Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Ali Babacan: İşsizliğin varacağı rakamı telaffuz etmek bile istemiyorum

Baskın bir seçim beklemediğini söyleyen DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, karşılıksız para basma ve korona salgına sonrası ekonomiyle ilgili konuştu.

BOLD – Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, BBC Türkçe’ye konuştu. Babacan, erken seçim beklemediğini söylerken işsizlik ve ekonomiyle ilgili oldukça karamsar tablo çizdi. Babacan’ın açıklamalarının önemli kısımları şöyle:

PARTİNİN BİLİNİLİRLİĞİ

“Bizim bir parti kurmakta oluşumuz konusunda genel bir farkındalık var toplumda.

Ama hangi aşamada olduğunu bazı insanlar bilemeyebilir. Henüz kurulduğunu bilmeyenler olabilir, parti kuruldu ama adı neydi diyenler olabilir.

İletişimi kademe kademe açtıkça hem farkındalık artacak hem de destek konusunda çok iyi sonuç alacağımızı düşünüyorum.

Çünkü bilenler, farkında olanların kanaati son derece olumlu. Ama olumlu tutumun destek olarak yansıması gerekecek ama onun için vaktimiz var.

AKP’YE DESTEK MUHALEFETTEN UMUT OLMAMASINDAN

Biz partimiz kurulduktan sonra herhangi bir ölçüm yaptırmadık. Ancak parti kuruluşundan önce kamuoyu nabzını çok iyi tutmaya çalıştık.

Çok geniş, kaliteli araştırmalar yaptırdık. Yapılan araştırmaların çok iyi analizini yaptık.

Araştırma deyince tabii, biliyorsunuz, bir gerçekten kamuoyundaki toplumdaki eğilimleri ölçen araştırmalar var, bir de kamuoyunu etkilemek için kapalı ortamda üretilen sözümona araştırma sonuçları var.

Biz tabii gerçek olan araştırmayı yaptık. Ve şunu gördük: toplum mevut siyasi partilerden umudunu önemli ölçüde kesti.

Bu bütün araştırmalarda açık ortaya çıktı. Yani iktidar tarafındaki partilerden de muhalefet tarafındaki partilerden de önemli ölçüde bir umut kaybı söz konusu.

İnsanlar partileri destekleyeceklerini söylüyorlar ama o partileri desteklerkenki beklentileri daha iyi bir Türkiye değil, daha iyi bir gelecek değil.

İktidar partisini destekleyenler daha kötüsü olmasın diye korkularla o desteği veriyorlar. ‘Elimizdekini bari kaybetmeyelim’ diyorlar, ‘Ya ülke daha kötüye giderse?’ diyorlar.

Yani ülke daha iyiye gitsin diye destek yok. Muhalefet partilerini destekleyenlere bakıyoruz, muhalefeti destekleyenlerde ‘Bu partiye oy vereyim, bu parti Türkiye’yi daha iyi bir geleceğe götürür’ beklentisi var mı? O da yok. Daha çok kimlikler söz konusu, ya da iktidar tarafına çok kızdığı için, kızgınlıkla muhalefete destek söz konusu.

GÜL CUMHURBAŞKANI ADAYI MI?

Çokça konuşuluyor bu iddia:Abdullah Gül, önümüzdeki seçimde sizin cumhurbaşkanı adayınız mı?

Biz Sayın Gül ile yeni bir parti kurulması ihtiyacını nereden baksanız en az 1,5 yıldır konuşuyoruz.

Baş başa görüşmelerimizde ya da daha geniş gruplar halinde görüşmelerimizde böyle bir konu tek bir defa bile gündeme gelmemiştir.

İŞSİZLİĞİN ULAŞACAĞI BOYUTU TELAFFUZ ETMEKTEN KORKUYORUM

Her ülkede işsizlik artıyor. Virüs salgını öncesi bizde genç işsizlik zaten yüzde 27’ye ulaşmıştı. Tarihi yüksek seviyeyi biz bu krizden önce gördük. Daha toparlanamadan bir de bu dalga geldi şimdi.

