Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Biri şampiyon olacak biri düşecek

Süper Lig’de son 4 haftaya girildi. Zirve yarışı Başakşehir ile Trabzonspor’a kaldı. Şampiyonluk yarışını ise düşme hattındaki takımlar belirleyecek. Üsteki bir takım şampiyon olurken alttaki bir takım düşecek.

BOLD ANALİZ – Süper Lig’in 30. haftası tamamlandı. Ligin tepesi Başakşehir ile Trabzonspor’a kaldı. Dört maç sonra şampiyon takım belli olacak. İstanbul ekibi Turuncu-Lacivertli takım 2 puanlık avantajla bir adım önde. 61 puanlı Karadeniz ekibi yakın takipte. İki takımın mücadelesi son haftaya kadar sürebilir. Yarışın sonucunu belirleyen ise düşme hattındaki takımlar olacak. Fikstür gereği Trabzonspor, Başakşehir’i takip ediyor. 29. haftada Başakşehir, Galatasaray’la 1-1 berabere kalırken 30. haftada Trabzonspor Galatasaray’ı 3-1 mağlup etti. 31. haftada Turuncu-Lacivertli takım Denizli ile oynayacak. 32. hafta Trabzon, Denizli deplasmanına gidecek. İki takımda son üç haftayı düşme potasındaki takımlarla oynayacak (Denizli, Konya, Kayseri). İşte bu seri şampiyonu belirleyecek. Aynı şekilde düşme hattının kaderi de bu maçlara bağlı olacak. Aşağısı zirveden çekecek, yukarısı dibe itecek…

TRABZONSPOR ŞAMPİYONLUĞU HAKEDİYOR

Trabzonspor, Galatasaray’ı İstanbul’da 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarışından son maça kadar vazgeçmeyeceğini gösterdi. Geride kalan 30 haftada Bordo-Mavili takımın şampiyonluğu hakettiğini herkes kabul ediyor. Golcüsü Sörloth, kalecisi Uğurcan, maestrosu Sosa, genç yeteneği Abdülkadir Ömür ve Novak, Ekuban, Nwakaeme bir şekilde sezona damgasını vurdu. Karadeniz ekibi uzun yıllar sonra yarışın içinde bu kadar etkili ve coşkulu yer aldı. Ünal Karaman-Hüseyin Çimşir değişimi çok büyük hasar alınmadan atlatıldı. Kalan 4 maçta şampiyonluk kendi ellerinde değil. Ancak takım her hafta şampiyon gibi alkışlanmalı ve onurlandırılmalı…

OKAN BURUK SINAVI GEÇTİ

Başakşehir sezon sonunda şampiyon olsa da olmasa da Okan Buruk sınıfı geçti. Sezonun en iyi teknik adamı olduğunu kanıtladı. Gittiği her takımda bir şekilde iz bırakan genç çalıştırıcı, Abdullah Avcı sonrası teslim aldığı kadroyu aynı seviyede tutması hatta geliştirmesi takdire şayan. Sistem üzerine kurulu bir ekibi yeniden kurgulayarak yarışın içinde tutması becerilerini kanıtlaması açısından yeterli. Galatasaray camiasının Fatih Terim sonrası takımın başında Okan Buruk’u görmek istemesi de son üç yıldaki Okan Buruk hikayesinin gücünden gelmekte. Disiplinli çalışma, ileriyi ön görme, yeniliklere açık olma ve kenardaki sakin güç duruşu başarısının temel taşları. Aslında Buruk’un yükseliş hikayesi Galatasaray’da ayağı kırıldığında başlamıştı. “Eski haline zor döner” diyenlere bir yıldızın nasıl yeniden doğabileceğini sahalara geri döndüğünde futboluyla kanıtladı. Ve o günden itibaren merdivenlerin basamaklarını adım adım çıkmaya devam ediyor.

