Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Yoksulluk sınırının 10 bin lirayı geçtiği bir yerde yüzde 5’lik zam bir şey ifade etmez”

Gerçek enflasyonla TÜİK’in verilerinin birbirini tutmadığını belirten memur ve memur-işçi emeklileri, yüzde 5.75’lik zamma tepki gösterdi. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, verilecek zammın piyasa fiyatları ile bağdaşmadığına dikkat çekti.

BOLD – TÜİK’in enflasyon oranlarını açıklaması ile birlikte işçi, memur ve emeklinin yılın ikinci yarısında alacakları zam oranları da belli oldu. Enflasyon farkı ile birlikte yüzde 5.75 olarak belirlenen oranlar ise çalışanı da emekliyi de mutlu etmedi.

ENFLASYON ZAM ORANINI AŞTI

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre hakem kurulu kararıyla bu yıl için memur ve memur emeklilerine yüzde 4+4 zam yapılmıştı. 6 aylık enflasyon dün yüzde 5.75 olarak açıklandı. Böylece ilk altı ayda enflasyon zam oranını aştı. Bu nedenle memur ve memur emeklileri ilk altı ay için yüzde 1.75 oranında enflasyon farkı alacak.

EMEKLİLER YÜZDE 1.75 ENFLASYON FARKI ALACAK

Bu yılın ikinci yarısı için de belirlenen yüzde 4’e enflasyon farkının da eklenmesiyle birlikte memur ve memur emeklilerinin bu yılın ikinci yarısında alacakları zam oranı da yüzde 5.75 oldu. İşçi emeklilerinin maaşları da 6 aylık enflasyon oranına göre belirlendiği için işçi emeklilerinin maaşlarında da artış yüzde 5.75 olacak.

ZAM PİYASA FİYATLARIYLA BAĞDAŞMIYOR

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, memur ve memur emeklisine verilecek zammın piyasa fiyatları ile bağdaşmadığına dikkat çekti. Balık, “Öncelikle memurlara yüzde 50 zam yapılmalı. Sonrasında enflasyon farkı konuşulmalı. Yoksulluk sınırının 10 bin lirayı geçtiği bir yerde hükumetin yapacağı yüzde 4’lük, 5’lik zam bir şey ifade etmez” dedi.

Karadeniz’in başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında

Ekonomi

Merkez ve BDDK toplantı yaptı, bankalar faiz artırdı

Ekonomideki hareketlilik sebebiyle bir araya gelen Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, bankalarla yaptığı normalleşme ve değerlendirme toplantısı sonrası mevduat faizleri artırıldı.

BOLD – Piyasalardaki dalgalanmanın yol açtığı panik havasına çözüm üretmeye çalışan kurumlar ileriye dönük hamlelere ilişkin değerlendirme toplantıları yapıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetkilileri de dün akşam bazı banka genel müdürleri ile bir araya geldi.

MERKEZ BAŞKANI UYSAL BİLGİLENDİRME YAPTI

Bloomberg’in haberine göre Türkiye Bankalar Birliği’nden (TBB) toplantı sonrası açıklama geldi. Büyümenin istikrarla sürdürülmesi ve ekonomik faaliyetlerin finansmanına bankacılık sektörünün sağlıklı katkısının devamı amacıyla gerçekleştirilen toplantıda katılımcıların işbirliği mesajı verdiği belirtildi. TCMB Başkanı Murat Uysal’ın likidite yönetimi ve fonlama politikasına yönelik bilgilendirme yaptığı aktarıldı. Görüşmeler ve işbirliği mesajları ardından bankalar faiz oranlarını güncelledi:

Garanti Bankası: Lira Mevduat Faizi yüzde 9,50/ Dolar Mevduat Faizi 0,25/ Konut Kredi Faizi 1,05

Denizbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 9/ Dolar Mevduat Faizi 0,70

Akbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 9/ Dolar Mevduat Faizi 1,25

Vakıfbank: Lira Mevduat Faizi yüzde 10,50/ Dolar Mevduat Faizi 2,25

QNB Finans: Lira Mevduat Faizi yüzde 9,80/ Dolar Mevduat Faizi 1,10/ Konut Kredi Faizi 1,25

Haberde, ilgili bankaların faiz oranlarının, müşterilerle miktara göre yapılan görüşmeler sonrası elde edilen oranlar olduğu, tabela oranları olmadığı da belirtildi. Öte yandan 10 gün öncesine kadar bankaların ortalama lira mevduat faizleri yüzde 8,50, dolar mevduat faizleri 0,75- 1 arasıydı.

