Bizimle iletişime geçiniz

Politika

15 Temmuz’un kritik ismi Selim Temurci, Tayyip Erdoğan ile yolunu neden ayırdığını anlattı

15 Temmuz’da AKP İstanbul İl Başkanı olan Selim Temurci, Erdoğan ile yolunu neden ayırdığını açıkladı. 15 Temmuz’u kimlerin, ne için kullandığını anlattı. Binali Yıldırım ile 15 Temmuz gecesi ne yaşadıklarını aktardı.

BOLD – Gelecek Partisi Sözcüsü Selim Temurci Karar TV canlı yayınında Ahmet Taşgetiren, Yıldıray Oğur ve Elif Çakır’ın sorularını yanıtladı. Temurci, AKP İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde yakından tanıklık ettiği 15 Temmuz gecesiyle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı. AKP-MHP ilişkisi, Devlet Bahçeli’nin son çıkışı, Demirtaş ve yaygınlaşan tehdit dili ile ilgili yorumlarını aktardı. Temurci, 15 Temmuz fotoğraflarından bile kendisinin çıkarıldığını belirterek “AKP’nin üst aklı Devlet Bahçeli oldu” dedi. İşte o açıklamalar:

Politika

Erdoğan’a sosyal medyaya yasakları için destek veren Perinçek’ten ‘diktatörlük’ önerisi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sosyal medyanın kontrol edilmesine yönelik sözlerine Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek destek verdi. Perinçek, milli devletin diktatörlük uygulaması gerektiğini kaydetti.

BOLD – AKP’ye verdiği açık destekle bilinen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bu kez de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz” ifadelerine sahip çıktı. Özgürlüğün sınırlanmamasına tepki gösteren Perinçek, ”Milli devletin diktatörlük uygulaması gerekir” dedi.

BİZ NE KADAR TERBİYELİ OLSAK DA SÖVMEK DAYATILIYOR

Aydınlık’a verdiği röportajda terörle mücadele, ulusal bütünlük ve kişisel haklar konularında yürütülen tartışmaları değerlendiren Perinçek, “Sosyal medyada sövmek, aşağılamak, hakaret etmek serbest değil sanki mecburiyet. Girerken bize sövmek hakaret etmek, ısırmak kırmak dayatılıyor. Biz ne kadar terbiyeli olsak da… Çok beğendiğim terbiyeli insanları bile oraya girince tanıyamıyorum. Benim tanıdığım Ahmet, Mehmet, Ayşe bu değil. Çünkü öyle bir ideolojik dayatma var. Karşı taraf ısırdığı için siz de ısıracaksınız. Bunun dışında kalan çok az insan var” dedi.

“MİLLİ DEVLETİN DİKTATÖRLÜK UYGULAMASI GEREKİR”

Özgürlüğü sınırlamayan anlayışa tepki gösteren Perinçek “Yozlaşma çürüme terbiyesizlik ahlaksızlık bu tespitler çok çok doğru. ‘Özgürlük var.’ Neyin özgürlüğü var? Terbiyesizliğin, ahlaksızlığın özgürlüğü… Kadına saygısızlık gibi bir özgürlüğü kabul etmiyoruz. İnsanı aşağılamak gibi, eşitsizlik gibi bir özgürlük kabul etmiyoruz. Vatana ihanet etmek, terörü desteklemek gibi bir özgürlük yok. Amerika’nın uşağı, piyonu olmak gibi özgürlükleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Buna karşı milli devletin diktatörlük uygulaması gerekir” dedi.

Akdeniz’de “Yüksek Askeri Şura” oyunları

Okumaya devam et

Politika

İstanbul’un değerli arazileri AKP’li vekillere peşkeş çekilmiş

İBB iştiraki Kiptaş’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski şoförü ve AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı ile eski AKP Milletvekili Harun Karaca’nın şirketine akaryakıt istasyonu fonksiyonlu arazi sattığı ortaya çıktı.

