Bizimle iletişime geçiniz

Politika

İstifa kriziyle 10 Nisan’ın sorumluluğu bir operasyonla buharlaştı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İçişleri Bakanı Soylu’nun istifasını açıkladığı kriz ile ilgili 10 Nisan’daki kaos sorumluluğunun bir istifa operasyonu ile buharlaştırıldığına dikkat çekti.  

BOLD – Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı gibi kritik görevlerde hizmet eden AKP’den istifa ettikten sonra DEVA Partisi Genel Başkanı olan Ali Babacan, korona salgını nedeniyle yürütülen ekonomik tedbirleri ve 10 Nisan günü yaşanan kaosa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

Karar TV’de Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un sorularını yanıtlayan Ali Babacan, AKP iktidarının korona önlemlerinin yetersiz olduğunu vurgulayarak “Böyle giderse ekonomi hem durgunluk hem de yüksek enflasyonu aynı anda yaşayacak. Bu çok tehlikeli” dedi. Koronaya mücadelede en büyük hatanın ise belediyelere yardım yasağı getirmek olduğunu belirten Babacan, özel bankaların yönetiminin de artık devlet tarafından kontrol altına alındığını ve son dönemde yüze yakın yöneticinin işten atıldığına dikkat çekti.  

“GERÇEK İSTİFA BÖYLE OLMAZ”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifası ile ilgili “10 Nisan sorumluluğu operasyonla buharlaştırıldı. Böyle büyük bir ülkeye karşı ayıp” yorumunda bulunan Babacan, “Ben 2019 Mart seçimlerinden hemen önce istifa mektubu verdiğimi daha yakınlarda kamuoyu duydu. Gerçek istifa böyle olur. Benim sayın Cumhurbaşkanı ile görüşüp de ayrılacağımı ifade etmem, Mayıs ayındadır. Fiilen ayrılmam 8 Temmuz’dur. Samimi istifa böyle olur. Ben İstanbul seçimlerini bekledim ve ayrıldım. Çok zor değil bunları yapmak ama yapılmadı.” dedi.  

“Böylesi istifalar aslında kısa vadede çok popülerite de oluştur” diyen Babacan, “Üstelik kriz çıkarılmış bir hafta sonu, sorumluluk kimin üzerine kaldığı ile ilgili iyi bir buharlaştırma operasyonu yapıldı. İlgi başka yöne çekildi. Peki o hafta sonu yüz binlerce insan sokağa dökülmüş, kim bilir kaç kişiye virüs bulaşmış o akşam, hızlı ve istişaresiz bir kararla, istifa ediyor. İstifa böyle olmaz. O gün yaşananlar, kaos buharlaştırıldı bir istifa operasyonuyla. Sorumluluk ortada kaldı ve konu öyle kayıtlara geçti.” ifadesini kullandı.  

“TELAFİ PLANINIZ YOKSA KİMSE SİZE GÜVENMEZ”

Koronavirüs önlemlerinin önemli olanın güven vermek olduğunu belirten Babacan “Ateşi söndürmek için beklenmedik tedbirler alabilirsiniz. Merkez Bankaları bugün bunu yapıyor. Para basabilirsiniz. Bu da mümkün. Ama bu hamleleri yapınca orta ve uzun vadeli programınızın olması, ileriye dönük güvence vermeniz gerekir. Sonrası için telafi planınız yoksa kimse size güvenmez” diye konuştu. Merkez Bankası’nın oyun alanının dar olduğunu doğruyu bilen teknisyenlerin doğruyu gördüğünü ama yapamadığını belirten Babacan “MB’nin hataları şu olmuş bu olmuş artık önemli değil. Hata yapınca piyasalar aniden tepki veriyor zaten. Merkez Bankaları eksi faiz ödüyor dünyada. Ancak eksi faiz de çözüm değil. Güven yoksa ne yaparsanız yapın. Güven bir tarafa, diğer enstrümanlar bir tarafa” diye konuştu.  

“SON YÜZ YILDA KARŞILAŞIAN EN BÜYÜK KRİZ”

Batı ve yabancı düşmanlığının diyalog kapılarını kapattırdığına dikkat çeken Babacan, “Sonra bir bakıyorsunuz Merkez Bankası swap görüşmelerine başlamış. Kiminle batı ülkeleri merkez bankaları ile. Ama Türkiye’nin sorunu 2-3 milyar TL ile çözülmez. Rakamlar bu noktada. Eğer ciddi miktarda kaynak gerekiyorsa, şu anda da gerekiyor öyle küçük kaynaklarla bu iş yapılamaz. Şu anda yangını söndürmek için ne gerekiyorsa yapmak lazım. Dünya tarihinin son yüz yılda karşılaştığı en büyük kriz. Dünya ekonomisi 2008-2009’da yüzde 1 küçüldü. Şimdi ise yüzde 3 küçülmesi bekleniyor. Bu bizim gibi ülkelerin çok daha fazla küçülmesi demektir.” dedi.  

