Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Milletvekilleri duruşmaya alınmadı, kim, neyi gizliyor?

AKP’li milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının saldırıları sonucu üç kişinin hayatını kaybettiği Şenyaşar ailesinin duruşmasına HDP’li milletvekilleri alınmadı.

BOLD – Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de meydana gelen saldırılarda yaşamını yitiren Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Celal ve Adil Şenyaşar’ın ölümüne ilişkin açılan davanın ikinci duruşması dün Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

2’si tutuklu 13 kişinin, “öldürme”, “öldürmeye teşebbüs”, “yaralama”, “mala zarar verme” ve “ateşli silah bulundurma” suçlamalardan yargılandığı davanın 15 Nisan’daki ilk duruşması koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında görülememiş, Nöbetçi Malatya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yapıp erteleme kararı vermişti.

Saldırıda yaralı kurtulup, 2 yıldır tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar ile AKP’li vekil Yıldız’ın yakını Enver Yıldız, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) üzerinden bağlanırken, tutuksuz 11 sanık salonda hazır bulundu.

İDDİANAME YILDIZ AİLESİNİ KORUMAYA YÖNELİK

Şenyaşar ailesinin avukatı Bülent Duran’ın, Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamenin Yıldız ailesini korumaya yönelik olduğunu söylediği duruşmaya mahkeme başkanının kararıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü alınmadı. Gergerlioğlu daha sonra aile ile canlı bir Youtube yayını gerçekleştirdi.

 

Mahkeme başkanını adliyedeki Adalet Komisyonu’na şikayet eden Gergerlioğlu, Şenyaşar ailesine karşı yapılanların herkes tarafından bilindiğini, yine de geçen 2 yıllık süre içerisinde adaletin yerini bulmadığını söyledi.

“MAHKEME BAŞKANI BİZİ ALMAMAK İÇİN DİRETTİ”

Gergerlioğlu, “Urfa’da yaşanan bu olayın davası Malatya’ya alınarak dava görülmeye başlandı. Duruşmaya katılmak için Ankara’dan Malatya’ya geldik. Duruşma öncesi ailenin duygu ve düşüncelerini almak için kısa bir canlı yayın yapmak istedik. Ama hemen müdahaleye uğradık. Yayın yapmamız engellendi. Ardından mahkeme salonuna girmek istedik, bir kez daha engellendik. Mahkeme başkanı taraflar dışında başka kimseyi duruşma almayacağını söyledi. Biz milletvekili olarak, milletin adına duruşmaya katılmak istedik. Mahkeme başkanı bizi almama noktasında diretti. Bu durumu Adliye Adalet Komisyonu başkanlığına bildirdik. Fakat o da ‘bu konu beni aşar’ diyerek, başvurumuzu geri çevirdi. Sonuçta mahkeme salonuna giremedik. Bu durum ailenin adalet konusundaki kaygılarını arttırmıştır” dedi.

Şenyaşar ailesinin kamuoyuna duruşmaya katılım çağrısı yaptığını hatırlatan Gergerlioğlu, kendisinin de partisi tarafından bu adalet arayışına destek olmak için görevlendirildiğini dile getirdi.

“SON DERECE VAHİM BİR DURUM”

Gergerlioğlu, karşılaştıkları engellemeyi “Bu duruşmayı izlemememizin ne manisi olabilir? Kim neyi gizliyor? Ben bunu açıkça soruyorum; Biz neden içeri alınmadık? Tamam, mahkeme başkanının böyle bir kararı olabilir. Ama biz de milletvekiliyiz ve milletin adına gelmişiz. Tüm bunlara baktığımız zaman belli ki önceden alınmış kararlar var. Daha önce hiç karşılamadığımız bir durum. Yine duruşmayı izlemek için ille de milletvekili olmak da şart değil. Yani mahkemelerin ‘aleniyet ilkesi’ çiğnenmiş oldu. Onun için bunu son derece vahim bir durum olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

SÜRÜCÜ: AMAÇ GERÇEKLERİN ÜSTÜNÜ ÖRTMEK

MA’nın haberine göre Duruşma salonuna sokulmayan partili bir diğer isim Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü de, olayın Urfa’da yaşandığını, bu yüzden duruşmaların da orada görülmesi gerektiğini dile getirerek dava dosyasının Malatya’ya taşınmasını eleştirdi. Sürücü, “ Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Yine kamuoyunun olaydan haberdar olmasını istemiyorlar. Amaçları gerçeklerin üstünü örtmek” dedi.

NE OLMUŞTU?

