Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

399 kadından cezaevleri için çağrı: Yaşanan süreç zamana yayılmış cinayet

Ayşe Hür, Şebnem Korur Fincancı, Pınar Aydınlar, Mücella Yapıcı ve Nesrin Nas’ın da arasında bulunduğu 399 kadın, cezaevlerinde yaşam hakkının güvence altına alınması çağrısı yaptı: “Şu anda yaşanan hukuki süreç yavaşlatılmış, zamana yayılmış cinayet.”

BOLD – 399 kadın, koronavirüs için en riskli yerlerden biri olan cezaevlerinde olan tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam haklarının güvence altına alınmasını istedi.

İnfaz yasası değişikliğinde siyasi mahpusların kapsam dışı bırakılmasının toplum vicdanını yaraladığı belirtilen açıklamada, “Öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde hiç kimse can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı. Yaralama suçluları, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlar tahliye edilirken sadece düşüncesini açıklayanların, siyasetçilerin içerde tutulmasını biz kadınlara kimse meşru gösteremez. Siyasi mahpusların İnfaz Yasası’ndaki değişiklik kapsamına alınması sağlanarak eşitsizliğin giderileceğine, hukukun ve vicdanın esas alınacağına inanmak istiyoruz” denildi.

Açıklamada, “Salgına karşı sadece çeşitli yasaklamalar getirilmiş, ceza evlerinde sağlık ve yaşama hakkıyla ilgili önlemler alınmamış, hatta mahpuslar kendi hallerine terk edilmiş görünmektedir Şu anda yaşanan hukuki süreci yaşam hakkının ağır ihlali ve “yavaşlatılmış/ zamana yayılmış cinayet” olarak değerlendirmekteyiz” ifadeleri kullanıldı.

399 kadının açıklaması şöyle:

İNFAZDA EŞİTSİZLİK GİDERİLMELİ

“Kadınlar, İnfaz Yasası’ndaki Eşitsizliğin Giderilmesini; Hükümlü ve Tutukluların Yaşam ve Sağlık Hakkının Korunmasını İstiyor.

Biz kadınlar biliyoruz ki bu zorlu günlerde yaşamın her alanında olduğu gibi hapishanelerde de kadınlar en zorlu süreçleri yaşıyor. Hapishanelerin, korona virüs salgını açısından en riskli yerlerden olması ve dolulukları nedeniyle çıkartılan son derece adaletsiz İnfaz Yasası’nda siyasi mahpusların kapsam dışı bırakılması toplum vicdanını yaralamıştır. Öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde hiç kimse can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı. Yaralama suçluları, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlar tahliye edilirken sadece düşüncesini açıklayanların, siyasetçilerin içeride tutulmasını biz kadınlara kimse meşru gösteremez. Siyasi mahpusların İnfaz Yasası’ndaki değişiklik kapsamına alınması sağlanarak eşitsizliğin giderileceğine, hukukun ve vicdanın esas alınacağına inanmak istiyoruz.

MAHPUSLAR KENDİ HALLERİNE TERK EDİLDİ

Şu sıralar hapishanelerle ilgili olarak yayınlanan raporlar, avukatların ve ailelerin verdiği bilgiler kaygımızı arttırmaktadır. Salgına karşı sadece çeşitli yasaklamalar getirilmiş, ceza evlerinde sağlık ve yaşama hakkıyla ilgili önlemler alınmamış, hatta mahpuslar kendi hallerine terk edilmiş görünmektedir.

MUHALİFSE NE HALİ VARSA GÖRSÜN…

“Muhalifse ne hali varsa görsün” denilmediğine güvenmek istiyoruz. Mahpusların bağışıklık sistemleri zaten güçsüzken kadınların daha farklı ihtiyaçları sağlanmadığı gibi bu günlerde sıcak yemek servisi de durdurulmuş, sadece kuru gıda verilmeye başlanmıştır. Gerekçe olarak, yemeklerin açık cezaevlerinde yaptırıldığı, bu cezaevlerindeki hükümlülerin tahliyesi nedeniyle yemek verilemediği belirtilmiştir. Tutuklu ve hükümlülerin kaldıkları yerler ayda bir dezenfekte edilmekte, yeterli temizlik ve hijyen malzemesi verilmemekte, maske ve eldiven dağıtılmamaktadır. Kantinde virüse etkili alkollü dezenfektan bulunmamakta, kantin fiyatları fahiş rakamlara varmaktadır.

