Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Demirören: Devran döndüğünde bizi yok ederler

AKP döneminin yıldızı Demirören ailesinde Tayyip Erdoğan krizi patlak verdi. Tayfun Demirören, “Devran döndüğünda üzerimizden silindirle geçerler” dedi.

BOLD  – Demirören Ailesi içinde, kardeşler Tayfun Demirören ve Yıldırım Demirören arasında AKP ile yakınlaşma nedeniyle kriz yaşandığı iddia edildi. Gazeteci Sabahattin Önkibar, ‘ailenin yakın çevresinden aldığı bilgilere’ göre, Tayfun Demirören’in abisine “Devran döndüğünde, AKP ve Tayyip Erdoğan gittiğinde bizi yok ederler” diye çıkıştığını öne sürdü.

Gazeteci Sabahattin Önkibar, Youtube üzerinden paylaştığı videoda Demirören Ailesi’ne ilişkin oldukça dikkat çekici iddialarda bulundu.

Demirören Ailesi’nde kardeşler arasında büyük anlaşmazlık çıktığını ifade eden Önkibar, bunun büyük kardeş Yıldırım Demirören’in AKP iktidaryla girdiği yakın ilişkiden kaynaklandığını söyledi.

Önkibar’ın YouTube yayınında dile getirdiği iddialara göre, Yıldırım Demirören’in AKP iktidarına verdiği destek kardeşleri, Tayfun Demirören ve Meltem Demirören Oktay’ı ciddi anlamda rahatsız etti.

Kendilerinin bir ‘iş ailesi olduklarını’ ve ‘daha tarafsız konumlanmaları’ gerektiğini abileri Yıldırım Demirören’e defalarca anlatan iki kardeş, AKP sonrası dönemde Demirören Grubu’nun hedef tahtasına koyulabileceğini vurguladı.

demiroren-ailesi-nde-akp-tartismasi-devran-donerse-bizi-yok-ederler-738620-1.

Önkibar videosunda bu durumla ilgili şu ifadeleri kullandı:

‘ÜZERİMİZDEN SİLİNDİR GİBİ GEÇERLER’

“Yıldırım Demirören artık AKP iktidarıyla hısım bile oldu. Kızını Sabah Grubu’na gelin verdi. Hürriyet Gazetesi operasyonunda da bildiğiniz gibi Demirören var. Gene şans oyunları ihalesi, TOTAL’in OYAK’a satılması gibi birçok konuda Demirören var. Doğan Medya’yı alırken bile 690 milyon dolar Ziraat Bankası’ndan kredi kullandı. İşte tüm bu durumlar sonrası Tayfun Demirören abisine çıkışmış ve ‘devran döndüğünde, AKP ve Tayyip Erdoğan gittiğinde bizi yok ederler. Üzerimizden silindir gibi geçerler. Ne hakkın var böyle bir kumarı oynamaya’ demiş. İki kardeş artık kanlı bıçaklı. Bu bana yakın çevresinden gelen bilgi.”

AKP DÖNEMİNİN YÜKSELEN ‘DEĞERİ’

1956 yılında Erdoğan Demirören tarafından kurulan Demirören Holding, özellikle son yıllarda AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan’a olan yakın ilişkisiyle dikkat çekiyor.

Demirörenler, bir süre önce Hürriyet ve CNN Türk gibi, Doğan Medya grubuna ait yayın organlarını satın aldı ve bu kurumların iktidar yanlısı çizgisini daha da keskinleştirdi.

Türkiye tarihinin en büyük medya sahipliği değişimini ifade eden bu el değişimi sırasında, bir kamu bankası olan Ziraat, Demirören Holding’e 2 yıl geri ödemesiz şekilde 10 yıl vadeyle 675 milyon dolar kredi sağladı. Medyaya yansıyanlara göre, kredi faizinin de düşük tutulduğu iddia edildi.

Demirören Holding daha 2011’de de Doğan Holding’e ait Milliyet ve Vatan gazetelerini satın almıştı.

Ailenin üyesi Yıldırım Demirören’in Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanlığı yaptığı sırada, Demirörenler’in İddaa ihalesini alması da büyük tepki çekti. Yıldırım Demirören, ihalenin alınmasından sonra TFF Başkanlığı görevinden istifa etti.

Demirören Holding’in ağırlıklı olarak enerji, sanayi, gayrimenkul, inşaat, medya ve eğitim alanlarında yatırımları bulunuyor.

Holdingin mermer, gayrimenkul, liman, inşaat, petrol ve medya sektörlerine açılması, AKP iktidarıyla birlikte gerçekleşti.

Genel

Mektebim Okulları yüzlerce aileyi dolandırdı

Diyarbakır’da eğitim veren ve Bağlar Belediyesi’nin AKP’li Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun da ortaklarından biri olduğu iddia edilen Özel Maarif Okulları’nın (Mektebim) yüzlerce aileyi dolandırdığı belirtildi.

BOLD – Diyarbakır’da bulunan Özel Maarif Okulları’nın yüzlerce aileyi dolandırdığı iddia edildi. Yüksek Seçim Kurulu’nun,31 Mart Yerel Seçimleri’nde oyların çoğunluğunu alarak seçilen HDP’li Zeyat Ceylan’ın mazbatasını verdiği AKP’li Hüseyin Beyoğlu’nun kardeşi Haşim Merdoğlu’nun yüzlerce aileden yıllık ücret alarak ortadan kaybolduğu belirtildi.