TERİM’İ SEVMEYEBİLİRSİNİZ AMA SAYGIYI DUYMAK ZORUNDASINIZ

Fatih Terim futbolu bıraktıktan sonra 1993 Akdeniz oyunları şampiyonluğu ile teknik direktör olarak futbol kamuoyunda hep yer buldu. 1996 İngiltere’deki Avrupa Şampiyonası ile de artık Türk futbolu içinde bir ekol oldu. Çeyrek asra sığan bir çok başarısı var. Milli Takım, Galatasaray, Avrupa, ve bir çok önemli kupa CV’sinde duruyor. Son iki sezonun şampiyonu ve 4 kupa sahibi Terim’i taktik-teknik açıdan eleştirmek mümkün. Tecrübeli çalıştırıcıya saygı duymak futbola saygı duymaktır. Karakterini, huylarını, yöntemlerini beğenmemek ayrı bir konudur. Yaptığı işi iyi yapması sadece alkışlanır. Bu sezon kötü başlayan Galatasaray’ı yeniden toparlayıp korona öncesinde şampiyonluğun en güçlü adayı haline getiren de kendisidir. Sonrasında hastalık, sakatlık ve Terim dışı gelişen bir çok tatsız konu Trabzonspor maçı ile şampiyonluk yarışını bitirdi. Başarısızlık ile ilgili bir soruya verdiği “Evet Galatasaray başarısız evet. Sebep A: Benim, Sebep B: Fatih Terim” cevabı bile onun büyüklüğünü göstermeye yeterli..

FERDİ KADIOĞLU BİR MAÇLA MI FUTBOLCU OLDU?

Türk futbolunun acı tarafı genç oyuncuların hep ıskalamış olması. 100’lerce genç oyuncudan bir iki tanesi kendisini gösterip ancak ilerleyebiliyor. Sergen Yalçın’ın Kayseri maçında hata yapan Rıdvan ve kaleci Ersin için ‘hata yaparak öğrenecekler’ sözleri çok önemli. Çünkü bu cümle gençlerin önünü açacak. 18-20 yaşındaki çocuklar 90 dakika oynayacak. Fenerbahçe’nin Göztepe ile oynadığı maçta 2 gol atan Ferdi Kadıoğlu’nun bu kadar yetenekli olduğu ilk defa mı fark edildi? Yoksa herkes kendini kurtarmak için bu çocukların üzerine basmayı mı tercih etti? Çünkü yaptıkları her hata onları oynatanlara yazacaktı. Günlük hesaplar, büyük başarıların önünü geçti yıllarca…Ferdi ve tüm gençler oynadıkça başarılı olacaklar ya da kendilerine başka yol çizecekler. Zaten yetenekli olup çalışmayanlar hep başka yol izledi. Yetenekli olup çalışanlar ise yıldız oldular.

PUAN DURUMU

SÜPER LİG 30. HAFTA SONUÇLARI

SÜPER LİG 31. HAFTA MAÇLARI

 

Analiz

Damadın 17/25 Aralık sanığıyla yolu nerde kesişti

Kayıp 128 milyar dolar rezerv tartışmalarının odağındaki eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın adı kayıp olduğu günden beri bir çok iddia ile anılıyor. Partide ve Saray’da önemli görevlere getirileceği konuşulan Albayrak’ın Sedat Peker’e yapılan operasyonun arkasındaki isim olduğu da ileri sürülüyor. Albayrak’la ilgili son iddia ise 17/25 Aralık sanıklarından Muammer Güler ile komşu olduğu

BOLD – Kötü ekonomi yönetimi yüzünden kayınpederi Erdoğan’ı gözden düşüren, Hazine ve Maliye eski bakanı Berat Albayrak gündemden düşmüyor. Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolar rezervi tartışmalarının göbeğinde de Albayrak var.

