Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İhraç edilen Litvanyalı hakimi haklı bulan AİHM, 100 bin euro tazminata hükmetti

AİHM, meslekten ihraç edilen Litvanyalı Hakim Simaitiene davasında KHK’lılara emsal bir karar verdi. AİHM, maaşından mahrum bırakılan hakimin masumiyet karinesi ve mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle 100 bin 870 euro tazminata hükmetti.

BOLD – AİHM, 21 Nisan 2020 tarihli Anzelika Simaitiene’nin Litvanya hükümetine karşı açtığı davada hakimin meslekten ihracı işlemi ve maaşından mahrum bırakılması hakkında karar verdi. Kararda, masumiyet karinesine uyulmadığı ve maaşından mahrum bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi. Davacı Simaitiene’ye 3 ay içinde 94 bin 370 euro maddi, 6 bin 500 euro manevi ve 5 bin euro da yargılama masrafı ödenmesine hükmedildi.

Kararda, başvurucu hakim Simaitiene’nin 2006 yılında meslekten uzaklaştırıldığı, hakkında bir hukuk davasında görevini kötüye kullandığı ve evrakta sahtecilik yaptığı iddiasıyla ceza davası açıldığı vurgulandı. Litvanya Bölge Mahkemesinin hakim hakkında beraat kararı verdiği, İstinaf Mahkemesi’nin beraat kararını bozduğu, eylemlerin zamanaşımına uğraması nedeniyle yargılamaya devam edilmediği kaydedildi. Simaitiene’nin kararı temyiz etmesi üzerine Litvanya Temyiz Mahkemesi’nin, istinaf kararını bu haliyle başvurucunun suçlu olduğu algısına neden olduğu, masumiyet karinesini ihlal ettiği gerekçesiyle bozduğu belirtildi.

5 YILLIK MAAŞ

Beraat kararı sonrası göreve iade için devlete başvuruda bulunan Hakim Simaitiene’nin, Devlet Başkanı’nın kararıyla 2011 yılında kesin olarak hakimlikten ihraç edildiği kaydedildi. Hakimin ihracı sonrası 5 yıllık dönem için maaşlarının ödenmesiyle ilgili açtığı davanın da ceza davasının zamanaşımına uğraması nedeniyle reddedildiği ve 5 yıllık maaşının geri ödenmediği vurgulandı.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERİLMELİ

AİHM, Litvanyalı hakimin masumiyet karinesi ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Hakimin 5 yıllık maaşının ödenmesine karar veren AİHM gerekçesinde, ‘sonradan yürürlüğe konulan mevzuatın geçmişe dönük olarak uygulanamayacağı, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin yasal dayanağı olması gerektiği, yasal dayanağın da tek başına yeterli olmayacağı bunun yanında hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesi ve keyfilikten uzak olunması’ gerektiği vurgulandı.

Bilirkişi raporuna rağmen müebbet hapis cezası verilen subay adayı

Gündem

Bugün 187 kişi hayatını kaybetti, yeni vaka sayısı artmaya devam ediyor

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün 187 kişi hayatını kaybetti. Yapılan testlerde ise 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, 24 saatte 187 kişi koronavirüsünden hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 14 bin 316’ya yükseldi.

Bugün yapılan 187 bin 518 test sonucunda semptom gösteren 6 bin 511 kişiyle birlikte toplam 32 bin 381 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’deki toplam hasta sayısı 520 bin 167 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 190 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 418 bin 331’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 611 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

Sosyal medya hesabından güncel verileri değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu ifadeleri kullandı:”Bugün tespit edilen 6.511 yeni hastamız var. Hasta sayımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlar virüsün en kolay bulaştığı ortamlardır. Kış aylarını kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durarak geçirmeliyiz. Mücadele evde kalarak da mümkün.”

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li yönetici depremle sarsılan Siirt Kurtalanlılara nefret kustu: Taş yağmadığına…

Siirt Kurtalan’daki deprem sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, depremi bölge halkının siyasi tercihine bağladı.

BOLD – Siirt ve çevresi, bugün sabah saatlerinde Kurtalan Merkezli 5,2 depremle sarsıldı. Depremin ilk dakikalarında açıklama yapan Siirt Valiliği kendilerine ulaşan herhangi olumsuz bir ihbarın bulunmadığını belirtti. Açıklamanın ardından Türkiye derin bir ‘oh’ çekti.

