Bizimle iletişime geçiniz

Politika

EPDK’dan İGDAŞ’a özel soruşturmaya İBB’den tepki

EPDK’nın açtığı soruşturmanın salgın sonrası ülke genelinde yaşanan sayaç okuma işlemiyle ilgili olduğunu belirten İBB, sadece İGDAŞ’a soruşturma açılmasına tepkili.

BOLD – Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) İstanbul’da ikamet eden doğal gaz abonelerinden yoğun şekilde gelen yüksek fatura şikayetlerini tek tek incelenmesinin ardından dağıtım şirketi İGDAŞ hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. EPDK’dan yapılan açıklamada, İBB iştirakçisi İGDAŞ’ın mevzuata aykırı sürelerde abonelerine fatura düzenlediği belirtildi.

İBB’DEN SORUŞTURMAYA YANIT

İBB’den soruşturmaya yanıt gecikmedi. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan İBB Sözcüsü Murat Ongun, soruşturmanın sayaç okumanın bir aydan daha uzun sürede olmasından kaynaklandığını ancak bu durum ülke genelinde olmasına rağmen sadece İGDAŞ’a soruşturma açıldığını belirtti.

BEDELLE DEĞİL SÜREYLE İLGİLİ

Koronavirüs salgını sürecinde sayaç okuma işlemlerine de yansıdığını belirten Ongun, ”İGDAŞ’a açılan soruşturma “Tüketim bedelinden fazla kesilen fatura” için değil süresiyle ilgilidir. Salgın sürecinde sayaç okuma işlemi doğal olarak bir aydan daha uzun bir süre almaktadır. Ülke genelinde de bu şekildedir. Ancak EPDK sadece İGDAŞ’a soruşturma açmıştır” ifadelerini kullandı.

‘Askıda fatura’ya katılan Bülent Mumay: Yardımlaşmanın en kolay sitemini kurmuşlar

Politika

2021 bütçesine muhalefet şerhi: Çöküşü hızlandıracak

AKP’nin hazırladığı 2021 yılı bütçe teklifine muhalefet şerhi düşen HDP, bütçenin kara delikler barındırdığını belirtti. “Çöküşün bütçesi” tanımlaması yaptı. Şerhte, “Bu teklif çöküşü hızlandırmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Ekonomik krizin maliyeti Türkiye halklarına çıkarılmak isteniyor” denildi.

BOLD – HDP, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifine muhalefet şerhi düştü. Ekonomide 2021 yılı itibariyle büyük bir çöküşün eşiğinde olunduğu uyarısı yapılan şerhte, iktidarın sunduğu bütçe teklifinin “çöküşe” önlem alan bir bütçe olmadığı belirtildi.

HDP’nin muhalefet şerhinde 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifine ‘kara  delikler barındırdığı’ eleştirisi yapıldı.

‘ÇÖKÜŞÜN BÜTÇESİ’

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre ekonomide 2021 yılı itibariyle büyük bir çöküşün eşiğinde olunduğu uyarısı yapılan şerhte, iktidarın sunduğu bütçe teklifinin “çöküşe” önlem alan bir bütçe olmadığı vurgulandı. Şerhte, “Bu teklif çöküşü hızlandırmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. 2021 Bütçe Kanun Teklifi ile ekonomik krizin maliyeti Türkiye halklarına çıkarılmak isteniyor. Bütçe Kanun Teklifinin; kamucu, kadın özgürlükçü, barışçı, katılımcı, adaletli gelir dağılımı ve bölgesel eşitliği gözeten ilkeler etrafında hazırlanması gerektiğini ifade ediyoruz. 2021 Bütçe Kanun Teklifinin doğanın, emeğin, esnafın, çiftçinin, halk sağlığının yanında olmasını talep ediyoruz” denildi.

PANDEMİ TEDBİRLERİ YETERSİZ KALDI

Ekonomide 2008’deki krizin devam ettiği belirtilen muhalefet şerhinde, 34 Avrupa ülkesi içinde gelir dağılımı eşitsizliği sıralamasında Türkiye’nin ikinci sırada olduğu vurgulandı. Pandeminin de bu şartlarda çıktığına dikkat çekilen şerhte, “Tarihin gördüğü en büyük iktisadi krizlerden birine kapı aralayan Kovid-19 pandemisine karşı, ülkelerin oldukça büyük meblağlar üzerinden aldığı tedbirlere karşı, Türkiye’de açıklanan meblağ 100 milyar TL ile sınırlı kaldı. Türkiye pandemiye yüksek işsizlik, boşalan kasa ve dağıtılan rantların oluşturduğu bir toplumsal-ekonomik konjonktürde girdi. Dolayısıyla iktidarın önceliğinden ve niyetinden bağımsız olarak karşılaştırmalı veriler açısından bakıldığında, Türkiye’de pandemi tedbirlerinin meblağı ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktı” denildi.

