Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

El birliğiyle öldürülen çocuk Ahmet Burhan Ataç’ın hayatı

Kanser teşhisi konulduğu 24 Eylül 2018’den hayatını kaybettiği 7 Mayıs 2020’ye kadar; direniş, çile ve zulümle geçen iki yılın hikayesi…

BOLD – Zekiye-Harun Reha Ataç’ın çocukları Ahmed Burhan Ataç’a 24 Eylül 2018’de kemik kanseri teşhisi konuldu. Teşhis konulduğunda babası tutukluydu. Ahmet’in 2 yıllık hayat mücadelesi son yılların Türkiyesi’ne ayna tuttu.

Ahmet, 20 Şubat 2018’de kreşte arkadaşlarıyla oyun oynarken annesi Zekiye Ataç, babası Harun Reha Ataç ve kardeşi emniyete götürüldü. Ahmet henüz 6 yaşındaydı. OHAL uygulaması sırasında işten çıkarılan anne Ataç, 14 gün gözaltında kaldı. Ardından 2,5 ay daha tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Baba Ataç ise KHK ile öğretmenlik mesleğinden men edildi ve 13 gün gözaltında kalmasının ardından geçmişte Adana’da Gülen Cemaatine bağlı özel bir yurtta müdürlük yaptığı için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla tutuklandı. Yaklaşık 3 ay anne ve babasız kaldığı zaman dilimi Ahmet’in kanser başlangıcına denk geliyor.

SANA İNDİRİM MİNDİRİM YOK!

Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Ahmet Burhan Ataç’a oğluna kanser teşhisi konulduktan iki ay sonra 9 yıl 9 ay hapis cezası verildi. 30 Kasım 2018’de Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine Ahmet’e kanser teşhisi konulduğu ve kemoterapiye başladığı belirtilerek, Yargıtay aşamasına kadar tutuksuz olarak yargılanması için raporlar sunuldu. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, Harun Reha Ataç’a “Sana indirim mindirim yok” diyerek, hükümle birlikte tutukluluğu sürdürdü.

Çukurova Üniversitesi Hastanesinde tedaviye alınan Ahmet, kemoterapi ve radyoterapi ile iyileşmeyince, Temmuz 2019’da ameliyat edilerek kürek kemiğindeki tümör temizlendi. Fakat Eylül 2019’da yapılan kontrolde tümörün akciğere sıçradığı tespit edildi.

Ahmet ve kız kardeşi. İlk ameliyat sonrası.

Anne Zekiye Ataç, “Bu hafta ara değerlendirmemiz vardı. Akciğerde 4 cm büyüklüğünde tümör tespit edildi. Bu kadar kısa sürede büyümesine ve sıçramasına doktorlar da çok şaşırdı. Çarem kalmadı. Oğlum gözümün önünde eriyor” dedi. Annenin açıklamaları ve Ahmet’in babasının serbest bırakılması için çektiği video sonrası sosyal medya kullanıcıları konuyu gündem yaptı.

AHMET HASTALIĞI BABASIYLA YENSİN

Ahmet’in babasının tutuksuz yargılanması ve tedavi sürecinde yanında olması için sosyal medyadan kampanya başlatıldı.

Anne Zekiye Ataç, “Sabah telefon görüşü var ama Ahmet babasıyla telefonda görüşmek istemiyor. Çünkü dayanamıyor ama sonra bana ‘Babam ne diyor’ diye soruyor. Ne olur Allah’ım telefonda değil, kendi gelsin” ifadelerini kullandı. “AhmetHastalığı Babasıyla Yensin” etiketine binlerce sosyal medya kullanıcısı katıldı ve Ahmet’i kamuoyu geniş biçimde tanıdı.