 “DEVLET İSTEMEDİĞİ İÇİN YÜZE YAKIN ÖZEL BANKA YÖNETİCİSİ İŞTEN ÇIKARTILDI”

Türkiye’deki özel bankaların artık kendi hissedarları tarafından yönetilmediğini vurgulayan Babacan “Devletin dikte ettiğini yapmak zorunda. Başka bir çıkışları da yok. Son dönemde özel bankalardan genel müdür yardımcısı seviyesinde yüz kişi işten atıldı. Bu insanlar kendi patronlarının kararıyla atılmadı. Farklı talepleri yapmadıkları için işlerine son verildi” diye konuştu.  

Türkiye’de yönetim sisteminin referandumdan önce fiili olarak değiştiğine dikkat çeken Babacan, daha önceden yönetim tarzının merkezileştiğini söyleyerek, “Öyle olmasaydı Meclis’ten geçmezdi. Bu Anayasa değişikliği ile resmileşti zaten. 2 yıl devam etmiş bir OHAL vardı zaten” dedi.  

“BU SİYASİ KADRO İLE SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Türkiye’nin bu siyasi kadro ile sorunları çözmesinin mümkün olmadığını belirten Babacan “83 milyon ülkeyi, tek bir karar merciinden yönetmek, ihtiyaçları görmek mümkün değil. Destekler verilirken sanki iktidar partisinin destekleri algısı oluşturulacak şekilde veriliyor. Bizim kültürümüzde sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmaz. Kolileri üzerine amblemler falan koyarak olmaz. Kriz var ve bu krizi nasıl siyasi ranta çeviririz düşüncesi var. Burada devletin yapması gereken imkânı olan devreye soksun hep beraber bir kampanya başlatmasıydı. Devlet istismarı önlemek için kural koyar ve denetlemesini yapar. Ama hepsini ben yapayım dersen olmaz” diye konuştu.  

Babacan, koronavirüs ile mücadelede yapılan en büyük hatanın belediyelere yardım yapma yasağı getirmek olduğunu, bu krizin ancak birlik ve beraberlikle aşılabileceğini kaydetti. Krizden her ülkenin etkileneceğini önemli olanın en az hasarla atlatmak olduğunu vurgulayan Babacan “Bunu ise ancak herkesi mücadeleye katarak yapabilirsiniz” ifadelerini kullandı. 

Kamu bankaları döviz artışını frenlemek için 300 milyon dolar sattı

Politika

Cuma çıkışı korona açıklaması: Birinci sorumlu Bilim Kurulu

Tayyip Erdoğan, Yeni tedbirlerle ilgili sorumluluğun birinci derecede Bilim Kuruluna ait olduğunu vurguladı. Vatandaşlara da tedbirlere uymadıkları için sitem etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazı sonrası korona salgınıyla ilgili açıklama yaptı. “Bu konuda vatandaşlarımızın hassasiyeti önemli. Birçok tedbir açıklamamıza rağmen vatandaşlarımızın hâlâ kapalı mekanlarda bu işlere hiç dikkat etmediklerini, kapalı mekanlarda sigara içtiklerini görüyoruz. Maske takmadıklarını görüyoruz” dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Yeni tedbirlerle alakalı olarak bu işin birinci derecede sorumlusu Bilim Kuruludur. Bilim Kurulu her türlü hazırlığı ve çalışmayı yürütüyor.
  • Bu konuda vatandaşlarımızın hassasiyeti önemli. Birçok tedbir açıklamamıza rağmen vatandaşlarımızın hâlâ kapalı mekanlarda bu işlere hiç dikkat etmediklerini, kapalı mekanlarda sigara içtiklerini görüyoruz. Maske takmadıklarını görüyoruz.
  • Sağlık bakanlığımızın kararlı bir tutumu bütün sağlıkçılarımızın kararlı tutumlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
  • Bu çalışmaları (aşı) yürüten firmaların başta TÜBİTAK olmak üzere verdikleri raporlar üzerinden hareket ediyoruz. Bu raporlara göre de en erken nisan ayının olabileceğini söylüyorlar.
  • Aşı ithalatında yaptığımız görüşmelerimiz var.
  • Varlık Fonunun resmen başkanı benim. Bizim daha önce belli periyodlarla aldığımız kararları bundan sonraki süreçte de devam ettiriyoruz. Burada fevkalade bir durum yok.
  • Ancak önümüzdeki sürece yönelik bizim Varlık Fonunu küresel anlamda çok daha farklı bir noktaya oturtmak istiyoruz.
  • Katar emirinin Türkiye’ye ziyareti atılan bu adımlardan bir tanesidir. Şu anda en önemli adımlar atılan imzalar.
  • Bazı firmaların kendi hisselerini satışlarında tutunuz da farklı ülkelerdeki şirketlerin hizmetlerini almaya kadar adımalar var.
  • Benim çılgın projem dediğim, Kanal İstanbul projesiyle ilgili de yoğun talepler artıyor. Yerli ve küresel. Dikkat ederseniz şu an itibariyle yine bizim yatırımlarda herhangi bir durma söz konusu değil.