Gerçek işsizlik rakamlarının ulaşacağı boyutu ben telaffuz etmekten korkuyorum açıkçası, dilim varmıyor o rakamları telaffuz etmeye.

Her şey normal gitse bile, Türkiye’de, diyelim ki sıfır virüs vakası var, her şey normal… Böyle olsa dahi Avrupa ekonomisinin bu yıl yüzde 7,5 daralacağı öngörülüyor.

Avrupa ekonomisinin daralması demek, Türkiye’nin ihracatının azalması, turizm gelirinin azalması demek.

Türkiye’nin ekonomik ve finansal olarak en yoğun bağlarının olduğu ülkeler Avrupa’da.

O bile başlı başına ekonomimizi etkileyecekken, bir de kendi içimizdeki ekonomik durgunluk, aktivitenin durması, kendi iç harcamamızın azalması, hepsi etkileyecek maalesef.

Etkilenmeyecek ülke de yok. Önemli olan bu krizin en az hasarla atlatılması, hasarın minimumda tutulması.

Bizim altınımız yok, petrol kaynağımız yok. Her ne kadar petrol fiyatları düşse de elektrik yanıyor, yarısı doğalgazdan üretiliyor.

Şimdi az da olsa kaloriferler yanıyor enerji tüketimi devam ediyor. Türkiye’de elektrik tüketimi bir ay öncesine göre yüzde 14,5 azaldı.

Bu ağırlıklı olarak sanayiden kaynaklanan bir azalma. Tamam petrol fiyatları düştü ama ihtiyaçlarımız devam ediyor.

İhracatta büyük düşüş var, geçen seneye göre Nisan ayı ihracatımız yüzde 41 azalmış durumda.

Bu ne demek? Türkiye’nin döviz gelirleri de azaldı demek. Son bir ayda cari açık arttı, petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen.

Çünkü halk tüketmeye devam ediyor ama üretemiyorsunuz, ihracat yok, turizm geliri yok. Bu durum cari açığı artırıyor. İki kere iki dört.

KARŞILIKSIZ PARA BASARSANIZ DEĞERİ DÜŞER

Yaptığımız genel bir değerlendirmeden sonra gelelim asıl sorunuza: Türkiye hem dış borçlarını gününde ve tam ödemek zorunda, hem de cari açık kadar ilave kaynak bulmak zorunda.

Üstelik bir de Merkez Bankası para basmaya başladığı için TL üretmeye başladığı için, MB’nin ürettiği TL’nin karşılığı döviz rezervine ihtiyacı var ki o basılan para karşılıksız para olmasın.

Şu ana kadar karşılıksız para bastılar. Bu da TL’nin değerinin kaybolmasına neden oldu: Bu iki kere iki dörttür iktisat biliminde.

Karşılıksız para basarsanız paranın değeri düşer. Paranın değerini düşürüp, sonra da vay şuradan saldırdılar buradan saldırdılar, Türkiye saldırı altında taarruz altında diyorlar.

Bu açıkçası hedef şaşırtma. Merkez Bankasının rezervini eritin rezervin gerektiği noktada kaynağı da bulamayın…

BASKIN SEÇİM OLMAZ

2018 seçimlerinden bu yana, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana 2 yıl bile geçmedi.

Arada yerel seçimler oldu. İktidar partisi İstanbul’u kaybetti, Ankara, Antalya, Adana, Mersin belli başlı illerin tamamı muhalefete geçti.

O tecrübenin üzerine iktidar, hem Meclis’teki çoğunluğunu, hem de sahip olduğu cumhurbaşkanlığı gücünü kolay kolay riske atmaz diye düşünüyorum ben açıkçası.

Bugün bu gücün elden kayıp gitme ihtimali çok yüksektir ve zayıf bir noktada böyle bir şey yapacaklarını ben tahmin etmiyorum.

Bir de 3 yıllık bir görev süresi var. Bu 3 yılda da belki destek toplanır, memleket toparlanır diye bir iyimser beklentiye de sahip olabilirler ki keşke öyle olsa, biz de çok mutlu oluruz.