Ufukta yüksek enflasyon, pahalı ısınma ve işsizlik var

Okumaya devam et

Ekonomi

Ufukta yüksek enflasyon, pahalı ısınma ve işsizlik var

Ekonomi tabir yerindeyse alarm veriyor. Döviz artışının ve piyasalardaki dalgalanmanın sorumlusu ise AKP’ye göre dış güçler. Uzmanlar ise kötü yönetim ve pandemiye bağlı belirsizliklere işaret ediyor. Tablonun uzun dönem maliyeti ise yüksek enflasyon, düşen alım gücü, pahalı ısınma ve işsizlik diye öngörülüyor.

BOLD – İktidar cenahı ekonomik krizin sorumluluğundan kaçmaya çalışsa da uzmanlar, kötü yönetimin ve koronavirüs salgını belirsizliklerin tablonun en önemli sebepleri olduğunu belirtti. Merkez Bankası (MB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) hamlelerine rağmen Türk lirası karşısında doların 7,37, euronun 8,71 seviyesine kadar yükselmesi, Borsa İstanbul’da kayıpların bir ara yüzde 4’e yaklaşması önümüzdeki günlere ilişkin endişeleri tetikledi.

PİYASA EKONOMİ GERÇEKLERİNDEN KOPUŞUN SONUCU

Cumhuriyet’ten Gamze Bal’a konuşan Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ve Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burak Arzova, tablonun vatandaşın cebine nasıl yansıyacağına dair öngörülerini paylaştı. Kozanoğlu’na göre Ayasofya’nın müze niteliğini yitirmesi dahi kurdaki artışı tetikleyen bir etken. Bunun Türkiye’nin modern dünyadan koptuğu algısını güçlendirdiğini ve sermaye çıkışını hızlandırdığını iddia etti. Arzova’ya göre ise serbest piyasa ekonomisinin gerçeklerinden kopulduğu için bugünlere gelindi. İki isim açısından kurdaki yükselişin temel sebepleri şöyle:

HARCAMA AYAĞINDA KAMUNUN ÖZENSİZ HAREKET ETMESİ

Döviz almak isteyenlerin, satmak isteyenlerden fazla olması.

Enflasyon verileri özelinde, veri güvenliğine dair tereddütler oluşması ve bunların giderilmemesi.

Tedbirlerin toplu alınmaması, ekonomide keyfi uygulama algısının oluşması.

Öngörülebilirliğin ortadan kalkması.

Bütçe disiplininin kaybedilmesi, harcama ayağında kamunun özensiz hareket etmesi.

Yapısal reform takviminin ortaya konulamaması.

BRÜT DÖVİZ REZERVİNİN SON BİR YILDA 32 MİLYAR DOLAR ERİTİLMESİ

MB rezervlerinin dövizi belli noktada tutmak için eritilmesi. Brüt rezervlerin 2019 sonundan bu yana 32 milyar dolar erimesi.

2019’daki 34,5 milyar dolar civarı turizm gelirinin bu yıl birkaç milyar doları aşmayacağının anlaşılması.

Swap hattı denilen ABD Merkez Bankası’nın Brezilya, Meksika ve Güney Kore gibi ülkelere verdiği likidite desteği kapsamına Türkiye’nin alınmaması.

Ekonominin yabancı sermaye akımlarına aşırı bağlılığı ve son dönem güven bulamayan yabancı yatırımcının ülkeyi terki.

ALIM GÜCÜ DÜŞECEK İŞSİZLİK DERİNLEŞECEK ISINMA GİDERİ SENEYE ARTACAK

Peki, yüksek kur nelere yol açacak? Uzmanların bu soruya cevabı da kaygı verici:

Uzun dönemde yüksek enflasyona, sofraya gelen her ürünün zamlanmasına, alım gücünün düşmesine,

İthalatın pahalanıp yabancı makine ve girdilere gereksinim duyan yatırımların, dolayısıyla büyüme ve istihdamın yavaşlamasına, buna bağlı işsizliğin derinleşmesine,

Faizlerin yükselmesine, ihtiyaç kredilerinin, kredi kartı maliyetlerinin sıçramasına,

431 milyar dolarlık dış borcun ödenmesinin zorlaşmasına ki her 10 kuruş artış, 43,1 milyar lira fazla nakit çıkışı demek,

Doğal gaz ve petrolün lira karşılığının artışıyla gelecek sene ısınmanın pahalılaşmasına.

