Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İktidarın sesine kulak tıkadığı çocuk: Yoğun bakımdaki Ahmet ‘baba’ özlemiyle vefat etti

Hikayesini yakından takip edenlerin ‘Kara Efesi’ 8 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç, kaldırıldığı yoğun bakımda vefat etti. 

BOLD – Kalpleri taşlaşmamış vicdan sahibi insanlar, Ahmet Burhan Ataç’ı kanser teşhisi konulduktan sonra “Bu hastalığı babamla birlikte yenmek istiyorum” haykırışıyla tanıdı. 15 Temmuz’dan sonra cemaat soruşturmaları kapsamında baba Harun Reha Ataç ve anne Zekiye Ataç tutuklandı. Anne Ataç, 2,5 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.  

KOL AĞRISIYLA GİTTİ, KANSER TEŞHİSİ KONULDU

Anne ve babası cezaevine girdiğinde 8 yaşında olan Ahmet’in omuzlarına hayatın acımazlığı yüklendi. Anne Zekiye Ataç, tahliye olduktan sonra Eylül 2018’te Ahmet’i kol ağrısı şikayetiyle hastaneye götürdü. Hastanede yapılan tetkiklerde Ahmet’e ‘kanser’ teşhisi konuldu. Hastalığının farkına varan Ahmet, sosyal medyada paylaştığı bir video ile kanser hastalığını babasıyla birlikte yenmek istediğini, iktidara ve yetkililere seslenerek “babamı serbest bırakın” diye seslendi.  

Sosyal medyada vicdan sahibi insanlar, Ahmet’in gözü yaşlı sesine kulak vererek masum talebine destek verdi. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Arlet Natali Avazyan, Ahmet’in sesini duyurmak için çaba gösterdi. Tüm çabalara rağmen iktidar Ahmet’in sesine kulak tıkadı ve bir gece Ahmet’in annesi Zekiye Ataç hakkında farklı bir soruşturma nedeniyle gözaltı kararı uygulandı.

ALMANYA’DA TEDAVİ UMUDU DOĞDU

Anne Ataç, tepkiler üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ahmet’in hastalığı her geçen gün ilerlemeye başladı ve Türkiye’deki tedavisi zor bir sürece girdi. Hastalığı 3’üncü evreye giren Ahmet için Almanya’nın Köln şehrinde bir umut doğdu.  

Kanser tedavisi için Almanya’ya gidecek olan Ahmet, annesine konulan yurtdışı yasağı nedeniyle babaannesiyle gitmek zorunda kaldı. Moral ve motivasyona en çok ihtiyaç duyduğu zamanda annesinin pasaportuna konulan yasak nedeniyle anne hasretine fazla dayanamayan Ahmet, tedavisini yarıda bırakıp Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.  

ANNE ATAÇ, YURTDIŞI YASAĞI SARMALIYLA MÜCADELE ETTİ

Almanya’daki tedavi sürecinin ikinci kısmına annesiyle birlikte gitmek isteyen Ahmet için sosyal medya da kampanya başlatıldı. Siyasiler ve insan hakları aktivistlerin araya girmesiyle anne Ataç’ın hakkındaki yurtdışı yasağı kaldırıldı. Ahmet’in ve annesinin sevinci kısa sürdü. Mahkeme kararını iptal ederek yeniden yasak koydu.  

İkinci kez yasağın kaldırılması için yapılan başvuruya bu sefer başka bir mahkemenin vermiş olduğu yasak engel oldu. Ünlü şarkıcı Haluk Levent, Ahmet’in sesine kulak vererek annesiyle birlikte Almanya’ya gitmesi için tüm bürokratik engellerle mücadele etti. Ahmet sonunda annesiyle birlikte Almanya’ya gitti fakat zaman artık aleyhine işliyordu.  

AHMET, İNFAZ YASASIYLA BABASINA KAVUŞMAYI UMUT ETTİ

Hastalığı ciddi bir şekilde ilerleyen Ahmet için Almanya’daki umutta tedavi sürecinin geç başlaması nedeniyle tükendi. Durumu gittikçe ağırlaşan Ahmet, AKP ve MHP’nin Meclis’e getirdiği ‘İnfaz Yasası’ düzenlemesinde babası Reha Ataç’ın serbest bırakılmasını dört gözle bekledi. Fakat Ahmet’in bu sesine de iktidar, kulak tıkayarak baba Ataç ve onun durumunda olan siyasi tutukluları kapsam dışı bıraktı.  

