Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

KHK’lıya ölüm: 1000 liralık korona yardımı da yok

Korona tedbirleri kapsamında verilecek 1000’er liralık yardımdan KHK’lılar faydalanamıyor. “Başvurunuz reddedilmiştir” yanıtı alan KHK’lılar tepkili: Ölmemize izin var mı?

BOLD – Eşi Kanun Hükmünde Kararname’yle ihraç edilen G.S., hükumetin korona virüsü nedeniyle ihtiyacı olan ailelere verileceğini duyurduğu bin liralık yardımı almak için internet üzerinden başvuruda bulundu. Ancak G.S’ye, önceki yardım başvurularında olduğu gibi yine ret yanıtı geldi. Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre Eşiyle birlikte KHK ile ihraç edilen H.K. de başvurudan olumsuz yanıt aldı. H.K., “Bir umudum vardı artık o da yok” diyor. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, konuyu Meclis gündemine taşıyarak yaşananlara tepki gösterdi.

Engelli çocuğu bulunan G.S. daha önce engellilere evde bakım için verilen yardıma başvurmuş ancak Ankara Etimesgut Kaymakamlığından iki defa ret yanıtı almıştı. G.S., ekonomik istikrar kalkanı paketi destek programı kapsamında 2 milyon haneye biner lira yardım yapılacağını duyunca yeniden başvuru yaptı. Ret yanıtı alan G.S. şöyle dedi; “Bütün koşullarımız bu yardımı almak için uygun olmasına rağmen ret yanıtı aldım. Eşimin ihraç edilmesi nedeniyle bize bunu reva görüyorlar.”

Engelli çocuğunu hastanelere götürmek zorunda kaldığını belirten G.S, maddi olarak zor zamanlardan geçtiğini söylüyor: “Özel bir hastaneye çocuğumu götürdüm. 2 bin lira istediler. Çocuğumun çok gideri var. Benim aldığım engelli maaşının çoğu çocuğuma gidiyor. Geçimimizi zor karşılıyoruz. Bir çocuğum üniversiteye hazırlanıyor. Eve maaş girmiyor. Çocuğum maddi zorluklardan kaynaklı eğitiminden de geri kaldı. Ne yazık ki çocuklarımın birçok şeyde gözü kalıyor.”

G.S, sosyal ve ekonomik yardım almak için başvurduğu bütün kapıların yüzüne kapanmasından dolayı artık umudunu kestiğini söylüyor: “Ben Türkiye vatandaşıyım. O zaman bizden vergi almasınlar. Her şekilde bu devlete katkıda bulunuyorsam bu devletin de zor zamanımda yardımcı olmasını isterim.”

“ARTIK UMUDUM YOK”

Eşi ve kendisi ihraç edilen H.K. de bu yardımdan yaralanamayan KHK’lilerden. Devletten bin lira yardım alabileceklerini duyduğunda umudunu koruyarak başvuru yaptığını söyleyen H.K., yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Böyle bir şeyi duyduğumda umut diyerek e-devlet üzerinden başvurumu yaptım. Başvurudan sonra, ‘Sosyal destek kapsamında değerlendirilmediniz’ yanıtını aldım. KHK’li olduğumuz için bunu yapıyorlar. Bütün kapılar yüzümüze kapanıyor. Hiçbir yerden destek alamıyoruz. Sesimizi duyurmak istediğimizde de duymuyorlar. Hiçbir şekilde bizi duymuyorlar. Hiçbir beklentim kalmadı artık. Zaten bunu ilk duyduğumda bize para vermeyeceklerini biliyordum. Umudum vardı ama böyle yaparak umudumu kırdılar. Hak aramak istediğimizde artık nereye başvuracağız?”

“ÖLMEMİZE İZİN VERİYORLAR MI?”

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da konuyla ilgili Mecliste bir soru önergesi verdi. KHK’li ailelerin sorunlarıyla ilgilenen Gergerlioğlu, G.S. ve H.K. ile ilgili şunları söyledi: “Bu konuda çok bilgi geliyor. İnsanlar sosyal ve ekonomik yardım almak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuruda bulunuyorlar. Ancak şu ana kadar iki KHK’li ret yanıtı aldı. Ekonomik durumları kötü olmasına rağmen bu ailelere, ‘Ekonomik ve sosyal destek paketinden faydalanma hakkınız yoktur’ yanıtı veriliyor. Belli ki devletin ihraç ettiği kişiler herhangi bir yardım alamaz pozisyonunda. Eşi cezaevinde olduğu için evde pasta, börek yaparak karınlarını doyurduğunu, zor durumda olduğu için bakanlığa başvurduğunu ancak ret yanıtı aldığını söyleyen bir KHK’li kadın var. Bu kadın, ‘Ölmemize izin veriyorlar mı?’ diye sitemlerini belirtti. Bu sitem bir vatandaşın sosyal devlet anlayışındaki devletine en ağır sitemi. En zor durumdaki insanlar sırf bir gerekçeyle ihraç edildiği için onlara yaşamı zehir etmek korkunç bir durum. Bu durum bir devletin sosyal adalet noktasında nereye geldiğini net bir şekilde gösteriyor.”

