Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Meriç’i geçenlerin hikayesi

15 Temmuz’dan sonra Türkiye’yi Meriç nehri üzerinden terketmek zorunda kalanların hikayesi Kanada’da belgesel oldu. Projeyi kendisi de sürecin mağduru olan Osman Ünalan yönetti.

BOLD – Türkiye’de 2016 darbe girişimi sonrası Erdoğan hükümetinin hedef aldığı Gülen hareketi gönüllüsü bir mağdur öğretmen çiftin 3 kız çocuğuyla Meriç nehrini kaçak olarak nasıl geçtiklerini ve buradan Atina üzerinden Amerika’ya, ardından da Kanada’ya gelişlerini anlatan belgesel yayına girdi.

Kanada’nın önde gelen mesleki eğitim kolejlerinden Mohawk College’in Televizyon Yayıncılık bölümünün himayesinde gazeteci Osman Ünalan’ın yapımcılığını üstlendiği Crossing Maritsa (Meriç’i Geçmek) belgeselinin çekimleri Kanadalı bir ekip tarafından yapıldı.

Projenin yapımcılığını üstlenen gazeteci Osman Ünalan, prodüksiyon projelerine Crossing Maritsa belgeseli ile giriş yapmış olmanın kendisi için bir borç olduğunu belirtti. Kendisi de Türkiye’deki sürecin bir mağduru olan Ünalan, Kanada’da eğitim aldığı Mohawk College ile girdikleri projenin ilk önce hikâye olarak birçok Kanadalının dikkatini çektiğini, hatta ilk süreçte inanmakta tereddüt ettiklerini ancak proje gerçek kişilerle ilerledikçe belgeselin kolej öğrencileri ve eğitmenlerinin ilgisini çektiğini söyledi.

Ünalan, yaklaşık 8 ay süren projeyi Koronavirüs tedbirlerinden dolayı aksayan çekim ve diğer prodüksiyon aksaklıklarından dolayı yarım saatle sınırlı tuttuklarını, Corona tedbirleri kalktıktan sonra daha geniş belgesellere imza atacaklarını da duyurdu.

“NAZİ ALMANYASINI ANIMSATIYOR”

Mohawk College’ın belgesel derslerini veren, kariyerinde Netflix ve birçok Hollywood firması için yazarlık yapan Atul Rao, Crossing Maritsa belgeselinin sözde bir AB adayı ülke olan Türkiye’de insanların bir diktatörden korunmak için nasıl korkunç olaylar yaşadıklarını söyledi. Rao belgesel projesinin kendisine Nazi Almanya’sını anımsattığını. Filmlerde izlediğimiz o Almanya’da da insanların işlerin bu raddeye geleceğini düşünmediklerini ancak işin sonunda bir soykırımla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Belgeselin yaşanmış gerçek hikayesinin aslında çok korkutucu olduğunu dile getiren Rao, en korkutucu olanın ise diktatörlere destek çıkan sessiz yığınların olduğunun altını çizdi. İnsanların böyle hikayeleri dinledikleri veya izledikleri zaman Hollywood filmi izler gibi izlediklerini söyleyen Rao, Crossing Maritsa’nın kendisine bunların çok uzaktaki insanlara değil, yanı başındaki insanlara hatta kendi başına bile geleceğini hatırlattığını belirtti.

Belgeselin görüntü ve ses yönetmeni Prince Mathews ise Crossing Maritsa’da bir göçmenin yüreklere dokunan hikayesini anlattıklarını ve projenin bir parçası olmaktan gurur duyduğunun altını çizdi.

Projenin yapım asistanı ve ses aranjmanlarını yapan Lucas Vani Crossing Maritsa projesi ile yaşanmış olayları belgeleyebildikleri için çok mutlu olduğunu belirtti. Vani kendisi için projenin dünyanın bir ucunda yaşayan bir insan için diğer ucundaki bir diğer kişinin başına gelenleri anlamasında çok etkili ve duygulara dokunan tarafı olduğunun altını çizdi.