Ama olmayacak. Dolayasıyla benim apar topar bir erken seçim beklentim yok. Ama 2023 Haziran’a kadar Türkiye dayanır mı, sistem dayanır mı? O ihtimal de çok zayıf doğrusu.

Seçim ihtimalini 2021-2022’de biraz daha yüksek görüyorum.

Politika

HDP’den 9 maddelik adalet ve hukuk çağrısı belgesi

HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan, 9 maddeyle yeni dönem stratejileriyle ilgili tutum belgesi açıkladı. Sancar ve Buldan, 9 maddede topladıkları esaslar üzerinden tüm demokratik ve toplumsal muhalefete bir araya gelme çağrısı yaptı.

BOLD – İstanbul İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın açıkladığı 9 maddelik tutum belgesinde adalet, demokratik anayasa, Kürt sorunun demokratik çözümü gibi konular yer aldı. Toplantıda konuşan Pervin Buldan, “İktidar demokratik siyasete darbe peşinde koşuyor” dedi. Mithat Sancar ise, “Hiçbir baskıyı kabul etmiyoruz. Düşüncelerimizi özgürce yaşamakta kararlıyız. Kötü muameleye maruz kalma, horlanma ve hakarete uğramaya karşı çıkıyoruz” dedi.

İKTİDAR DEMOKRATİK SİYASETE DARBE PEŞİNDE KOŞUYOR

Toplantıda ilk olarak söz alan Buldan, şunları söyledi: “Hep birlikte demokratik bir geleceğe… İktidarın derinleştirdiği sömürü talan ve ayrımcılık toplumumuzu sürekli kamplaştırıyor. HDP’ye yönelik tüm saldırıları dışlama, siyasi kırım girişimlerinin nedeni partimizin hedeflere ulaşmasındaki kararlılığıdır. Biz boyun eğmiyoruz. Bu zihniyet ırkçı ve mezhep aracılığıyla bireyi devlete zimmetleme zihniyetini taşımakta. Meclisi etkisizleştiren, kayyum zihniyetine teslim eden bir diktatörlük inşaasını hedefleyen anlayıştır. İktidar demokratik siyasete darbe peşinde koşuyor. Adı sistem olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tutarlı olmayan bu ucube yönetim iddialardan, uygarlık teamüllerinden yoksun ve zorbalık aygıtıdır.”

TOPLUMSAL İTTİFAKI YENİDEN KURMAYA ÇAĞIRIYORUZ

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise şöyle konuştu: “Her şeyden önce onurlu bir yaşam için mücadele ediyoruz. Hiçbir baskıyı kabul etmiyoruz. Düşüncelerimizi özgürce yaşamakta kararlıyız. Kötü muameleye maruz kalma, horlanma ve hakarete uğramaya karşı çıkıyoruz. Eşitlik, özgürlük ve adalet çerçevesinde mücadele ediyoruz. Bunlar HDP’nin, onbinlerin isteğidir. Krizin kaynağı maddi ve manevi imkanların doymak bilmeyen bir azınlığın kâr hırsına teslim edilmesidir. HDP bu gidişe son vermek üzere halklarımızın ilmek ilmek ördüğü toplumsal ittifakı yeniden kurmaya çağırıyor. Eşitlik, adalet, özgürlük değerlerini savunmak sorumluluktur. HDP bu değerlerin mirasını esas alarak bu gidişatı durdurmak için mücadele edecektir.”

9 maddelik belgede şu tespitler yer aldı:

1- HEP BİRLİKTE HAK, HUKUK VE ADALET İÇİN

Hak arama hürriyeti, eşit ve adil yargılanma hakkı gibi evrensel hukuk ilkelerine ve adalete dayalı, tarafsız ve bağımsız yargı temelinde insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü,

Sözü edilen temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra çocuk hakları, kadın hakları, işçi hakları, mülteci hakları, barış hakkı, ekolojik haklar ve benzerlerini düzenleyen uluslararası insan hakları belgelerinin ihlal edilmesine son verilip konulan çekinceler kaldırılarak, tüm bu metinlere Anayasal statü kazandırılması;