24 Haziran 2018 genel seçimlerinin hemen öncesinde Urfa’nın Suruç ilçesinde, 14 Haziran’da AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının Şenyaşar ailesine ait iş yerine yönelik saldırısı, yaralıların kaldırıldığı hastanede devam etmiş ve baba Hacı Esvet Şenyaşar ile çocukları Celal ile Adıl Şenyaşar yaşamını yitirirken, Ferit, Memet, Fadıl Şenyaşar’ın da aralarında olduğu 9 kişi ise yaralanmıştı. Olaydan sonra tedavi edildikleri hastanelerde gözaltına alınan yaralı kardeşlerden Fadıl Şenyaşar, “öldürmek” ve “yaralamak” iddialarıyla tutuklanmıştı.

AKP’li Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız’ın da yaşamını yitirdiği olaya dair somut ifadeler ve görüntüler olmasına rağmen, Yıldız ailesinden kimseye dokunulmamış, 17 ay sonra Enver Yıldız koruma ordusu ile geldiği Urfa Adliyesinde tutuklanmıştı.

Savcılık tarafından olaydan 18 ay sonra hazırlanan iddianamede ise Şenyaşarlara yönelik asıl saldırının yaşandığı hastane boyutu iddianame dışı bırakılmasının yanı sıra sağlam şekilde girdiği hastaneden kafası ezilmiş halde ölü olarak çıkan Esvet Şenyaşar’a dair tespite yer verilmedi.

Gündem

İzoleyken hastalanan doktor: “Önlemleri maksimuma çıkarın”

Kovid-19’a yakalanan Aile Sağlığı Merkezi doktoru Ramazan Avşar, “Her şeye dikkat ederken bile hastalığa yakalanıyorsak sizler daha büyük tehlikedesiniz. Onun için tedbirleri maksimuma çıkarın. İşiniz yoksa evden çıkmayın” tavsiyesi yaptı.

BOLD – Koronavirüs salgını Türkiye’de hızla yayılırken sağlık çalışanları en önemli risk grubunda yer alıyor. Kayseri Sarıoğlan’da Aile Sağlığı Merkezi doktoru Ramazan Avşar, 6 Temmuz’da yüksek ateş ve öksürük şikâyetiyle Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Virüs testi pozitif çıkınca da tedaviye alındı. Halkı hastalığa karşı uyaran Avşar, “Korunmak için maskeyi kesinlikle takın. Maskeyi kolay kolay çıkaran birisi değildim. Hatta ilçede ‘Koronavirüse en çok sen dikkat ediyordun, sen yakalandın. Biz ne yapacağız?’ diyorlardı. Elinizi belirli aralıklarla yıkayın. Kalabalık yerlere girmeyin” dedi.

HASTANELER HASTA KİŞİLERLE DOLU

Evde izole hayat yaşadığını eşinin de bu noktada hassas davrandığını belirterek ayrıca şu tavsiyelerde bulundu: “Çocukları bahçe tarzı yerlere 1-2 kez çıkardım. Her şeye dikkat etmeme rağmen yakalandım. Her şeye dikkat ederken bile bu hastalığa yakalanıyorsak sizler daha büyük tehlikedesiniz demektir. Onun için tedbirleri maksimuma çıkarın. İşiniz yoksa evden çıkmayın. Acil bir hastalığınız yoksa hastanelere ve acil sağlık merkezlerine gitmeyin. Acil değilseniz, acillere hiç gitmeyin. Çünkü hastaneler hasta kişilerle dolu. Bunların koronavirüs olma ihtimali var. Bunları göz önünde tutun.”

Önlem almadan normalleşme salgını artırdı: Kontrolden çıkabilir

Okumaya devam et

Gündem

Hamile tutuklu Sehat Sarı tahliye edildi: “Minik Vedat bugün annesiyle uyuyacak”

Kanuna rağmen iki aydır hapiste tutulan 7,5 aylık hamile Sehat Sarı tahliye oldu. Güzel haberi duyuran Sarı’nın kız kardeşi “Mustafa Vedat bugün annesiyle uyuyacak. Çok mutluyum” dedi.

BOLD – 4 Haziran 2020’de eşi Samet Sarı ile birlikte tutuklanan ve Aksaray Cezaevine gönderilen Sehat Sarı, Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bugün tahliye edildi. 20 Ağustos’ta tutukluluk incelemesi olan Sarı’nın tahliyesine mahkeme başkanı karar verdi.

5 yıllık evli olan Sehat Sarı kimya, Samet Sarı ise beden eğitim öğretmeni. İddianameleri yazılmadığı için neden tutuklandıkları bilinmiyor. Sarı çiftinin 1,5 yaşında Mustafa Vedat adında bir çocukları daha bulunuyor.

“MUSTAFA VEDAT BUGÜN ANNESİYLE UYUYACAK”

Ablasının tahliyesini sosyal medya hesabından duyuran Sehar Sarı’nın kızkardeşi A.A, “Ablam çok şükür tahliye oldu. Rabbim hepinize bu sevinci yaşatsın inşallah. Hepinize teşekkür ederim. Dualarınız için, ablam için attığınız twitler için. Mustafa Vedat annesine kavuşacak. Bugün annesiyle uyuyacak. Çok mutluyum.” dedi.