AKP’li Beyoğlu’nun okulun ortaklarından biri olduğu iddia ediliyor. Edinilen bilgilere göre İl Milli Eğitim Müdürlüğü soruşturma başlattı.

Okumaya devam et

Genel

İyi Partili Dervişoğlu’dan AKP’li Resul Torun’a: Yav sen ne boş adamsın!

Çoklu baroyu tartışan İyi Partili Müsavat Dervişoğlu, kendisine “Hakikaten saçmalıyorsun” diyen Resul Torun’a, “Yav sen ne kadar boş bir adamsın be” dedi.

BOLD- Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programında, TBMM Adalet Komisyonundan geçen ‘çoklu baro’ olarak da bilinen yeni yasa tasarısı tartışıldı.

Program konuklarından İyi Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ile AKP 22. Dönem Milletvekili Resul Torun arasında sert tartışmalar yaşandı. Çoklu baro önerisine karşı olan Dervişoğl ile düzenlemeyi savunan Torun birbirlerine sert sözlerle yüklendi.

HAKİKATEN SAÇMALIYORSUN

Dervişoğlu, “Hakikaten saçmalıyorsun” diyen Torun’a, “Yav sen ne kadar boş bir adamsın be” dedi. Tartışmanın büyümesi üzerine araya Didem Arslan Yılmaz girdi.

MUHATAPLARINIZI İYİ SEÇİN

Sunucu Yılmaz’a ‘sizden bir istirhamım var’ diyen Müsavat Dervişoğlu, ‘Beni programınıza çağırırken muhataplarınızı iyi seçin’ dedi.

 

Galatasaray’ın yıldızı Feghouli’den A Spor yorumcusuna ırkçılık tepkisi

Okumaya devam et

Genel

Vedat Aydın davasında 29. yıl: Zamanaşımı doluyor

Kürtçeyi iletişim dili olarak seçtiği için önce zorla kaybedilen, ardından öldürülmüş olarak bulunan Vedat Aydın dosyası 30. yılına giriyor.

BOLD – HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın 29 yıl önce kaçırılıp öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasının zamanaşımına uğramasına sadece bir yıl kaldı. Cinayetin failleri ortaya çıkarılmıyor. Aydın’ı anlatan avukat arkadaşı Mehmet Emin Aktar, “Gittiği her yerde cesaret aşılıyordu. Aydın, sözünü esirgemeyen güçlü bir devrimciydi” diyor.

Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürülmesinin üzerinden 29 yıl geçti.

Ancak öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasında bir arpa boyu yol alınmadı.

29 yıldır Diyarbakır Adliyesi’nde bekletilen soruşturma dosyası, eğer bir gelişme sağlanmazsa ya da kovuşturmaya dönüştürülmezse 2021 yılı içinde zamanaşımına uğrayacak.

KÜRTÇEYİ İLETİŞİM DİLİ OLARAK SEÇİNCE BASKILAR BAŞLADI

Vedat Aydın’ı, birlikte çalıştığı avukat arkadaşı Mehmet Emin Aktar, Aydın’ın 1984’te cezaevinden çıktıktan sonra Kürtçeyi temel iletişim dili olarak kendine seçtiğini hatırlatarak, Aydın’ın gündelik hayatta, siyasette neredeyse sadece Kürtçe konuştuğunu, İHD Genel Kurulu’nda Kürtçe konuştuğu için tutuklandığını, mahkemelerde Kürtçe savunma yaptığını söyledi.

ZORLA KAYBEDİLDİ

5 Temmuz 1991 tarihinde saat 23:45’te Vedat Aydın’ın evine gelen sivil giyimli üç kişi, kendilerini polis olarak tanıtarak siyasi şubeden geldiklerini, kısa bir iş için kendisini şubeye götüreceklerini söyledi.

Vedat Aydın aşağıda bekleyen ve içinde şoför olan bir araca bindirildi ve Aydın’dan bir daha hiçbir haber alınamadı.

7 Temmuz 1991 tarihinde ise Elazığ’a bağlı Maden ilçesinde bulunan cenazenin Vedat Aydın’a ait olduğunu tespit edildi.

Maden Cumhuriyet Savcısı ve bir doktor tarafından olay yerinde yapılan incelemede bedende işkence izlerine rastlandı.

Vedat Aydın’ın cenazesi 10 Temmuz 1991 tarihinde ailesi tarafından teslim alındı.

VEDAT AYDIN KİMDİR

Vedat Aydın, 1953 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Kürthacı köyünde dünyaya geldi.

İlk, orta ve lise öğrenimini Bismil’de yaptı. 1979’da Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sürecinde tutuklandı ve 4 yıl hapis yattı. Tahliye olduktan sonra bir grup Kürt aydını ile birlikte İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) kurmak için çalışma başlattı.

1990 yılında İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu’na seçildi. Çalışmaları süresince defalarca gözaltına alındı. 28 Ekim 1990 tarihinde ise İHD Genel Kurulu’nda konuşmasını Kürtçe yaptığı için tutuklandı.

Duruşmada Türkçe konuşmayı reddetti. Dört ay sonra tahliye olan Aydın, 1990 yılı sonlarında İHD Diyarbakır Şubesi Başkanlığı’na, 1991 yılı Haziran ayında yapılan HEP Diyarbakır İl Kongresi’nde ise parti il başkanlığına seçildi.

Okumaya devam et

Popular