AHMET’İN ANNESİ GÖZALTINA ALINDI

Ahmet’in yurt dışında tedavisine getirilen zorluklar, babasının serbest bırakılmamasıyla ilgili Adana Adliyesine yöneltilen yoğun eleştiriler devam ederken, anne Zekiye Ataç 15 Ekim 2019’da ikinci kez gözaltına alındı. Ahmet hem babasız hem annesiz kaldı. Aile yakınlarının verdiği bilgiye Ataç, oğlunun durumundan dolayı yapılan yardımları kabul ettiği için Zekiye Ataç ‘örgüt üyesi’ olmakla suçlandı. Tepkilerin daha da artması sonrası Zekiye Ataç ertesi gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

YURT DIŞINDA TEDAVİ UMUDU

Ahmet’in hastalığı ilerlerken doktorları Almanya’nın Köln kentindeki Immun-Onkoloji Merkezi’nde tedavi olabileceğini belirterek bu kliniğe yönlendirdi. Klinikle yapılan ilk temasta, Ahmet’in iyileştirilebileceği hızla getirilmesi gerektiği belirtildi. Ailenin masrafları karşılayacak ekonomik gücü yoktu. Ahmet ilk etap masraflarını bir iş adamının karşılayacağını açıklamasının ardından 20 Ocak 2020’de Almanya’ya gitti. Annesi hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle Ahmet’in yanında gidemedi. 70 yaşındaki babaannesi Gülsüm Ataç refakat etti.

24 SAATTE GEREKEN PARA TOPLANDI

Ahmet’le ilgili süreci yakından izleyen İnsan Hakları Savunucusu Artel Natali Avazyan devreye girdi ve tedavi masrafları için 24 Ocak 2020’de Twitter üzerinden yardım kampanyası başlattı. Gereken 50 bin euro 24 saat içinde toplandı.

ANNE ATAÇ, AHMET ADINA TEŞEKKÜR ETTİ

24 saat bile geçmeden oğlunun tedavisi için gerekli olan paranın toplanmasının kendisini çok duygulandırdığını söyleyen anne Ataç, “Başta Natali Hanıma ve emeği geçen herkese, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim. Ahmet’in iyileşeceğine olan inancım daha da arttı. Ahmet’im el birliği ile sağlığına kavuşacak. İyileşeceğini ve ailece güzel günler göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

Cezaevinde olan eşinin Ahmet’in tedavi için Almanya’ya gitmesinden çok mutlu olduğunu söyleyen anne Ataç, “Yarınki görüşmemizde de tedavi için gereken paranın toplandığı haberini vereceğim. Buna da çok sevinecek. Çünkü aklı fikri hep Ahmet’te, bizlerde” ifadelerini kullandı.

YURT DIŞI YASAĞININ KALDIRILMASI İÇİN BAŞVURU

Anne Ataç, yurt dışı yasağının kalkması ve pasaport almak için girişimlerini yoğunlaştırdı. Ancak savcılık yurt dışı yasağını kaldırmadı.

Annesinden ayrı olarak yurt dışında bulunan Ahmet’in sürekli ağladığı, moralinin çok bozuk olduğu bu nedenle tedaviye istenilen düzeyde cevap vermediği belirtildi. Ahmet’i, Almanya’da evinde misafir eden iş adamı Mete Atakul, Ahmet’in üzüntüden yemek yemediğini belirtti.

ÜÇ KEZ YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI

Yoğun kamuoyu baskısı üzerine Zekiye Ataç’ın yurt dışı çıkış yasağı Şubat 2020’de mahkeme kararıyla kaldırıldı. Ancak savcılığın yaptığı itiraz üzerine mahkeme ikinci kez yurt dışına çıkış yasağı getirdi.

Anne gidemeyince, tedavinin ilk bölümüne verilen iki haftalık arada Ahmet, 8 Şubat günü annesini görebilmek için Türkiye’ye döndü.

Natali Avazyan ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yaptığı girişimler sonucunda Zekiye Ataç’ın yurt dışına çıkış yasağı 21 Şubat 2020’de tekrar kaldırıldı. Almanya Büyükelçiliği anne Ataç’a hızla vize verdi.

Zekiye Ataç, 2 Mart 2020’de Ahmet’le birlikte İstanbul Havalimanından Almanya’ya çıkmak isterken durduruldu. Anne Ataç, bu kez Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından üçüncü kez yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini havalimanında öğrendi.