KANDIRA CEZAEVİNDE YOĞUN İHLALLER VAR

Her alanda süren cinsiyet ayrımcılığının bir yansıması olarak kadın siyasetçilerin, eş başkanların tutulduğu Kandıra gibi ceza evlerinde, paylaşmaya çalıştığımız ihlallerin daha yoğun olduğu gözleniyor. Siyasette kadınlar bin bir mücadeleyle açtıkları alanlarda kadın görünürlüğünü ve temsiliyetini sağlamak, seslerini duyurmak için çabalarken, cezaevlerinde kadın siyasetçiler görünmezleşiyor. Bu da maruz kaldıkları ihlallerin daha az gündeme gelmesi anlamına geliyor.

KAYGI VERİCİ

Pek çok cezaevinde, revir ya da hastane sevki imkanı bulamayan, toplu görüşme olanakları kaldırılan, kargo, mektup ve kitap alamayan, günlük kantin alışverişi iki haftaya çıkarılan mahpuslar, kendi aileleriyle, avukatlarıyla görüşemezken her gün infaz koruma memurlarıyla karşılaşmaktadır. Siyasi mahpus fazlalığı nedeniyle fiziki mesafenin korunması imkanı da bulunmayan bir çok cezaevinde olduğu gibi, özelikle de Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel, Selma Irmak, Çağlar Demirel, Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk, Gülser Yıldırım, Nurhayat Altun ve Edibe Şahin gibi bir çok siyasetçi kadının da kaldığı Kandıra Ceza Evi’ndeki siyasi mahpuslardan gelen haberler kaygı verici.

YAVAŞLATILMIŞ CİNAYET

Tutuksuz yargılama taleplerinin acilen hayata geçirilmesi mümkünken, dosyaları bilmeyen ve “sorumluluk” almak istemeyen nöbetçi mahkemeler, dosyalara incelemeden “tutukluluk halinin devamına” biçiminde üç kelimeyi sıralayarak bu salgın günlerinde Kandıra cezaevinde ki 9 siyasetçi kadın ve tüm mahpusların can güvenliklerini hiçe saymaktadırlar. Şu anda yaşanan hukuki süreci yaşam hakkının ağır ihlali ve “yavaşlatılmış/ zamana yayılmış cinayet” olarak değerlendirmekteyiz.

DERHAL TAHLİYE

Bütün bu nedenlerle, hükümlü ve tutukluların yaşam ve sağlık haklarının güvence altına alınması için:

Öncelikle ceza infaz kurumlarında yaşam hakkı korunmayan kadınlar, çocuklar ve dezavantajlı gruplar, ayrımcı İnfaz Kanunu’nda eşitlik sağlanarak derhal serbest bırakılmalıdır.

Hükümlü de olsa salgında en yüksek riski taşıyan kronik hastalığı bulunanların ve yaşlıların cezalarını evlerinde çekmelerinin, tutukluların adli kontrolle tahliye edilmelerinin sağlanmasını;

Grip belirtisi gösteren tüm mahpusların tedavi için derhal hastaneye sevkini;

Mahpusların güçlü ve düzenli beslenmeleri için sıcak yemek servisinin acilen tekrar başlatılmasını;

Tüm kullanım alanlarının sık sık dezenfekte edilmesini, mahpuslara hijyen ve temizlik malzemelerinin, maske ve eldivenlerin ücretsiz sağlanmasını;

Adalet Bakanlığının açıkladığı rapora göre, açık cezaevlerinde görevli onlarca infaz koruma memurunun korona virüs testi pozitif çıkmıştır. İnfaz koruma memurlarının günlük teste tabi tutulmalarını;

Adalet Bakanlığının tutuklu yakınlarını güncel kararlarla ilgili bilgilendirmesini, haftada bir gün olan 20 dakika telefon konuşma hakkının 20’şer dakika biçiminde düzenlenerek, mahpus yakınlarının endişelerinin giderilmesini;

Cezaevlerinin tabip odalarınca denetlenmesini;

Kadınlar olarak bir kez daha talep ediyoruz.”

