimler olan David Harvey, Slavoj Zizek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon, Rob Wallace‘ın makalelerinin yer aldığı “Çivisi Çıkan Dünya-Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler” kitabı Erkan Ünal tarafından derlendi ve Runik Kitap tarafından yayınlandı.

Kitapta koronavirüs salgınına farklı açıdan yaklaşan bilim insanlarının değerlendirmeleri aynı zamanda ilerleyen yıllarda da benzeri salgınlarla karşılaşabileceğimiz konusunda uyarı niteliğinde.

SALGINI SERMAYE MERKEZLERİ YAYIYOR

Minnesota Üniversitesi Küresel İncelemeler Enstitüsü bilim insanlarından biyolog Rob Wallace’ın makalesi bunlardan biri. Wallace makalesinde, yaban hayatının tahrip edilmesinin ve büyük endüstriyel çiftliklerin salgındaki rolüne değiniyor:

“Sermaye, dünya çapında balta girmemiş ormanlar ve küçük çiftlik sahiplerine ait tarıma elverişli arazileri gasp etmekte başı çekiyor. Bu yatırımlar, hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan bir kalkınmaya ve ormanların yok edilmesine neden oluyor. Bu devasa araziler, doğanın sunduğu işlevsel çeşitlilik ve karmaşıklığı bozarak, daha önce bir yerlere sıkışıp kalmış patojenleri yerel çiftlik hayvanlarına ve insan topluluklarına yayacak şekilde açığa çıkarıyor. Kısacası Londra, New York ve Hong Kong gibi sermaye merkezleri, birincil hastalık yayma merkezleri olarak ele alınmalı.”

Sağlık çalışanlarına adanan kitabı derleyen Erkan Ünal ise çalışmayı gerçekleştirmekteki amacını şöyle ifade ediyor:

“Covid-19’la ilgili dar bakışlı ve indirgemeci yazılara meydanı boş bırakmamak için meseleyi çok yönlü biçimde, eleştirel gözle, kamunun acil gereksinimlerini ve daha iyi bir dünya ihtimalini düşünerek bu derlemeyi yaptık.”

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs nedeniyle marta kadar 100 bin insan ölebilir

Koronavirüs nedeniyle Türkiye genelinde ölümlerin hızla arttığına dikkat çeken CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, mart ayına kadar bu şekilde devam ederse 100 binin üzerinde insanın öleceğini savundu. 

BOLD – Tıp doktoru olan CHP’li Mustafa Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilerin doğruyu yansıtmadığını yineleyerek, 3 büyük ilin vefat sayılarını açıkladı. Adıgüzel’in açıkladığı verilere göre; İstanbul’da 11 bin 600, İzmir’de 2 bin 87, Ankara’da 2 bin 923 kişi yaşamını yitirdi. Adıgüzel, bu şekilde devam ederse mart başına kadar 100 binin üzerinde insanın hayatını kaybedebileceğini kaydetti.

ÇOK KÖTÜ BİR SÜREÇ YAŞANACAK GİBİ

Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Adıgüzel’in “Pandemide gelinen nokta 20 günlük tam kapatmayı gerektirmektedir. Salgının başından beri en kötü günleri yaşamaktayız. Dünya Sağlık Örgütü üçüncü bir dalgadan söz etti. Mart başına kadar çok daha kötü bir süreç yaşanacak gibi görünüyor” dedi.

ÖLÜM RAPORUNA BULAŞICI HASTALIK YAZILIYOR

Sağlık Emekçileri Sendikası’nın üyelerinden, büyükşehir belediyeleri ve CHP’li belediyelerden aldığı verilerle konuştuğunu belirten Adıgüzel, “Şu anda sadece 3 ilin cenaze sayısı 24 Kasım için İstanbul 211, İzmir 73, Ankara 31 olmak üzere toplam 315. Pandemi toplamında ise İstanbul 11 bin 600, Ankara 2 bin 923, İzmir 2 bin 87 olmak üzere 16 bin 610… Bu sayıların doktor onaylı sadece pozitif sayılar olduğunu bilmenizi isterim. Çünkü ölüm raporu bildiriminde ‘bulaşıcı hastalık’ kodunu girebilmek için test pozitif şartı var. Yoksa site engelliyor, seçenek vermiyor” dedi.

GÜNLÜK ÖLÜM BİNİN ALTINDA DEĞİL

Günlük pozitif vefat sayılarının 800’den, pandemi süreci boyunca da 50 binden aşağı olmadığını belirten Adıgüzel, “Bir de bu pozitif cenazelerden hariçler var. Bu sayıdan daha fazla olmak üzere testi Kovid-19 negatif ölümleri ve bilerek ya da idari mobbing ile bulaşıcı hastalık girişi yapılmayan Kovid-19 ölümleri var ki, bu cenaze sayılarından daha da yüksek. Bu durumda sayılara testi negatif Kovid ilişkili ölümleri de eklediğimizde cenaze sayısının Türkiye ölçeğinde günlük binin, pandemi toplamında da 100 binin altında olmadığını görüyoruz” dedi. Mart başına kadar böyle devam ederse 100 binin üzerinde insanın yaşamını kaybetme riski bulunduğunu aktaran Adıgüzel, 20 günlük tam kapatmanın şart olduğunu kaydetti.

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Gündem

Akıncı Üssü davasında karar açıklandı

Akıncı Üssü davasında Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Eski İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van, 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

BOLD – Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen Akıncı Üssü davasında karar açıklandı. Davada Adil Öksüz’le birlikte darbe girişimini Akıncı Üssü’nden yönettiği öne sürülen siviller Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş  “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Cumhurbaşkanı’na suikast” ve “kasten öldürme” suçlarından 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.

Mahkemenin diğer kararları şöyle:

Eski İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı tuğgeneral Bekir Ercan Van, eski yarbay Hakan Karakuş, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri eski albay Veysel Kavak, Eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığı Sistemler Daire Başkanı tuğgeneral Recep Sami Özatak, eski tuğgeneral Kemal Mutlum, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliği’nde görevli eski albay Ali Durmuş, Harekat Plan Subayı olan eski binbaşı Murat Bicil, 143. Filo harekat subayı olan eski binbaşı Ali Karabulut 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Dönemin ÖKK Komutanı Zekai Aksakallı’yı derdest etmeye çalışmakla suçlanan eski albay Fatih Yarımbaş, 9 kez ağırlaştırılmış müebbet aldı.

Eski pilotlar binbaşı Mustafa Azimetli, eski yüzbaşı Ahmet Tosun, eski yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz, eski binbaşı Mehmet Fatih Çavur, eski yüzbaşı Hüseyin Türk’e 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu 45 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Eski üsteğmen Mustafa Özkan’a, 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Pilotlar Mehmet Yurdakul ve İlhami Aygül, 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi. Pilot Müslim Macit, 16 kez ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldı.

Dönemin Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi’yi alıkoyduğu iddiasıyla eski tuğgeneral Timurcan Ermiş, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi.

Pilotlar Mehmet Çetin Kaplan ve Ertan Koral’a 8’er kez ağırlaştırılmış müebbet verildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığına işkenceci daire başkanı: Elif Sümercan

Okumaya devam et

Popular