Yapımın dokümantasyon işlerini üstlenen yapım asistanı Marshall Murphy ise projeden önce Türkiye’de olup bitenden hiç bilgisi olmadığını, proje ile insanların alilerin hayatlarının nasıl karartıldığının canlı şahidi olduğunu söyledi. “Olup bitenler çok korkunç. Hikaye beni derinden etkiledi” diyen Murphy, Crossing Maritsa’nın Batı’daki insanlara Türkiye’de olup bitenle alakalı bir nebze olsun ışık tutmasını umduğunu söyledi.

Kültür

Mel Gibson’lu aksiyon filmi “Boss Level”dan ilk fragman yayınlandı

Zaman döngüsü temalı Boss Level’dan ilk fragman yayınlandı. Frank Grillo ve Mel Gibson’ın başrolde olduğu Boss Level, 5 Mart’ta Hulu’da yayınlanacak.

BOLD– Belli bir zaman aralığına sıkışıp kalmış insanların hikâyesi sinemada her zaman ilgi çekmiştir. Bill Murray’in efsane bir performans sergilediği Groundhog Day birçok kişiye göre bu tarzın en iyisi. Zaman içinde korkudan komediye birçok janra uygulanan “zaman döngüsü” Boss Level filminde güçlü oyunculardan kurulu bir kadroyla aksiyon tarzında sunuluyor.

BOL YILDIZLI KADRO

Eski özel ajan Roy Pulver(Frank Grillo) öldürüldüğü ana sıkışıp kalır ve farklı şekillerde de olsa defalarca öldürülür. Bu durum, yaşadığı şeyin hükûmet tarafından yürütülen bir proje olduğunu fark etmesiyle değişik bir boyuta taşınır. Hem ölen karısını kurtarma şansı elde etmek hem de sıkıştığı bu zaman döngüsünü kırmak için programın başındaki zalim suikastçı Colonel Ventor’un (Mel Gibson) peşine düşer.

The Grey ile tanınan Joe Carnahan’ın yönettiği filmde Mel Gibson ve Frank Grillo başrolde. 5 Mart’ta Hulu’da yayınlanacak filmde iki oyuncuya Naomi Watts, Annabelle Wallis, Ken Jeong, Will Sasso, Selina Lo, Meadow Williams ve Michelle Yeoh gibi isimler eşlik ediyor.

Okumaya devam et

Kültür

Müzik emekçileri tepkili: ‘40 yıl vergi verdik, 40 gün bize bakamadılar’

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’la bir araya gelen eğlence mekânı sahipleri ve işsiz kalan müzisyenler faturalarını ödemekte dahi zorlandıklarını dile getirdi.

BOLD– Pandemi döneminde alınan tedbir kararları çerçevesinde eğlence mekânları kapatıldığı için evine ekmek götüremeyen eğlence sektörü işletmecileri, çalışanları ve müzisyenleri CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’a sorunlarını aktardı. Akdeniz Çukurova Eğlence Yerleri Derneği (AÇEYDER) Başkanı Feridun Özkan tepkisini “Biz bu memlekette 40 yıl vergi verdik, 40 gün bize bakamadılar.” sözleriyle dile getirdi.

SESİMİZİ DUYUN

Bir yıla yaklaşan pandemi sürecinde artık evlerine ekmek bile götüremez hale geldiklerini söyleyen Özkan, gerekli tedbirler alınarak işletmelerin açılmasını talep etti. Özkan, sektör çalışanlarının içinde bulunduğu durumu “Bizler emekçi insanlarız. Çalışmazsak, işletmelerimiz açılmazsa evimize ekmek götüremiyoruz. Bugüne kadar salgın sürecinde yeterli desteği göremedik. Hâlâ ne yazık ki eğlence sektörü mağdurları olarak görmezden geliniyoruz. İktidarın, yetkililerin sesimizi duymasını ve çözüm üretmesini istiyoruz.” sözleriyle ifade etti.