İmzacılar:

Ada Ümmühan Köse, Adalet Kaya, Arzu Eylem Kayaoğlu, Arzu Kurt, Arzuhan Halis, Aslı Takanay, Asya Ülker, Atiye Arıkan, Ayfer Saki, Ayla Çelik, Aylin Barcın, Aylin Doğan, Aylin Yüksel, Aynur Cengiz, Aynur Dik, Aynur Hayrullahoğlu, Aynur Lale, Aynur Özoğurlu, Aysel Hoşgit, Aysel Sağır, Ayseli Saki, Ayşe Acinikli, Ayşe Berktay, Ayşe Erdem, Ayşe Erzan, Ayşe Gökkan, Ayşe Gözen, Ayşe Güney, Ayşe Hür, Ayşe Mattli, Ayşegül Başar, Ayşegül Başer, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül İyidoğan, Ayşegül Uygun, Ayşen Candaş, Banu Eriş, Banu Paker, Başak Salihler, Berciş Mani, Beril Eyüboğlu, Beritan Kalbişen, Berrin Uyar, Beyza Çelenligil Kutay, Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Birgül Sönmez Şimşek, Burcu Acar, Buse Üçer, Canan Arın, Candan Dumrul, Candan Yıldız, Cemile Baklacı, Cemile Kuzu, Cemre Baytok, Cennet Nurdan Parlak, Cevriye Aydın, Cihan Aydın Bozkurt, Çağdaş Demet Güler, Çağdaş Demir, Çağla Akdere, Çağla Demir, Çağla Yolaşan, Çiğdem Çidamlı, Çiğdem Kozan, Çiğdem Yalçın, Damla Eroğlu, Delal Revşen Fındıkcı, Deniz Derinyol, Deniz Devrim Dede, Deniz Erdoğdu, Deniz Polattaş, Deniz Tuna, Deniz Tunç, Deniz Türkali, Derya Apaydın, Devrim Avcı Özkurt, Dilan Dirayet Taşdemir, Dilcen Kaya, Dilek Çankaya, Dilek Gökçin, Dilek Güzel, Dilek Hattatoğlu, Dilek Sevgi Ataç, Dilşa Deniz, Dilşat Aktaş, Duygu Tuna, Ebru Atakan Öztatar, Ebru Simeklioğlu, Ebru Sorgun, Ebru Yıldırım, Ecem Öztürk, Ekin Yeter, Elif Aytaç, Elif Bulut, Elif Ege, Elif Ergin, Elif Taşdöğen, Elif Yetiğin, Elvan Olkun, Emel Ataktürk, Emine Erel, Emine Tak, Emine Uşaklığil, Eren Keskin, Esma Yaşar, Esra Baş, Esra Çiftçi, Esra Erin, Esra Koç, Esra Mungan, Evin Doğu, Evin Kışanak, Evren Altınel, Evren Kocabıçak, Evrim İnan, Eylem Sarıoğlu Aslandoğan, Eylem Zengin, Ezgi Güngördü, F. Ceren Akçabay, Fatma Aytaç, Fatma Balpetek, Fatma Baş, Fatma Bayram, Fatma Gök, Fatma Koçyiğit, Fatma Tanyeri, Fatmagül Berktay, Fatoş Pütün, Feride Eralp, Feryal Saygılıgil, Fethiye Çetin, Feyha Karslı, Fiğen Ertem, Filiz Fırtına, Filiz Karakuş, Filiz Kerestecioğlu, Filiz Şahin, Firdevs Hoşer, Firdevs Yazıcı, Fulya Dağlı, Funda Ekin, Füsun Doğan, Füsun Ertuğ, Gamze Abay, Gamze Gökoğlu Şimşek, Gamze Özkök, Gaye Onurer, Gönül Dinçer, Gönül Korkmaz, Gönül Sevindir, Gulan Çağın Kaleli, Gurbet Uçar, Gül Altay, Gülay Kılıçaslan, Gülcihan Şimşek, Gülfer Akkaya, Gülfiye Aktaş, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Güliz Kaptan, Güliz Sağlam, Gülnur Elçik, Gülnur Acar Savran, Gülnur Aksop, Gülseren Kayır, Gülseren Pusatlıoğlu, Gülsevil Erdem, Gülsüm Ağaoğlu, Gülşah Kaya, Gülşah Şahir, Gülşenay Dalveren, Gülşin Ketenci, Gültan Ergün , Gülyeter Aktepe, Güneş Yılmaz Baştuğ, Hacer Ansal, Halime Güner, Hamiyet Akkaya, Handan Koç, Hande Gülen, Hande Karahan, Hanife Yüksel, Hasbiye Günaçtı, Hasibe Rengin Güvenç, Hatice Ödemiş, Hazal Yaşacan, Heval Yıldız Karasu, Hicran Danışman, Hilal Alkan, Huri Özdoğan, Hülya Dinçer, Hülya Osmanağaoğlu, Hülya Uygun, Işıl Özgentürk, İdil Uğurlu, İlke Işık, İlknur