Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Emmanuel Macron: Türkiye Libya’da tehlikeli bir oyun oynuyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Türkiye’nin Libya’da üstlendiği role müsaade etmeyiz” diyerek Türkiye’yi ‘tehlikeli bir oyun oynamakla’ suçladı.

BOLD – Türkiye’yi Libya’da “tehlikeli bir oyun” oynamakla suçlayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bunun Berlin zirvesinde verilen taahhütlere aykırı olduğunu savundu.

“BERLİN KONFERANSINDAKİ BÜTÜN TAAHHÜTLERE AYKIRI”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Libya’da Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni destekleyen Türkiye’yi ülkede “tehlikeli bir oyun” oynamakla suçladı.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile yaptığı görüşme sonrasında Libya’ya ilişkin açıklamalarda bulunan Macron, “Bugün Türkiye’nin Libya’da tehlikeli bir oyun oynadığını ve bunun Berlin Konferansında verilen bütün taahhütlere aykırı olduğunu düşündüğümü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açıkça söyleme fırsatım oldu” ifadesini kullandı.

Ocak ayının sonunda Almanya’nın başkentinde düzenlenen zirveye katılan ülkeler, Libya’da taraflar arasında ateşkesi desteklemeyi, silah ambargosuna uymayı ve ülkenin iç işlerine karışmamayı taahhüt etmişti.

MACRON: MISIR’IN ENDİŞELERİ MEŞRU

Macron, Sirte’nin Ulusal Mutabakat Hükumeti tarafından alınması halinde, batı sınırını korumak için Libya’ya askeri müdahaleyi gündeme getiren Mısır’ın endişelerinin de “meşru” olduğunu dile getirdi.

Macron, “Cumhurbaşkanı Sisi’nin sınırlarında askerleri görünce haklı bir şekilde kaygılandığını anlayabilirsiniz” dedi.

Macron, “Bu hepimizi etkileyen bir Akdeniz meselesi, çünkü bugün Libya’dan kadın ya da erkek onca kişi perişan bir şekilde Avrupa’ya geliyor. Bütün bunları bilirken Türkiye’ye uzun bir süre boyunca Suriye’den Libya’ya savaşçı getirmesine izin verebileceğimizi mi düşünüyorsunuz?” sözlerini de ekledi.

Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda konuşan Macron, öncelikli olarak Türkiye’nin sonra da Rus paralı askerlerin Libya’daki rolünü kınadığını belirtmişti.

NATO’NUN BEYİN ÖLÜMÜ

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, NATO’nun “beyin ölümü”nün gerçekleştiği yönündeki sözlerini de tekrarladı. Geçen yılın sonunda NATO’nun “beyin ölümü”nün gerçekleştiğini söylediğini hatırlatan Macron, Akdeniz’de Libya açıklarında Türk ve Fransız gemileri arasında yaşanan olayın, NATO’nun “beyin ölümünün” gerçekleştiğinin bir kanıtı olduğunu söyledi.

NATO SORUŞTURMA BAŞLATTI

Fransa, iki Türk fırkateyninin eşlik ettiği Tanzanya bandıralı “Çirkin” adlı kargo gemisini, Libya’ya silah taşıyarak BM’nin silah ambargosunu ihlal ettiği şüphesiyle arama girişiminde bulunulduğunu ve Türk gemilerinin “son derece saldırgan” bir şekilde bu girişimi engellediğini ileri sürmüştü. Türkiye ise bu iddiaları yalanlamış, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, iddiaları “gerçek dışı” olarak nitelendirmişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de geçen hafta Türkiye’nin Fransız savaş gemisini taciz ettiği yönündeki suçlamasının inceleneceğini açıklamıştı.

Stoltenberg, “Türk deniz kuvvetlerinin, müttefiklerin Akdeniz’deki denetleme girişimine yanıt vermediği” yönündeki suçlamanın NATO savunma bakanları toplantısında Fransa tarafından gündeme getirildiğini belirterek “Ne olduğuna tam açıklık kazandırmak üzere NATO askeri makamlarının soruşturma başlatacağını” kaydetmişti.

