Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Toplumun yarıdan fazlası iktidarın hakim ve savcılara baskı uyguladığını düşünüyor”

Denge ve Denetleme Ağı’nın Demokrasi Talebi Raporunda çarpıcı sonuçlar paylaşıldı.

BOLD – 266 bin kişiyle yaptığı yüz yüze görüşmeler sonucunda Denge ve Denetleme Ağı’nın hazırladığı raporda, “toplumun yarısından fazlasının yargının siyasallaştığına, iktidarın savcı ve hâkimlere baskı uyguladığına inandığı” belirtildi. Demokrasi Talebi Raporunda, 100 kişiden en az 61’i yargının tamamen siyasallaştığı görüşünde olduğu kaydedildi.

Raporda, toplumun yargıya bakışıyla ilgili “Hâkim, savcı ve polislerin işlemlerinde karşılarındakinin kim olduğuna göre farklı davranabildiğini, özellikle de karşısındakinin iktidarın adamı olup olmadığına veya zengin mi fakir mi olduğuna göre ayrımcılık yaptığına inanıyor” tespiti yapıldı.

KONDA’nın 2010-2019 yılları arasında her ay ortalamada 2 bin 781 ve toplamda 266 bin 993 kişiyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları üzerinden hazırlanan raporun veriler hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, eşit vatandaşlık, ifade özgürlüğü, yerel yönetimler ve örgütlenme özgürlüğü başlıkları altında ele alındı.

Cumhuriyet’in haberine göre raporun “sonuç” bölümünde, şu değerlendirmeler yapıldı:

‘HAKİM VE SAVCILAR KARŞISINDAKİNİN İKTİDARIN ADAMI OLUP OLMADIĞINA BAKIYOR’

“Toplumun neredeyse tamamı adaletin herkesin eşit olması ve haklının haksızın ayırt edilmesi anlamlarına geldiği, kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesi gerektiği, hükümetin işlemlerinin yargının denetimine tabi olması gerektiği konularında hemfikir. Ancak uygulamada bu ilkeler doğrultusunda hareket edildiği konusunda çekinceleri var. Örneğin hâkim, savcı ve polislerin işlemlerinde karşılarındakinin kim olduğuna göre farklı davranabildiğini, özellikle de karşısındakinin iktidarın adamı olup olmadığına veya zengin mi fakir mi olduğuna göre ayrımcılık yaptığına inanıyor. Bunun yanı sıra hâkimin kimliğinin, yani etnik köken, cinsiyet, örtünüp örtünmediği gibi özelliklerin yargıya olan güveni etkileyebileceği düşünülüyor.

ÖNCELİK ADALET, DEVLETİN BEKASI EN SONDA GELİYOR

Toplumun yarısı anayasa sürecinin esasen halkın görüşleri toplanarak ve değerlendirilerek yapılması gerektiği görüşünde ve temel yasaların oluşturulmasında aktif olmak istediğini gösteriyor. Toplum anayasada en fazla adalet ilkesinin, ardından eşitlik ve özgürlük ilkelerinin vurgulanması gerektiğini belirtiyor ve devletin bekası en sonda geliyor. Toplum aynı zamanda devletten vatandaşların kimliğinden ötürü maruz kaldıkları baskılara karşı korumasını ve tüm özgürlükler ve tercihleri karşısında tarafsız kalmasını talep ediyor.

EŞİT VATANDAŞ GİBİ HİSSETMİYOR

Toplumun bir kısmı eşitliksizler, ayrımcılık ve baskılardan dolayı eşit vatandaş gibi hissetmiyor. Etnik köken, din ve cinsiyet kimlikleri eşit vatandaşlığın benimsenmesinde engel oluşturabiliyor. Özellikle Kürtler, Aleviler ve Müslüman olmayanlar ile eşcinsellerin, toplum nezdinde eşit vatandaşlar olarak değerlendirilmesi ve onlara eşit haklar tanınması konularında bazı çekinceler ve alınacak epey mesafe olduğunu belirtmek mümkün.

