Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Vedat Aydın davasında 29. yıl: Zamanaşımı doluyor

Kürtçeyi iletişim dili olarak seçtiği için önce zorla kaybedilen, ardından öldürülmüş olarak bulunan Vedat Aydın dosyası 30. yılına giriyor.

BOLD – HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın 29 yıl önce kaçırılıp öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasının zamanaşımına uğramasına sadece bir yıl kaldı. Cinayetin failleri ortaya çıkarılmıyor. Aydın’ı anlatan avukat arkadaşı Mehmet Emin Aktar, “Gittiği her yerde cesaret aşılıyordu. Aydın, sözünü esirgemeyen güçlü bir devrimciydi” diyor.

Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürülmesinin üzerinden 29 yıl geçti.

Ancak öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasında bir arpa boyu yol alınmadı.

29 yıldır Diyarbakır Adliyesi’nde bekletilen soruşturma dosyası, eğer bir gelişme sağlanmazsa ya da kovuşturmaya dönüştürülmezse 2021 yılı içinde zamanaşımına uğrayacak.

KÜRTÇEYİ İLETİŞİM DİLİ OLARAK SEÇİNCE BASKILAR BAŞLADI

Vedat Aydın’ı, birlikte çalıştığı avukat arkadaşı Mehmet Emin Aktar, Aydın’ın 1984’te cezaevinden çıktıktan sonra Kürtçeyi temel iletişim dili olarak kendine seçtiğini hatırlatarak, Aydın’ın gündelik hayatta, siyasette neredeyse sadece Kürtçe konuştuğunu, İHD Genel Kurulu’nda Kürtçe konuştuğu için tutuklandığını, mahkemelerde Kürtçe savunma yaptığını söyledi.

ZORLA KAYBEDİLDİ

5 Temmuz 1991 tarihinde saat 23:45’te Vedat Aydın’ın evine gelen sivil giyimli üç kişi, kendilerini polis olarak tanıtarak siyasi şubeden geldiklerini, kısa bir iş için kendisini şubeye götüreceklerini söyledi.

Vedat Aydın aşağıda bekleyen ve içinde şoför olan bir araca bindirildi ve Aydın’dan bir daha hiçbir haber alınamadı.

7 Temmuz 1991 tarihinde ise Elazığ’a bağlı Maden ilçesinde bulunan cenazenin Vedat Aydın’a ait olduğunu tespit edildi.

Maden Cumhuriyet Savcısı ve bir doktor tarafından olay yerinde yapılan incelemede bedende işkence izlerine rastlandı.

Vedat Aydın’ın cenazesi 10 Temmuz 1991 tarihinde ailesi tarafından teslim alındı.

VEDAT AYDIN KİMDİR

Vedat Aydın, 1953 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Kürthacı köyünde dünyaya geldi.

İlk, orta ve lise öğrenimini Bismil’de yaptı. 1979’da Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sürecinde tutuklandı ve 4 yıl hapis yattı. Tahliye olduktan sonra bir grup Kürt aydını ile birlikte İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) kurmak için çalışma başlattı.

1990 yılında İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu’na seçildi. Çalışmaları süresince defalarca gözaltına alındı. 28 Ekim 1990 tarihinde ise İHD Genel Kurulu’nda konuşmasını Kürtçe yaptığı için tutuklandı.

Duruşmada Türkçe konuşmayı reddetti. Dört ay sonra tahliye olan Aydın, 1990 yılı sonlarında İHD Diyarbakır Şubesi Başkanlığı’na, 1991 yılı Haziran ayında yapılan HEP Diyarbakır İl Kongresi’nde ise parti il başkanlığına seçildi.

Gündem

Türkiye’de test arttı vaka düştü

Sağlık Bakanlığının açıkladığı 11 Mayıs 2021 koronavirüs verilerine göre Türkiye’de son 24 saatte 226 bin 452 Kovid-19 testi yapıldı. 14 bin 497 kişinin testi pozitif çıktı, 278 kişi hayatını kaybetti.

BOLD – Sağlık Bakanlığının internet sitesinde yer alan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Buna göre, Türkiye’de toplam vaka sayısı 5 milyon 50 bini aştı. Türkiye’de son 24 saatte 226 bin 452 Kovid-19 testi yapıldı, 14 bin 497 kişinin testi pozitif çıktı, 278 kişi hayatını kaybetti.

Ağır hasta sayısı 2 bin 975 oldu, 22 bin 253 kişinin Kovid-19 tedavisinin/karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 4 milyon 766 bin 124’e yükseldi. Son 24 saatte 22 bin 253 kişinin daha sağlığına kavuşmasıyla toplam iyileşen sayısı 4 milyon 766 bin 124’e ulaştı. Dün ise 26 bin 953 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Öte yandan hastalardaki zatürre oranı yüzde 4, ağır hasta sayısı da 2 bin 975 oldu.