Gündem

Bakan Koca aşı için net tarih verdi

Aşı konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koca 11 Aralık tarihini işaret ederek, erken dönemde yaygın bir şekilde sağlık çalışanlarından başlamak üzere hazırlık yapıldığını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 50 milyon doz aşı için anlaşmaların tamamlandığını söyledi. Bugün de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin aşı ile ilgili sorularını da cevaplayan Bakan Koca net tarih verdi.

50 MİLYON SÖZLEŞME İMZALANDI

Aşılama işlemine yoğun bir şekilde başlamak istediklerini belirten Koca: “Bununla ilgili inaktif dediğimiz daha önceden teknik açıdan iyi bildiğimiz etkisinin az olduğunu düşündüğümüz aşıdan 50 milyon sözleşme imzalandı. Aralık ayında en az 10 milyon muhtemelen 20 milyon planlamış olacağız, Ocak ayında 20 milyon, Şubat ayında 10 milyon temin etmiş olacağız” dedi.

YOĞUN GÖRÜŞME İÇİNDEYİZ

Aralık ve Ocak ayına dikkat çeken Bakan Koca: “Pfizer’in aşısıyla ilgili yoğun görüşme içindeyiz. Pfizer’in aşısıyla ilgili de yerli aşımız Nisan ve sonrası dönemde devreye gireceği için Nisan ayına kadar bize temin edebilecekleri bütün aşıyı alma şeklinde yaklaşımımız oldu” diye konuştu.

Dünyada erken dönemde ruhsat alabilecek firmalarla iletişim halinde olduklarını aktaran Bakan Koca: “Bir taraftan da yerli aşımızı, birinci fazı muhtemelen 14-15 Aralık’ta bitmiş olur. Bu şekilde devam ederse faz ikiye geçilmiş olur. Yerli aşımızın da Nisan ayında faz üç kullanabileceğimizi düşünüyoruz. Bizim aşımız inaktif bir aşı farklı mRNA, vektör ve benzeri 16 tane aşımız var. Bunlarla ilgili çalışmaları yakın takip ediyoruz. İlk aşımızın inaktif olduğunu, teknolojik olarak bilinen, inaktif aşıların daha pahalı olduğunu, kolay olmadığını, diğer aşıların ise mRNA ve benzeri daha ucuz daha yoğun üretilebilecek olduğunu bilelim” ifadelerini kullandı.

11 ARALIK TARİHİNDE BAŞLAYACAK

Erken dönemde güvenilir aşıyı temin etmeye çalıştıklarını söyleyen Koca: “Zannediyorum Aralık’ın 11’den sonra erken dönemde yaygın bir şekilde sağlık çalışanlarından başlamak üzere, şu an bilim kurulumuz ilgili strateji hazırlıyor. Bu stratejide sağlık çalışanları başta olmak üzere kimlere, nasıl yapılması gerektiği ile ilgili çalışmayı en geç bir hafta, on gün içinde tamamlamış olur. Herkesin farklı bir stratejisi olabilir. Biz vatandaşımıza özellikle güvendiğimiz ve etkinliğini bildiğimiz aşıyı daha çok tercih etmek zorundayız. Bunu da bilecek, bu konudaki yaklaşımı bilgilendirmeyi yapabilecek olan bilim kurulumuz olacak” şeklinde konuştu.

Erdoğan’a ‘cahil’ dedi: Osmanlı para paradır deyip borç alanlar yüzünden battı

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19 hastası olduğu için hastaneye alınmayan 9 aylık hamile kadın hayatını kaybetti

Özel hastanenin “koronavirüslü hasta bakmıyoruz” diyerek kapıdan çevirdiği 9 aylık hamile kadın vefat etti. 2’inci hastanede de kapıdan çevrilen genç kadın, 3’üncü ‘üncü hastanede ameliyata alındı. Hamile kadın müdahalede geç kalındığı için vefat ederken, bebek kurtarıldı.

BOLD – Özel hastaneye alınmayan Kovid-19 hastası 9 aylık hamile kadın, hayatını kaybetti. 32 yaşındaki Dönüş Kılınç hamileliğinin son günlerinde Kovid-19’a yakalandı. Aylarca kontrol amaçlı gittiği Pendik Medipol Hastanesine alınmayan Kılınç’a hastane yönetimi, “Biz pandemi hastanesi değiliz. Diğer hastalarımızı korumak için Kovidli hasta kabul etmiyoruz” dedi. Kılınç müdahalede geç kalınınca hayatını kaybetti.