Okumaya devam et

Politika

Berat Albayrak Varlık Fonundan da istifa etti

Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın Varlık Fonundaki görevinden de ‘affını istediği’ belirtildi. Albayrak’ın bugün İstanbul’da yapılacak Varlık Fonu Yönetim Kurulu toplantısına katılmayacağı öğrenildi.

BOLD – Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın, Varlık Fonu’ndaki görevinden de ‘affını istediği’ kaydedildi.

Albayrak’ın bugün İstanbul’da bulunan Vahdettin Köşkü’nde saat 17.00’da yapılacak Varlık Fonu Yönetim Kurulu toplantısına katılmayacağı, Albayrak’ın bu görevden de sağlık sorunları ve ailesine zaman ayırma gerekçesiyle “affını istediği” belirtildi.

CHP’li eski Milletvekili, gazetece Barış Yarkadaş, Twitter hesabından Albayrak’ın Varlık Fonundan da istifasını istediğini açıkladı. Yarkadaş, “Edindiğim bilgiye göre, Albayrak bu görevden de ‘affını istedi.’ Albayrak, bugün Vahdettin Köşkü’nde yapılacak olan VF toplantısına da katılmayacak” dedi.

Albayrak, Bakanlık görevinden istifa etmesine karşın Varlık Fonu’ndaki yönetim kurulu başkanvekilliği görevini sürdürüyordu. Varlık Fonu’nun sitesinde, Albayrak’ın özgeçmişi bakanlıktan istifası sonrası değiştirilmişti.

Okumaya devam et

Politika

AKP’nin yargıda reform vaadine ‘göstermelik’ tepkisi

AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargı bağımsızlığını sağlamaktan uzak olduğunu belirten muhalefet partileri, öncelikle yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin sağlanması gerektiğini belirtti. CHP’li Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur” dedi. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır” ifadesini kullandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargıda reform açıklamasının detayları belli olmaya başladı.

Doların ateşini düşürmek için AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargının yapısal sorunlarına çözüm olmayacağı belirtiliyor. Birgün’ün haberine göre, Anayasa Mahkemesi ile mahkemeler arasında çıkan sorunların giderilmesi amacıyla AYM’nin yeniden yargılamaya ilişkin kararlarının bağlayıcı olması sağlanacak. AKP’nin uzun tutukluluk sorununa çözüm aradığı da kaydedilirken bir diğer düzenlemeyle ticari arabuluculuğun kapsamı genişletilecek.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA PALAVRADAN İBARET OLACAK

AKP’nin göstermelik yargı reformu hazırlığına muhalefet partileri tepki gösterdi. TBMM Adalet Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur. AKP, 2016’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra meslekten beş bine yakın hakim ve savcıyı ihraç ettiler. Bundan sonra da AKP il ve ilçe başkanlığı yapmış birçok avukat, hakim ve savcı oldu” dedi. Hakimlerin mesleki yeterliliğinin artırılması, tarafsız ve bağımsız karar vermelerinin önünün açılması ve liyakat sahibi hakim ve savcıların görevlendirilmesi ile yargı reformunun gerçekleşebileceğini savunan Antmen, “Pelikancıları, Hak Yolcuları ve tarikatları ayıklamadan yapılacak yargı reformu, palavradan ibaret olacaktır” dedi.

GÖZ BOYAMA

AKP’nin hazırlığının yargıdaki sorunlara “pansuman” bile olamayacağını belirten TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi, HDP’li Erdal Aydemir ise “Yargıdaki kara delik çok büyük. Şu anda iktidar tarafından planlananlara gerçekten reform denemez. Daha radikal, kökten değişikliklere ihtiyaç vardır. Kimsenin gözünü boyamasınlar. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi şarttır. Yargıçlar sürgün korkusuyla karar verirse reformdan söz edilemez” dedi.

GÖSTERMELİK REFORM OLMAZ

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da AKP’yi, “Polisi görünce namaza duran şark kurnazları”na benzeterek, “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır. Eğer Türkiye’de reform yapılacaksa Cumhurbaşkanı hem parti üyeliğinden hem parti genel başkanlığından istifa etsin. Hakimler Savcılar Kurulu’ndan da siyasetin gölgesi kaldırılsın” ifadelerini kullandı.

10 ARALIK’TA AÇIKLANACAK

Adalet Bakanlığının hazırladığı yargı reformuyla ilgili taslağa son şeklinin verildikten sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacağı belirtildi. Erdoğan’ın da İnsan Hakları Eylem Planı’nı 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde açıklayacağı belirtiliyor.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Popular