Öte yandan, deprem ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP Medya Tanıtım Başkanı Nilüfer Kaftancı, Siirt Kurtalanlı vatandaşlara ağır hakarette bulundu.

Kurtalan halkının yerel seçimler de HDP’yi desteklemelerinin depreme neden olduğunu imam eden Kaftancı şu ifadeleri kullandı: “2019 seçimlerinde HDPKK’ya yüzde 50 oy vermiş. Siirt Kurtalan’da deprem meydana gelmiş. Başınıza taş yağmadığına şükredin”

Tepkiler üzerine Kaftancı, hesabını gizledi.

Okumaya devam et

Gündem

Sağlıkçılardan yoğun bakımda ‘yandaşa öncelik’ iddiası

Hükumetin salgına ilişkin gerçek verileri saklayarak sağlık sistemini tıkadığını iddia eden Genel Sağlık İş Sendikası, yoğun bakım için artık torpilin devreye girdiğini açıkladı.

BOLD – Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız tarafından yapılan yazılı açıklamada, koronavirüsün vurduğu sağlık sisteminde gelinen son durum kamuoyu ile paylaşıldı.

İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIM

Saklanan gerçek veriler yüzünden sağlık sisteminde tıkanma yaşandığının belirtildiği açıklamada: “Siyasi iktidarın salgını yönetememesi nedeni ile yoğun bakım yatakları dolarken, siyasi nüfuz sahibi kişilerin, yoğun bakımda kendi hastaları için öncelik istedikleri yönünde ciddi iddialar vardır. Eğer bu vahim iddialar doğruysa, salgın yönetimindeki başarısızlığının bedelini halka ödeten siyasi iktidarın ve onun yandaşlarının şimdi de vatandaşların yaşam haklarını tehdit etmeleri insanlık dışı bir yaklaşımı temsil etmektedir” denildi.

ANAYASAL SUÇTUR

Bazı hastane yöneticilerinin boşalan yataklarda torpillilere öncelik için personele talimat verildiğinin belirtildiği açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Eğer bu inanılmaz iddialar doğru ise, ‘torpilli’ bir hasta için yoğun bakımda öncelik istenmesi hangi bilimsel tedavi, hangi ahlak, hangi vicdanla açıklanabilir? İnsan hayatının değeri siyasi yandaşlık ya da para ile ölçülemez. İddia edilen bu korkunç durum eğer doğruysa, insanlarımız hem salgın hem AKP zihniyeti nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Ekonomik nedenlerle gerekli tedbirleri almaya korkanlar, yandaşını kayırarak bedelini yine sade vatandaşa ödetmektedir. Yoksulların salgını daha ağır geçiriyor olması, salgının ekonomik boyutunun en çok yoksulları vuruyor olması, salgının sosyal eşitsizlik boyutunu zaten ön plana çıkarmaktadır ancak tedavi sırasında da bu iddialara konu olan ve ayrımcılığın da ötesinde, yaşama hakkının ihlal edilmesi anlamına gelen bu durum akıllara durgunluk vermektedir. Sağlık hizmetini ırk, din, dil, cinsiyet ve sosyal statü gibi farklılıklara bakılmaksızın herkese eşit ve adil dağıtmak siyasi iktidarların görevidir. Sağlık hizmetinin siyasi ve ekonomik nüfuz sahibi kişiler için önceliklendirilmesi anayasal bir suçtur. Bu iddiaların çok ciddi bir şekilde araştırılması ve eğer bu iddialar doğrulanır ise böyle bir konuda emir ve talimat veren kim varsa derhal adalet önünde hesap vermesinin sağlanması gerekir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bu vahim iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorusuna yanıt vermeye ve bu gibi hukuk ve vicdan dışı taleplerde bulunanlar kadar, bu talepleri yerine getiren liyakatsiz yöneticilerin görevlerine derhal son vermeye ve adalet önüne çıkarılmasını sağlamaya davet ediyoruz.”

AKP’nin hukuk reformuyla dalga geçti: Reform bu galiba

 

Okumaya devam et

Popular