2- HEP BİRLİKTE DEMOKRATİK BİR ANAYASA İÇİN

Toplumsal birliğin eşit ve özgür yurttaşlık temelinde korunması ve güçlendirilmesi; bütün yurttaşları kapsayan, evrensel temel hak ve özgürlüklere dayalı, etnik, inançsal ve kültürel farklılıklara saygılı bir demokratik anayasa,

Devletin bütün inançlara eşit mesafede kalması ve yurttaşların inanç, din ve mezhep özgürlüğünün güvenceye kavuşturulması;

3- HEP BİRLİKTE DEMOKRASİ İÇİN

Merkezi yönetimin kuvvetler ayrılığıyla dengelendiği; güçlü bir yerel demokrasi, katılımcı ve demokratik yerelden ve yerinden yönetim anlayışı üzerinde yükselen, güçlendirilmiş, çoğulcu ve özgürlükçü bir demokratik parlamenter sisteme dayalı bir sosyal ve demokratik cumhuriyet inşası;

4- HEP BİRLİKTE KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK ÇÖZÜM İÇİN

Bütün ezilen ve dışlanan kimlik ve kültürlerle birlikte Kürt halkının varlık ve haklarının tanınmasını, Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümünü esas alan, sorunları diyalog ve müzakere yoluyla çözmeye dayalı bir toplumsal uzlaşma ve mutabakat yaklaşımı;

5- HEP BİRLİKTE SAVAŞLARI DURDURMAK İÇİN

Uluslararası ilişkilerde barışı esas alan, uluslararası sorunların hakkaniyetli ve barışçıl çözümlere kavuşturulması için halklar arası diyaloga ve devletler arasında diplomasi ve müzakerelere öncelik tanıyan, her türden askeri müdahale, savaş ve çatışmalara son veren barışçıl bir dış politika;

6- HEP BİRLİKTE İŞ VE AŞ İÇİN

Ekonomik krizin faturasının emekçilerin sırtına yıkılmasını engelleyerek, işsizlik ve yoksullukla etkili mücadele biçimlerini ve toplumsal önlemleri geliştiren, bütün yurttaşların temel sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının kamu güvencesi altına alındığı; kâr, rant ve talana dayalı büyümeye değil doğa ve insana odaklı bir ekonomik gelişme politikası;

7- HEP BİRLİKTE KADINLAR İÇİN

Sosyal, siyasal ve ekonomik güvencesizlik çemberinden kurtuluş için mücadele eden kadınlara yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için gerekli yasal düzenlemeler; kadın eşitlik ve özgürlük ilkelerinin etkin uygulanmasına yönelik önlemler;

8- HEP BİRLİKTE GENÇLER İÇİN

Gençlerin geleceklerini özgürce belirlemelerinin önünü açan; eğitim, istihdam, kültürel ve gündelik hayata dair her konuda gençleri söz, yetki ve karar sahibi kılan siyasal ve idari düzenlemeler; bu anlayışla uyumlu özerk üniversiteler; her düzeyde öğrenciler ve velilerinin de kurucu ögesi oldukları, sorgulamaya, araştırmaya, incelemeye ve deneyimlemeye dayalı, anadilinde, bilimsel, özgür, yaratıcı ve yenilikçi bir eğitim anlayışı;

9- HEP BİRLİKTE DOĞA VE YAŞAM İÇİN

Demokratik-ekolojik bir topluma ulaşmak için doğayı ve yaban yaşam alanlarını kapitalist talandan korumayı esas alan, ekolojik ve demokratik bir gelecek inşasını her düzeydeki toplumsal ve ekonomik gelişme planlarının temeline yerleştiren bir toplumsal-politik yönelim.

Demirtaş’tan Gezi mesajı: Direniş bitmedi, sonunda bizler kazanacağız

Okumaya devam et

Politika

48 gün sonra çalışmalara başlayacak TBMM’nin ilk gündemi bekçilere yetki ve zam

Pandemi yüzünden çalışmalarına 16 Nisan’da ara veren TBMM, 48 gün aradan sonra ‘yeni normal’ düzende, bekçilerin yetki, çalışma saatleri ve maaş zamları gündemiyle toplanacak.