“EL BİRLİĞİYLE OĞLUMU ÖLDÜRÜYORSUNUZ”

Zekiye Ataç sosyal medya hesabından “El birliğiyle oğlumu öldürüyorsunuz” notuyla bir video yayınlayarak açıklamada bulundu:

“Biz şu an İstanbul’dayız. Sabahleyin Adana’dan İstanbul aktarmalı Köln’ne gidecektik ama maalesef benim pasaportuma el koydular. Pasaport ve vize verilmişti ama maalesef ertesi günü tekrar yurt dışı yasağı koymuşlar. Bu çocuğun yarın Köln’de olması gerekiyor. Tedavisine yetişmesi gerekiyor. Durumu iyi değil. Lütfen artık bu işin çözülmesini istiyorum.”

AHMET ALMANYA’YA ANNESİYLE GİTTİ

Ahmet ve annesi sorunun çözülmesi için havalimanında beklemeye başladı. Sosyal medya üzerinden yoğun tepkiler yükseldi. Şarkıcı Haluk Levent, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştüğünü açıkladı. Ertesi gün 3 Mart 2020’de yurt dışı yasağı tekrar kaldırıldı ve Ahmet annesiyle birlikte Köln’e uçtu.

GEÇ KALINDI

Yargı süreçleri nedeniyle kaybedilen zaman Ahmet’in hastalığının yayılmasına neden oldu. Bacak kemiklerinde çok sayıda kırık meydana gelen Ahmet’in kan değerleri de düştü ve tedaviye cevap vermedi.

Köln’deki doktorlar Ahmet’in kan değerlerinin çok düşük olduğunu ve bünyesinin tedaviyi kaldıramayacağını geç kalındığını belirttiler.

Ahmet ve annesi 11 Mart 2020’de Türkiye’ye geri döndüler.

Anne Ataç, doktorların ilk tedaviden bu yana geçen zamanda değerlerinin ikinci tedaviyi kaldıramayacak kadar düştüğünü ve tedaviye başlamak için toparlanması gerektiğini söylediğini aktardı.

BABA İLE OĞLUNUN TELEFON GÖRÜŞMESİ

Ahmet’in kan değerlerinin yükselmesi için babasının tutuksuz yargılanması için kampanya düzenlendi. 27 Mart 2020’de Ahmet ile babasının yaptığı telefon görüşmesinin kaydı yayınlandı.

Kayıtta; Ahmet, babasından ‘gelmesini’ istiyor. Ahmet’in ağlayarak, “Artık buraya gel, dayanamıyorum.” sözlerine babası Harun Ataç, ağlayarak cevap veriyor: “Oğlum gelemiyorum. Ben de gelmek istiyorum ama gelemiyorum oğlum. Bırakmıyorlar yavrum.”

5 SAATLİK GÖRÜŞME İZNİ

Ses kaydının oluşturduğu yoğun etki sonrası savcılık aynı gün içinde babaya ilk kez görüşme izni verdi. 5 saatlik görüşme için baba Harun Ataç, Ahmet’in bulunduğu hastaneye geldi.

Görüşmenin ardından Ahmet’in uzun bir aradan sonra ilk kez gülümseyerek uyuduğu fotoğrafları yayınlandı.

Ardından yapılan tutuksuz yargılama başvurularının tamamı sonuçsuz kaldı.

AHMET’E MORAL OLSUN DİYE İKİNCİ KAMPANYA: AHMET’İ SEVİYORUM

Arlet Natali Avazyan, Ahmet Burhan’a moral olması için yeni bir kampanya başlattı. Sosyal medya kullanıcıları paylaştıkları video ve mesajlarla ‘Ahmet’i seviyorum’ dedi. Avazyan’ın, babası hala tutuklu, ileri derece kemik kanseri Ahmet Burhan için sosyal medyada başlattığı #AhmetiSeviyorum kampanyası çığ gibi büyüdü. Ünlü isimler ve sosyal medya kullanıcıları moral videoları çekerek paylaştılar.