128 MİLYAR DOLARI O ERİTTİ

Hazine ve Maliye Bakan Lütfü Elvan, kayıp 128 miyar dolar rezervler ilgili, “Yöntemi eleştirebilirsiniz ama kimseyi yolsuzlukla suçlayamazsınız” diyerek Berat Albayrak yönetimini işaret etti. Elvan yaptığı açıklamalarda göreve geldiğinden bu yana döviz satışı gerçekleştirmediklerini belirtti. Kasım ayında istifa eden Berat Albayrak dönemini göstererek “Döviz satışı ile oluşan TL, açık piyasa işlemleri ve swap üzerinden bankalara kullandırıldı. Kasım’dan bu yana böyle bir döviz alım satım işlemini gerçekleştirmedik” ifadelerini kullandı.

Damat Berat Albayrak kayıp olduğu günden bu yana hemen her gün bir başka iddia ile gündemde.

EV HAPSİNDE İDDİASI

İstifasının ardından Erdoğan tarafından ev hapsinde tutulduğu iddia edilen Berat Albayrak’ın, babasının yanına Trabzon’a yerleştiği de konuşuldu. Daha sonra Boğaz’da ofis tuttuğu ileri sürülen Albayrak’ın uluslararası şirketlere danışmanlık yapacağı da haber oldu.

ERDOĞAN’LA BARIŞTI DÖNÜYOR İDDİASI

Geçen Mart ayında gerçekleştirilen AKP kongresi öncesi en çok merak edilen konuların başında Berat Albayrak’ın partide görev alıp almayacağı geliyordu. İddiaya göre Erdoğan, teşkilatlara ödeneklerini Berat Albayrak’ın eliyle gönderdi. Böylece kendini kabul ettiren Albayrak’a partide yer bulunacaktı. Aynı dönemde Erdoğan’ın, Albayrak’ın icraatlarını övmesi iddiaları daha da güçlendirdi. Fakat Albayrak kendisini teşkilatlara kabul ettiremedi. Hatta bazı AKP kadrolarının “O varsa biz yokuz” dediği bile iddia edildi. Berat Albayrak’a parti yönetiminde yer verilmedi. Şu sıralar bazı mecralarda Albayrak’ın yeni kabinede ya da Saray’da görev alacağı da dillendiriliyor.

SEDAT PEKER’E OPERASYONUN ARKASINDAKİ İSİM

Berat Albayrak’ın mafya babası Sedat Peker’le husumeti olduğu biliniyor. İddiaya göre, Suriye’ye giden silahlardan gelen para konusunda ikili arasında anlaşmazlık yaşandı. Berat Albayrak’ın kendisi hakkında Anadolu Adliyesinde dosya hazırlattığını ileri süren Peker ülkeyi terk etti. Peker, çektiği videoda muhataplarını konuşmakla tehdit etti.

Sedat Peker’in adamlarına geçen hafta geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Özel harekat polislerinin de ağır silahlarla katıldığı operasyon kapsamında onlarca kişi gözaltına alındı. Basında da geniş yer bulan büyük operasyon rağmen Peker’in neyle suçlandığı medyada yer almadı. İddiaya göre, bu operasyonun arkasında Berat Albayrak var.

MUAMMER GÜLER’LE ALTLI ÜSTLÜ

Son iddia ise damadın, Çekmeköy taraflarında neredeyse bütün sakinlerinin AKP’li olduğu çok lüks bir sitede 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonlarının kilit ismi, eski içişleri Bakanı Muammer Güler ile altlı üstlü oturduğu.

Lütfi Elvan kayıp 128 milyar dolarla ilgili topu Berat Albayrak’a attı

 

Okumaya devam et

Analiz

Diyanet’in de karıştığı devlet garantili kaçakçılığın başında kim var?

İçişleri Bakanlığı, Diyanet’in de adının karıştığı gri pasaport soruşturmasını derinleştiriyor. Almanya’nın Hannover kentinde insan kaçakçılığının organize edildiği Kilit adlı şirketin sahibi, Fatma Şahin başta olmak üzere AKP’li siyasiler ve bürokratları işaret etmesi, yıllar önce Süleyman Soylu’nun da Hannover’de şirket kurma girişimlerini akıllara getirdi.

