Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Sanayici kullanmadığı elektriğin faturasını ödemekten şikayetçi

Salgın nedeniyle üretimlerine kısıtlayan veya ara veren sanayiciler, yüksek gelen elektrik fiyatlarından şikayetçi.  Daha az elektrik kullanmalarına karşın faturalarda büyük artışlar olduğunu belirten sanayiciler, petrol fiyatlarındaki büyük düşüşün elektrik ve doğalgaz tarifelerine yansıtılmasını istiyor.

BOLD – Bir yandan koronavirüs salgınının yıkıcı etkileriyle uğraşan sanayiciler diğer yandan yüksek enerji maliyetleri ile de başa çıkmaya çalışıyor. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) nedeniyle kullanmadıkları elektrik için de fatura ödemek zorunda kalan sanayiciler, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında indirim bekliyor.

ELEKTRİK TÜKETİMİ YÜZDE 15 AZALDI

Elektrik tüketiminin yüzde 70’inin iş yerlerine ait olduğu Türkiye’de Nisan ayında toplam elektrik tüketimi yüzde 15 azaldı. Sanayicinin üretime devam edebilmesi için enerji fiyatlarında bir düzenlemeye gidilmesinin şart olduğunu belirten Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, “Ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerden plastik sanayi diğer tüm enerji yoğun sektörler gibi yüksek enerji maliyetleri karşısında zorlanıyor. Salgın ile birlikte üretimini güçlükle sürdüren sanayici yüksek enerji bedellerini ödeyemiyor” dedi.

SANAYİCİ ÜRETTİĞİNİ SATAMIYOR

Elektrik ve doğalgaz maliyetlerinin üretim yapan sanayicinin en büyük maliyet kalemlerinden birini oluşturduğunu söyleyen PAGEV Başkanı Eroğlu, “İçinden geçilen bu zor zamanlarda firmalar bir yandan yetersiz işletme sermayeleri, tahsilat güçlükleri, talep yetersizliği ve bankalardan krediye ulaşma güçlüğü yaşarken diğer yandan da ödemek zorunda kaldıkları yüksek faiz oranlarının baskısını taşıyor. Ürettikleri ürünleri ancak 6 aya varan uzun vadelerle satabiliyor. Bununla beraber elektrik bedellerini aylık olarak ödüyor. Bu da zaten sınırlı olan işletme sermayelerini daha zora sokuyor” dedi.

“FATURALAR ÜÇ AY ÖTELENSİN” TALEBİ

Petrol fiyatlarında tarihi bir düşüş yaşanırken Türkiye’de elektrik ve doğalgaz fiyatlarının düşmesi gerektiğini belirten Eroğlu, “İç ve dış talebin bıçak gibi kesildiği, önümüzdeki döneme yönelik belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda ayakta kalmaya ve istihdamını korumaya çalışan sanayicilerin en büyük maliyet kalemini oluşturan enerjide desteğe ihtiyaç var. Sanayi Sicil Belgesine sahip firmalar için enerji fiyatlarında indirime gidilmesini, enerji faturaları ödemelerinin üç ay ötelenmesini ve üç ay boyunca sanayicinin elektrik ve doğalgazının kesilmemesini istiyoruz” dedi.

SANAYİCİ DAHA PAHALI ELEKTRİK KULLANIYOR

Türkiye’de elektrik fiyatları belirlenirken sanayi elektriğinin konutlardaki elektrik bedelinden daha yüksek tutulduğunu vurgulayan Eroğlu, “Sanayi elektriğinin konuttan ucuz olması lazım ki sanayimiz rekabetçi olsun, sürdürülebilir istihdam oluştursun. Sanayici elektriğe daha uygun fiyatla ulaştığında bu durum üretim ve ihracata olumlu yansıyacak, yerli üretimi güçlendirirken ithalatın da azalmasını sağlayacaktır. Aksi durumda ihracat azalır, birçok sanayi tesisi kapanır, işsizlik rakamları artar” dedi.

FATURALARDA ASTRONOMİK ARTIŞ OLDU

Sanayicinin sırtındaki bir diğer yükün YEKDEM nedeniyle ödenen yüksek faturalar olduğunu söyleyen Eroğlu, “Salgın sebebiyle olduğu gibi sanayide kapasite ve enerji kullanımı düşerse YEKDEM düşmediğinden sanayicinin elektrik faturaları düşmüyor hatta artmaya devam ediyor. EPDK, daha önce 121 TL olarak tahmin ettiği Nisan 2020 YEKDEM birim bedeli tahminini 228 TL olarak revize etti. Böylelikle elektrik maliyetlerindeki YEKDEM kaleminde yüzde 100’e yakın astronomik bir artış oldu” dedi.