DAHA YÜKSELİR ALDATMACASINA KAPILMAMALI

Öte yandan süreçte döviz veya altın almayı düşünenlere Prof. Dr. Kozanoğlu’nun tavsiyesi var: “Öncelikle daha da yükselir aldatmacasına kapılmamalı. Böyle çalkantılı dönemlerde kesinlikle riskli yatırımlardan uzak durmalı. Daha önce döviz veya altın almış yurttaşların sınırlı düzeyde satış yaparak, kârlarını realize etmeleri, daha önceki yaşanmış örneklerden yola çıkarak önerilebilir.”

10 yaşındaki Hüseyin ailesine para bulabilmek için evden kaçtı

Okumaya devam et

Ekonomi

Kişi başı milli gelir yıl başından bu yana 2 bin dolar azaldı

TL’nin dolar karşısında değerini yitirmesi asgari ücretliyi vurdu. Çalışanların yüzde 40’ını ilgilendiren asgari ücret, yıl başından bu yana 73 dolar eridi. Kişi başı milli gelir 2 bin dolar azaldı.

BOLD – Ekonomik kriz dar gelirlinin cüzdanını etkiledi. Yılbaşında dolar kuru 5.97 TL iken, 2 bin 324 TL olan asgari ücretlinin maaşı 384 dolara denk geliyordu. Asgari ücret doların 7.35 TL’yi aşmasıyla dolar karşısında 73 dolar eridi.

Cumhuriyet’in haberine göre kişi başı milli gelir de 9 bin 127 dolardan 7 bin 100 dolar seviyesine geriledi. Şu anda asgari ücretlinin maaşı sadece 316 dolar ediyor. Bu miktar son 13 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. 2008’deki ekonomik krizde dolar kuru 1.17 TL iken 503 liralık asgari ücret 429 dolar ediyordu.

2008’e göre asgari ücretlinin maaşı 102 dolar eridi. Asgari ücret 2019’da 369 dolar, 2018’de ise 426 dolar ediyordu.

KUR ZAMLARI YOLDA

Kurun yükselmesi iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Kurdaki hızlı yükseliş, dış girdi bağımlılığı yüksek sektörler başta olmak üzere birçok ürüne fiyat artışı olarak kendisini gösteriyor. Otomotiv, elektronik ve petrokimya gibi sektörlerde şimdiden fiyat artışları yaşanmaya başladı.  TL’deki değer kaybı ihracat için ilk bakışta avantaj gibi görünse de 162 milyar dolar uzun vadeli döviz borcu olan iş dünyasında ve hammaddede önemli oranda dışa bağımlı sektörlerde endişeye yol açtı.

AÇLIK SINIRI 17 YILDA 5 KAT ARTTI

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi’ne (BİSAM) göre, 2003 Haziran’da 4 kişilik bir aile, günlük minimum 14.9 liraya sağlıklı beslenebilirken, 2020 Haziran ayında ancak 78.89 liraya sağlıklı beslenebiliyor. Buna göre 17 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 5.3 kat arttı. Haziran ayında açlık sınırının 2 bin 367 lira, yoksulluk sınırının ise 8 bin 186 liraya çıktığı Türkiye’de yaklaşık 10 milyon çalışan aylık 2 bin 324 TL asgari ücretle geçimini sağlıyor.

17 MİLYON SOSYAL YARDIMLA GEÇİNİYOR

Son verilere göre haziranda 2.3 milyon işçi kısa çalışma ödeneği aldı. Nisan-haziran döneminde 1 milyon 705 bin 147 işçi de ücretsiz izne çıkarıldı. Bu işçiler ayda 1.168 lirayla geçinmeye çalışıyor. Türkiye’deki toplam 16 milyon 831 bin 210 kişi ise aldığı sosyal yardımlarla ayakta durabiliyor. Türkiye’deki kayıtlı işçilerin yüzde 40’tan fazlası asgari ücretle çalışıyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre Avrupa’da asgari ücretle çalışan işçi oranının en yüksek olduğu ülke açık farkla Türkiye.

Hazine garantili projelerin maliyetinde dolar artışı: 35 milyar lira ek yük

Okumaya devam et

Popular