BOLD – AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) AKP’lilere sağlanan ayrıcalıkların ardı arkası kesilmiyor. İBB iştiraki Kiptaş’ın, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı ve eski AKP milletvekili Harun Karaca’nın şirketine akaryakıt istasyonu fonksiyonlu arazi sattığı ortaya çıktı. İki parsele bölünen arazinin bir kısmı ticaret alanına dönüştürüldü. Arazide şu an hem akaryakıt istasyonu hem de içinde çok sayıda dükkânın bulunduğu bir ticaret merkezi var.

KADİR TOPBAŞ’IN ZENGİN ETTİĞİ AKP’LİLER TEK TEK ORTAYA ÇIKIYOR

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’a konuşan İBB CHP Meclis üyesi Nadir Ataman arazinin olduğu bölgenin Başakşehir’in en değerli yerlerinden biri olduğunu belirterek, “Tam bir organizasyon kokuyor. AKP’li 2 vekil aynı işte buluşuyor. İBB Başkanı Kadir Topbaş ve ona bağlı Kiptaş eliyle ‘değerlendirilen’ arsa. Bu kadar tesadüf ancak Türkiye’de ve AKP yönetimindeki İBB’de olur. Kadir Topbaş hangi AKP’lileri zengin etmiş tek tek ortaya çıkıyor” dedi.

AKARYAKIT ARAZİSİ 4 BİN 700 METREKARE

İBB iştiraki Kiptaş Başakşehir, İkitelli’de 1 milyon 475 bin 168 metrekarelik toplu konut alanını 2005 yılında İBB’den satın aldı. Kiptaş bu işlem için İBB’ye o dönemin parasıyla 86.5 milyon lira ödedi. Arazi daha sonra 38 parsele bölündü. Parsellere akaryakıt istasyonundan konut alanına kadar birçok fonksiyon tanımlandı. Arazinin 4 bin 700 metrekarelik bölümü akaryakıt istasyonu olarak belirlendi.

ARAZİ 2007 YILINDA VERİLMİŞ

Kiptaş, söz konusu akaryakıt istasyonu alanına ilişkin yönetim kurulu başkanlığını şu an eski AKP milletvekili Harun Karaca ve Yönetim Kurulu üyeliğini de AKP milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın yaptığı Titiz Turizm Güvenlik Temizlik Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’yle 2007 yılında bir sözleşme imzaladı. Kiptaş, sözleşmede söz konusu akaryakıt istasyonunu şirkete satmayı vaat etti. Arazinin bedeli ise 8 milyon 250 bin Amerikan doları + KDV olarak belirlendi.

ARAZİYE TİCARET ALANI İZNİ DE VERİLDİ

Daha sonra parsel 2’ye bölündü. Araziler ayrı ayrı söz konusu şirkete devredilirken 2 parselden biri 2 katlı ticaret alanı ilan edildi. Bu alana 2012 yılında iş merkezi yapıldı. Yani sözleşme sadece akaryakıt istasyonu fonksiyonuyla yapılmışken imar planı değişikliği sonucu arazinin bir bölümü 2 katlı ticaret alanı olarak devredildi. Şirkete 2007’de Ahmet Hamdi Çamlı, 2010’da ise Harun Karaca dahil oldu. Alanda şu an bir akaryakıt istasyonu ve ticaret merkezi var. Petrol Ofisi hâlâ şirketin üzerinde görülüyor.

VEKİLLERDEN “İHALEYLE ALDIK” AÇIKLAMASI

Harun Karaca şirkete sonradan ortak olduğunu belirterek, “Burası ihaleyle alındı. Bildiğim kadarıyla alındığı zaman ticaret ve akaryakıttı. İmar durumunda bir değişiklik olmadığını biliyorum” dedi. Ticaret merkezinin inşaatını kendilerinin yaptığını belirten Karaca ticaret merkezinin üst kısmını daha sonra sattıklarını söyledi. Ahmet Hamdi Çamlı ise arazinin şu anki kullanım şekliyle açık bir ihaleyle alındığını belirterek ihalede çok sayıda katılımcı olduğunu ve araziyi en yüksek fiyatla aldıklarını ifade etti.

