Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaçırılan Yusuf Bilge Tunç’un babası: Yaşamıyoruz, ruh gibi ortalıkta dolaşıyoruz

11 aydır KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’tan haber alamadıklarını söyleyen baba Mustafa Tunç, “Artık yaşamıyoruz, sadece nefes alıp veren ruhlara dönüştük” dedi.

BOLD – Savunma Bakanlığında uzman olarak çalışırken KHK ile ihraç edilen Yusuf Bilge Tunç’tan 6 Ağustos 2016’dan bu yana haber alınamıyor. Arabası, kaçırıldıktan 45 gün sonra Ankara GİMAT alışveriş merkezinin yakınlarında bulundu. Savcılık ne doğru dürüst olay yeri incelemesi yaptı, ne HTS (telefon görüşmeleri) kayıtlarını inceledi, ne de MOBESE kayıtlarına baktı.

Yusuf Bilge Tunç’un babası Mustafa Tunç, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Youtube kanalı ÖFG TV’ye ikinci kez konuk oldu.

“SAVCI OLAY YERİ İNCELEMESİ YAPTIRMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Mustafa Tunç, programda bir yıldır yaşadıklarını ve yaptıkları başvuruları bir kez daha hatırlattı:

“Gelinim bize haber verdiği gün apar topar Ankara’ya geldik. O günden beri oğlumu arıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin adli ve idari yetkili bütün makamlarına başvurduk. Şu ana kadar hiçbir cevap aramadık. 11 ay bitiyor. Arabasını kaçırıldıktan 45 gün sonra GİMAT’ın ıssız bir yerinde bulundu. Polis çağırdık, tutanak tutuldu ama olay yeri incelmesi yapılmadı. Savcılığa başvurduk. Arabayı 35 gün orada tuttuk. Savcı olay yeri incelemesi yaptırmayacağını bizzat avukata söyledi. İtiraz ettik, yine yaptırmadı. 35 gün sonra çektik arabayı. Savcı değişti. İkinci savcı olay yeri incelemesi talep etti. 6 ay sonra inceleme yapıldı. Biz arabayı o zaman satışa çıkartmak için temizledik ve tamirini yaptırmıştık ve arabayı şu anda sattık.”

“HTS KAYITLARI 10 AY SONRA İSTENDİ”

Oğlunun bulunması için hiçbir insani hassasiyet gösterilmediğini ifade eden Tunç, “Ailesine kızıp evden kaçan bir insan gibi aradılar oğlumu. HTS kayıtlarının incelenmesini istedik. 11. ay bitiyor, HTS kaydı incelemesi daha sonuçlanmadı. Olaydan hemen sonra gelinimle birlikte güzergahtaki MOBESE kayıtlarının numaralarını aldık, savcılığa bildirdik, incelenmesini istedik, bu konuda da hiçbir inceleme yapılmadı.  Olay yeri inceleme 6 ay sonra, HTS kayıtları 10 ay sonra istendi, hala sonuçlanmadı, MOBESE kaydı ile ilgili herhangi bir araştırma yok. Dosyada bol bol yazışma var. O ona bu buna yazmış. Arayıp bulma konusunda ciddi bir araştırma yapılmadığını görüyoruz.” dedi.

ÜÇ ÇOCUĞU VAR

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu olan Yusuf Bilge Tunç, 10 yıl önce Savunma Sanayi Müsteşarlığında uzman olarak çalışmaya başladı. 2016’da KHK ile ihraç edildi. 10, 7 ve 3 yaşlarında üç çocuğu bulunan Tunç, ailesinin geçindirmek için ambalaj malzemeleri alım satımıyla uğraşıyordu.

