Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gar saldırısı için “Daha iyisi olabilirdi” mesajı atan üniversite öğrencisine dava açıldı

100 kişinin öldürüldüğü Ankara Tren Garı saldırısı için ‘Daha iyisi olabilirdi’ mesajı atan Abdurrahman Gülseren hakkında ‘IŞİD propagandası yapmak’ suçundan dava açıldı.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Ekim Gar saldırısına ilişkin “Katliamı kınıyorum, daha iyisi olabilirdi :)” şeklinde paylaşım yapan, “ülkücü kökenli” olduğu ifade edilen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) öğrencisi Abdurrahman Gülseren hakkında dava açtı.

İddianamede, şüphelinin, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan cezalandırılması istendi.

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianamede, şüphelinin IŞİD Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen ve birçok kişinin ölümüne neden olan saldırıyı destekler, teşvik eder mahiyette paylaşım yaptığı, bu yolla IŞİD’in cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerini meşru göstermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi.

Abdurrahman Gülseren, 10 Ekim 2019 tarihinde, sosyal medya hesabı üzerinden “#10EkimAnkaraKatliamı kınıyorum; daha iyisi olabilirdi. :)” şeklindeki tepki çeken paylaşımla ilgili 10 Ekim katliamı mağdurlarının avukatı Doğukan Tonguç Cankurt, suç duyurusunda bulunmuştu.

Fatih Portakal’a kiremit cezası

Gündem

“Tutuklu, dilekçe yazmayınca aktif örgüt üyesi sayıldı”

Bingöl Cezaevi yönetiminin Ahmet Uğur’la ilgili bilgi formuna, ‘aktif örgüt üyesi’ yazmasını Meclis gündemine taşıyan Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na Adalet Bakanlığından cevap geldi.

BOLD – Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Ahmet Uğur hakkında, cezaevi idaresi tarafından tutuklu-hükümlü bilgi formuna “aktif örgüt üyesi” ibaresi yazıldı. 7 Temmuz 2016 tarihinden beri tutuklu bulunan Uğur, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazdığı mektupta, hakkında örgüt üyesi olduğu dair kesinleşmiş herhangi bir yargı kararının olmadığını ifade etti.

“MASUMİYET KARİNESİ HAKKIM İHLAL EDİLDİ”

Mektubunda, “Formun hangi yasal mevzuat hükmüne dayandırılarak oluşturulduğunu” soran Uğur şöyle dedi:

“Yargılandığım adli davada dahi aktif örgüt üyesi olduğuma dair bir isnat, belge veya istihbari rapor bile bulunmazken, Yargıtay’ın 1986 tarihli içtihadında gösterilen örgüt üyesi olmanın yasal unsurları konulu kararındaki hiçbir kavram şahsıma isnat edilmemişken, Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Müdürlüğü gibi idari bir kurum hakkımda nasıl böyle bir evrak düzenler? Anayasamızın 38’inci maddesinde geçen masumiyet karinesi ve AİHM yönünden lekelenme hakkımın açık bir şekilde ihlali söz konusudur.”

Konuyu Meclis gündemine taşıyan Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yazılı soru önergesi verdi. Ahmet Uğur hakkında tutuklu -hükümlü bilgi formuna aktif örgüt üyesi yazılıp yazılmadığını sordu.

TUHAF GEREKÇE

Bakanlık, Gergerlioğlu’nun sorusuna verdiği cevapta Uğur’un kuruma getirilirken, örgütteki konumuna dair bir dilekçe vermediği için, hakkında tutuklu-hükümlü formuna aktif örgüt üyesi yazıldığını savundu.

Mezopotamya Ajansından Diren Yurtseverin haberine göre Bakanlığın cevabı şöyle:

“Kurumumuza gerek tutuklu gerekse hükümlü olarak gelenlerin tutuklama müzekkeresi ve ilamları sisteme girilirken, örgütte konumu sisteme zorunlu girilmesi gerektiğinden, örgütteki konumu kısmında sistemde ‘aktif örgüt üyesi, lider, sempatizan, tarafsız ve itirafçı’ seçenekleri öne çıkmakta olup, suç türünde ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ibaresi Sulh Ceza Hakimliğince belirtildiğinden ve kişinin kurumumuza alınırken örgütteki konumu ile ilgili vermiş olduğu herhangi bir dilekçesi de bulunmadığından konumuna uygun olan ‘aktif örgüt üyesi’ ibaresi seçilmiştir.”