LİBYA İÇ SAVAŞI

Fransa ve Türkiye’nin Libya’da devam eden iç savaştaki pozisyonları taban tabana zıt.

Türkiye, Birleşmiş Milletlerin tanıdığı, Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni (UMH) destekliyor.

Fransa ise ülkenin doğusunu denetleyen General Halife Hafter’e destek veriyor.

Fransa, Türkiye’yi Libya’ya yönelik silah ambargosunu delmekle ve ocak ayında Berlin’de üzerinde mutabık kalınan yol haritasındaki yükümlülüklerine uymamakla suçluyor.

Türkiye’nin UMH’ye son dönemde verdiği askeri destek, Hafter güçlerinin ilerleyişini durdurmasını sağladı.

BM Libya’ya silah ambargosu kararını 2011’de almış; ancak bu ambargonun sık sık delinmesi üzerine Berlin’de düzenlenen Libya konferansında ambargonun daha sıkı denetlenmesine karar verilmişti.

NATO Fransa ile Türkiye arasında Akdeniz’de yaşanan gerilimle ilgili soruşturma başlattı

Dünya

Hastanelerde yeterli yatak ve ekipman yok: Aşı ve ilaçlar kullanılamaz halde!

Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, hastanelerde kritik durumda olan hastaların tedavisi için yeterli yatak ve ekipman olmadığını açıkladı. Bu arada Türk Dışişleri Bakanlığı, AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle Lübnan’a gönderileceğini duyurdu.

BOLD – Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, Beyrut’taki patlamada çok sayıda çocuğun kurtarıldığını ancak ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini söyledi. Lübnanlı doktorlar, Beyrut’taki 4 büyük hastanenin patlamadan çok büyük hasar almaları nedeniyle hasta kabul edemediklerini açıkladı. Ölenler ve yaralananlar arasında sağlık çalışanlarının da olduğu belirtiliyor. Şehrin büyük hastanelerinin aldığı darbenin yanı sıra limanın yakınlarındaki Sağlık Bakanlığına bağlı tıbbi depoda bulunan yüz binlerce aşı ve ilacın da kullanılamaz hale geldiği tahmin ediliyor.

TÜRKİYE YARDIM GÖNDERİYOR

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Beyrut’taki patlamayla ilgili yaptığı açıklamada bölgeye AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle gönderileceğini açıkladı. Patlama sonrası Lübnan halkının acil ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak üzere gerekli çalışmaların başlatıldığını belirten Hami Aksoy, “Sağlık Bakanlığı, AFAD ve Kızılay aracılığıyla bölgeye arama kurtarma ekibi ve acil sağlık personeli sevk edilmekte, Sahra Hastanesi kurulumu planlanmakta, ayrıca ilaç ve tıbbi malzeme dahil, acil insani yardım malzemesi gönderilmektedir” ifadelerini kullandı.

Bütün ayrıntılarıyla Beyrut’taki patlama: Ne sebep oldu? İhmal iddiaları, saldırı ihtimali…

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da Kassel Valisi cinayetinde ana sanık suçu kabul etti

Geçen sene işlenen Kassel valisi cinayetinde ana sanık mahkemeye itirafını sundu. Avukatı Mustafa Kaplan’ın okuduğu itirafında ana sanık Stephan E, cinayeti işlediğini kabul etti.

BOLD – 2 Haziran 2019’da Kassel kentindeki evinin terasında öldürülen Vali Walter Lübcke cinayetinde ana sanık yine fikir değiştirdi. Daha önce itirafta bulunan, sonra bu itirafını geri çeken ana sanık Stephan E., avukatı tarafından mahkemeye sunulan ve okunan itirafında cinayeti işlediğini kabul etti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi olan Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) üyesi olan Walter Lübcke, izlediği mülteci dostu politika yüzünden aşırı sağcı çevreler tarafından hedef gösterilmiş, geçen sene de evinin terasında aşırı sağcı Stephan E. tarafından öldürülmüştü.