“BU YAŞIMDA YALVARIYORUM, BİZİ BU SIKINTIDAN KURTARIN”

Oğlunun ailesine ve çocuklarına düşkün olduğunu belirten Mustafa Tunç şöyle konuştu:

“Torunlarımın babalarını anmadıkları bir gün yok. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Baban bir arkadaşının yanında diyoruz. Büyük oğlan sürekli sorguluyor. Bir annenin ve dedenin yalan söylemeyeceğini düşündüğü için detaya girmiyor. Yaşamıyoruz, ruh gibi ortalıkta dolaşıyoruz. Eşi de annesi de ben de aynı durumdayım. Nefes alıp veren bir ruh gibiyiz. Biraz insaflı olan, biraz adalete inanan, biraz insan olan bize oğlumuz hakkında bilgi versin. Rica ediyorum. Yalvarıyorum, şu yaşımda, bizi bu sıkıntıdan kurtarsınlar.”

30 yıl öğretmen olarak devlete hizmet ettiğini söyleyen Mustafa Tunç, kamuoyundan da destek istedi. “Ne yazık ki ülkemizde ateş sadece düştüğü yeri yakıyor. Başkaları bununla ilgilenmiyor. Bunu aşmamız lazım. Madem insanız insanlığın ortak değerlerine sahip çıkmalıyız!” diye konuştu.

AİHM’Sİ EKİM 2020’YE KADAR SÜRE TANIDI

Yusuf Bilge Tunç için Birleşmiş Milletler’e ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de başvuru yapıldı. Yusuf Bilge Tunç’un akıbetini Türkiye’ye soran BM’ye ulusal makamlar “O kişiyi biz de arıyoruz.” cevabını verdi. AİHM ise Yusuf Bilge Tunç’un bulunması için Ekim 2020’ye kadar süre tanıdı. AİHM’si 2019 yılında kaçırılan 6 kişi için de Eylül 2019’a kadar süre vermişti. Süre dolmak üzereyken 6 isim, Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıkmıştı.

“YUSUF BİLGE TUNÇ VE AİLESİNE YAPILANLAR SON BULSUN”

Yusuf Bilge Tunç kaçırıldığından bu yana konuyu yakından takip eden Ömer Faruk Gergerlioğlu, yaklaşık bir yıldır kayıp olan Yusuf Bilge Tunç’a ve ailesine yapılanların son bulması için çağrı yaptı:

“Yusuf Bilge Tunç’un ne ölüsü ne dirisi ortaya çıkmıyor! Ailesi perişan bir halde! Dosyada 9 ayrı savcı arasında yazışma var. Sonuçta elde var sıfır. Yusuf Bilge Tunç yok, herhangi bir açıklama yok, ailesi Yusuf Bilge Tunç’u arıyor. Bunlar 21. yüzyılda, 2020 yılında Türkiye’de yaşanıyor. Ailesi Yusuf Bilge Tunç’un kaçırıldığını düşünüyor. Yetkilere buradan sesleniyoruz insan hayatı önemlidir! Yusuf Bilge Tunç’a ve ailesine yapılanlar artık son bulsun! Olayın yargı boyutu ayrıdır ceza gerekiyorsa ceza verir bunların hepsi olur! Bir ülkede 11 aydır kayıp olması ver bir açıklama bile yapılmaması anlaşılır gibi değil. Kabul edemeyiz!”

10 aydır kayıp KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’un ailesi: Artık hayatından endişe ediyoruz

 

Gündem

Aslan avındaki Sedat Peker’den yeni video

Sedat Peker, hakkında çıkan ‘öldü’ söylentilerine cevap vermek için yeniden kamera ve tripoduna sarıldı. Ne olursa olsun bu işi çözeceğini ve yayınlarına kaldığı yerden devam edeceğini söyleyen Sedat Peker, bir önceki videosunda bahsettiği ‘Aslan avı’nda kararlı olduğunun altını çizdi.

BOLD – Sedat Peker, günler süren sessizliğini bozdu. Youtube kanalında 10. videoyu yayınlayan Sedat Peker sözlerine, “Bazı arkadaşlarımız benim öldüğüm ya da cezaevinde olduğum yönünde şeyler söylemişler. Bu paylaşımları da başkalarının benim adına yaptığını söylemişler. Bu vesileyle bu kısa videoyu çekme zorunluğu hissettim” diyerek başladı.