ERDOĞAN’IN GÖNÜLLÜ ŞOFÖRÜ

Ahmet Hamdi Çamlı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğu dönemde Tayyip Erdoğan’ın gönüllü şoförlüğünü yapmaya başladı. Çamlı, 14 yaşındayken, Metris Cezaevi’nde Erdoğan’la birlikte kalmıştı. 7 Haziran 2015 seçimlerinde İstanbul 2. bölgeden 16. sıra adayı gösterildi ancak seçilemedi. 1 Kasım 2015’te ise İstanbul milletvekili olarak Meclis’in yolunu tuttu. Ocak 2017’de TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında “yelizadaley” kullanıcı adıyla açtığı sahte hesaptan canlı yayın yapınca günlerce konuşuldu

AKBİL SKANDALINA ADI KARIŞMIŞTI

Harun Karaca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Refah Partisi İl Başkanı olduğu dönemde partinin Fatih İlçe Başkan Yardımcılığını yaptı. AKBİL skandalına adı karıştı. Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 37 kişiyle yargılandı. Sanıklara “zimmetine para geçirmek”, “zimmet”, “kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık”, “resmi evrakta sahtekârlık” ve “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak” gibi suçlamalar yöneltildi. Karaca, delil yetersizliğinden beraat etti. 12 Haziran 2011’de İstanbul milletvekili seçildi. Karaca üç dönem milletvekilliği yaptı.

Metin Feyzioğlu birlikte hareket eden baro başkanlarına tepkili

 

 

Okumaya devam et

Politika

AKP Sözcüsü’nden sosyal medya şirketlerine suçlama: İdeolojik sebeplerle davranabiliyorlar

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Tayyip Erdoğan’ın tepki çeken sosyal medya düzenlemesine ilişkin konuştu. Objektif olmamakla suçladığı sosyal medya şirketlerinin ideolojik davrandıklarını savundu.

BOLD – Netflix, Youtube ve Twitter’ı kapatmaya yönelik tepki çeken düzenlemeye ilişkin partisinin görüşünü açıklayan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Yasal düzenleme buradaki özgürlük alanını garanti altına almak için yapılır” iddiasında bulundu. “Burası gerekli bir alan ama masum bir alan değil” ifadesini kullanan Çelik, şöyle devam etti:

“Tamamen objektif kriterlere göre işliyor gibisinden bir durum yok. Son zamanlarda da görüyoruz, ideolojik sebeplerle davranabiliyor bu şirketler. Örneğin; Türkiye’de Türkiye’nin Suriye’deki operasyonlarını desteklediği için bazı hesapların kapatıldığını görüyorsunuz. Bu tamamen tarafgir, tamamen ideolojik, hatta Suriye’de iç politikada taraf olmuş bir yaklaşımın ürünü olarak önümüze geliyor.”

Çelik, “Siber dünyanın da demokratik hukuk devletinin demokratik mekanizmalarının içine alınması gerekiyor. Devletlerin siber egemenlik kavramını hayata geçirerek buradaki hukuki alanı düzenlemeleri söz konusu olduğu gibi devletlere dönük saldırıları, o ülkenin vatandaşlarına zarar verecek siber saldırıları engellemek şeklinde de mükellefiyetleri var” diye konuştu.

Türkiye’de yakın zaman içerisinde sosyal medya üzerinden kişilere dönük saldırıların söz konusu olduğunu söyleyen Çelik, şunları paylaştı: “Çirkin saldırılar bir kere daha gösterdi ki bu alan aslında bütün aileleri, çocukları, ebeveynleri tehdit eden bir alan. Dolayısıyla bütün bunlara karşı vatandaşımızı da koruyacak şekilde kapsamlı bir çerçeve oluşturulması gerekiyor. Bununla ilgili çalışma, Cumhurbaşkanımız talimatı verdi, yakın zamanda Meclise gelecek. Meclise gelmesi ile birlikte buradaki siber egemenlik alanının Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendi vatandaşlarını korumak için yapacağı hukuki düzenleme ile de tanışmış olacağız.”

Okumaya devam et

Popular