Alcan, İnci Bilaloğlu, İnci Hekimoğlu, İncilay Erdoğan, Jale Gökoğlu, Julide Kural, Kamile Dinçsoy, Kardelen Taş, Kumru Başer, Kübra Kurtoğlu, Lale Bakırezer, Latife Demirci Kahya, Latife Fegan, Leman Yurtsever, Leyla Han Tüzel, Leyla Kaplan Kertiş, Liz Amado, Lütfiye Bozdağ, Mebuse Tekay, Mehtap Aksan, Mehtap Okuyan, Melda Erbatur, Melek Göregenli, Melek Ulugay Taylan, Melike Çınar, Meral Camcı, Meriç Eyüboğlu, Meryem Koray, Meryem Turan, Mihri İnal Çakır, Miray Demir, Mizgin Irgat, Mukaddes Erdoğdu Çelik, Mukaddes Yüksel, Munise Görgül, Mücella Yapıcı, Müge Yamanyılmaz, Müjgan Arpat, Nadire Mater, Nagehan Avcil, Nakiye Boran, Naran Özka, Nazan Üstündağ, Nazlı Andan, Nebiye Arı, Nebiye Merttürk, Necmiye Alpay, Nefise Sormageç, Nehir Kovar, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesrin Şenol, Nesteren Davutoğlu, Neşe Özgen, Neşe Sönmez, Neşe Yaşin, Nihan Aksakallı, Nil Mutluer, Nilgün Doğançay, Nilgün Toker, Nilgün Yurdalan, Nimet Demir, Nimet Tanrıkulu, Nurcan Özkaplan, Nupelda Çelik, Nur Betül Çelik, Nur İlhan, Nur Yazıcı, Nurhan Ercan, Nurten Ertuğrul, Nurten Tuc, Okşan Koçkar Erdoğan, Olcay Korkmaz, Oya Baydar, Oya Ersoy, Oya Öznur, Oya Sönmez, Öğet Öktem, Özengül Ergün, Özge Savaş, Özgül Saki, Özgür Sevgi Göral, Özlem Arıcı, Özlem Devrim Bahar, Özlem Marc, Özlem Özkan, Özlem Özkan, Özüm Vurgun, Pelin Songül Çiçek, Perihan Koca, Perihan Meşeli, Pınar Aydınlar,Pınar Dokuz, Pınar Erol Pur, Pınar Saip, Rengin Ergül, Reyda Ergün, Reyhan Yalçındağ,Rojda Yıldırım, Rozerin Seda Kip, Ruken Gülağacı, Rüya Kurtuluş, Saynur Gürçay, Seher Kalkan, Selin Çağatay, Selin Top, Selin Yılmaz, Selma Atabey, Semiha Arı, Semra Somersan, Semra Ulusoy, Serap Eroğlu, Serra Akcan, Sevda Çetinkaya, Sevgi Atay, Sevgi Binbir, Sevgi Özlem Gülmez, Sevgi Zülfükar, Sevil Aracı Bek, Sevil Öcal, Sevim Çelikcan, Sevim Erdem, Sevim Lektemur, Sevna Somuncuoğlu, Sezen Yılmaz, Sıdıka Özdemir, Sibel Perçinel, Simten Coşar, Songül Beydilli, Songül Soytürk, Sozdar Ortaç, Sultan Güner, Suzan İşbilen, Suzan Saner, Şahika Hancı, Şahika Yüksel, Şaneşin Aydın, Şaziye Önder, Şebnem Korur Fincancı, Şehbal Şenyurt, Şehide Zehra Keleş, Şehriban Parlak, Şemsa Özar, Şemse Kutsal, Şener Büyükbektaş Macit, Şengül Yüksel, Şevin Kaya, Şeyda Talu, Şiva Alizade, Şöhret Baltaş, Şule Şilan Işık, Şükran Şakir, Tebessüm Yılmaz, Tennur Koyuncuoğlu, Tuğçe Canbolat, Tuğçe Ercan, Tuğçe Özçelik, Tül Akbal,Tülin Eroğlu, Tülin Semayiş, Türkan Kaytan, Türkan Tanse, Ülker Sayın, Ümide Aysu,Ümmühan Kursun, Viki Çiprut, Viyan Kınalı, Yakın Ertürk, Yaprak Damla Yıldırım, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Ahi, Yasemin Bektaş, Yasemin Göksu, Yasemin Gülbol, Yasemin Özgün, Yaşere Kılıç, Yelda Kocak, Yeşim Dinçer, Yeter Tabak, Yıldız İmrek, Yonca Demir, Yonca Verdioğlu, Yüksel Selek, Z. Gizem Sayın, Zale Karademir, Zarife Akbulut, Zehra Arat, Zehra Şenoğuz, Zekiye Arikel, Zelal Yıldırım, Zeynep Çelik, Zeynep Gambetti,Zeynep Kıvılcım, Zeynep Oral, Zeynep Tanbay, Zöhre Dalkıran, Zübeyde Tüfekçi, Züleyha Gülüm.