BOLD – Gazeteci Ahmet Nesin, 2018 yılının Aralık ayında YouTube kanalından ilginç bir iddiada bulundu. Nesin, hem milletvekili hem bakan olan AKP’li bir siyasetçinin, seçimden önce eşiyle birlikte Almanya’ya geldiğini, oturum izni alabilmek için ev satın alıp, şirket kurma girişiminde bulunduğunu öne sürdü.

Ahmet Nesin’in bahsettiği kent Hannover. “Yoksa iltica mı edecektiniz Sayın Bakanım?” diye soran Nesin’e ilk cevap, iddiaları üzerine alınan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan geldi. Bakan Soylu, Nesin’in tehdit ederek “İspat etmezsen karışmam” dedi.

EŞİNİN AİLESİ DE ORADA YAŞIYOR

Nesin’in isim vermeden paylaştığı iddiayı ilk Soylu’nun üzerine alınmasının sebepleri var. Soylu’nun eşi Hamdiye Soylu bir gurbetçi kızı. Hamdiye Soylu’nun anne babası ve yakın akrabaları Almanya’nın Hannover kentinde ikamet ediyor.

Ahmet Nesin ile Hannover’in yolları yıllar sonra başka bir haberde kesişti. AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesinin kültür faaliyeti dolayısıyla gri pasaportla Hannover’e gönderdiği 45 kişiden 43’ü ülkeye dönmedi. Haberin peşine düşen gazeteciler, gezinin kısa sürede bir kültür faaliyeti yerine insan kaçakçılığı organizasyonu olduğunu ortaya çıkardı. Bu yolla yurt dışına çıkarılanların sayısının da binin üzerinde olduğu öğrenildi.

Bütün bu organizasyonun başında ise Hannover’de Kilit adlı bir şirketi bulunan Ersin Kilit olduğu iddia ediliyor.

Nesin’e konuşan Ersin Kilit, bazı AKP’li siyasilerle gri pasaportu veren İçişlerine bağlı valiliklere dikkat çekti. İçişleri Bakanlığı ise bugün 5’i muhalefet 1’i AKP’li 6 belediyeye soruşturma başlattı.

DİYANET TERÖR ŞÜPHELİLERİNİ ÇIKARDI

Skandala bugün Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da (DİB) karıştığı ortaya çıktı. Tunceli’de DİB’in yurt dışına Alevi dedesi gönderme projesi kapsamında seçilen kişilerden 19’u gittikleri ülkeye iltica etti. Olayla ilgili geçmiş yıllarda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirten Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, Sözcü’ye verdiği röportajda, mülakata alınan kişilerin Alevilikle ilgili bilgileri olmadığına dair yetkilileri uyarmalarına rağmen bu kişilere pasaport verildiğini kaydetti. Yurt, Alevi dedesi diye gönderilen bazı kişiler hakkında terör suçlamaları olduğunu da belirtti.

BAKANLIĞIN HABERİNİN OLMAMASI İMKANSIZ

İçişleri Bakanlığının, bakanlığın valilikler aracılığıyla verdiği gri pasaportlarla yurtdışına bu kadar fazla insanın kaçırılmasını fark etmemesi imkansız. Soruşturmaların gri pasaportu veren valiliklere ve bağlı oldukları İçişleri Bakanlığına uzanıp uzanmayacağını zaman gösterecek.

Gri pasaportlu kaçakçılıkta muhalefete soruşturma

 

Okumaya devam et

Analiz

AKP Türkiye’si: 128 milyar dolar, 43 işçi, 50 at kayıp

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara gelen AKP, 2013 sonrası mücadele kısmını attı. Geriye 3Y kaldı. AKP’nin adı ‘Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar’ ile anılır oldu.