HALKIN 4’TE 3’Ü SOSYAL MEDYA KULLANIYOR

Geleneksel medya hem yaygınlığını hem de güvenilirliğini yitirmiş durumda. Sosyal medya 2010’da toplumun kısıtlı bir kesiminin kullandığı bir araçken, artık toplumun neredeyse dörtte üçü kullanır hale geldi. Gazetelerin siyasi iktidarın yanlışlarını yazmalarının demokrasinin gereği olduğuna inanan çoğunlukta bir miktar düşüş olsa da, önermeyi “kesinlikle doğru” bulanlar yüzde 31’den yüzde 68’e zıplamış. İnternet ve sosyal medyadaki bir diğer sorun doğru habere erişim ve yalan haberle ilgili.

SEÇİMLER ADİL DEĞİL

Siyasi partilerin ve adayların kampanyalarını eşit ve adil ortamda yürütebildiklerinden, yani seçimlerin adil olduğundan yana toplumun yarısının şüpheleri var, ancak altıda bir siyasi partilere güvendiğini belirtiyor. Toplumda siyasi parti üyeliği de çok düşük. Eşitlik, adalet, haklarını elde etme talebi de cevaplar arasından öne çıkıyor. Bununla beraber şeffaf yönetim daha da altı çizilen bir mesele olarak belirlenecek gibi görünüyor. Seçim sonrası belediyelerin çalışmalarının yakından takip ediliyor olması, katılımcılık için belediye ve halk arasında karşılıklı talep olması belki de yeni bir döneme girdiğimizi gösteriyor.

TOPLUMUN YÜZDE 61’İ BÖYLE DÜŞÜNÜYOR: HÜKÜMET YARGIYA BASKI YAPIYOR

Toplumun yarısından fazlası hükümetin savcı ve hâkimlere baskı uyguladığına inanıyor ve bu oran zaman içinde artmış. Hatta 2017’deki bir bulguya göre yargı sisteminin doğru çalışıp çalışmadığına dair bir soruya cevaben yine toplumun yarısından fazlası “yargı tamamen siyasallaştı, iktidarın kararlarına göre hareket ediyor” cevabını tercih ediyor.”

Erdoğan Deniz Kuvvetlerini Ulusalcılara sus payı olarak verdi

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

“Fahrettin Altun, basın özgürlüğü eleştirisi yapacak pozisyonda değil”

CHP’li Fethi Açıkel’den Fahrettin Altun’a basın özgürlüğü hatırlatması: “Türkiye’de basın özgürlüğünü ortadan kaldıran politikaların merkezindeyken ABD’ye basın özgürlüğü eleştirisi yapacak pozisyonda değil.”

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ABD’deki protestolara yönelik basın özgürlüğü eleştirisini samimi bulmadı. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’ya konuşan Açıkel, “Altun, Türkiye’de basın özgürlüğünü kaldıran politikaların merkezindeyken ABD’ye basın özgürlüğü eleştirisi yapacak bir pozisyonda değil” dedi.

TÜRKİYE’Yİ TUTUKLU GAZETECİLER ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRDÜLER

ABD’deki protestolarda TRT ekibine yönelik müdahaleyi ‘haksız’ diye tanımlayan Fethi Açıkel, “Müdahaleyi de samimiyetten uzak açıklamaları (Fahrettin Altun’un beyanları) da kabul etmek mümkün değil. İstanbul’da eviyle ilgili haberlere yayın yasağı kararı aldıran, gazeteleri tekzip ve düzeltme kararlarıyla adeta boğan, haberi yapan gazetecileri hedef gösteren bir zihniyetin, basın özgürlüğü ve demokrasi ilişkisi üzerinden değerlendirmeleri sadece söylemde kalmaktadır, Türkiye’yi tutuklu gazeteciler ülkesine dönüştüren Saray rejimi, basın özgürlüğü eleştirisi yapacak bir durumda değildir.”

Dertleri demokrasi değil: Biri koltuk ve diğeri grup peşinde!

Okumaya devam et

Politika

Dertleri demokrasi değil: Biri koltuk ve diğeri grup peşinde!

Gelecek Partili Ayhan Sefer Üstün, Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan’ın ‘transfer yasağı’nı demokrasi adına istemediklerini savundu. “İlki koltuğu koruma, ikincisi grubu tutma peşinde” dedi.

BOLD – Yıllarca AKP’nin yönetim kademesinde siyaset yapan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, vekil transferini önleme amaçlı yasal değişiklik teklifini yorumladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın farklı amaçlarla bu değişikliği istediğini belirtti.