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, müzik emekçileriyle bir araya geldi

İKTİDAR ESNAFI KADERİNE TERK ETTİ

Duvar’ın haberine göre iktidarın pandemi sürecinde esnafı çaresizliğe terk ettiğini söyleyen CHP’li Bulut “anayasasında sosyal devlet yazan bir ülkede bu durumun asla kabul edilemez olduğunu, vicdanları kanatan bu sorunlara çözüm bulunması gerektiğini” ifade ederek müzik emekçilerinin durumunu meclise taşıyacaklarını bildirdi. Bulut’un konuyla ilgili açıklaması şöyle:

“Pandemiden dolayı aylardır evine ekmek götüremeyen eğlence mekânı sahipleri, çalışanları ve müzisyenlerimiz iktidardan artık somut ve etkin adım atmasını bekliyor. İktidar, tedbirler kapsamında kapatmayı mecburiyet olarak görüyorsa destek vermek de zorunda. Esnafa sağlanan kira yardımı yeterli değil. Biz CHP’li belediyeler olarak vatandaşımıza destek olmaya çalışıyoruz. Ancak karşımızda her yaptığımız yardımı engelleyen bir iktidar var. ‘Bize hiçbir destek verilmedi. Dayanacak gücümüz kalmadı. Salgından değil açlıktan öleceğiz’ diyen yurttaşlarımıza çare bulunsun. Biz bu sorunların tamamını ayrıca Meclis gündemine taşıyacağız. Çare bulunması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Okumaya devam et

Kültür

Güher ve Süher Pekinel kardeşlere Almanya Liyakat Nişanı verildi

Müzik dünyasında 60. yıllarını geride bırakan Güher ve Süher Pekinel kardeşler Almanya’nın en yüksek dereceli nişanı olan Liyakat Nişanı’yla onurlandırıldı.

BOLD– 1959’dan beri piyano çalan dünyaca ünlü ikili piyano virtüözleri Güher ve Süher Pekinel’e Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından Cumhurbaşkanı Frank – Walter Steinmeier’in imzasıyla Liyakat Nişanı verildi.

YAŞAM BOYU KARİYER

Pekinel kardeşlerin Almanya tarafından 1951 yılından bu yana nadiren verilen ‘Bundesverdienstkreuz’ ödülüne, dünya çapında çalışmaları ve kültür-sanat alanında global diyaloğu güçlendiren hayat boyu kariyer ve katkıları nedeniyle layık görüldükleri bildirildi.

Pekinel Kardeşler, Liyakat Nişanı’nı, koronavirüs pandemisi kısıtlamaları nedeniyle İstanbul Alman Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen törende Başkonsolos Johannes Regenbrecht’in elinden aldı.

EĞİTİM SİSTEMİMİZİN TAKDİR EDİLMESİNE MİNNETTARIZ

Güher ve Süher Pekinel, haberi sosyal medya hesaplarından şu sözlerle duyurdu:

“Almanya Federal Cumhuriyeti’nin en yüksek dereceli nişanı olan Liyakat Nişanı ile onurlandırılmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı Frank – Walter Steinmeier’ın imzası ile takdim edilen kültür-sanat alanında dünyanın en üst seviyelerinde sayılan Alman Liyakat Nişanının 47 yıldır sürdürdüğümüz uluslararası profesyonel kariyerimiz ve her yaştan çocuk ve gençlerin müzik eğitimi için yürüttüğümüz müzik eğitim sistemlerimiz için takdim edilmesinden dolayı çok minnettarız.
Dünyada örnek, başarı ve sürdürülebilirliklerini kanıtlayan müzik eğitim sistemlerimizi bu motivasyon ile sürdürmeye devam edeceğiz.”

Okumaya devam et

Popular