Eski AKP’li Bakan Ergün: Kork kork nereye kadar! Bu böyle gitmez desinler

Ekonomi

Merkez Bankası başkan yardımcısı olmak için artık tecrübeye gerek yok

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, aldığı bir kararla Merkez Bankası başkan yardımcılığı atamalarında tecrübe ve 5 yıllık görev süresi şartını kaldırdı. Artık herhangi bir tecrübesi olmayan da Merkez Bankasına başkan yardımcısı olarak atanabilecek.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketi esas mukavelesinde değişiklik yapılmasına ilişkin cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. Kararla Merkez Bankası başkan yardımcılığı için tecrübe şartı kaldırıldı.

HERHANGİ BİR ÜNİVERSİTE MEZUNU BAŞKAN YARDIMCISI OLARAK ATANABİLECEK

Resmi Gazete’de yer alan değişikliğin 12’nci maddesinde şöyle dendi: “Aynı Esas mukavelenin 29’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan ‘ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış’ ibaresi, ‘başkanın (guvernör) önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süre ile’ ibaresi ve aynı fıkranın üçüncü maddesi yürürlükten kaldırıldı.” Böylece herhangi bir üniversite mezunu, mesleki yeterlilik olmadan Merkez Başkanı başkan yardımcısı olarak atanıp beş yıl ile sınırlı kalmadan görev yapabilecek.

EN AZ 10 YIL ÇALIŞMIŞ OLMA ŞARTI GEREKİYORDU

Değişiklik yapılan mukavelenin 29’uncu maddesi şöyleydi: “Başkana (Guvernör) yardımcı olmak üzere dört Başkan (Guvernör) Yardımcısı atanır. Başkan (Guvernör) Yardımcıları hukuk, maliye, ekonomi, işletme, bankacılık, finans, mühendislik, kamu yönetimi, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ile istatistik alanlarından birinde veya iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde lisans veya lisansüstü öğrenim görmüş, yeterli bilgi ve 12 deneyime sahip ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış kişiler arasından Başkanın (Guvernör) önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süre ile atanırlar. Başkan (Guvernör) Yardımcıları bu sürenin sonunda yeniden atanabilirler. Başkan (Guvernör) Yardımcıları hakkında da Banka Kanununun 27’nci maddesinin birinci fıkrası ve 28’inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.”

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

Ekonomi

Umutlar tükendi: İş bulma ümidi olmayanlar yüzde 137 arttı

İş Gücü İstatistikleri Raporu’nu açıklayan TÜİK, iş bulma ümidi olmayanların yüzde 137 arttığını bildirdi. İş gücü yüzde 9 azalarak 29.4 milyon, istihdam da yüzde 9 düşerek 25.6 milyona indi.

BOLD – TÜİK’in dün açıkladığı İş Gücü İstatistikleri, Nisan 2020 Raporu, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu gözler önüne serdi. Nisan 2020’de Nisan 2019’a kıyasla istihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 585 bin kişi azalarak (yüzde 9.2) 25 milyon 614 bin kişi, istihdam oranı ise 4.9 puanlık azalış ile yüzde 41.1 oldu. İş gücü de 3 milyon 13 bin kişi azalarak (yüzde 9.3) 29 milyon 388 bin kişi, iş gücüne katılma oranı 5.7 puanlık azalış ile yüzde 47.2 oldu.

Bunlara karşın iş gücüne dahil olmayanların sayısı 4 milyon 72 bin artarak (yüzde 14.1) 32 milyon 932 bin kişiye çıktı. İş gücüne dahil olmayanlar kapsamında, “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” 2 milyon 285 binden 4 milyon 460 bine, bunun içindeki “iş bulma ümidi olmayanlar” ise 553 binden 1 milyon 310 bine yükseldi.

Bu kapsamda dikkat çekici bir diğer veri ise sayıları 3 milyon 939 binden 4 milyon 901 bine çıkan “çalışamaz halde”ki kişiler oldu.

Bütün bu veriler ışığında ülke genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 427 bin kişi azalarak 3 milyon 775 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0.2 puan azalışla yüzde 12.8 oldu.

Tarım dışı işsizlik de 0.1 puan azalışla yüzde 14.9. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki Mart 2020’ye göre 0.7 puan artarak yüzde 13.8 oldu.