Video çekmeme konusunun kendi fikri olmadığını söyleyen Peker, “Uluslararası güvenlik riski diye bir şey varmış. Ben kırmız şeydeymişim. Yani suikast yapılabilme riskinde en üst noktadaymışım. Bu sebeple video çekmem konusunda bulunduğum ülkenin kanunları gereği veya dünyadaki uygulamada bu yöndeymiş. Ancak ben kafa karışıklıkları olduğu için dostlarımız, kardeşlerimiz veya bizden gıcık kapan insanların böyle bir düşünceleri olduğu için kendilerinden ricada bulundum. Bu videoyu yayınlamamla ilgili olur çıktı” dedi.

HEPSİNİ DELİRTECEĞİM

Verdiği sözden dönmeyeceğini hatırlatan Peker, “Ben akdimden dönmem kardeşlerim. Sizin de dönmeyeceğini biliyorum. İnşallah ilerleyen zamanlarda çok eğleneceğiz, çok keyifli anlar yaşayacağız. Hepsini deli edeceğim. Size söz verdiğim gibi vallahi de billahi de deli edeceğim. Benim için endişelendiğinizi biliyorum, benim için endişelenmeyen ufak çocuklarım için endişelenenlerin olduğunu da biliyorum. Çocukken hayaller kurardım. Bir hamakta yatarken hayallerimi melteme göre ayarlarken maalesef hayat bana kasırga ve fırtına olarak geldi. Gönlünüz rahat olsun! Kendimizi de sevdiklerimizi de ailemizi de koruyabilecek kadar cesaret sahibiyiz ve akıl sahibiyiz” diye konuştu.

AKDİ TAMAMLAYACAĞIZ

Peker sözlerine şöyle devam etti: “Biliyorum bir çoğunuzun morali çok bozuk. Yaşadığınız şartlar ve imkansızlıklardan dolayı. Ancak böyle durumlarda ben hep şöyle yapardım: Benden çok kötü kadere sahip insanların hayatlarını incelerdim. Bunlardan bir tanesini cezaevinde okumuştum ‘Sistemde 50 Yıl (Jimmy Laing)’ diye. 10 sene oldu kitabı. Küçük bir suçtan dolayı hem krimanal bölümü olan bir yere giriyor. Daha sonra karıştığı başka suçtan dolayı cezası hep artıyor. Daha sonra bakıyorlar zeki bir adam, sistem kurabiliyor. Sistem hep böyle işliyor. Oradaki görevlilerde hep olumsuz rapor yazdıkları için hep orada kalıyor. Aradan 50 yıl geçiyor. Bir kadının kefil olmasıyla oradan çıkıyor, daha sonra onunla evleniyorlar. Bu adam İskoçya’da üniversitelerde konferans veriyor. Jimmy Laing. Böyle kötü bir kaderimizde olabilirdi. Bu sebeple umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umut hırsızlarına umudumuzu çaldırmamalıyız. Hep demeliyiz ki bir umuttur yaşamak. 15 gün sonra yeni bir değerlendirme yapılacakmış, hayati riskimle ilgili. Bundan sonra aşamada bir karar verecekler. Ama burada ama başka bir ülkede bir yolunu bulacağım. Yaptığımız akdi tamamlayacağız.”

ASLAN AVI

Bir önceki videosunda kişisel gelişimdeki ‘Aslan avı’ kavramına değinen Sedat Peker, son yayınladığı 6 dakikalık videoda, buna atıfta bulunarak başladığı işi yarım bırakmayacağını anlattı. Hayatının bundan sonraki kısmında bir ‘aslan avlayarak’ geçmişini sileceğini söyleyen Peker, takipçilerine verdiği sözü yerine getirme garantisi verdi.

Aslan avı kişisel gelişimde kitaplarında sıkça kullanılan bir deyiş. Aslan avı ifadesi, bir kişi hayatında ne kadar hata yaparsa yapsın, çapından büyük bir başarı elde ettiğinde o hataların hepsinin unutulduğunu anlatırken kullanılıyor.

Sedat Peker’in ‘Aslan avı’ ise hiç şüphesiz mafyalaştığını iddia ettiği AKP rejiminden Türkiye’yi kurtarmak.