Eski AKP’li Üstün, vekil transfer yasağına yönelik Bahçeli’nin ve Erdoğan’ın ayrı planları bulunduğunu iddia ediyor.

BAHÇELİ’NİN AMACI MİRASÇI OLMAK ERDOĞAN’INKİ GRUBU TUTMAK

Üstün’e göre Bahçeli’nin niyeti, bir yandan partisindeki koltuğunu ve ülkedeki iktidarını korumak diğer taraftansa orta vadede zayıflayacak uzun vadede dağılacak AKP’nin mirasçısı olmak. Erdoğan’ın hedefinde ise grubunu, kanun zoruyla bir arada tutabilmek var.

DEMOKRASİYE İNANCIN KALMADIĞI İZLENİMİ DOĞUYOR

AKP’yi “Önceden reformcu bir partiydi. Gündemi belirler, hedefler koyardı. Artık AK Parti diye bir oluşum kalmadı. Sadece Erdoğan var” diye tanımlayan Ayhan Sefer Üstün, “İktidar koalisyonunun son yıllardaki uygulamaları demokrasiye inancın kalmadığı izlenimini doğuruyor” ifadelerini kullandı.

Mart’ta İyi Parti’den istifa eden Tuba Vural Çokal’a AKP rozetini bizzat Erdoğan takmıştı.

GEÇİŞLERLE HAYAT BULAN AKP 3 AY ÖNCE VEKİL TRANSFER ETTİ

İktidar koalisyonunun, milletvekillerinin partilerinden istifa edip başka yere geçmesini ‘ahlaksızlık’  şeklinde itham etmesine de değinerek “AK Parti 2001’de kurulduğunda, transferlerle hayat bulmuştu. O dönem bağımsızlardan, Doğru Yol Partisinden, ANAP’tan 51 vekil transfer edip Meclis’te hatırı sayılır grup kurmuştu. Sonrasında da transfer şampiyonluğunu hiçbir partiye bırakmadı. Üç ay önce son transferi yine AK Parti yaptı” dedi.

Anket sonuçlarından rahatsız olan Saray’dan “sahte ve hileli” açıklaması

Okumaya devam et

Politika

Anket sonuçlarından rahatsız olan Saray’dan “sahte ve hileli” açıklaması

AKP’nin aleyhine çıkan anketlerin giderek artmasının ardından Fahrettin Altun’dan ‘sahte ve hileli’ açıklaması geldi.  

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanı Fahrettin Altun, AKP’nin oy kaybettiği yönünde veri açıklayan anketleri eleştirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Altun, AKP’nin aleyhine sonuçlanan ve kamuoyuyla paylaşılan anketlerin, “hileli ve sahte” olduğunu iddia etti. 

Son dönemlerde birçok kamuoyu araştırma şirketi, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve partisinin giderek ilgi kaybettiğini işaret eden anketleri paylaşmıştı. 

Anketlerin sahte ve hileli olduğunu iddia eden Fahrettin Altun, twitterdan paylaştığı tabloda, “Kamuoyunu sahte ve hileli anketlerle yanlış yönlendirerek zihinlerimizi işgal etmeye ve toplumumuza istikamet çizmeye çalışan odaklara karşı vatandaşlarımızı hakikatle buluşturmak için tüm gücümüzle çalışacağız. Her zaman hakikatin sözcüsü olacağız.” ifadesini kullandı.  

 “ANKET FİRMALARI FİNANSÖRLERİNİ AÇIKLASIN” 

Altun’un iddiasına cevap veren Avrasya Araştırma Şirketi Başkanı Kemal Özkiraz, tüm firmaların kendileri gibi anketlerini, maliyetini ve finansörlerini açıklamasını istedi.  

Özkiraz, “Sayın Altun harika bir konuya değinmiş; tüm firmalar bizim yaptığımız gibi anketlerini maliyetini ve finansörlerini açıklamalıdır. Avrasya’dan başka sosyal medya hesabında sözleşme ve faturasını paylaşan yok. Dünyada araştırmacılar benim gibi kimi desteklediklerini de açıklıyor.” dedi.  

AKP’li başkan gazetecileri tehdit etti: Kimse rahat dolaşamayacak!

Okumaya devam et

Popular