Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Köpekli işkencenin resmi adı: Kademeli olarak zor kullanma

Diyarbakır Valiliği, TJA aktivisti Sevil Rojbin Çetin’e uygulanan köpekli işkenceyi, “Şahsın görevlilerimize ve kendisine zarar vermemesi amacıyla kademeli olarak zor kullanma” diyerek savundu.
BOLD – Mardin ve Van’da hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında 26 Haziran akşamı evine yapılan baskınla gözaltına alınan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin’in, polislerin köpekli saldırısı ve fiziki saldırısına maruz bırakılmasına ilişkin, Diyarbakır Valiliğinden iki gün sonra açıklama geldi.
Valilik, polislerce yapılan köpekli ve fiziki saldırının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek, polislerin Çetin’i gözaltına almak için kademeli olarak zor kullandığını savundu.
KADEMELİ ZOR KULLANMA!
Valilikten konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle: “İlimiz genelinde bölücü terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine ve örgüt mensuplarının yakalanmalarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, Mardin ve Van illeri yetkili mahkemelerince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Görevi Kötüye Kullanma suçlarından aranması bulunan Sevil ÇETİN isimli şahsın yakalanması amacıyla 26.06.2020 tarihinde ilimiz Bağlar ilçesinde bir ikamete operasyon düzenlenmiş, ikamete giriş yapıldığı esnada dışarıda bulunan özel eğitimli arama köpeği şahsın balkon kapsısından atlamaya çalışması üzerine sağ ayağından tutmak suretiyle kaçmasını engellemiş, operasyon köpeği eğiticisi tarafından derhal kontrol altına alınmış, şüpheli şahsın görevlilerimize ve kendisine zarar vermemesi amacıyla kademeli oranda zor kullanılarak yakalanması sağlanmıştır. İddia edildiği şekilde operasyon köpeği marifetiyle kasıtlı bir saldırı söz konusu değildir.
İkamette yapılan aramada çok sayıda örgütsel doküman ele geçirilmiştir. Sevil ÇETİN isimli şahıs sevk edildiği adli mercilerce yapılan işlemlerinin ardından, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan gerekli işlemlerin yapılabilmesi için 27.06.2020 günü Mardin İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine teslim edilmiştir.”
Mardin’den yürütülen bir soruşturma gerekçesiyle 26 Haziran akşamı Diyarbakır’daki evine düzenlenen baskınla gözaltına alınan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin, yaklaşık 3 buçuk saat süren ev baskınında polisin köpekli ve fiziki saldırısına maruz bırakıldı. Evin bulunduğu binada komşuları ve diğer dairelerde bulunanların dışarı çıkmasına izin verilmeyen baskında kapıyı balyozla kıran polis, 2 köpeği Çetin’in üzerine saldı. Çetin, köpek saldırısı sonucu bacaklarından ve vücudun birçok yerinde ağır yaralar aldı. Çetin’in baskın boyunca gözleri kapatılarak işkence, cinsiyetçi küfür ve silahlı tehdide maruz kaldı. Ayrıca polisin, Çetin’in yarı çıplak halde fotoğraflarını çektiği belirtildi. Polisin baskın sırasında Çetin’i, “Evin 5’inci katta olsaydı, sen aşağı atlamış olurdun” diye tehdit ettiği ifade edildi.

Genel

Dünya çocukları ünlü müzisyen Louis Armstrong için söyledi

Dünya çocukları bu sefer ünlü Amerikalı trompetçi-caz müzisyeni Louis Daniel Armstrong’u anmak için bir araya geldi. 

BOLD – Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin (IFLC) projelerine destek veren 20 ülkeden 12-16 yaş aralığında 30 öğrenci internet üzerinden bir araya gelerek Armstrong’u ölüm yıl dönümünde unutmadı. Genç yetenekler sanatçının popüler parçalarından ‘What a Wonderful World’ parçasını seslendirdi. What a Wonderful World, geçmiş yıllarda çocukların severek seslendirdiği bir parça olarakta biliniyor. Video IFLC’nin YouTube hesabında 7 farklı dilde yayına verildi. 