HAYALİ İSTİHDAM HALKIN SIRTINA YÜKLENDİ

1990’lardaki “hayali ihracat”ın yerini sermaye sınıfını güçlendirmek üzere “hayali istihdamlar”a bıraktığı belirtilen şerhte, “İşsizlik fonu talan edilmek suretiyle son üç yılda 134 milyar TL işveren teşviki verilerek istihdamın arttırılması amaçlanmış, söz konusu tutar alınan vergilerden oluşturularak halkın sırtına yüklenmiştir. AKP-MHP tipi neo-liberalizm uygulamaları sadece ‘hayali istihdam’ teşvikleri ile değil, sermayeyi yandaşlaştıran ve gözeten tarzda da sürdürülmüştür” ifadesi kullanıldı.

KÜRT SORUNU VURGUSU

Şerhte, Kürt sorununun çözülmediği müddetçe ekonomideki krizin devam edeceği savunularak, “Kürt sorunu çözülmediği müddetçe de Türkiye toplumunun savaşın yüksek iktisadi maliyetlerine katlanmak zorunda kalacağı aşikârdır. Bu kapsamda Türkiye’de ekonomik gelişmenin, demokrasinin, özgürlüklerin ve adaletin gerçekleşmesi için vazgeçilmez şart olan Kürt sorununun demokratik ve barışçıl şekilde çözülmesi kaçınılmazdır” denildi.

EYT İÇİN BÜTÇE AYRILMADI

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) mağdurlarının sayısının yaklaşık 4,6 milyon olduğu kaydedilen şerhte, sorunun çözümü için sosyal güvenlik sistemine yaklaşık 24 milyar TL’lik bir katkı sağlanması yeterli olacağı belirtildi.

KHK’LILAR GÖREVLERİNE DÖNMELİ

Şerhte, işsizlik fonunun yağmalandığı, gençlerde işsizlik oranının Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığının, “kiralık işçiliğin” kalıcı işsizliğe yol açtığı, Türkiye’de çocukların emek sömürüsüne tabi tutulduğu, “KHK zulmünün” devam ettiği kaydedildi. HDP’nin şerhinde, işçi ve memurların haklarına dair şu öneriler yer aldı: “Ortalama ve zorunlu haftalık çalışma saatlerinin reel ücret kaybı yaşatılmadan düşürülmesi sağlanmalı ve daha çok kişinin istihdamı için alan açılmalıdır. Başta kıdem tazminatı olmak üzere işçilerin kazanılmış haklarını geriye götürecek herhangi bir düzenleme yapılmamalıdır. Kiralık işçilik uygulamasına son verilmelidir. Taşeron işçiliği özel sektörde de kaldırmalıdır. Ev işçilerinin sosyal güvenlik hakları yasal koruma altına alınmalıdır. KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri işlerine derhal döndürmeli ve tüm mağdurların zararları tazmin edilerek resmi özür dilenmelidir. EYT kapsamında emeklilik imkanları kolaylaştırılmalıdır. Sigortalı istihdamda 30 yılını dolduran herkes yaşına bakılmaksızın emekliliğin tüm haklarından yararlanabilmelidir. Kadınlarda bu süre 25 yıl olmalıdır.”

SARAY’IN BİR GÜNLÜK HARCAMASI 8,6 MİLYON LİRA

2021 bütçesinde de vergi adaletsizliğinin devam ettiği ifade edilen şerhte, “Gelir dağılımında adaleti sağlayacak iktisadi ve vergileme politikaları uygulanmalı, emekçi ve yoksul sınıf üzerinde vergi yükü azaltılmalıdır” tespiti yapıldı. İktidarın ve kayyımların “lüks ve israf” harcamalarına yer verilen şerhte, Cumhurbaşkanlığı’nın bir günlük harcamasının 8,6 milyon TL’nin üzerinde olduğuna dikkat çekilerek, bu rakamın 3 bin 715 asgari ücretlinin maaşına denk geldiği vurgulandı. Şerhte, şunlar kaydedildi: “2020 yılında nereye harcandığı belli olmayan ve kanuni güvenceye alınarak sorgulatılamayan örtülü ödeneğe ayrılan pay 5 milyar 410 milyon TL’dir. Bu rakam aynı zamanda 2 milyon 326 bin 881 asgari ücretlinin bir aylık maaşına, Cumhurbaşkanın 7 aylık maaşının 9 bin 524 katına denk gelmektedir. Sadece bu yıl Cumhurbaşkanlığı saraylarının yapım ve onarımı ile araç alımlarına 610 milyon lira yatırım harcaması yapılması beklenmektedir. Mutfak için harcadığı para 5 milyon 311 bin liradır. Sarayın temizlik ekipmanları gideri ise artışla 3 milyon 839 bin lira oldu.”

