Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şehir hastanelerinde skandal: Kira 4 katına çıktı, teslim edilen cihazlar söküldü!

Şehir hastaneleri güncel kiralarının kur farkı sebebiyle ilk bedelin yaklaşık 4 katına çıktığı öğrenildi. Bazı hastanelerde de, müteahhitlerin teslim ettiği teknik cihazlar kullanılamaz olduğundan, bunların sökülüp devlet hastanelerinden getirilen cihazlarla çalışıldığı iddia edildi.

BOLD – Cumhuriyet’ten Tuncay Mollaveyisoğlu, bugünkü yazısında şehir hastanelerinde kira bedeli ve teknik cihaz sıkıntısı yaşandığını ileri sürdü. Maliyeci Prof. Dr. Duran Bülbül’ün hazırladığı inceleme raporundan ayrıntı paylaşarak, kur farkı sebebiyle ilk kiralarla güncel bedeller arası 4 misli sapma ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca müteahhitlerin teslim ettiği bazı teknik cihazların kullanılamaz olduğunu, bu sebeple devlet hastanelerinden getirilenlerle değiştirildikleri bilgisini paylaştı.

SAYIŞTAY RAPORLARI, MALİ ANALİZLER, YATIRIM PROGRAMLARI ESAS ALINDI

Mollaveyisoğlu’nun yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Prof. Dr. Duran Bülbül, Sayıştay raporları, mali analizler, yatırım programları, bütçe ödemelerinden yola çıkarak, iğne ile kuyu kazar gibi bir inceleme raporu hazırladı. Bu raporda yer alan ilk kira bedelleri ile kur farkının yansıtılmasının ardından bugün gerçekleşen kira bedelleri arasında devasa uçurumlar var!

Örneğin: Ankara Etlik Şehir Hastanesi, devlete 319 milyon TL yıllık bedelle kiralandı. Sözleşmelere göre üç ayda bir kur farkı kiraya yansıtılıyor. Mayıs kur hesabı ile hastanenin yıllık kiralama bedeli 1 milyar 376 milyon liraya ulaştı!

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 289 milyon TL yıllık bedelle devlete kiralandı. Hastanenin bugün ulaştığı yıllık kira 1 milyar 103 milyon 885 bin TL.

Elazığ Şehir Hastanesi, 94 milyon 837 bin TL bedelle yıllık olarak kiralandı. Bugün kiranın ulaştığı rakam 374 milyon 526 bin TL.

Adana Şehir Hastanesi’nin, 137 milyon TL yıllık kira bedeli, bugün 535 milyon 251 bin TL’ye ulaştı.

Yozgat Şehir Hastanesi, 44 milyon TL bedelle kiralandı, bugün kur farkı yansıtılarak kiranın ulaştığı rakam 168 milyon 931 bin TL.

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi… 242 milyon yıllık kiralama bedeli mayıs ayı itibari ile 940 milyon TL!

Bazı şehir hastanelerindeki teknik donanım, kapattıkları devlet hastanelerinin bile gerisinde…

Normal şartlarda müteahhitle ilgili soruşturma açılması, bu hastanelerin eski teknoloji ve sözleşme dışı bir donanım ile neden teslim edildiğinin sorgulanması gerekirdi.

Yapılan tespitlerden örnek vereyim:

“(…) müteahhidin teslim ettiği anjiyo cihazının, ameliyat masaları ve anestezi cihazlarının üretimlerinin sonuna geldiği, 20 yıl öncesi teknolojileri olduğu, dünyada kullanılmadığı… solunum cihazlarının yeni doğanlar için uygun olmadığı, ultrasonografi cihazlarının teknik yetersizlik nedeni ile hastane depolarına kaldırıldığı…”

Peki, ‘hizmete hazır’ denilerek teslim edilen bazı şehir hastanelerindeki uygun olmayan cihazlar depolara kaldırılınca yerlerine ne getirilmiş? Bu sorunun yanıtı da ayrı bir skandal… Çünkü eski ve eksik malzemelerin yerine, kapatılan devlet hastanelerinden sökülen cihazlar getirilmiş!

“Metin Feyzioğlu’nda ciddi eksen kayması var”

Gündem

Bakanlık ağır davranınca 1.5 milyon doz aşıyı İran aldı

Türkiye’de yeteri kadar bulunmaması nedeniyle grip aşısı kronik hastalara da verilmiyor. Hollanda’dan getirilecek 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaların bir ay sürmesi sonrası İran’a satıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) girişimiyle Hollanda’dan getirilecek 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaları bir ay sürdü. Aşılar ise Türkiye yerine İran’a satıldı.

CHP’li Özgür Özel hızlı karar vereceği söylenen Saray rejimi yüzünden vatandaşların aşıdan mahrum kaldığını kaydetti.

GRİP AŞISI RİSK GRUPLARI İÇİN ÖNEMLİ

Cumhuriyet’in haberine göre, risk grubunda bulunan milyonlarca vatandaşın pandemi dolayısıyla grip aşısı olması büyük bir önem taşırken Türkiye için bağlantısı kurulan aşılar, yeteri kadar hızlı bir süreç işletilmediği için alınmadı. TEB’in girişimiyle Hollanda menşeili bir firmadan satın alınarak Türkiye’ye getirilmesi planlanan 1.5 milyon doz grip aşısının bürokratik yazışmaların yaklaşık bir ay sürmesi nedeniyle alınamadığı belirtildi. Aşıların İran’a satıldığı belirlendi.