Aranan namuslu savcılara şu an ulaşılamıyor!

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye, yurtdışı çıkış ve mallarına tedbiri kaldırdığı SBK’yı Avusturya’dan istedi

Türkiye, daha önce hakkındaki yurtdışı çıkış yasağını ve mallarına tedbir konulmasına ilişkin kararı kaldırdığı Sezgin Baran Korkmaz’ı ABD’nin talebi üzerine gözaltına alındığı Avusturya’dan resmen iadesini talep etti.

BOLD – Sedat Peker’in açıklamalarıyla gündeme gelen ve Avusturya’da ABD’nin talebi üzerine yakalanan Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye iadesini istedi.

“Söz konusu şahıs dün, 19 Haziran günü Viyana’dan takriben 260 kilometre uzaklıkta bir kasabada gözaltına alındı.” diyen Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, “İade işlemleri için süreci 19 Haziran tarihiyle başlatmış durumdayız”ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Ceyhun bugün yaptığı açıklamada “Söz konusu şahıs dün, 19 Haziran günü Viyana’dan takriben 260 kilometre uzaklıkta bir kasabada gözaltına alındı. Ve kendisi akşama doğru Viyana’ya getirildi. Hali hazırda Viyana Eyalet Ceza Mahkemesi’nde bulunmaktadır. Hakim karşısına çıkmayı beklemektedir. Kurallar gereği, doğal akış gereği yarın çıkması büyük bir ihtimal. Bizlerde bakanlığımızdan aldığımız talimat doğrultusunda gereğini yerine getirerek iade işlemleri için süreci 19 Haziran tarihiyle başlatmış durumdayız” ifadelerini kullandı.

Avukatları, Sezgin Baran Korkmaz’ın Avusturya’da ABD’nin talebi üzerine gözaltına alındığını açıklamıştı. Tutuklama talebinin Korkmaz ile ilgili daha önce açılan dava ile ilgili olmadığı, yeni açılan ancak daha önceki dava ile ilgili bağlantılı olduğu belirtilmişti.

SEZGİN BARAN KORKMAZ VE SBK HOLDİNG

2013-2018 yılları arasında ABD Hazinesi 500 milyon dolardan fazla dolandıran ABD’li Kingston Kardeşler ve Ermenistan asıllı daha sonra Türk vatandaşlığı verilen Lev Dermen, bu paraların bir kısmını Türkiye’ye aktardıklarını ve Sezgin Baran Korkmaz ile kurdukları ortaklık sayesinde bu paralarla ilaç, inşaat ve teknoloji başta olmak üzere birçok alanda şirket satın alarak aklamaya çalıştıklarını Utah’daki mahkemede itiraf etmişlerdi.

Sezgin Baran Korkmaz, hakkında da mahkeme tarafından yurt dışına çıkış yasağı konuldu ve mal varlıklarına tedbir kararı alındı. Bu kararlar daha sonra mahkeme tarafından kaldırıldı. Bu tedbir kararlarının AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Anayasa Mahkemesi’ne seçilen eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’ın gayretleri ile kaldırıldığı ortaya çıkmıştı.

“SOYLU’NUN OPERASYONU HABER VERMESİYLE KAÇTI”

Yurtdışına çıkış yasağı ve malları üzerinde tedbir kaldırılan Sezgin Baran Korkmaz’a bir operasyon daha yapılacaktı. Ancak iddiaya göre Korkmaz’a operasyonu İçişleri Bakanı Soylu haber verecek ve Korkmaz kendisine yapılacak operasyondan bir gün önce yurtdışına kaçacaktı.

İddianın sahibi Sedat Peker, sözlerinin en büyük kanıtının İçişleri Bakanlığı’nın kamera kayıtları olduğunu söyledi. Bakanlığın kamera kayıtlarının açıklanmasını isteyen Peker’in bu iddialarına Süleyman Soylu, herhangi bir cevap vermemişti.

Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da tutuklandı

Okumaya devam et

Gündem

Yönetmen Fatih Terzioğlu anısına kısa film yarışması

Cezaevinde kanser olduktan sonra hayatını kaybeden yönetmen Fatih Terzioğlu anısına kısa film yarışması düzenleniyor. Son başvuru 30 Ekim.

BOLD – Merkezi ABD’de olan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey (AST) tarafından düzenlenen “Türkiye’deki İnsan Hakları İhlalleri” konulu 2. Uluslararası Kısa Film Yarışması, bu sene 40 yaşında vefat eden Fatih Terzioğlu (40) anısına yapılacak.

Ön elemenin jüri tarafından yapılacağı yarışmada, finale kalanlar halk oylamasıyla seçilecek. Geçen seneye göre ödül miktarının arttırıldığı yarışmaya katılacak kısa filmlerin en fazla 10 dakika olması gerekiyor. Birinciye 3 bin, ikinciye 2 bin, üçüncüye bin dolar ödülün verileceği yarışmaya son başvuru tarihi 30 Ekim 2021. Yarışmaya başvuru için: www.silencedturkey.org, [email protected]

FATİH TERZİOĞLU KİMDİR?

1980 yılında İstanbul’da doğan Fatih Terzioğlu, Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 2003 yılında kapatılan televizyon kanalı Samanyolu TV’de işe başlayan Terzioğlu, bir yıl sonra yönetmen yardımcısı olarak görevine devam etti. Şubat Soğuğu, Sırlar Dünyası, 4. Osman, Kollama, Şefkat Tepe, Kendi Okulumuza Doğru gibi birçok dizide çalıştı. En son Sungurlar dizisinde ikinci yönetmenlik yapıyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 24 Eylül 2018’de gözaltına alınan Terzioğlu üç gün sonra tutuklanıp Silivri Cezaevine gönderildi. Mesajlaşma programı Bylock kullandığı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Terzioğlu’nun Bylock içeriğinde 15 dua mesajı vardı.

Şubat 2020’de cezası onaylanan Terzioğlu bu tarihten sonra yavaş yavaş hastalanmaya başladı. Önce antidepresan kullandı. Geçen yıl Ramazan Bayramı’ndan sonra sürekli kusma şikayetiyle cezaevi kampüsündeki hastaneye kaldırıldı. Serum verildikten sonra tekrar cezaevine gönderilen yönetmen, pandemi şartlarında karantina hücresinde günlerce tek başına yaşamak zorunda kaldı. Yemek yiyemiyor, kişisel ihtiyaçlarını tek başına göremiyordu. Birçok hak ihlaline uğradı.

Hastalandığını öğrendikten sonra eşini ilk kez 22 Haziran 2020’da yapılan kapalı görüşte gören Esra Terzioğlu, karşılaştığı manzara karşısında şok olmuş, eşini tanıyamadığını söylemişti:

“Dün görüşe gittim. Berbat bir haldeydi. Dehşet derecede kilo vermişti. Camın önüne kafasını dayadı. Benimle konuşurken gözleri kapanıyordu. Cama tıkladım, ‘Fatih kendini bırakma, beni dinle’ dedim. Onu mutlu edecek şeyler anlatıyorum, gülemiyor. Konuşamıyor, kendini ifade edemiyor, işaretle bir şeyler gösteriyor. Sadece herkesin ona dua ettiğini, neler yaptığını duyunca ağladı ağladı, gözlerinden ip gibi yaş akıyor.”

Birdenbire 30 kilo kaybeden Terzioğlu’na 25 Haziran 2020’de 4. evre mide kanseri teşhisi konuldu. Kanser kısa sürede ciğerlerine metastaz yaptı. Esra Terzioğlu eşinin bir an önce tahliye edilmesi ve tedavi edilmesi için günlerce cezaevi ile hastane arasındaki resmi işlemlerle uğraştı.

7 Temmuz 2020’de tahliye edilen Fatih Terzioğlu ancak 43 gün hayata tutunabildi. 23 Ağustos 2020’de tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybeden Terzioğlu, memleketi Manisa Turgutlu’da toprağa verildi.

Yönetmen Fatih Terzioğlu son yolculuğuna uğurlandı

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0