Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İdlib’de taraflar olası bir çatışma için bölgeye silah ve asker yığmaya devam ediyor

Moskova’da imzalanan protokol gereği 6 Mart’ta İdlib’de çatışmalar sona erdi. Ancak bölgedeki ateşkesin uzun sürmeyeceğini bilen İdlib’deki taraflar bölgeye yığınak yapmaya devam ediyor.

BOLD – İdlib’de 6 Mart’ta yapılan ateşkesle sağlanan dengeler oldukça hassas. İdlib protokolü gereği operasyonlar ve çatışmalar durdu, ancak o günden bu günü bölgeye askeri sevkiyat hiç durmadı.

TSK’NIN 10 BİN CİVARINDA ASKERİ BULUNUYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İdlib’deki konumlarını yeni takviyelerle güçlendirdi. İdlib sınırları içerisindeki Türk askeri sayısı 10 bini aşarken, bu güç de hava savunma füzeleri ile takviye edildi.

TSK, anlaşmanın ardından İdlib içerisinde bulunan noktalara da sevkiyat yapılarak buradaki araç ve asker sayısı artırıldı.

İdlib içerisindeki TSK gücünün 11 bin asker, 250 civarı tanktan oluştuğu iddia edilirken, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) 8 Mayıs’ta yaptığı haberinde, TSK’nın 2 Şubat tarihinden günümüze kadar TSK’nın İdlib ve Halep bölgelerine geçirdiği askeri araç sayısının 6 bin 465’e ulaştığını belirtti.

SOHR’a göre son takviyelerle birlikte TSK’nın İdlib ve Halep’teki asker sayısı da 10 bin 400’e ulaşmış durumda.

ORTA VE ALÇAK İRTİFA HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ

Türkiye’nin silah sevkiyatı içerisinde en dikkat çekici olan ise İdlib içerisine Hawk orta menzilli hava savunma sistemi ile Atak alçak hava savunma sistemini göndermesi oldu.

6 Mart öncesinde yaşanan çatışmalarda ve Türk askeri noktalarına saldırılarda Türkiye’nin en büyük sıkıntısı hava savunma sistemleri noktasında yaşanmıştı. Türk askeri noktalarının, Suriye ve Rus savaş uçaklarının saldırılarına karşı savunmasız olması sert biçimde eleştirilmişti.

İdlib merkezine yakın noktaya yerleştirildiği iddia edilen 40 kilometre menzilli Hawk hava savunma sisteminin İdlib hava sahasınının tamamını kapsadığı kaydedildi.

Hava savunma sistemlerinin olası bir gerginlikte Rusya’nın destek vermemesi halinde Suriye Hava Kuvvetleri’nin hava akınlarını sekteye uğratabileceği iddia edildi.

SURİYE VE RUSYA’DAN BÖLGEYE SEVKİYAT

Bu arada Rusya’nın da Suriye’ye 150 yeni tank ve zırhlı araç gönderdiği belirtiliyor.

İran’ın ise Rusya ile vardığı mutabakat kapsamında Lazkiye Hmeymim üssüne silah ve ekipman ile Humus’ta bulunan Tedmur ile Deyrezor’a Irak üzerinden Şii savaşçı takviyesi yaptığı ifade ediliyor.

Türkiye İrini Operasyonu’na NATO’nun destek vermesini engelledi

Dünya

Rusya’dan üstü kapalı “Türkiye, Libya’da ateşkes istemiyor” açıklaması

Rusya ile Türkiye’nin Libya’da acilen ateşkes üstünde anlaşılması için çalıştığını söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, buna karşın Türkiye’nin desteklediği Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin ateşkes yerine askeri çözüme bel bağlamış göründüğünü öne sürdü.

BOLD – Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Türk meslektaşlarımız ile Rusya ve Türkiye devlet başkanlarının onayını almış olan diyaloğumuz kapsamında, Libya’da acilen ateşkes ilan edilmesine olanak verecek bakış açıları üstünde anlaşılması için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

“ATILMASI GEREKEN ADIM ASKERİ EYLEMLERİN DURDURULMASI”

Rusya’nın Libya’daki tarafların hepsiyle görüşmelerini sürdürdüğü hatırlatmasını yapan Rus Dışişleri Bakanı, “Tarafların her birine ilettiğimiz sinyal açık: Atılması gereken ilk ve alternatifsiz adım, askeri eylemlerin tamamıyla durdurulduğunun ilan edilmesidir” vurgusunu yaptı. Lavrov şöyle devam etti: “Türk meslektaşlarımız da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile bu yönde çalışmaktadır. Umuyorum ki mevcut koşullardaki tek doğru çözüme ulaşabilirler.”