SARAY REJİMİ NEDENİYLE HALK AŞISIZ KALDI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Bürokrasiye yapılan ilk bilgilendirmeden bir ay sonra bu aşılar Hollandalı firma tarafından İran’a teslim edilmiştir. Şimdi bu gecikme nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yerine İranlılar aşılanıyor. Rejime kasteden anayasa değişikliğine gidilen süreçte Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi olarak adlandırılan bu Saray rejiminin çok hızlı karar vereceği, çok esnek olduğu ifade ediliyordu. Ancak bu rejim yüzünden 1.5 milyon vatandaşımız grip aşısından mahrum kaldı” dedi.

20 MİLYON DOZ AŞIYA İHTİYAÇ VAR

Aşıların temini için 11 Eylül’de başlayan bürokratik yazışma sürecinin 14 Ekim’e kadar uzadığını vurgulayan Özel, “65 yaş üstü vatandaşlar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlar için toplam 18-20 milyon doz ihtiyacımız olan grip aşısı yalnızca 1.2 milyon doz olarak Türkiye’ye geldi. Önceki yıllara kıyasla doz sayısının artırılmamış olması, bu sürecin iyi yönetilmediğini, Sağlık Bakanlığı’nın hazırlıksız olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Berat Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığında dev kadrolaşmaya gidiyor

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’de sahte içkiden ölenlerin sayısı 30’a yükseldi

Vergilerin yükseltilmesi sonrasında artan kaçak içki kullanımından dolayı ölenlerin sayısı artıyor. İzmir’de sahte içki içtikten sonra fenalaşıp hastaneye kaldırılan 2 kişi daha yaşamını yitirdi. Bu kişilerle birlikte sadece İzmir’de sahte içkiden ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

BOLD – İzmir’de, sahte içki içtikten sonra fenalaştıkları öne sürülen 2 kişi, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. 2 kişinin ölümünün ardından kentte sahte içki nedeniyle ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

YAPILAN MÜDAHALEYE CEVAP VERMEDİLER

Sahte içki içtikten bir süre sonra fenalaşan Murat A. ve Ömer Ali Ö., bir özel hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören Murat A. ve Ömer Ali Ö., yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Murat A. ve Ömer Ali Ö.’nün cansız bedenleri, otopsi yapılması için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 2 kişinin ölümünün ardından kentte sahte içki nedeniyle ölenlerin sayısı 30’a yükseldi.

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

Okumaya devam et

Gündem

Van’daki helikopter soruşturmasında delil karartma şüphesi: Kamera kayıtlarına ‘yok’ denilecek

Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül’de operasyon düzenleyen askerler tarafından helikopterden atıldıkları ortaya çıkan Osman Şiban ve Servet Turgut ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasına getirilen gizlilik kararının devamına karar verildi. Savcının üzerinde baskı kurulduğunu belirten müştekilerin avukatı Hamit Koçak, dosyanın karartılmasından endişe ettiklerini söyledi.

BOLD – Van’ın Çatak ilçesi Andiçen Mahallesi Sürik mezrası kırsalında bir operasyon sırasında gözaltına alınan Osman Şiban (50) ve Servet Turgut’un (55) helikopterden atıldıkları belgelenmişti.

Helikopterden atılan Servet Turgut hayatını kaybederken, Osman Şiban ise hafızasını kaybetmişti. Turgut ve Şiban’ın avukatı Hamit Koçak, dosyanın karartılmasından endişe duyduklarını belirtti. Cumhuriyet’e konuşan Koçak, “Savcı kamera kayıtlarını soracak, onlar ‘yok’ diyecek. Servet Turgut’un otopsisinin yapıldığı binanın önünde askeri üst yetkililerde bulunmuş. Dolayısıyla savcının üzerinde bir baskı olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Dosya açıldığından beri kısıtlılık kararı olduğunu kaydeden avukat Koçak, kısıtlılık kararına itirazlarının reddedildiğini söyledi.

SAVCI KAMERA KAYITLARINI SORACAK, ONLAR ‘YOK’ DİYECEK

Dosyaya hâkim olamadıkları için olayları, aşamaları takip edemediklerini ifade eden Koçak, “Tahmin üzerine olabilecek olaylar üzerinden taleplerde bulunuyoruz. Bizim elimizde sadece hastaneye ilişkin belgeler var. Gizlilik kararı şüphelilere ve müdafilere getirilir. Biz müştekiyiz. Biz savcıya yardımcı olan tarafız yani. Hal böyleyken soruşturmanın yürütülmesine katkı sağlayamıyoruz” dedi. Dosyanın karartılmasından endişe duyduklarını dile getiren Koçak, şunları söyledi:  şöyle devam etti, “Geçmişte böylesi dosyalar hep karartıldı. Savcılık etkili bir soruşturma yürüteceğini söylüyor. Ama öbür taraftan kolluk tarafı savcıya pek de yardımcı olmuyor gibi gözüküyor. Örneğin büyük ihtimal savcı kamera kayıtlarını soracak, onlar ‘yok’ diyecek. Servet Turgut’un otopsisinin yapıldığı binanın önünde askeri üst yetkililerde bulunmuş. Artık savcıyı mı, otopsi ekibini mi etkilemeye çalışıyorlar emin değilim. Dolayısıyla savcının üzerinde bir baskı olduğunu düşünüyoruz.”

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

Okumaya devam et

Popular