BOLD – Koronavirüs tedbirleri kapsamında 16 Nisan’da çalışmalarına ara veren Türkiye Büyük Millet Meclisi 48 gün aradan sonra yasama çalışmalara yarın yeniden başlayacak. Meclisin ilk gündemleri arasında, çarşı ve mahalle bekçileri düzenlemesine ilişkin kanun teklifi yer alıyor. Meclis, bekçilere zam, yetki arttırımı ve çalışma saatlerinde düzenlemeyi içeren yasa tasarısını görüşecek.

BEKÇİLERE ZAM GELİYOR

Çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık çalışma süresi 40 saat olacak. Emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarda haftada bir gün istirahat verilmek kaydıyla bu süre artırılabilecek. Bununla birlikte bekçilerin maaşlarında da artış sağlanacak.

TARTIŞMALI YETKİLERİ DAHA DA GENİŞLETİLECEK

Bekçilerin göreve başladığı günden bu yana yetkileri tartışma konusuydu. Düzenleme ile bu soruna da el atılıyor. Düzenlemeye göre; çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgelerinde ve çalışma saatleri içinde kişileri, araçları durdurabilecek, kimlik sorabilecek, şiddet mağduru veya şiddete, istismara uğrama riski taşıyan kadın ve çocukları en yakın genel kolluk birimlerine teslim edecek. Bekçiler, halkın sükun ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engelleyecek; sokak, geçit ve meydanları tıkayarak trafiğe mani olan taşıtları ve diğer engellerin kaldırılmasını sağlayacak.

SİLAH KULLANMA YETKİSİ YASALAŞIYOR

Çarşı ve mahalle bekçileri, zor ve silah kullanma yetkisine sahip bulunacak, genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olacak. Jandarma teşkilatında istihdam edilen çarşı ve mahalle bekçileri, jandarma hizmetleri sınıfına dahil edilecek.

48 GÜN ARADAN SONRA ‘YENİ NORMAL’

16 Nisan’da çalışmalarına ara veren TBMM Genel Kurulu, 48 gün aradan sonra 2 Haziran 2020 salı günü ‘yeni normal’ düzende çerçevesinde yeniden toplanacak. Meclis’teki çalışmalar sırasında milletvekilleri sosyal mesafe, maske ve hijyen konularına gerekli hassasiyet gösterecek.

Ankaralı öğretmenden Kürtçe müzik cinayetiyle ilgili çirkin paylaşım: İyi yapmışlar

Okumaya devam et

Politika

Demirtaş’tan Gezi mesajı: Direniş bitmedi, sonunda bizler kazanacağız

Edirne Cezaevinde tutuklu HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gezi Parkı eylemlerinin 7. yılı için gönderdiği mesajda, “Gezi Direnişi bitmedi, sürüyor ve sonunda bizler, mutlaka kazanacağız” dedi.

BOLD – Selahattin Demirtaş’ın mesajını eşi Başak Demirtaş paylaştı.

Taksim Dayanışması’nın YouTube kanalı yayınında eşi Selahattin Demirtaş’ın mesajını okuyan Başak Demirtaş, şunları aktardı:

“Gezi Direnişi, farklı toplumsal kesimlerin bir arada mücadele ederek başarabildiğinin en net göstergesidir. İşte tam da bu nedenle iktidar, Gezi ruhundan, Gezi enerjisinden çok korkuyor. Korkmakta da haklıdır. Evet, direniş belki sürmüyor gibi görünebilir ama asla bitmemiştir. İktidarın korkusu tam da bundandır. Yıl dönümünde, Gezi Direnişine katılan, yüreği Gezi’de atan herkesi selamlıyor, yaşamını yitirenleri saygıyla anıyorum. Gezi Direnişi bitmedi, sürüyor ve sonunda bizler, mutlaka kazanacağız.”

Kılıçdaroğlu: Yeni partiler engellenirse kumpası bozmak boynumuzun borcu

Okumaya devam et

Popular