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Okumaya devam et

Gündem

Danıştay Ayasofya kararını verdi Tayyip Erdoğan da imzaladı

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Tayyip Erdoğan da Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararını imzaladı.

BOLD – Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneğinin, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda açtığı dava sonuçlandı. Danıştay 10. Dairesi, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi. Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen 10. Daire kararını verdi. Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştaya dava açmıştı. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istemişti. Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetmişti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onamıştı. Dernek, 2016’da tekrar Danıştaya dava açmıştı. Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verilmişti. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez bulmuştu.

CAMİ VASFI DEĞİŞTİRİLEMEZ

Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi. Ayasofya’nın tapu belgesinde cami vasfı ile tescilli olduğu, bunun değiştirilemeyeceği kaydedildi. “Vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Kadimden beri korunan Vakfa ait taşınmaz ve hakların, istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamaz” denildi.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

  • Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki, değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek ve tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu Devletin, vakıf varlığının, vakfedenin iradesine uygun olarak kullanılmasını sağlama yönünde pozitif yükümlülüğü, vakıf mal ve hakları ile ilgili olarak vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde de negatif yükümlülüğünün bulunduğu kuşkusuzdur.
  • Bu durumda, Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususlar dikkate alınmaksızın Ayasofya’nın cami olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
ERDOĞAN İMZAYI ATTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararını imzaladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Danıştayın Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair kararı iptal etmesinin ardından yaptığı açıklamada Tayyip Erdoğan’ın bugün saat 20.53’te millete sesleniş konuşması yapacağını duyurdu.

Kararın ardından, ellerinde Türk bayrakları bulunan çok sayıda kişi, dua edip tekbir getirerek toplanmaya başladı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alınarak tekrar cezaevine gönderilen kanser hastası Ümit Gökhasan’ın ceza erteleme talebi reddedildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Üç buçuk yıldır Afyon Cezaevinde tutuklu olan mide kanseri Ümit Gökhasan’a ‘cezaevine kalabilir’ raporu verildi. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 18 Haziran 2020’de yazdığı raporda “Hasta hayatını yalnız idame ettirebilir, infazın tehirine gerek yoktur” denildi.

Hastanenin raporunu dikkate alan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökhasan’ın sağlık nedeniyle infazının ertelenmesi talebini reddetti. Savcılığın 6 Temmuz 2020’de düzenlediği belgede ret gerekçesi şöyle belirtildi:

“Hükümlünün sağlık nedeniyle erteleme talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükümlü hakkında aldırılan Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 18/06/2020 tarih 1571 no’lu sağlık kurulu raporunda, ‘Hayatını yalnız idame edebilir. İnfazın tehirine gerek yoktur’ olarak belirtildiğinden 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16. maddesinde öngörülen koşulların varlığı saptamadığından hükümlünün erteleme talebinin reddine…”

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Gökhasan’ın, bu karara itiraz yolunun açık olduğu da belirtildi.

7 DOKTORUN İMZASI VAR

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun verdiği raporda travmatoloji, nöroloji, ruh sağlığı, kulak-burun-boğaz, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanı olmak üzere 7 doktorun imzası bulunuyor.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan KHK’lı komiser Ümit Gökhasan’ın şikayetleri Ağustos 2019’da başladı. Ancak süreçler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’de mide kanseri teşhis konuldu. 13 Şubat 2020’de Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderilen Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi, Türkiye’de Mart 2020’de başlayan ve cezaevlerini de etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle aksadı. Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka organlarına da sıçradı.

İki ay önce Bold Medya’ya konuşan eşi Şükran Gökhasan, “Eşimin büyük sıkıntıları var. Yemek yiyemiyor, geceleri istiğfar ediyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. En kısa zamanda tahliyesini talep ediyoruz” demişti.

DOSYASI YARGITAY’DA

En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Tutuklu kanser hastası Ümit Gökhasan’ın eşi: Geceleri kusmaya başladı, sesimizi duyan yok mu?

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Okumaya devam et

Popular