YOĞUN BAKIMA ALINDI: BABAYA İZİN YOK

Durumu her geçen gün kötüleşen Ahmet, 6 Mayıs 2020’de fenalaştı ve yoğun bakıma kaldırıldı. Doktorlar Ahmet’i uyuttu.

Tarsus Cezaevinde tutuklu bulunan baba Harun Reha Ataç’ın Ahmet’i son kez görmesi için savcılıktan izin talep edildi. Aileye eşlik edenler, savcılığın Harun Ataç’ın hastaneye gece değil; sabah gidişine izin verdiği bilgisini paylaştı.

HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

2018’de yakalandığı kemik kanseri hastalığıyla ‘olağanüstü hal’ koşullarında mücadele eden Ahmet’in kalbi üç kez durdu. 7 Mayıs 2020’de sahura yaklaşan saatlerde Ahmet hayata gözlerini yumdu.

 

Gündem

Her çalana ‘müzisyen’ denmiyor!

Müzik yasağı sonrası Erdoğan’a gelen tepkilere siper olan AKP’li Resul Tosun’un “Erdoğan’ın kendisi bir müzisyen” sözleri sosyal medya kullanıcılarının espri malzemesi oldu.

BOLD – Pandemi sürecinde kapanan mekanlar yüzünden zor günler geçiren hatta intiharın eşiğine gelen müzisyenler ile ilgili yasağın devam etmesi tepkileri de beraberinde getirdi.

Erdoğan kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur” sözleriyle yasak kararını duyurmuştu.

KENDİSİ MÜZİSYEN

Konuşmanın ardından ‘Kusura bakıyoruz’ etiketi sosyal medyada gündeme oturdu. Başta müzisyenler olmak üzere toplumun bir çok kesimi Erdoğan’ın kararını eleştirdi. Erdoğan’ın müziğe ve müzisyene önyargılı davrandığını belirten sosyal medya kullanıcıları da kararın koronavirüs tedbirleriyle ilgisi bulunmadığını iddia etti.

AKP’li 22’nci Dönem Tokat Milletvekili Resul Tosun, Habertürk’te katıldığı bir programda, müzik yasağıyla tepki toplayan Erdoğan’ın müzisyen olduğunu iddia etti. Tosun, “Başkan Erdoğan’ın bugünkü 24:00’dan sonra kimseyi rahatsız etmeme ifadesinden müzik karşıtlığı değil. Başbakanın kendisi müzisyen” ifadelerini kullandı.

SEN MÜZİSYEN DENİNCE NE ANLIYORSUN ACABA

Sosyal medya bu savunmanın ardından ayağa kalktı. Müzik bilimleri uzmanı Doğan Emrah Zıraman Tosun’un sözlerine “müzisyen denince sen ne anlıyorsun cidden?” diyerek tepki gösterdi.

ACABA NE ÇALIYOR?

Cengizhan adlı sosyal medya kullanıcısı ise Tosun’un sözlerini şöyle ti’ye aldı, “Her çalana müzisyen denmiyor ki.”

Bir başka  sosyal medya kullanıcısı da Erdoğan için “Acaba ne çalıyor ki” diye sordu.

Polisin ele geçirdiği kokainleri kim kimlere satıyor?

Okumaya devam et

Gündem

Polisin ele geçirdiği kokainleri kim kimlere satıyor?

Yaşadığı yayın problemleri yüzünden Twitter hesabından ifşalarına devam eden Sedat Peker, emniyet güçlerinin operasyonlarda ele geçirdiği uyuşturucunun akıbetini yazdı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu işaret eden Peker, imha edilmiş gösterilen kokainlerin zehir tacirlerine satıldığını anlattı.

BOLD – Videolarıyla gündemi sarsan Sedat Peker yeni suç ifşalarına sosyal medya platformu Twitter’dan devam ediyor. Delillerini daha sonra açıklayacağı kokain vurgununa dair ipuçları veren Peker, yine Süleyman Soylu’yu suçladı.

