Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’nin taslağı: Ankara 2, İstanbul 3 baroları geliyor

Baroların yapısını değiştirmek isteyen AKP’nin hazırladığı taslağa göre, Ankara ve İstanbul’da birden fazla baro kurulacak. Barolar Birliği başkanı ve yönetimini baro başkanlarının seçmesi önerisi ise 80 baro başkanının çoğunun iktidara muhalif olduğu gerekçesiyle taslaktan çıkarıldı.

BOLD –  AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında dün toplan parti MYK toplantısında baroların seçim yapısında değişiklik öngören yasa taslağı ile ilgili sunum yapıldı.

Baroların yapısını değiştirmek isteyen AKP, hazırladığı taslakta, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı ve yönetimini “delegelerin değil, baro başkanlarının seçmesi önerisini” getirmek istedi. Ancak Türkiye’de bulunan 80 baro başkanının çoğunluğunun iktidara muhalif tavırda olması nedeniyle, bu istek AKP içinde de tartışmalara neden oldu. Barolarla ilgili taslak AKP Merkez Yürütme Kurulu’na sunulurken, tartışmalar sonrasında bu maddenin taslaktan çıkarıldığı belirtildi.

Cumhuriyet’in haberine göre, MYK toplantısında, AKP’li kurmaylar, baroların seçim yapısında değişiklik öngören yasa taslağı ile ilgili sunum yaptı. Yasa teklifinin taslak metnine göre, “avukat sayısı 5 bini aşan illerde” 2 bin üyesi bulunan “alternatif baro” kurulabilecek. Avukat sayısı 5 binin üzerinde bulunan iller arasında ise sadece Ankara, İstanbul ve İzmir yer alıyor. Bu üç büyükşehirde “alternatif baro” kurulması durumunda ise baro başkanları toplam sayısının 85, 90 civarında olması bekleniyor. Mevcut düzenlemede ise ülke genelinde 80 baro başkanı bulunuyor.

BAROLARA TARİHE GÖRE 1 VE 2 DİYE SIRALANACAK

Yine AKP MYK’de sunulan taslağa göre, mevcutta bulunan baroların konumu korunacak ancak diğer barolar “kuruluş tarihine göre bir sıralamaya” tabi tutulacak. Buna göre, Ankara’da mevcutta bir baro bulunurken, “Ankara 2. Barosu”, “Ankara 3. Barosu” ya da “İstanbul 2. Barosu”, “İstanbul 3. Barosu” gibi barolar oluşturulabilecek. “Alternatif baroların kurulması” sonrasında ise üye sayısının 2 binin altına düşmesi durumunda, sayının tamamlanamaması halinde, o baro kapatılacak.

GENEL KURUL İÇİN BAROLARIN YARISININ İMZASI GEREKECEK

Mevcut düzenlemeye göre, TBB’nin genel kurulunu “olağanüstü toplantıya çağırmak için en az 10 baronun yönetim kurulunun imzası yeterli olabiliyordu. Ancak AKP’li kurmayların hazırladığı taslağa göre, “TBB genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmak için baroların yarısının yönetim kurulları yazısı” gerekecek. Taslağın bu dönem TBMM’ye gelip gelmeyeceği netlik kazanmazken, AKP’nin teklifi bir an önce Meclis’e getirmek istediği de konuşuluyor.

Kuran ve hadis kitapları suç delili diye sergilendi

Politika

“Tayyip Bey artık günlük yaşıyor”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. “Tayyip Bey artık günlük yaşıyor. Manevi argümanları çok rahat kullanıp tüketebiliyor. Bir hafta önce haram olan faiz, bir hafta sonra 475 baz puan artıyor” dedi.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Merkez Bankası üzerinden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterdi.

Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz’a konuşan Davutoğlu, Erdoğan’ın Merkez Bankası rezervlerinin eksiye düştüğünden haberinin olmadığı iddiasıyla ilgili konuştu. Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası’nın negatif rezerve düştüğünü yeni mi görmüş? Merkez Bankası bilançosuna baksa gösteriyor zaten. Ağbal gelmeden bu tabloyu görememişseniz, herkes sizi yanıltır. Albayrak örtmüş de Ağbal’dan sonra anlamışsa durum çok vahim. Demek ki Cumhurbaşkanı basit bir Merkez Bankası bilançosunu bile okuyamıyor. Biliyorsan niye sabrettin? Bilmiyorsan, 18 yıldır bilançoya bakmayı mı öğrenemedin?” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, başbakanlığı dönemindeki kabinesinde yer alan Lütfi Elvan ile Naci Ağbal’ın ekonomi yönetimine atanmasıyla ilgili ise, “Kapasitelerine ve dürüstlüklerine inanırım. Ama siyasi direnç kabiliyetlerinin yeterli olacağını düşünmüyorum. Çünkü Tayyip Bey, krizin kontrol altına alındığını düşünsün, ‘Faizi düşürün’ diye konuşmaya başlayabilir. Tayyip Bey artık günlük yaşıyor. Manevi argümanları çok rahat kullanıp tüketebiliyor. Bir hafta önce haram olan faiz, bir hafta sonra 475 baz puan artıyor” değerlendirmesi yaptı.