BOLD ANALİZ – AKP, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara geldi. Ancak 2013 sonrası bu 3Y ile mücadeleden vazgeçildi. AKP’de Başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu da ekonomiyi yöneten Ali Babacan da her fırsatta AKP’nin adının ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar’ ile anıldığını dile getiriyor. AKP’nin ateşli savunucusu köşe yazarları Mehmet Ocaktan, Akif Beki, Ahmet Taşgetiren de bu gerçekleri söylemekten artık kendilerini alamıyor.

AKP’Lİ OLMAK TC VATANDAŞLIĞINDAN EVLA

‘Eşit vatandaş’ ‘Adil yargılama’ gibi cümleler, AKP tüzüğünde ve her seçim beyannamesinde yer alan beylik ifadelerden öteye geçemiyor. Kovid-19 yasakları AKP’lilere işlemiyor. Sıradan vatandaşa ise para cezası olarak dönüyor. AKP yargısı, 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana Hizmet Hareketi mensupları başta olmak üzere tüm muhalifleri susturmak için kullanılıyor. Susmayanlar mı? ‘Silivri soğuktur’ tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Haklarında soruşturma açılanlar kısa süre içinde cezaevlerinin yolunu tutuyor.

DİBİN DİBİ YOK

Adaletin olmadığı bir ülkede ekonominin iyi olması beklenmiyor. 2016 yılından bu yana her yıl döviz kuru şoku yaşayan AKP Türkiyesi fakirleştikçe fakirleşiyor. Dibin dibi olmadığı için ekonomi batmasa bile vatandaşlar artık evine yağ almakta dahi zorlanıyor. 8 milyon hanenin geliri bin 192 liranın altında olduğu için resmi yoksul sayılırken Genel Sağlık Sigortası primlerini devlet ödüyor. Diğer tarafta ise AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a milyon liralık 2’nci Mercedes alınıyor. Bilal Erdoğan’ın arkadaşı Şenol Kazancı 56 bin lira maaşla yeni işine başlarken 40 maaşla geçinemeyen AKP’li eski bakan, milletvekili ve bürokratlara 41’nci maaş bağlanıyor.

MİLLETİN ADAMI YER SOFRASINDA!

Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoksul vatandaşı unutmuyor! Ramazan klasiği haline gelen sinili yer sofralarında garip gureba ile iftar yapıp fotoğraf vermeyi ihmal etmiyor. AKP’li troller ise bu fotoğrafları ‘Milletin adamı’ sloganlarıyla süsleyip yükleniyorlar tweetlere. Kimse ’19 yıldır ülkeyi yöneten AKP yoksulluğu neden azaltmadı?’ diye sormuyor.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Bu soruyu yöneltmek isteyenler ise karşısında Saray’ın polisin buluyor. 83 milyon vatandaşın parası olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolarının akıbetini soran ana muhalefet partisi CHP’nin binaları özel harekat polislerince basılıyor.

EUROCULARIN “NANKÖRSÜNÜZ” HİTABI

Gurbetçiler 10 liraya yaklaşan 1 eurolarla Türkiye’nin şehirlerinde çıktıkları alışverişlerde “Siz nankörsünüz. Türkiye Almanya’dan iyi. Türkiye’de her şey ucuz” diyor. “Gel o zaman Türkiye’de yaşa” diyenlere ise gurbetçilerin verecek cevabı olmuyor.

AKP eliyle 43 işçi toplu olarak Almanya’ya ilticaya götürüldü. Daha yüzlerce örneğin olduğu söyleniyor. Ama net rakam bilinmiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin MHP’li Dörtyol Belediyesine hibe ettiği 50 attan da haber alınamıyor.

Zira AKP Türkiye’si kayıplar ülkesi. 128 milyar dolar kayıp, 43 işçi kayıp, 50 at kayıp.

Vefatının 28. yıl dönümünde Turgut Özal kimdir?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0