KÜRT ŞEHİRLERDE EKONOMİ ÇÖKME NOKTASINDA

Kürtlerin yoğun yaşadığı kentlerde yoksulluğun fazla olduğunun belirtildiği şerhte, şunlar kaydedildi: “Bölgede yoksulluk ve işsizlik gün geçtikçe artmaktadır. Türkiye’deki iktidarların bölgeye yönelik sıkıyönetim, umumi müfettişlik, tenkil, köy boşaltma, olağanüstü hâl, kayyım ve benzeri politikalarını da içeren yaklaşımlarının sonucunda bölge ekonomisi süreç içerisinde çökme noktasına gelmiştir. Türkiye ekonomisi yapısal sorunlar yaşarken, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde ekonomik sorunlar daha derin boyutta yaşanmaktadır.”

İzmir’de sağlık muayenesine ters kelepçeyle götürüldüler

 

Okumaya devam et

Politika

Fahrettin Altun’un evine giren maaş 4’ten 5’e çıktı

Evine dört maaş girmesinin ortaya çıkmasının ardından uzun süre gündemden düşmeyen Fahrettin Altun ile ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. CHP’li Özgür Özel, Fahrettin Altun’un evine en az 5 maaş girdiğini savundu.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyelerinin kendilerine 18 ile 24 bin TL arasında değişen ‘huzur hakkı’ bağlamasına tepki gösterdi. Özel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeleri arasında bulunan Fahrettin Altun’un evine en az 5 maaş girdiğini söyledi.

EZİLMEYEN TEK VATANDAŞ FAHRETTİN ALTUN

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada duruma tepki gösteren Özel, “Evine en az 5 maaş giren Pergolacı Fahrettin, kendi maaşına yüzde 20 zam yapmış. Yetmemiş, fazladan maaşları için ödemesi gereken vergiyi de Borsa İstanbul’a ödettirme kararı almış. Vatandaşı enflasyona ezdirmeyeceklerdi, ezilmeyen tek vatandaş Fahrettin Altun!” dedi.

ORTAYA ÇIKAN HUZUR HAKKI TEPKİ ÇEKTİ

Yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle ücretsiz izne çıkarılan vatandaşlara sadece 1178 TL destek verilebildiği günlerde, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyelerinin kendilerine 18 ile 24 bin TL arasında değişen ‘huzur hakkı’ bağladığı ortaya çıkmıştı. ‘Huzur hakkı’ yanında, makam aracı, sosyal haklar ve gelir vergisinin kurum tarafından ödenmesinin de yer aldığı kaydedilmişti.

Tutuklu gazeteci yazar Zafer Özcan: Açıkçası hiç bu kadar verimli bir dönem geçirmemiştim

Okumaya devam et

Politika

‘Pişmiş kelle’ kavgası büyüyor: MHP’li vekil Erdoğan’ı böyle yalanladı

Baki Şimşek,  şehit cenazesine katılan CHP’li Ali Mahir Başarır için, “terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken pişmiş kelle gibi sırıtıyor” diyen Erdoğan’ı vicdan vurgusu yaparak yalanladı.

BOLD – Partisinin genel merkezinde bugün gerçekleştirilen bir etkinlikte konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın şehit cenazesinde çekilmiş bir fotoğrafını hatırlatarak, “Gördünüz, cenaze namazında bile bu ahlaksız, terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken pişmiş kelle gibi sırıtıyor” ifadelerini kullandı.

MHP VEKİL: VİCDANİ MESELE

Erdoğan’a cevap ittifak ortağı MHP’nin Mersin Milletvekili Baki Şimşek’ten geldi. Olayın birebir şahidi olduğunu ve Başarır’ın fotoğrafının bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu anlatan Şimşek, “Bunu vicdani bir mesele olduğu için paylaşıyorum” dedi.

İTİBAR SUİKASTI

Şimşek’in ifadelerinin ardından açıklama yapan Mahir Başarır da: “Sayın Cumhurbaşkanı ne yazık ki bir kez daha trollerin sosyal medyada ortaya sürmüş olduğu asılsız, yalanlara itibar etmiş ve şahsımı bir kez daha hedef almıştır. Halbuki iktidar ortağı oldukları MHP’nin Mersin Milletvekili Sayın Baki Şimşek’e konuyu sorup gerçeği öğrenebilirdi.

Ama görünen o ki amaç, gerçeğin ortaya çıkması değil bir çeşit itibar suikastına dönüştürme çabasıdır. Sayın Şimşek’in o görüntülere ilişkin yapmış olduğu açıklama ortadadır. Bize inanmıyorsanız dönün kendi iktidar ortağınıza sorun.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olmayan bir durumdan vazife çıkararak şahsıma hakaret etmesi ve iftirada bulunarak hedef göstermesi kabul edilebilir bir durum değildir. Sayın Cumhurbaşkanı hakkında tarafıma yöneltmiş olduğu haksız ithamlar nedeniyle suç duyurusunda bulunacağımı tüm kamuoyunun bilgisine sunarım” dedi.

Erdoğan bu sefer de ‘faşistliğin dik alası’nı övdü

Okumaya devam et

Popular