KARA EFE HAYATA VEDA ETTİ

Ahmet’in tüm çığlıkları iktidar ve devlet yetkililerinde karşılık bulmadı. Hastalığı ilerleyen Ahmet, yoğun bakıma kaldırıldı. Hastanede oğlunun başından biran bile ayrılmayan anne Zekiye Ataç’a destek olmak için Arlet Natali Avazyan’da kara fesi Ahmet’i yalnız bırakmadı. Durumu ağırlaşan Ahmet’i babası Harun Reha Ataç izin verildiği takdirde oğlunu görmek için hastaneye gelebileceği ifade edilmişti. İlerleyen saatlerde Ahmet’in vefat ettiği öğrenildi.

Ahmet’in vefat haberini Arlet Natali Avazyan twitter hasbından duyurdu. Yoğun bakımda 3 kez kalbi duran Ahmet, babasına son kez sarılamadan vefat etti. Cezaevi yetkilileri, baba Harun Reha Ataç’ın ancak sabah oğlunu ziyaret edebileceğini ifade ettiği aktarıldı.

“Eşim iki kez zatürre geçirdi, hapiste makineye bağlı uyuyor”

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Gündem

İBB’den Çamlı’yı kızdıracak uyarı: Restorasyon yapın ama Sultanın ardına babanızın adını eklemeyin!

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği tarihi çeşmedeki Sultan I. Mahmud’un kitabesine babası Zeki Çamlı’nın adını ekletmesine İBB’den tepki geldi.

BOLD – Osmanlı Sultanı I. Mahmud tarafından 1748 yılında yaptırılan Fatih’de bulunan Vezir Çeşmesi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı tarafından restore ettirildi.

Tarihi çeşmenin yenilenen kitabesinde ise bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Çamlı’nın, Osmanlı padişahı I. Mahmud’un isminin yanına babası Zeki Ahmed Çamlı’nın ismini eklettiği ortaya çıktı. Restorasyon sırasında kitabenin 8. sütununa ‘Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı’ yazıldığı öğrenildi.

BABANIZIN ADINI YAZAMAZSINIZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) skandal restorasyona tepki geldi. Kültür Varlıklarından sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Hangi sosyal statüde olursanız olun tarihi eserlerin imitasyonunu yapmak, kitabesine babamızın adını yazma hakkı vermiyor bize. Hele adını sultandan sonra yazdırmak Osmanlı devrinde olsa infial olurdu. Öyle olsa her restorasyonda Süleymaniye kitabesi okunmaz hale gelirdi. 2018’de tamamlanmış, 1. Mahmud Çeşmesi kitabesi içeriğinin değiştirilmesi ve eklemeler yapılması; Orjinalinde “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde biten kitabeye ekleme yapıp “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha” Şeklinde bitirilmesi! Eğer çalışma tarihi eser restorasyonuysa kitabesinin değiştirilmesi gerekiyor, bölge koruma kurulunun onaylı projesi niye ihlal edildiğinin uygulama sahibi ve kurumuna sorulması gerekiyor. Restorasyon yapmayın demiyoruz yapın ama sultanın adı ardına babanızın adını eklemeyin!”

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir salgında 3. dalgayı yaşıyor

Bilim Kurulu toplantısı sonrası en çok vaka artışının yaşandığı illeri sıralayan Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi.

BOLD – Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek önemli açıklamalarda bulundu. Koca, koronavirüs vaka sayısında 4 ile dikkat çekti.

Semptom göstermeyen pozitif vaka sayılarının da yeni hasta sayılarıyla birlikte açıklanacağını söyleyen Koca, en çok vaka artışının yaşandığı illeri de sıraladı.

İŞTE O İLLER

Bakan Koca yaptığı açıklamada, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi. Koca açıklamasının devamında koronavirüs vaka sayısında yüzde 50’yi aşan 15 il olduğunu belirterek “Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu” dedi.

Sağlık Bakanlığı vaka sayısı inadından vazgeçti: 28 bin 351 yeni vaka tespit edildiği açıklandı

Okumaya devam et

Popular