HANGİ SERMAYE TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAR?

Erdoğan’ın AB’ye dönüş mesajlarını da samimi bulmayan Davutoğlu, “Çünkü hamasetle dış politika yürütmenin sonuna gelindi. Kimse artık Cumhurbaşkanı ne diyor, dinlemiyor. Yarın değişebileceğini biliyor. Hangi sermaye Türkiye’de yatırım yapar?” dedi.

ALBAYRAK EKONOMİ CAHİLİ

Davutoğlu, Berat Albayrak’ın bakanlıktan istifasıyla ilgili ise, “Albayrak, ekonomi cahili olduğu için ekonomi kötü oldu. Albayrak ekonomi bilmez (Instagram’dan istifa) Bu yöntem, Cumhurbaşkanlığı makamına hakarettir. Böylesine ağır hakareti hiçbir üst makam görmemiştir. Bakanım Instagram’da istifa etse anında görevden alırım. O 27 saat içinde ne oldu? Ne müzakere yürüdü perde arkasında?” ifadelerini kullandı.

Babacan: Cumhurbaşkanlığı sistemi Hazine’nin borcunu ikiye katladı

Okumaya devam et

Politika

“Kendi koltuğunu kurtarmayı reform diye pazarlamayı bırak”

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın reform açıklamalarını eleştirdi. “Milletin derdi tencereyi kaynatmak, senin derdin Saray’da sefa sürmek. Kendi koltuğunu kurtarmayı, bu millete reform diye pazarlamayı artık bırak Sayın Erdoğan!” dedi.

BOLD – Meral Akşener, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Koronavirüs vakalarındaki artışa dikkat çeken Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 14 günlük karantina çağrısı yaptı.

AKP hükumetini dolar ve faiz üzerinden eleştiren Akşener, “Sayın Erdoğan’ın Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve damat inadı bize 135 milyar liraya mal oldu. Şimdi de durumu reform vaatleriyle idare etmeye çalışıyorlar. Ne sende, bahsettiğin reformları yapacak, siyasi irade var, Ne ekibinde, bu reformları hayata geçirecek, nitelik var” ifadelerini kullandı.

Akşener, şunları söyledi:

CUMHURBAŞKANLIĞI VE DAMAT İNADI 135 MİLYAR LİRAYA MAL OLDU

“Gelin şu, “faiz sebeptir, enflasyon sonuç” saçmalığını terk edin. Yanlış teşhis, yanlış tedavi demektir. Yani, Sayın Erdoğan’ın Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve damat inadı bize 135 milyar liraya mal oldu. Yani, pandemiyle mücadele için, bütçeden millete yapılan doğrudan yardımların 13 buçuk katı, ağaların dillerinden düşürmedikleri faiz lobisine fazladan ödendi. Çelişkiye bakar mısınız?… Bir yandan iki lafın birinde, faiz lobisinden şikayet ediyorlar, diğer yandan faiz lobisine en çok parayı kendileri kazandırıyorlar. Türk Ekonomisi, bu iktidar yüzünden, her yıl yurt dışına 15 milyar dolar faiz ödüyor.

KAYINPEDER KONUŞUYOR DOLAR YÜKSELİYOR

Yine son iki yılda, bu ucube sistem ve beceriksiz yöneticiler yüzünden, Türkiye’nin uluslararası rezervleri, 70 milyar dolar eridi. Net rezervlerimiz, eksi 40 milyar dolar oldu. Yani cep delik, cepken delik…2017 yılı sonunda, kamu açığımız 56,2 milyar liraydı.2020 yılı sonunda, bunun 297 milyar liraya ulaşacağını, bizzat hükümetin kendisi söylüyor. Bütçe açığını, üç yıl içinde 5,3 kat artırmak, sadece beceriksiz yöneticilerle açıklanabilecek iş değil. Bu bir sistem sorunu. Bu sistem Türkiye’yi, Türkiye de bu sistemi artık taşıyamıyor. Nitekim, damat gidiyor, dolar düşüyor. Kayınpeder konuşuyor, dolar yine yükseliyor. İktidarın, küçük ortaklarıyla birlikte, ülkemizi soktuğu bu kısır döngü, Türkiye’yi daha fazla taşıyamaz.