Türkiye’nin 11 Mayıs 2021 güncel koronavirüs tablosu şöyle:

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19 meslek hastalığı sayılacak mı?

Sağlık çalışanlarının Kovid-19 meslek hastalığı sayılsın talebinde yeni bir gelişme yaşandı. Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybeden Dr. Muharrem İdiz’in eşi ve kızına ölüm aylığı bağlandı.

BOLD – Dr. Muharrem İdiz, İzmir’de işyeri hekimi olarak görev yaparken Kovid-19 hastalığına yakalandı. 2 Nisan 2020’de vefat eden İdiz için İzmir Tabip Odası Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuru yaptı. İdiz’in ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğunun kabul edilmesi talep edildi.

SGK İTİRAZ ETTİ

SGK tarafından yapılan ilk incelemede, Covid-19’un mesleki bulaşıcı hastalıklar listesinde olmadığı gerekçesiyle başvuru reddedildi. Konu Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’na taşındı. SGK tarafından yapılan ikinci değerlendirme sonucunda, ölümün meslek hastalığına bağlı olduğu kararlaştırıldı. İdiz’in eşi ve kızına, meslek hastalığına bağlı ölüm geliri bağlandığı bildirildi.

Kararın diğer ölümler için emsal kabul edilmesi için SGK’nın Kovid-19’u meslek hastalıkları listesine eklemesi gerekiyor.

Okumaya devam et

Gündem

“Yeni tesadüfler patlayabilir”

Gazeteci Murat Yetkin, kripto dolandırıcısı Thodex kurucusu Faruk Fatih Özer’in bakanlarla fotoğrafının çıkması, Sedat Peker’in videolar yayınlaması, Reza Zarrab haberleri ve uluslararası uyuşturucu operasyonlarının aynı döneme denk gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi.

BOLD – ‘Sedat Peker fenomeni ve suç dünyasının üç gizli kuralı’ başlıklı bir yazı kaleme alan Yetkin, suç dünyasının yazılı olmayan üç kuralını şöyle sıraladı: “1-Yargının adalet dağıtmadığı dönemlerde suç örgütleri devreye girer, 2-Yargı ve güvenlikten destek bulmayan suç örgütleri yaşayamaz, 3-Siyasi bağlantılar suç örgütlerinin sürdürülebilirliği içim elzemdir.”

PEKER’İN ERDOĞAN İLE FOTOĞRAFI

“Peker örneğinde 2015’te bir düğünde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ayaküstü sohbetinin resminin tam da bu süreçte ortaya çıkması rastlantı değildir. Keza Peker gibi o da -tesadüfen aynı günlerde- kripto para dolandırıcılığı suçlamasıyla kaçak duruma düşen Thodex şirketi kurucusu Faruk Fatih Özer’in, tanıdıkları vasıtasıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanına girip birlikte fotoğraflar çektirmesini de sayabiliriz.” ifadeleri kullandı.

SEDAT PEKER’İN DERDİ VE ÇAKICI

Peker’in tek derdinin “derin devlet” işlerine yeniden kabulünü sağlamak olduğunu kaydeden Yetkin, “Bu videoların yayınlanmaya başlamasının sadece kriptopara skandalının çıkmasıyla değil, ama İçişleri Bakanlığı’nın suç örgütleri üzerine hazırladığı ve hangi örgütün ne kadar üyeye sahip olup ne işler yaptığına dair dosyasının yayınlandığı günlere denk geldiğinin de farkındayım. O listenin ilk sırasında Çakıcı bulunuyordu.” diye yazdı.

TÜRKİYE BAĞLANTILI UYUŞTURUCU OPERASYONLARI

Yine aynı sıralarda uluslararası çapta Türkiye bağlantılı uyuşturucu operasyonlarının da ortaya çıktığını hatırlatan Yetkin, “Yine aynı günlerde ABD’nin İran’a ambargosunun delinmesi davasında itirafçı tanık olan Reza Zarrab, Türkiye’de yine magazin sayfalarında öne çıkmaya başladı.” bilgisi verdi.

BAŞKA BİLGİ KAYNAKLARI DA PATLAYACAK

Peker, Thodex, Zarrab, uyuşturucu operasyonları meselesini bağlayan Yetkin, önümüzdeki günlere ilişkin ise şu tahminde bulundu: “Operasyonlar uluslararası olduğuna göre, bilgi kaynakları da uluslararasıdır. Yani, bakarsınız Türkiye kaynaklı olmayan başka bilgi kaynakları da patlar bugünlerde. O yüzden iddiaların biraz daha ete kemiğe bürünmesini beklemekte fayda var.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0