ELE GEÇİRİLEN KOKAİNLERE NEREDE

Emniyet güçlerinin ele geçirdiği kokainlerin akıbetini anlatan Peker, “40 yaşından küçük kardeşlerim, süslü sülü devamlı şu kadar kokain yakaladık, bu kadar kokain yakaladık diyor ya; ben size bu kokainlerin yerine diş sağlığıyla ilgili maddelerin nasıl imha edildiğini…Bu kokainlerin ise Avcılar bölgesindeki rezidanslar başta olmak üzere şehrin içindeki bazı lüks rezidanslardaki dairelerde, orta ölçekli torbacılara nasıl satıldığını önümüzdeki günlerde ispatlarıyla, keyifle anlatacağım. Bunları yapanlar kim mi? Tabi ki süslü sülüye yakın grupların elemanları. Ben tüm bunları size umutlarınızı yitirin diye anlatmıyorum. Bir gün siz ülkenin yönetimini ele aldığınızda, bu namuzsuzluklarla nasıl baş edeceğinizi öğretmek için anlatıyorum” ifadelerini kullandı.

AKDİNİZE SADIK KALIN

İfşa ettiği suçların üzerine gidilmediğinden şikayet eden Peker, yeni video beklentilerine de şöyle cevap verdi, “40 yaşından küçük kardeşlerim, bana devamlı namus sözü verdiğimi hatırlatacağınıza, akit yaptığımızı hatırlatacağınıza, siz de akidinize sadık kalın. Zamanınızın bir çoğunu fuzuli işlerde geçiriyorsunuz. Bizim akidimize göre siz benim ifşa ettiğim suçları takip edecektiniz. Bunlarla ilgili muhalefete ve namus sahibi olan basın kuruluşlarına baskı yapacaktınız. Ben de size akidimizi hatırlatmak isterim. Siz de verdiğiniz sözü tutun. Ben dahil 40 yaşından büyüklerden bir şey olmaz diye devamlı söylüyorum ya, bunun en büyük ispatı hem mevcut iktidarı destekleyenlerin, hem de muhalif olanların içindeki 40 yaş üstünün açıklamaları ve kendi aralarındaki tartışmalarıdır.”

Turkovac’ın Çinli Sinovac ile isim benzerliği sosyal medyanın dilinde

 

Okumaya devam et

Gündem

Şeriatçılar ‘After party’cilere karşı

Erdoğan’ın müzik yasağı kararının ardından başlayan yaşam tarzına müdahale eleştirileri ‘şeriat’ tartışmalarına döndü. Erdoğan’a inat after party yapanlarla şeriat isteyenler kozlarını sosyal medyada paylaştı.

BOLD – Kabine Toplantısı sonrası alınan kararları açıklamak için kameralar karşısına geçen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Müzikle ilgili sınırlamayı 24.00’e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok” ifadeleri tepki çekti.

YAŞAM TARZINA MÜDAHALE

Muhalif liderin yanı sıra sanatçılar ve sosyal medya kullanıcısı vatandaşlar kararın koronavirüsle ilgisi olmadığını ileri sürdü. Erdoğan’ın ideolojik bir tavır takındığını belirtenler müzik yasağının yaşam tarzına müdahale olduğunu savundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’in paylaşımının ardınan ‘after party’ gündeme geldi. Adıgüzel paylaşımında, “Arkadaşlar, merak etmeyin. Bunları devirince 80 milyon after party yapacağız. Bol müzikli :)” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın şeriat ilan etmek istediği iddia edildi.

Bugünse ‘Şeriat’ etiketi sosyal medyada gündeme oturdu. Erdoğan’nın yıkılmasının ardından ‘after party’ yapmak isteyenlerle Erdoğan’dan ‘Şeriat’ düzeni isteyenler sosyal medyada kapıştı.

Turkovac’ın Çinli Sinovac ile isim benzerliği sosyal medyanın dilinde

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0