Silivri Cezaevi B12 koğuşundaki tutukluların test sonuçları pozitif çıktı!

Gündem

Tayyip affıyla çıkan suç makinesi telefonu meşgul diye tartıştığı eşini öldürdü

AKP ve MHP oylarıyla Meclisten geçirilen düzenlemeyle serbest bırakılan çeşitli suçlardan 44 sabıka kaydı bulunan Ahmet Ö. telefonu meşgul diye tartıştığı eşini öldürdü.

BOLD- Olay Konya’nın Merkez Meram ilçesine bağlı Yeni Bahçe Mahallesi, 17194 Sokak’ta akşam dün saatlerinde meydana geldi. AKP ve ve MHP oylarıyla Meclis’ten geçirilen infaz düzenlemesiyle cezaevinden çıkan çeşitli suçlardan 44 kaydı bulunan Ahmet Ö. (36) iddiaya göre dini nikahlı eşi Nargül Yıldız (47) ile 2 gün önce kavga ederek şiddet uyguladı. Dün akşam tekrar eve gelen Ahmet Ö., Yıldız’la telefonunun sürekli meşgul olduğunu bahane ederek yeniden tartışmaya başladı.

MOTORUNDA SAKLADIĞI POMPALIYLA VURDU

Tartışmanın büyümesi üzerine Ahmet Ü., motosikletiyle taşıdığı pompalı tüfekle Nargül Yıldız’a ateş açtı. Başının ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Yıldız, kanlar içinde yerde kaldı. Silah seslerini duyup sokağa çıkan Yıldız’ın yakınları, talihsiz kadını kanlar içerisinde buldu. Bu sırada Ahmet Ü. de havaya ateş açarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Nargül Yıldız’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

SUÇ MAKİNESİ ÇIKTI

Olaydan sonra çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Nargül Yıldız’ı pompalı tüfekle vurarak kaçan Ahmet Ü.’nün peşine düştü. Ahmet Ü.’nün olay yerine yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki halasının evine kaçtığını tespit eden ekipler, evin etrafını sardı. Evden çığlıklar gelmesi üzerine polis baskın yaparak, suç aletiyle birlikte Ahmet Ö.’yü gözaltına aldı. Ahmet Ü.’nün gasp, yaralama, tehdit, hırsızlık ve uyuşturucu satıcılığı gibi suçlar başta olmak üzere 44 suç kaydının olduğu belirlendi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Silivri’de bir koğuş daha komple Kovid 19

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hamile kadınlar tutuklandı: 3 çocuk annesiz babasız kaldı

Dün gözaltına alınan hamile kadınlar Sehat Sarı ve Ümmiye Kara eşleriyle birlikte tutuklandı. Üç yıl önce 3 aylık bebeğini düşüren Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor.