Ayrıca Nisan 2020’de, tarımda çalışan 491 bin kişi azalarak 4 milyon 485 bin, sanayide çalışan 209 bin azalarak 5 milyon 344 bin, inşaatta çalışan 361 bin azalarak 1 milyon 250 bin ve hizmetlerde çalışan 1 milyon 524 bin azalarak 14 milyon 535 bin kişiye indi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Ekonomist Mahfi Eğilmez: Gerçeğe en yakın işsiz sayısı 8.4 milyon

TÜİK’in işsizlik verilerini analiz eden Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye’deki gerçek işsizlik rakamının yüzde 24,6 olduğunu belirti. Mahfi Eğilmez, gerçek işsiz sayısının ise 8,4 milyona çıktığının altını çizdi.

BOLD – Duayen ekonomist Mahfi Eğilmez, blog sitesinde Türkiye’deki gerçek işsizlik rakamlarını ortaya koydu. Türkiye’deki gerçek işsizlik rakamının yüzde 24,6 olduğunu beliren Eğilmez, işsiz sayısının ise 8,4 milyona çıktığını kaydetti.

VARSAYIMLAR GERÇEK YAŞAMI YANSITIYOR MU?

Yazısında kayak olarak TÜİK verilerini kullanan Eğilmez, “TÜİK Nisan ayı işsizlik oranını yüzde 12,8 olarak açıkladı. Önceki ayın işsizlik oranı yüzde 13,2, bir önceki yılın Nisan ayı işsizlik oranı ise yüzde 13 idi. Yüzde 12,8’lik işsizlik oranı kamuoyunda her zamankinden daha da fazla tepki yarattı. Oysa bu oran, kabul edilen varsayımlara göre doğru. Asıl soru şu: Kabul edilen varsayımlar gerçek yaşamı yansıtıyor mu yoksa hayal ürünü mü?” diye sordu.

İŞ BAŞVURUSU YAPMAYANLAR İŞSİZ SAYILMIYOR

TÜİK’in işsiz olarak tanımlayabilmesi için gereken kriterleri de belirten Eğilmez, “15 ve daha yukarı yaştaki bir kişinin işsiz sayılabilmesi için: (1) Son 4 hafta içinde bir gün dahi ücretli ya da ücretsiz hiçbir işte çalışmamış olması, (2) Son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış olması, (3) 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olması gerekiyor. Bu tanıma uymayanlar mesela işsiz olduğu halde son 4 haftada iş başvurusu yapmamış olanlar veya birisinin yanında bir gün ücretle bir iş yapmış olanlar ya da bir gün karın tokluğuna çalışıp da ücret almamış olanlar işsiz sayılmıyor” dedi.

GERÇEK İŞSİZ SAYISI 8.4 MİLYON

TÜİK Nisan 2020 İşgücü istatistiklerine göre Türkiye’de son bir ayda ve son bir yılda istihdam edilenlerin sayısının azaldığını belirten Eğilmez, “Bu durumda normal olarak işsizlerin sayısı artacağı yerde o da azalmış. Bu tuhaf durumun nasıl ortaya çıktığının yanıtı son 4 hafta içinde hiçbir işte ücretli ya da ücretsiz çalışmadığı halde iş başvurusu yapmayanlarla mevsimlik çalışma, ev kadını olma, öğrencilik, gelir sahibi olma, emeklilik ve çalışamaz halde olma gibi nedenlerle iş aramayıp ancak işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenleri ifade ediyor. 4,5 milyonu aşkın sayıdaki bu kişileri de işsiz sayısına ve işgücüne eklersek (ki işin doğrusu budur) işsizlerin sayısı 8,4 milyona ve geniş işsizlik oranı da yüzde 24,6’ya yükseliyor. İşte Türkiye’nin gerçeğe en yakın işsizlik oranı budur” dedi.

İŞSİZLER İŞ BULMA UMUTLARINI KAYBETTİ

Son dönemde resmi işsizlik oranıyla geniş işsizlik oranı arasındaki ilişkinin iyice kopmasının nedenleri arasında ekonominin büyüyememesi nedeniyle işsizlerin iş bulma umudunu kaybetmesinin yattığını vurgulayan Eğilmez, “Son 2 aydaki büyük kopuşun bir nedeni Kovid – 19 pandemisinin yarattığı sağlık endişesiyle işsizlerin iş bulmak için başvuru yapmaya gitmekten çekinmeleridir. Türkiye’deki işsizliği en doğru gösteren oran geniş işsizlik oranı olan yüzde 24,6’dır ve bu oran 2013 yılından beri sürekli artış eğilimindedir” dedi.

Koronavirüs salgınında Türkiye’de ölenlerin sayısı 5 bin 323’e çıktı

Okumaya devam et

Popular