“ULUSAL MUTABAKAT HÜKUMETİ ATEŞKESE YANAŞMIYOR”

Rusya Dışişleri Bakanı, “Şu anda (General Halife Hafter liderliğindeki) Libya Ulusal Ordusu, bizim değerlendirmelerimize göre askeri eylemlerin derhal sonlandırılmasını içeren bir belge imzalamaya hazır. Ancak artık Trablus’taki hükumet (Ulusal Mutabakat Hükumeti) bunu yapmak istemiyor ve askeri çözüme bel bağlamış görünüyor” dedi.

6 yıl önceki patlamada can veren işçinin eşine 1.8 milyon liralık dava

Okumaya devam et

Dünya

ABD’den Alman Deutsche Bank’a 150 milyon dolarlık ‘Epstein’ cezası

Cezaevinde ölü bulunan pedofili ve fuhuş ağı suçlusu ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’in şüpheli para transferlerini tespit edemediği gerekçesiyle Alman Deutsche Bank’a 150 milyon dolar ceza kesildi.

BOLD – New York Finansal Hizmetler Departmanından yapılan açıklamada, Deutsche Bank’ın mevzuatları yerine getirmemesinin Epstein’e milyonlarca dolarlık yüzlerce işlem yapmasına olanak sağladığı belirtildi. Bankanın 150 milyon dolar cezaya çarptırıldığı duyuruldu.

Bankanın, Epstein tarafından yapılan birçok şüpheli işlemi daha önceki cinsel taciz suç kayıtlarına rağmen tespit edemediği vurgulandı. Açıklamada, Epstein’in para transferleriyle fuhuş ağındaki suç ortaklarına ve Rus modellere para ödediği ve Doğu Avrupa’dan birçok kadının otel masraflarını karşıladığı vurgulandı.

Öte yandan, Jeffrey Epstein’ın suç ortağı olmakla suçlanan kız arkadaşı Ghislaine Maxwell geçen hafta New Hampshire’de gözaltına alındıktan sonra pazartesi günü New York’ta bir hapishaneye transfer edilmişti. Maxwell, hakkındaki suçlamaları reddetmişti.

ABD’de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmakla suçlanan milyarder Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesindeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu. Yetkililer, Epstein’ın ölüm sebebi olarak intihar ettiği bilgisini paylaşmıştı. Ölümünden birkaç hafta önce de Epstein, hücresinde gardiyanlar tarafından baygın halde bulunmuş, boynunda görülen çürük izleri intihar teşebbüsü veya diğer mahkumların saldırısına uğradığı şüphelerini gündeme getirmişti.

66 yaşındaki Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanıyordu.

Epstein’in kardeşi tarafından ölümünü araştırmak üzere özel görevlendirilen New York Adli Tıp Kurumu eski otopsi uzmanı Dr. Michael Baden ise Epstein’ın vücudunda intihar ile çelişen ve cinayete dair işaretler olduğunu söylemişti. Michael Baden, o gece intihar riskine karşı Epstein’ı her yarım saatte kontrol etmesi gereken iki gardiyanın uyuyakalması ve güvenlik kameralarının da arızalanmasının cinayet şüphesini güçlendirdiğini belirtmişti.

Okumaya devam et

Dünya

DSÖ uyardı: Salgın hızlanıyor ve zirve noktasına ulaşmadık!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, hafta sonu dünya genelinde 400 binden fazla koronavirüs vakası rapor edildiğini açıkladı. “Kovid-19 salgını hızlanıyor ve zirve noktasına ulaşmadık” dedi.

BOLD – DSÖ’nün İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan merkezinde video konferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Ghebreyesus, salgının hızla yayıldığını ve ölümcül olduğunu vurguladı. Salgının patlak vermesinden 3 ay sonra tüm dünyada vaka sayının 400 bine ulaştığını anımsatan Ghebreyesus, “Sadece hafta sonu ise dünya genelinde 400 binden fazla vaka vardı. Şu anda 11,4 milyon Kovid-19 vaka sayımız var ve 535 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Kovid-19 salgını hızlanıyor ve açık şekilde pandeminin zirve noktasına ulaşmadık. Ölü sayısı küresel olarak dengelenmiş gibi görünse de gerçekte bazı ülkeler ölüm sayısını azaltmada önemli ilerleme kaydetmişken, diğer ülkelerde ölümler hala artıyor” diye konuştu.

Ghebreyesus, virüsün hafife alınamayacağı, çok ciddi olduğu ve hiçbir ülkenin güvende olmadığı uyarısını yaptı. Son birkaç aydır Kovid-19’un kaynağının tartışıldığını belirten Ghebreyesus, DSÖ ekibinin virüsün kaynağını Çinli meslektaşlarıyla birlikte “tanımlamak” üzere hafta sonu Çin’e gideceğini söyledi. Ghebreyesus, DSÖ liderliğindeki misyonun, virüsün hayvandan insana nasıl geçtiğini de araştıracağını kaydetti.

Okumaya devam et

Popular