BOLD ÖZEL – Hamile kadınlar, çekirdek aileler hep birlikte tutuklanmaya devam ediyor. Ankara’da dün sabah yapılan baskınlarda birçok ev hanımı ve 2 hamile kadın gözaltına alınmıştı. 5 aylık hamile Sehat Sarı ile 7 aylık hamile Ümmiye Kara bugün eşleriyle birlikte tutuklandı. Anne-baba tutuklu ailelere böylece iki aile daha eklendi. Sehat Sarı (28) ve eşi Samet Sarı (29) çiftinin 1 yaşındaki Mustafa Vedat adlı oğulları, Kara çiftinin ise 1 kız, 1 erkek çocukları bir anda hem annesiz hem babasız kaldı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Sarı çifti, Ankara Sulh Ceza Mahkemesinde saat 15.00’te görülen duruşmadan sonra tutuklanıp Aksaray Cezaevine gönderildi. 5 yıllık evli olan Sehat Sarı kimya, eşi ise beden eğitim öğretmeniydi. Üç yıl önce 3 aylık bebeğini kaybeden Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor. Daha önce tutuklanan hamile kadınlardan bazıları cezaevinde bebeğini kaybetmişti.

Gözaltına alınanlar arasında bulunan 6 aylık bir bebeği ve 3 yaşında oğlu olan Bircan Erdem dün akşam üzeri serbest bırakıldı. Yine gözaltına alınanlar arasında bulunan 16 aylık bir kız çocuğu sahibi olan Özlem Ağsak da serbest bırakıldı.

Sarı çiftinin 1 yaşındaki oğulları Mustafa Vedat babaannesine kaldı.

Okumaya devam et

Gündem

“Yeri olmamakla birlikte ‘mutlaka aleni idam edilmeleri’ gerekiyor”

Adalet Bakanlığı personeli Hakim Selami Turabi, cemaat soruşturmalarına yönelik kitap hazırladı. Tutuklanan binlerce masum insanı işaret ederek “İdamla cezalandırılmalı ve ibreti alem için aleni infaz edilmeliler” dedi.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra yürütülen cemaat soruşturmalarında binlerce masum insan ‘örgüt üyesi’ olmak suçlamasıyla tutuklandı ve cezaevine gönderildi. AKP’nin ‘prototip’ hâkim ve savcılarına emanet adalet, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinde çıtayı yükseltti.  

AKP döneminde yıldızı parlayan ve kritik görevlere getirilen Doç. Dr. Hâkim Selami Turabi’nin ‘Terör Örgütleri ve Terör Suçları’ başlık kitabında skandal bir ifade kullandığı ortaya çıktı. Hakim Turabi kitabında cemaat soruşturmalarına yönelik “FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmalarıyla ilgili slogan haline getirdiğimiz duruş şöyledir: ‘Ne merhamet, ne eziyet illa adalet, illa adalet.’ Bu örgütün panzehirinin adalet olduğunu düşüncesindeyiz. Ne küçümseyerek azılı üyelerinin cezasız kalması, ne de eziyet edilerek haksız konuma düşülmesi taraftarız” ifadesini kullanıyor. 

Hukukçu kimliğiyle yazdığı kitabında zihnindeki adalet duygusunu paylaşan Hakim Turabi, Nazilere özenircesine “Hatta yeri olmamakla birlikte bu tarz devletine ve milletine ihanet edenlerin behemehâl ‘idam cezasıyla cezalandırılması’ ve ibreti alem için aleni infaz edilmesinin ‘gerçek adaletin’ gereği olduğu düşüncesindeyiz.” sözleri dikkat çekti.  

Adalet Bakanlığında Genel Müdür Yardımcısı, Dış İlişkileri ve AB Genel Müdürlüğü, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Doçenti, Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü titrine sahip olan Hakim Selami Turabi’nin skandal ifadesi sosyal medyada eleştiri konusu oldu.  

 

Okumaya devam et

Popular