4 Ağustos 1901’de New Orleans’ta doğan Louis Armstrong dünyanın en iyi caz müzisyenleri arasında kabul ediliyordu.

CAZ’IN BÜYÜKELÇİSİ OLARAK KABUL EDİLİYORDU 

Caz’ın büyükelçisi olarakta kabul edilen Armstrong, sadece ABD’de değil aynı zamanda Afrika, Avrupa ve Asya’da da turnelere katıldı. 

Armstrong “Stardust”, “What a Wonderful World”, “When The Saints Go Marching In”, “Dream a Little Dream of Me”, “Ain’t Misbehavin'”, ve “Stompin’ at the Savoy” gibi birçok hit parçaya imza attı. “We Have All the Time in the World” parçası James Bond filmi “On Her Majesty’s Secret Service’te kullanıldı.

1964 yılında Billboard Top 100 Chart’ta Beatles’i “Hello, Dolly” adlı çalışmasıyla 1 numaradan indirdi ve yerine geçti. Böylelikle 63 yaşında bir müzisyen olarak ABD müzik listelerinde 1 Numaraya yerleşmiş şarkı sahibi en yaşlı insan olarak rekor kırmış oldu.Ünlü sanatçı 6 Temmuz 1971’de 69 yaşında New York’ta hayatını kaybetti. 

Projeye destek veren ülkelerin isimleri ise şöyle; ABD, Fransa, Belarus, Almanya, Nijerya, Romanya, Hindistan, Japonya, Bulgaristan, Tunus, Vietnam, Ukrayna, Kırgızistan, Kenya, Kosova, Avustralya, Endonezya, Güney Afrika, Makedonya ve Mozambik.

Eski başbakan ve iki sağlık bakanına Fransa’da koronavirüs soruşturması

Okumaya devam et

Genel

‘Ben beş dakika görüştüm, hala verdiği sözleri tutmasını bekliyorum’

Şarkıcı Demet Akalın’ın ‘keşke herkesin Reis’le beş dakika geçirme şansı olsa’ sözlerine İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sedef Erken’den ‘ben görüştüm’ yanıtı geldi.

BOLD- Pandemi sürecinde ‘geçinemiyorum’ çıkışıyla çok konuşulan Demet Akalın, hakkında çıkan haberlere ilişkin Sabah gazetesine konuştu. Sık sık basına yansıyan, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmelere de değinen ünlü şarkıcı, “Adam ne yapsa yaranamıyor. İnsanların biraz daha önyargısız bakması gerekiyor konulara. Keşke herkesin Reis’le beş dakika geçirme şansı olsa. Ben Cumhurbaşkanımızla sohbet ederken, ailemden biriyle sohbet eder gibi hissediyorum, derdimi o rahatlıkla anlatıyorum” ifadesini kullandı.

Akalın’ın gündem olan sözlerine Erdoğan’la daha önce görüşme fırsatı bulan İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sedef Erken’den yanıt geldi.

HALA BEKLİYORUM

Erken, “Benim 2012’de Otizm Eylem Planı başlatılırken 5 dk görüşmüşlüğüm var, hâlâ otizm konusunda verdiği sözlerin yerine getirilmesini bekliyorum, Demet hanım daha kısa sürede sonuç aldıysa demek” açıklamasında bulundu.

Sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili 50 sayfalık rapor yazıldı

 

Okumaya devam et

Genel

Türkiye’nin Libya’da üs kurmayı planladığı bölge bombalandı

Libya’da Türkiye’nin üs kurmayı planladığı kritik Watya Hava Üssü, gece 9 kez bombalandı. Bombardıman Hulusi Akar’ın ziyaretinin hemen ardından gerçekleşti.

BOLD – Ulusal Mutabakat Hükümeti güçleri tarafından kısa süre önce Hafter’den alınan ve Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının da bulunduğu kritik Watya Hava Üssü’ne 5 Haziran 2020 gecesi kimliği belirsiz uçaklarca operasyon yapıldı. Türkiye’nin üs kurmayı planladığı Watya Hava Üssü’nü bombalayan uçakların Fransız yapımı Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait savaş uçakları olduğu iddia ediliyor.

Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LNA) hesapları üssün yaklaşık 9 kez vurulduğunu ve TSK tarafından konuşlandırılan MIM-23B Hawk sistemlerinin bazılarının imha edildiğini ifade ettiler.

Libya’daki faaliyetleri yakından gözlemleyen ve aktaran OSINT Editor sayfası Watya Hava Üssü’ne ait 5 Temmuz 2020 tarihli uydu görüntülerini yayınlayarak bahsi geçen hava saldırılarının yaşanmamış dahi olabileceğini ifade etti. Kimi kaynaklar ise saldırıyı Birleşik Arap Emirlikleri bağlısı uçakların gerçekleştirdiğini ifade etti.

SALDIRIYI TÜRK YETKİLİLER DE DOĞRULADI

Middle East Eye haber kuruluşu Türkiye Muhabiri Ragıp Soylu tarafından aktarılan bilgiye göre, Türk yetkililer Libya’daki Watya Hava Üssü’ne saldırı düzenlendiğini doğruladı.

Bir Milli Savunma Bakanlığı yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre, “Hava üssünde yer alan Türkiye’ye ait bazı sistemler zarar gördü.” Ragıp Soylu aldığı bilgiler ışığında saldırının Hafter güçlerince gerçekleştirildiği bilgisini paylaştı.

Hafter ordusundan Tuğgeneral Mahcoub ise yaptığı açıklamada 9 hava saldırısı gerçekleştirildiğini; Watya askeri hava üssünde konuşlu TSK’ya ait radarların ve savunma sistemlerinin vurulduğunu ifade etti. Mahcoub’un açıklamasından Watya saldırısını beklenmedik bir anda uygun bir vakitte gerçekleştirdiklerini de belirtti.

Birleşik Arap Emirlikleri Siyasal Bilimler Profesörü Abdulkhaleq Abdulla paylaştığı twitte “BAE, tüm Araplar adına Türkiye’ye hak ettiği dersi verdi.” yazdı. Daha sonra gelen tepkiler üzerine Abdulkhaleq Abdulla ilgili tweeti sildi.

ABD UÇAKLARDAKİ AMBLEMLERİN SÖKÜLDÜĞÜNÜ AÇIKLAMIŞTI

Watya’ya saldırı düzenleyen uçakların kimliklerini gizlemeleri ABD’nin geçen ay yaptığı açıklamayı hatırlattı.

ABD’li yetkililer, Rusya’nın Suriye üzerinden LNA üslerine en az 14 MiG29 ve Su-24 savaş uçağı gönderdiğini, jetlerin üzerinde bulunan Rus Hava Kuvvetleri’ne ait amblemlerin ise kaldırıldığını bildirmişti.

Halife Hater liderliğindeki LNA, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Mısır tarafından destekleniyor.

LNA’nın geçen yıl başkent Trablus’a doğru ilerlemesi sırasında, Mısır ve BAE savaş uçakları, hava saldırıları ile destek sağlamıştı.

TÜRKİYE’NİN ÜS KURMAYI PLANLADIĞI KRİTİK BÖLGEYDİ

Geçen ay Reuters’a açıklama yapan bir Türk yetkili, Ankara’nın Libya’da iki askeri üs kurmayı planladığını belirtmişti.

Üslerden birinin ‘kimliği belirsiz jetlerce’ gece bombalanan Watya’da olması planlanıyor.

Libya’nın bütün batı bölgelerini kontrol altında tutabilen hava üssü, buradan kalkan savaş uçaklarının gerektiğinde Tunus ve Cezayir’de de yakıt ikmali olmadan operasyon yapabilmelerine imkan sağlıyor.

Amerikalılar tarafından 1942 yılında yapılan üs, 7 ila 10 bin asker kapasitesinde bir altyapıya sahip.

Okumaya devam et

Popular