HASTANELER KAPIDAN ÇEVİRDİ

Gazete Duvar’ın haberine göre, İstanbul’da yaşayan 32 yaşındaki Dönüş Kılınç 9 aylık hamileyken koronavirüse yakalandı. Evde karantinaya giren Kılınç’ın sancıları artınca eşi Ramazan Kılınç tarafından, 9 ay boyunca kontrol için gittiği Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Pendik Medipol Hastanesine götürdü. Ancak hastaneden, “Pandemi hastanesi değiliz. Eşinizi kabul edemeyiz. Pandemi hastanesine götürün” yanıtını aldı.

İddiaya göre Kılınç ailesi, müracaat ettiği ikinci hastaneden de ‘prosedür’ gerekçesiyle geri çevrildi. Hamile kadın tekrar eve döndü. Ramazan Kılınç şunları anlattı: “Eşimin koronavirüse yakalandığını söylediğimde bizi kapıdan içeri bile almadılar. Ben de hastane müdürünü aradım. Bana, ‘İçerdeki hastaları korumak için Kovidli hastaları kabul etmiyoruz. Biz pandemi hastanesi değiliz. Yönetim bu yönde karar aldı’ dedi. Israr edince, ‘Eşinizin koronavirüs testi negatif çıkınca gelin’ yanıtını verdi. Eşim sancılar içinde kıvranıyordu. Biz de Marmara Eğitim Araştırma Hastanesine gittik. Ancak burada da, ‘Kovidli hamile kadınlara tedavi yapamıyoruz. Devletin tedavi için bize verdiği bir kota var. Bu kotayı aşamayız’ diyerek bizi eve gönderdiler.”

Dönüş Kılınç eve geldiğinde sancıları arttı. İddiaya göre eşi bunun üzerine Medipol Hastanesini tekrar aradı. Kılınç’a “Eşinizin testi negatif çıktıysa gelin. Yoksa kabul edemeyiz.” cevabı verildi. Ramazan Kılınç, bu kez de eşini başka bir özel hastaneye götürdü. Avrupa Yakası’ndaki bu hastane Kılınç’ı hemen ameliyata aldı. Bebek kurtarılırken anne vefat etti. Hastane yönetimi Ramazan Kılınç’a, “Eşinizi neden ilk buraya getirmediniz. Neden bu kadar geciktiniz? Eşinizin durumu çok ilerledi. Maalesef ameliyat sırasında entübe oldu. Kendisini kaybettik. Eğer biraz daha geç kalsaydınız çocuğu da kaybedecektik” dedi.

“İNSANIN CANI BU KADAR UCUZ MU?”

Eşini kaybeden Ramazan Kılınç duruma tepki göstererek, “Medipol bize kapıları sonuna kadar kapattı. İlk günden beri buranın hastası olmamıza rağmen… Eğer isteselerdi eşimi burada da ameliyata alabilirlerdi. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu?” diye sordu.

Gazete Duvar’ın verdiği bilgiye göre Pendik Medipol Hastanesinden Kovid-19’lu hastaların 1 ay öncesine kadar kabul edilmediği söylendi. Ancak şu anda kabul edilip edilmediğiyle ilgili bilgi verilmedi.

OLAY MECLİS GÜNDEMİNDE

Diğer yandan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu yaşananları Meclis gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, Medipol Hastanesi için soruşturma açılıp açılmadığını sordu. Fahrettin Koca, Medipol Hastanesi’nin kurucularından biri.

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde yine koronavirüs alarmı: 27 mahpus hücrelere konuldu

Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevi D-17 koğuşunda kalan 27 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı. Mahpusların hepsi hücrelere konuldu. Önlem alınması için Adalet Bakanlığına çağrı yapıldı.

BOLD – Kahramanmaraş Türkoğlu 1 No’lu T Tipi Cezaevinde bir koğuşun tamamı Kovid-19’a yakalandı. D-17 koğuşunda kalan mahpusların hepsi tekli hücrelere alındı. Yanlarına birer adet buton verilen mahpuslara “fenalaşırsanız bu butonlara basın” denildi. Tutuklular arasında kronik rahatsızlığı olan birçok insan olduğu belirtiliyor.

“ADALET BAKANLIĞI DUY!”

Olay, Türkoğlu’nda eşi tutuklu olan bir kadının, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mesaj göndermesiyle ortaya çıktı. Mesajı Twitter hesabından paylaşan Gergerlioğlu, Adalet Bakanlığı’na seslenerek “Duy” dedi:

@adalet_bakanlik duy! Vekilim, Maraş Türkoğlu 1nolu L Tipi Cezaevi’nde eşim tutuklu bulunmakta. D17 koğuşu 27 kişi hepsi (+) çıktı, tekli koğuşlara alınıp yanlarına birer adet buton verip, fenalaştığında bu butona basın demişler. Kronik rahatsızlığı bulunan bir sürü mahpus var.”

MEMUR LOJMANLARI DA KARANTİNADA

Son günlerde Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde vaka sayısının çok arttığı, memur lojmanlarının bile karantinaya alındığı iddia ediliyor.

Kahramanmaraş’ta bir KHK Köyü: Kavşut

Okumaya devam et

Popular