DURUMU REFORM VAATLERİYLE İDARE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Sayın Erdoğan’ın teorisinin tam tersine, “Enflasyon sebep, faiz sonuçtur.” diye açıkça ifade etti. Böylece Türkiye’yi deneme tahtası, Türk milletini de denek gören zihniyet iflas etti. Ama bu deneyin faturası ağır oldu, milletimizin önüne Sayın Erdoğan’ın tabiriyle acı reçete kondu. Şimdi de durumu reform vaatleriyle idare etmeye çalışıyorlar. Ama ilk günden anladık ki, çaresizlik içinde yapılan bu açıklamaların hiçbirinde samimi değiller.

REFORM DEDİN ERTESİ GÜN SUS PUS OLDUNUZ

Ne sende, bahsettiğin reformları yapacak, siyasi irade var, Ne ekibinde, bu reformları hayata geçirecek, nitelik var… “Adalette reform” dedin, ertesi gün, ana muhalefet partisinin lideri tehdit edildiğinde, sus pus oldunuz.

SENİN DERDİN SARAY’DA SEFA SÜRMEK

Milletin derdi tencereyi kaynatmak, senin derdin sarayda sefa sürmek. Kendi koltuğunu kurtarmayı, bu millete reform diye pazarlamayı artık bırak Sayın Erdoğan! durumu reform vaatleriyle idare etmeye çalışıyorlar. En büyük yapısal çözüm, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden vazgeçmektir. En büyük yapısal çözüm, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmektir.”

Bahçeli’den Arınç’a ağır sözler: Siyaset eskisi, ahmak!

Okumaya devam et

Politika

Babacan: Cumhurbaşkanlığı sistemi Hazine’nin borcunu ikiye katladı

Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçilmesiyle Hazine’nin borç yükünün yüzde yüz arttığı ortaya çıktı. Dikkat çeken rakamlar paylaşan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hazinenin borcunun 970 milyar dolardan 1 trilyon 935 milyar dolara çıktığını belirtti.

BOLD – Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin Hazine’ye faturası ağır oldu. Hazine’nin borcu yeni sistemle birlikte 2 kat arttı. Daha önce 970 milyar dolar olan borç, Ali Babacan’ın verdiği bilgiye göre Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçtikten sonra 1 trilyon 935 milyar dolara çıktı.

HAZİNE ARTIK İÇERİDE DE DÖVİZLE BORÇLANIYOR

Yeniçağ TV’de Orhan Uğuroğlu’na konuşan Deva Partisi Genel Başkanı, hükumetin artık sadece yurt dışına değil yurt içine de döviz cinsinden borçlandığını belirterek “Biz bunu belli bir tarihte durdurmuştuk. Bir ülke kendi vatandaşına döviz borçlanmaz. Fakat bu son dönemde buna tekrar başladılar. Hazinenin içeriye döviz borcu var. Bu nasıl yerlilik nasıl millilik?” dedi.

HAZİNENİN BORCU KASADAKİ PARADAN DAHA ÇOK

Babacan, dövizdeki yükselişin durdurulamamasının sebebini de açıkladı. Merkez Bankası’nın  piyasaya kasasındaki dövizden daha fazla borcu olduğu bilgisini veren Babacan, döviz kurunun bu şartlar altında kontrol edilemeyeceğini ifade etti.

MB’YE TALİMAT POLEMİĞİ

Babacan’dan uzun Merkez Bankası atamalarına dair bir de itiraf geldi. Dünyaca bilinen birçok başarılı iktisatçının “hükumette talimat gelir” diyerek Merkez Bankası başkanlığı teklifini reddettiğini açıklayan Babacan “Biz Erdem Başçı ayrıldıktan sonra Merkez Bankası’ndan çok iyi iktisatçılarla konuştuk gerçekten. Dünya çapında tanınmış ve bizim vatandaşlarımız olan insanlar. Diyorlar ki ‘Bu iş 1 ay gider sonra ayrılmak zorunda kalırız. Çünkü MB özel bir kurum, biz doğruları yapmak isteriz ama Cumhurbaşkanı’ndan hükumetten talimat gelir bu talimatın gereğini yapmayız. Zaten pürüz çıkar’ dediler. Bize ‘müsaade edin biz ara ara görüşlerimizi verelim, size anlatalım ama o kurumun başına geçmeyiz’ dediler.” ifadelerin kullandı.

Okumaya devam et

Popular