Hamile tutuklu Sehat Sarı 7, Ümmiye Kara 8. ayına girdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Evlatlarımın bir suçu olsa yüreğim hiç acımayacak”

KHK’lı matematik öğretmeni Dilek Özonur ve eşi hukuksuz gerekçelerle tutuklandı. Özonur’un annesi, üç torununa bakmak zorunda kaldı. Her gün gizlice ağladığını anlatan yaşlı kadın, “Anne-babalarının yaptıkları şey bir suç olsa hiç yüreğim yanmayacak” diyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Türkiye’de anne-babası tutuklu olan çocukların sayısı çok fazla. Binlerce çocuk kaç yıldır paramparça hayatlar yaşıyor. Duygu dünyaları alt üst. Kimi kendini ifade ediyor, kimi anne babasının sözünü dahi etmiyor. Kimi konu açılınca gözlerini kaçırıyor, ortam değiştiriyor. İntihar etmeye kalkan bile var. Eğitimleri ise tamamen aksamış durumda. Kardeşler bazen birbirlerinden ayrılıp farklı akrabalarda kalabiliyor.

Yaklaşık 4 yıldır babalarından, 2 aydır da annelerinden ayrı kalan Enes (5), Mesut (7) ve Tarık’a (10), Manisa Turgutlu’da yaşayan anneanne  ve dedeleri bakıyor. Anneanne 70, dede 72 yaşında.

Anneleri varken torunlarının daha iyi olduğunu söyleyen anneanne, bir anda hem yetim hem öksüz kalan torunları için ne yapacağını bilemediğini belirtiyor. Bold Medya’ya konuşan anneanne, kızının ve damadının neden tutuklandığına kendisi anlam veremezken durumu çocuklara anlatmakta çok zorlandığını söylüyor:

“Kızım ve damadım haksız yere tutuklandı. Ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Her gün torunlarıma hissettirmeden ağlıyorum. Dedesi şimdi yemeklerini yedirdi, yatırdı. İncitmeden, kırmadan onlara bakmaya çalışıyoruz. Yaptıkları şey bir suç olsa hiç yüreğim yanmayacak.”

Özonur kardeşler, anneanneleriyle birlikte.

KHK’lı matematik öğretmeni Dilek Özonur 28 Mayıs 2020’de, baba Murat Özonur ise 12 Şubat 2017’de tutuklandı. İkisi de Manisa E ve T Tipi Cezaevinde kalıyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında yargılanan Özonur çiftine, Muş Ağır Ceza Mahkemesi, Bylock kullandıkları ve tanık beyanlarına dayanarak örgüt üyesi oldukları iddiasıyla ceza verildi. Anne 6 yıl 3 ay, baba 8 yıl aldı. Dosyaları da Yargıtay tarafından onaylandı. Bu demek oluyor ki Özonur kardeşler, annelerinden 4, babalarından 3 yıl daha ayrı kalmak zorunda.

“KONUŞMAMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Torunlarının her şeyin bilincinde olduğunu söyleyen anneanne, “Anne, babalarının cezaevinde olduklarını ve orada hırsızlık, cinayet gibi suç işleyenlerin girdiklerini biliyorlar. Ufaklar çok olgun. Konuşmamaya çalışıyorlar. Bazen annem babam neden orada, ne yaptılar ki diyorlar. Büyük oğlan kardeşlerine bakınca bazen annemi, babamı özledim diyor. Onları hatırlıyor galiba. Bu çocukların ne günahı var” diyor.

TORUN SEVMEK BAŞKA, BÜYÜTMEK BAŞKA

Özonur çifti gibi daha birçok aile var. Torun sevmek ile torun bakmak arasında sıkışıp kalan, kimi yaşlı, kimi hasta olan aile büyükleri de bir çeşit travma yaşıyor.

9 Mart 2018’de tutuklanan Emine-Hamit Eker çiftinin iki oğluna babaanne Zeynep Eker ve dede İdris Eker bakıyor. Sınıf ve matematik öğretmeni olan Eker çifti, 8,5’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyaları Yargıtay tarafından onaylandı.

Zeynep Eker ve torunları.

ÜMMÜ TEYZE İLE ALİ AMCA 3,5 YILDIR TORUNLARINA BAKIYOR

Ömer (14), Nihal (10), Bilal (8), Fatma Nur (5,5) da üç buçuk yıldır anneanneleriyle Denizli’de yaşıyor. Kamile-Ali Tüter çifti, 28 Temmuz 2016’da tutuklandı. Anne İzmir Şakran Cezaevinde, baba Afyon Cezaevinde kalıyor.

KHK’lı öğretmenler tutuklandı, üç kardeş annesiz ve babasız kaldı

Okumaya devam et

Popular