Ana sanık Stephan E., geçen yıl yakalandığında, cinayeti bir arkadaşıyla birlikte işlediğini itiraf etmiş, akabinde bu itirafını geri çekmişti. Bugün avukatı Mustafa Kaplan tarafından okunan itirafında ise sanık, emri arkadaşı Markus H.’nin verdiğini, hedefin Vali Lübcke’ye korkutmak ve onu zapt altına almak olduğunu söyledi.

Lübcke’nin iki sanığı terasında görünce ayağa kalkmaya yeltendiği, zorla oturttuklarını, “Kımıldama” diye tehdit ettiklerini, valinin direniş gösterip “Defolun” demesi ve tekrar ayağa kalkmaya çalışması üzerine silahını ateşlediğini bildirdi.

PİŞMAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Ana sanık Stephan E.’nin pişmanlık duyduğunu söylediği itirafında “Yaptığımız yanlıştı, hiç kimse başka bir fikri savunduğu için ölmemeli” sözleri yer aldı ve yanlış fikirlere kapıldığını ve cinayetin sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.

Radikalleşmesinden diğer sanık Markus H’yi sorumlu tutan Stephan E, “Bana istediğini yaptırmasına izin verdim. Yaptığımız korkak ve korkunç bir eylemdi” dedi ve ikinci sanık Markus H’yi baba ve arkadaş gibi gördüğünü de belirtti. Markus H’nin ayrıca silah taşıyan biri olarak tehlikeli ajitasyonlarda bulunduğunu söyledi.

E., aşırı sağcı ideoloji ve hareketlerden çıkış programlarından birinde yer almak istediğini de hakimlere iletti.

Öldürülen Kassel Valisi Walter Lübcke

Kassel Valisi Walter Lübcke suikastı Almanya’yı derinden sarsmış, aşırı sağcılar ilk kez devleti temsil eden bir yetkiliyi hedef alarak evinin terasında infaz etmişti.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Dünya

AKP’li yetkili: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme taraftarları az da olsa çoğunlukta

AKP’nin İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili kararını önümüzdeki hafta vereceği bildirildi. İngiliz Reuters haber ajansına konuşan AKP’li bir yetkili, “Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” dedi.

BOLD – Reuters haber ajansına konuşan AKP’li yetkililer, partinin kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadeleyi hedefleyen İstanbul Sözleşmesi konusundaki nihai kararını önümüzdeki hafta vereceğini açıkladı.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan AKP’li üst düzey bir yetkili, Türkiye’nin anlaşmadan çekilmesi yönündeki hukuki girişimlerde bulunulup bulunulmayacağına gelecek hafta karar verileceğini söyledi.

“Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” diyen AKP’li yetkili, buna karşın Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakalarının arttığı bir dönemde bu anlaşmadan çekilmenin yanlış sinyaller vereceğini belirtti.

Farklı görüşte olan AKP’li bir yetkiliyse, Reuters’a yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddeti azaltmanın yolunun anlaşmadan çekilmek olduğunu savundu. Söz konusu yetkili de bu konudaki kararın haftaya verileceğini sözlerine ekledi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

“Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı. 2014 yılı Ağustos ayında yürürlüğe girdi.

İstanbul’da imzaya açılması için büyük çaba gösteren Türkiye, belgeyi ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlet oldu.

Avrupa Konseyi 45 ülkeden 34’ü sözleşmeyi imzaladı ve onayladı. Hiçbir ülke sözleşmeden çekilmedi. Ancak Polonya sözleşmeden çekilmeyi planladığını açıkladı.

Ancak son dönemde İstanbul Sözleşmesi hükumete yakın medya ve AKP çevrelerinde tartışmaya açıldı. Sözleşme, “Türk aile yapısını bozduğu”, “eşcinselliğe yasal zemin hazırladığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Popular